CHP'de 'mutlak butlan' kararıyla göreve dönen Parti Meclisi'nin (PM) 57 üyesinden 28'i istifa etti.

CHP İstanbul Milletvekili Zeynel Emre, TBMM'de basın açıklaması yaptı. Emre, 'Biliyorsunuz Cumhuriyet Halk Partisi olarak büyük bir kumpasın içerisindeyiz. Partimizin kurumsal kimliğine yönelik saray odaklı ve maalesef partimizden iş birliği içerisinde bir kesim tarafından partimizin kurumsal kimliğini hedef alan, ortadan kaldırmaya yol açabilecek şekilde bir mahkeme kararı verildi. Buna göre, Cumhuriyet Halk Partisi'nin son geçerli kurultayı 25 Temmuz 2020 tarihli kurultay kabul edildi. O tarihte seçilen Parti Meclisi, asil ve yedek üyeleriyle birlikte toplam 75 kişilik bir sayı. Parti Meclisi'nin iadesine, Genel Başkanın iadesine, Yüksek Disiplin Kurulu'nun göreve gelmesine tedbiren geçici olarak karar verildi. Şimdi şüphesiz bu, Türk siyasi tarihinin en büyük krizlerinden biridir. Bu ülkenin en köklü partisi, dünyanın en köklü 3'üncü partisine yönelik büyük bir saldırı girişimidir. Biz çok iyi niyetli bir şekilde, 'partimizi bu krizden nasıl çıkartabiliriz' diye göreve getirilen önceki Genel Başkanımız ve oradaki görevlendirilen arkadaşları, her ne kadar MYK'nın oluşumu görevsiz olsa da hukuksuz olsa da parti tüzüğümüz gereği parti meclisinden onaylanmasa da bugün gerçekleşecek Parti Meclisi toplantısına katılma kararı almıştık. Gidelim oraya, çoğunluk biziz ve orada hem önceki Genel Başkanımıza hem oradaki arkadaşlarımıza milyonlarca CHP'linin üzüntüsünü, gözyaşını, karamsarlığını, bu ülkenin yurttaşlarının partimize oy vermese de itirazlarını ve bunun olası sonuçlarını bir kez daha yüz yüze anlatıp vicdanlara seslenip bir olağanüstü kurultay kararı aldıralım ve bir şekilde el ele bu krizin üstesinden gelelim diye düşündük. Ancak dün itibarıyla biliyorsunuz, 9 arkadaşımızın yetkisiz bir şekilde Disiplin Kurulu'na sevk edildiği yönünde bir açıklama oldu. İki tüzüğü elimde gezdiriyorum. Niye? Çünkü hiçbirini kabul etmiyorlar. Kafalarına göre yöneten bir anlayış var' diye konuştu.

'28 İSMİN İSTİFASINI ALDIK'

Milletvekilleri ve Parti Meclis üyelerinin Yüksek Disiplin Kurulu'na sevki için tek yetkili organın Parti Meclisi olduğunu söyleyen Emre, 'Şimdi Parti Meclisi'nde çoğunluğun olmadığı bilindiği için; kendi taraftarlarının, kendini destekleyenlerin, bu ayıba ortak olmak istemeyenlerin daha çok, kendi yandaşlarının daha az olduğu bilindiği için bu toplantıya gitmeden 9 milletvekili arkadaşımızı ama 4'ü de o Parti Meclisi'nde görevli arkadaşımızı 'tedbiren disipline sevk ettik' diye açıklama yaptılar. Amaç, 'Bir şekilde orada çoğunluğu nasıl alırız?' Biz istersek zaten istifalarla düşürürüz bu Parti Meclisi'ni. Ve bunun için yeterli sayı 17. Ve bizim tüzüğümüzün çok açık 24'üncü maddesinin 3'üncü fıkrası der ki; Parti Meclisi, yedekler geldikten sonra, üçte ikinin altına indiği zaman düşer ve olağanüstü kurultay kararı alınır. Yani bir 17 kişinin istifası lazım. Biz şu ana kadar noter marifetiyle 28 ismin istifasını aldık' ifadelerini kullandı.

'KURULTAYA GÖTÜRMEK DIŞINDA İŞLEM YAPAMAZLAR'

Emre, kurultayın toplanmamasının suç olduğunu ifade ederek, 'Orada kalan arkadaşlar bunda ısrar ederse aynı zamanda usulsüz görev üstlenme suçunu işlemiş olurlar. Partiyi kurultaya götürmek dışında hiçbir işlem yapamazlar, hiçbir harcama yapamazlar, hiçbir karar alamazlar. Düşmüştür çünkü, çok açık. O nedenle buradan sizlerin hakemliğinde bir kez daha sesleniyoruz; bu yanlıştan dönün. Bu yanlıştan dönün çünkü bugün Türkiye'de demokrasi mücadelesi veren herkesin 3 tane bel bağladığı yapı vardır. Birincisi, Cumhuriyet Halk Partisi'nin öncülüğünde toplumsal muhalefettir. Bu çatı altında diğer muhalefet partileri de Cumhuriyet Halk Partisi'nin varlığından ötürü gelecekte seçimle iktidarın değişmesine yönelik büyük bir umut ve cesaret taşımaktadır. O nedenle diyoruz bu sadece bizim problemimiz değil. İkincisi, az sayıda cesurca mücadele eden basın mensuplarıdır. Üçüncüsü de bu ülkede cesaretle yanlışa itiraz eden sivil toplum kuruluşlarıdır. Bu ülke, Türkiye Cumhuriyeti Devleti tamamen totaliter bir rejime geçmediyse bu üç yapının varlığı nedeniyledir. Şimdi Cumhuriyet Halk Partisi'ne yönelik bu kurumsal saldırının alelade bir mahkeme kararı, tesadüfen açılmış ve Sayın Erdoğan'ın ifade ettiği gibi CHP'lilerin karşı karşıya geldiği bir süreç değildir. Cumhuriyet Halk Partisi büyük bir çoğunlukla bir aradadır. Yüzde 99 partiye yapılanın büyük bir kumpas olduğunu, saray odaklı bir iş olduğunu, partinin kurumsal kimliğinin hedef alındığını ifade eder. Bugün çarşıda, pazarda, sokakta kimi görseniz sorsanız, Cumhur İttifakı'na oy verenler dahi bu işin yanlışlığını ifade eder' değerlendirmesinde bulundu.

Kaynak: DHA