Boşanma sürecine giren çiftlerin en çok kafasını karıştıran konu mal paylaşımı. Her şey yarı yarıya bölünmüyor; evlilik öncesi mallar ve miras farklı değerlendiriliyor. Yasal rejimin nasıl işlediğini ve sık yapılan hataları ele aldık.

Boşanmada mallar nasıl paylaşılır? Yanlış bilinenler

Boşanma, duygusal olduğu kadar hukuki sonuçları da ağır bir süreçtir ve en çok tartışılan başlık genellikle mal paylaşımıdır. Bu konuda dolaşan bilgilerin çoğu ise yanlıştır. En yaygın yanılgı, 'boşanınca her şey yarı yarıya bölünür' düşüncesidir. Oysa gerçek, hangi malın ne zaman edinildiğine bağlıdır.

Yasal rejim: Edinilmiş mallara katılma

Türk hukukunda, aksi kararlaştırılmadıkça geçerli olan yasal rejim edinilmiş mallara katılma rejimidir. Bu rejimin özü şudur: Evlilik birliği içinde, emekle kazanılan mallar eşler arasında paylaşıma tabidir.

Yani belirleyici olan, malın kimin adına kayıtlı olduğu değil; ne zaman ve nasıl edinildiğidir. Evlilik süresince çalışılarak alınan bir ev, tapuda tek eşin adına olsa bile paylaşıma konu olabilir. Bu, çok kişinin bilmediği önemli bir noktadır.

Hangi mallar paylaşıma girmez?

Her mal paylaşılmaz. Kişisel mal sayılan bazı varlıklar paylaşımın dışında kalır. Bunların başında; evlilikten önce sahip olunan mallar, miras yoluyla kalan ya da karşılıksız kazanılan (bağış gibi) mallar ve kişisel kullanım eşyaları gelir.

Yani eşlerden biri evlenmeden önce bir eve sahipse ya da evlilik sırasında kendisine miras kaldıysa, bunlar kural olarak paylaşıma girmez. Ancak bu malların değer artışı ve mallar arası dönüşümler gibi durumlar teknik hesaplar gerektirir; bu yüzden her dosya kendine özgüdür.

Tapuda kimin adına olduğu belirleyici değil

En yaygın yanılgılardan biri şudur: 'Ev benim üzerime, o yüzden tamamı benim.' Oysa tapudaki isim tek başına belirleyici değildir. Önemli olan, o malın evlilik içinde edinilmiş mal olup olmadığıdır.

Evlilik içinde, eşlerin ortak emeğiyle alınan bir mal, tek bir eşin adına kayıtlı olsa bile diğer eşin katılma alacağı doğurabilir. Bu yüzden 'malı üzerime alırım, kurtulurum' düşüncesi hukuken karşılık bulmaz. Rejimin mantığı, evlilik boyunca birlikte kurulan ekonomik değeri paylaştırmaktır.

Sözleşmeyle farklı rejim seçilebilir

Eşler isterlerse, evlenirken ya da evlilik sırasında bir mal rejimi sözleşmesi yaparak yasal rejimden farklı bir düzen (örneğin mal ayrılığı) belirleyebilirler. Bu sözleşme, noter aracılığıyla yapılır.

Böyle bir sözleşme yoksa, otomatik olarak edinilmiş mallara katılma rejimi geçerli olur. Bu yüzden mal rejimi konusunda özel bir düzen isteyen çiftlerin, bunu önceden ve usulüne uygun biçimde belirlemesi gerekir. Sonradan sözlü anlaşmalar hukuki geçerlilik taşımaz.

Her dosya kendine özgüdür

Mal paylaşımı, teknik hesaplamalar ve belge incelemesi gerektiren karmaşık bir alandır. Malların ne zaman alındığı, hangi parayla ödendiği, kredi ödemelerinin kaynağı ve değer artışları gibi pek çok unsur hesaba katılır.

Bu yüzden internetteki genel bilgilerle karar vermek yerine, kendi durumunuz için mutlaka bir aile hukuku avukatına danışmak şarttır. Belgeleri düzenli saklamak da sürecin en önemli hazırlığıdır. Bu yazı genel bir bilgilendirmedir ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Güncel gelişmeleri Antalya Haber üzerinden takip edebilirsiniz.

Kaynak: HABER MERKEZİ