İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada ekonomi yönetimine yönelik eleştirilerde bulundu. Enflasyon ve hayat pahalılığının vatandaşların alım gücünü düşürdüğünü savunan Dervişoğlu, açıklamalarında ekonomik göstergeler ve yaşam maliyetleri üzerinden değerlendirmeler yaptı.
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, 'Ekonominin kitabını yazdık' diyenler sayesinde, bugün dünya sefalet liginde şampiyonluğa koşuyoruz. Biz, 'en kötü kim yönetecek' olimpiyatlarında altın madalyaya koşuyoruz' dedi.
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, TBMM'de partisinin grup toplantısında konuştu. Dervişoğlu, 2 haftadır haber kanallarında aynı konunun işlendiğini belirterek, 'Tek bir başlık, tek bir gündem var. Ve bu konu, salt bir parti meselesi, şahısların çekişmesi olarak ele alınıyor. O ekranları seyredince sanırsınız ki memlekette başka bir şey olmuyor da bir siyasi parti içinde 'adil bir rekabet' yaşanıyor. Sanki hiç kimse, herhangi bir müdahalede bulunmamış da bir sorun kendi kendine oluşmuş ve Türkiye de o sorunla uğraşıyor. Ayrıca bu sorun, bize diğer tüm sorunlarımızı da unutturmuş, enflasyon ve hayat pahalılığı ortadan kalkmış, ekonomi programı tıkır tıkır işliyor. Emekli ve asgari ücretli hakkını almış, alın teri karşılığını bulmuş, işsizlik problemi aşılmış, çiftçi ürettiğinin karşılığını alıyor, asayiş diye bir derdimiz kalmamış; kadınlar, gençler, çocuklar güvende; esnaf, tüccar, sanayici halinden memnun; dış politikada her şey güllük gülistanlık; hukuk, adalet, demokrasi baharı yaşıyoruz öyle mi? İnsanın, 'ne butlanmış be arkadaş' diyesi geliyor. Bizi, değerlerimizi, canlarımızı, doğrularımızı kemiren, tüketen, öldüren tüm bu sorunlar ortadayken, kasten ve taammüden sahnelenen bu 'cambaza bak' oyunuyla milletimin gözüne perdeler indiriliyor. Kimdir sebebi? İktidar ve ortaklarıdır. Kimdir sebebi? İktidar ve yabancı ortaklarıdır. Kimdir sebebi? Buna ses etmeyenler, itiraz etmeyenlerdir' diye konuştu.
'KOSKOCA TÜRKİYE, ŞİRKETE DÖNÜŞTÜRÜLDÜ'
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne geçildiğinden beri devlet nizamının çivisinin çıktığını söyleyen Dervişoğlu, 'Hatırlayın, ormanlarımız günlerce cayır cayır yanarken kurumlar müdahale etmek için saatlerce bekledi. Neden? Çünkü bakanlar uçağa binmek için bile 'Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatlarıyla' cümlesini kurmak zorundaydı. Şimdi yine yangın mevsimine giriyoruz. İktidarın ne kadar hazırlık yaptığını, Allah korusun kaç dönüm orman yandığıyla anlayacağız. Koskoca Türkiye Cumhuriyeti Devleti tek bir imzayla, tek bir kararla yönetilen adeta tek bir gruba kar payı dağıtan bir şirkete dönüştürülmüştür. Patrona sadakat da tek gaye haline getirilmiştir. Söylemeden geçmeyeyim. Yahu arkadaş, her birinizin üzüm misali birbirinize baka baka kararmasının alemi yok. Fikirleriniz, hasletleriniz olabilir de işinizi yapın kardeşim. Üzerinize vazife olan işleri yapın' dedi.
'PAZAR FİLESİ, RAKAMLARIN GERÇEĞİNİ ANLATMAYA YETİYOR'
Ardından 5 Haziran'da açıklanan Türkiye İstatistik Kurumu enflasyon verilerine değinen Dervişoğlu, 'Yıllık enflasyon yüzde 32,61. Merkez Bankası yıl sonu hedefini yüzde 16'dan yüzde 24'e çekti. Yani hedefi tutturamayınca, hedefi yukarı taşıdılar. 'Ekonominin kitabını yazdık' diyenler sayesinde, bugün dünya sefalet liginde şampiyonluğa koşuyoruz. Biz, 'en kötü kim yönetecek' olimpiyatlarında altın madalyaya koşuyoruz. Eskiden bu ülkede bir işçi emekli olduğunda alacağı ikramiyeyle başını sokacak mütevazı bir ev alabilirdi, evladının düğününü yapabilirdi. Şimdi ne yapıyor? Aldığı ikramiye ile elden aldığı borçları kapatıyor, kartının asgarisini ödüyor, ay sonunu nasıl getireceğini hesaplıyor. Ocak'tan bu yana beş aylık enflasyon yüzde 16'yı geçiyor. Bu oran, hepimizin eriyen satın alma gücünün oranı. Sofralarımızdan eksilen zeytinin, peynirin oranıdır. Bu yangın her yeri sarmışken, her sabah yeni bir cehenneme uyanırken, icraat yapması gereken iktidarın sözcüleri çıkıp sabır bekleyip, şükür nasihat edip, masa başında oynadıkları rakamlarla sahte başarı hikayeleri anlatıyorlar. Oysaki sadece pazar filesi, rakamların gerçeğini anlatmaya yetiyor. Çocuğunun beslenme çantasını boş gönderen anaların gözyaşları bıçağın kemiğe dayandığını gösteriyor. Buradan bu ülkeyi yönettiğini sananlara, sarayın itibarını vatandaşının onuruna tercih edenlere sesleniyorum. O saraylardaki oy hesaplarınız, entrikalarınız, ayak oyunlarınız, masa başı rakam cambazlıklarınız, sözde başarı cazgırlıklarınız sizi kurtaramayacak. Biz, milletimizle aynı safta omuz omuza geliyoruz. O haram saltanatınızı yıkmaya, bu milletin anasının ak sütü gibi helal hakkını millete vermeye geliyoruz' ifadelerini kullandı.
'MİLLETİN İRADESİ İMRALI'DA DEĞİL, BU MECLİS'TEDİR'
Dervişoğlu ayrıca, 'DEM Partili Meclis Başkanvekili çıkmış, İmralı'yla görüşüp dönüyor ve 'Kök yasa hazırlanacak' diyor. Neymiş? Belli örgüt mensuplarının Türkiye'ye gelmesinin önü açılacakmış. Bunun için de İmralı'daki bebek katiline özgürlük mitingleri yapacaklarmış. Hiç yadırgamıyorum. Siz İmralı'daki caniye şayet 'kurucu önder' derseniz, komisyonu ayağına gönderirseniz, Nevruz Bayramlarında mesajlarını meydanlarda okutursanız olacağı budur. Bunlara ne söylesek az, ne söylesek faydasız. Açık ve net söylüyorum; bu millet, şehit analarının gözyaşlarını unutmadı. Bu millet, terörün bedelini gencecik fidanlarıyla ödedi. O ödenen bedelleri, kapalı kapılar ardında 'bir sefere mahsus' diyerek sıfırlayamazsınız. Milletin iradesi İmralı'da değil, bu kürsüdedir, bu Meclis'tedir. Safımız bu iradenin hakimiyetini savunmaktır' dedi.