Başucunda aylardır aynı sayfada duran bir kitap, her yıl "bu sene çok okuyacağım" diye verilen ve tutulmayan sözler... Okumayı gerçekten isteyip bir türlü başaramıyorsanız, sorun sizde değil, denediğiniz yöntemde olabilir. Okuma da bir kas gibi çalıştırılıyor.
Kitap okumak isteyip bir türlü başlayamayanlara öneriler
Başucunuzda aylardır aynı sayfada açık duran bir kitap. Her yılbaşı verilen 'bu yıl çok kitap okuyacağım' sözü ve şubatta unutulan o hedef. Telefonda saatler geçerken bir kitaba on dakika ayıramamak... Okumayı gerçekten isteyip bir türlü başaramayan pek çok insan, bunu bir irade eksikliği sanır. Oysa sorun çoğu zaman iradede değil, yanlış beklentiler ve yanlış başlangıçtadır. Okuma da tıpkı bir kas gibi, doğru yöntemle çalıştırıldığında güçlenir.
Neden başlayamıyoruz?
Okuma alışkanlığı edinememenin birkaç yaygın sebebi vardır. Birincisi, çok iddialı başlamaktır: 'Ayda dört kitap okuyacağım' gibi ulaşılması zor hedefler, ilk başarısızlıkta pes etmeye yol açar. İkincisi, yanlış kitap seçimidir.
'Okumuş görünmek' için sevmediğimiz, ağır kitaplarla başlamak, okumayı bir zevk değil, angarya haline getirir. Bir de dikkat dağıtıcıların (özellikle telefon) sürekli araya girmesi eklenince, okuma bir türlü oturmaz. Yani sorun 'okumayı sevmemek' değil, çoğu zaman yanlış koşullarda denemektir.
Küçük ve gerçekçi başlamak
Okuma alışkanlığının sırrı, küçük ama düzenli başlamaktır. 'Günde bir saat okuyacağım' yerine, 'günde birkaç sayfa' ya da 'on dakika' demek çok daha sürdürülebilirdir. Amaç başta çok okumak değil, okumayı bir alışkanlık haline getirmektir.
Beyin, kolay ve keyifli bulduğu şeyi tekrarlar. Az ama her gün okumak, zamanla doğal bir rutine dönüşür ve bu rutin oturduktan sonra süre kendiliğinden artar. Bir kitabı bitirmek zorunda hissetmemek de önemlidir; sevmediğiniz bir kitabı bırakıp başkasına geçmek, okuma sevgisini korur.
Doğru kitabı seçmek
Yeni başlayanlar için en önemli tavsiye: gerçekten ilginizi çeken kitapları seçmek. 'Herkesin okuduğu klasik' ya da 'okumuş görünmek için gereken kitap' baskısını bir kenara bırakmak gerekir. İlgi duyduğunuz bir konu, sevdiğiniz bir tür, sizi içine çeken bir hikâye en iyisidir.
Sürükleyici ve akıcı kitaplarla başlamak, okuma zevkini keşfetmenizi sağlar. Merakınızı canlı tutan bir kitap, sizi 'okumaya devam etmek isteyen' biri yapar. Okuma sevgisi bir kez oturduğunda, farklı ve daha zorlu türlere doğal olarak yönelirsiniz. Önce zevk, sonra çeşitlilik gelir.
Okumayı hayata yerleştirmek
Okumayı sürdürülebilir kılmanın yolu, onu günlük hayatın içine yerleştirmektir. Belirli bir zamanı okumaya ayırmak (yatmadan önce, sabah kahvesiyle, yolculukta), okumayı bir rutine bağlar.
Kitabı görünür ve erişilebilir bir yerde tutmak da yardımcı olur; çantada, başucunda, elin altında. Ayrıca telefon yerine kitaba uzanmayı kolaylaştırmak için, yatak odasında telefonu uzağa koymak etkili bir yöntemdir. Kâğıt kitap, e-kitap ya da sesli kitap; hangisi hayatınıza uyuyorsa o değerlidir. Önemli olan format değil, süreklilik.
Okumanın getirdikleri
Okuma alışkanlığı, sadece bilgi edinmek değildir. Düzenli okumak; dikkat süresini, kelime dağarcığını, hayal gücünü ve empatiyi besler. Ekranların böldüğü dikkatimizi yeniden toparlamanın da güçlü bir yoludur.
En önemlisi, okuma zamanla bir 'zorunluluk' olmaktan çıkıp bir 'kaçış ve keyif' alanına dönüşür. Bu noktaya ulaşmanın yolu, kendinizi baskı altına almadan, küçük adımlarla ve sevdiğiniz kitaplarla ilerlemekten geçer. Sabırlı olun; okuma sevgisi zamanla kök salar. Kültür ve sanat gündemini Antalya Haber üzerinden takip edebilirsiniz.