Sivas'ın 'Dünya Kültür Mirası Listesi'ndeki eseri Divriği Ulu Cami ve Darüşşifası'nın, batı taç kapısında ikindi vakti oluşan 'namaz kılan insan silüeti' yerli ve yabancı turistlerin akınına uğruyor. Mayıs ve eylül ayları arasında, güneş ışınlarının dik açıyla gelmesiyle batı kapısında beliren, önce Kur'an okuyan, ardından ellerini bağlayarak kıyamda duran 4 metrelik namaz kılan insan silüeti, bilim ve sanat dünyasını etkilemeye devam ederken ziyaretçilerin de ilgi odağı oluyor.
Anadolu Selçuklu Devleti'ne bağlı Mengücek Beyliği döneminde, 1228 yılında Süleyman Şah'ın oğlu Ahmet Şah ile eşi Melike Turan Melek tarafından yaptırılan ve 9 yıllık restorasyon sürecinin sona ermesiyle 2024 yılı Mayıs ayında yeniden ibadete ve ziyarete açılan Divriği Ulu Cami ve Darüşşifası, mimari özellikleriyle hayran bırakıyor. Başta kapılar ve sütunlar olmak üzere külliyenin birçok yerindeki, Ahlatlı ve Tiflisli ustaların ellerinden çıkan, taş işçiliğinin en nadide ve ince örneklerini yansıtan motifler ilgi çekiyor. Cami ve darüşşifadan ibaret olan, İslam dünyası ile tarihinde eşi benzeri bulunmayan bu külliyenin taç kapılarının mimarı ve heykeltıraşı Ahlatlı Hürrem Şah; motif dünyasına getirdiği yenilikler, mimari tasarım dehası olması ve özellikle kıble kapısındaki cennet kapısı tasarımı ile 12 ve 13'üncü yüzyılda İslam sufizmi sanat alanındaki bir temsilcisi olarak gösteriliyor.
1985 yılında Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) tarafından Dünya Kültür Mirası Listesi'ne alınan eser, uzaktan bakıldığında simetrik olduğu düşünülen fakat özünde asimetrik olan bezemelerde yer alan on binlerce motifin hiçbirinin kendini tekrar etmemesi özelliğini taşıyor. Bu özelliğin, kainattaki farklı varlıkların ahenk ve denge içinde olduklarının taşa nakşedilmesi anlamına geldiği belirtiliyor. Mimari üslubu, süsleme ve örtü sistemlerinin denge ve uyumlu tasarımıyla önem kazanan yapı, dünyada görülmeye değer eserler listesinde de yer alıyor. Evliya Çelebi'nin de ziyaret ettiği ve 'Methinde diller kısır, kalem kırıktır' ifadelerini kullandığı eser, 'Anadolu'nun El Hamra'sı' olarak da nitelendiriliyor.
YAZ DÖNEMİNDE 'GÖLGE' İÇİN GELİYORLAR
Eser aynı zamanda mayıs ve eylül ayları arasında güneş ışınlarının dik açıyla gelmesiyle batı kapısında beliren, önce Kur'an okuyan, ardından ellerini bağlayarak kıyamda duran 4 metrelik namaz kılan insan silüetinin oluşması özelliğiyle de öne çıkıyor. Özellikle mayıs-eylül döneminde gelenler, batı kapısında her gün saat 15.30-16.00 arasında oluşan bu gölgeyi yerinde görmek ve görüntülemek amacıyla eseri ziyaret ediyor. Yaz döneminde esere en çok ziyaret bu saatlerde gerçekleşiyor. Hem yurt içinden hem de yurt dışından gelen ziyaretçiler bu anı ölümsüzleştirmeye çalışıyor. Yaklaşık 9 yıl süren ve 2024'te tamamlanan tarihin en büyük restorasyonun ardından kapılarını açan eser, kısa sürede yüz binlerce ziyaretçiyi ağırlayarak turizmde rekor kırdı.
'GÜNDEN GÜNE ZİYARETÇİSİ ARTIYOR'
16 yıldır caminin gönüllü mihmandarlığını yapan ve ziyarete gelenlere eserin özelliklerini anlatan Mustafa Yıldırım, mayıs ve eylül arasını kapsayan dönemde ziyaretçilerin en çok batı kapısında oluşan gölgeyi görmek istediklerini belirtti. Yıldırım, 'Bu gölge çok ilgi gördü. Gölge 15.30'da Kur'an-ı Kerim okuyor, saat 16.00'da namaz kılıyor. Sabah gelen misafirlerimiz ise Divriği'yi gezdikten sonra gölge vaktinde gelip gölgeyi görüyorlar. Buradan mutlu şekilde ayrılıyorlar. Gölge oluşumu mayıs ayında başlıyor ve eylül ayında sona eriyor. Diğer aylarda bu görüntüyü görmek mümkün değil. Temmuz ve ağustos aylarında da sabah saat 07.00'de caminin Cennet Kapısı'nda eli göğsünden bağlı namaz kılan kadın gölgesi oluşmaktadır. Onu da ziyaretçilerimiz otelde kalıp sabah saat 07.00'de görmeye geliyorlar. Günden güne buranın ziyaretçisi artıyor. Geçen sene 300 bine yakın ziyaretçimiz geldi. Bu sene ise 500 bini bulacak' dedi.
'GÖLGE MUHTEŞEM BİR ŞEY'
İstanbul'dan eseri ziyarete gelen Fikri Çağlar Demirci, 'Burayı duyunca bir uğrayalım, görelim istedik. Çok etkileyici bir yer. Büyük bir mimari var. Gölge çok etkileyici' diye konuştu.
İlk kez Ulu Cami'yi ziyarete geldiğini belirten Mustafa Öztürk ise 'Anlatıldığından daha güzel görünüyor. Harika bir yer. O dönemde bunu nasıl hesap edip yapmışlar, hayranım' ifadelerini kullandı.
Gönül Yıldız ise 'İlk defa geldim. Geldiğim için çok mutluyum. Muhteşem bir yer. Anlatılanları dinlediğiniz zaman pek gözünüzde canlandıramıyorsunuz ama muhteşem bir yer. Gölge de muhteşem bir şey. İnsanın manevi değerleri daha da yükseliyor. Çok memnunum ve burayı herkese tavsiye ederim. Görülmesi gereken bir yer' dedi.
Antalya'dan ailesiyle gelen minik ziyaretçi Sare Akar de 'Çok güzel bir yer. Özellikle gölgeyi beğendim. Fotoğrafını da çektim. Çok mutluyum. Arkadaşlarıma da anlatacağım' ifadelerini kullandı.