Bülent Arınç’ın genel af çıkışı sonrası Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu da “Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu”nda dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Davutoğlu, KHK mağdurları ve yurtdışındaki kişilerin dönüşü için yeni bir yasal düzenleme yapılması gerektiğini söyledi.
Ahmet Davutoğlu’ndan: KHK ve eve dönüş düzenlemesi çağrısı
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu çalışmaları sürüyor. Komisyonun önceki günlerde eski TBMM başkanlarını dinlemesinin ardından bu kez Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu açıklamalarıyla gündem oldu.
22. Dönem TBMM Başkanı Bülent Arınç’ın “genel af” çıkışının ardından Davutoğlu da komisyona “bomba” olarak nitelendirilen öneriler sundu.
“KHK ile ilgili düzenleme yapılmalı”
Davutoğlu, KHK’lılar ve yurtdışında yaşayan bazı isimler için yeni bir düzenleme gerektiğini belirterek şunları söyledi:
“Suça bulaşmamış, Türkiye Cumhuriyeti’nin adli kayıtlarında herhangi bir suç işlediği görülmeyen kişilerin ülkeye geri dönüşünü temin etmek üzere bir yasal düzenleme gerekli. Belli oranlarda siyasal suç niteliğindeki suçlar, basına dönük suçlar ve KHK ile ilgili düzenlemelerin yapılmasında toplumsal huzur bakımından fayda var.”
Genel af konusunda temkinli olunması gerektiğini de vurgulayan Davutoğlu, “Siyasal ve düşünce içerikli konularda bir düzenleme olabilir ama genel bir af yapılırken çok düşünmek lazım” dedi.
“Komisyon görevini hızlı tamamlamalı”
Komisyonun çalışmalarını uzatmadan sonuçlandırması gerektiğini ifade eden Davutoğlu, “Bu komisyon sürecin zamana yayılması için bir gerekçe teşkil etmemeli. Vazifesini bir an önce tamamlamalı ve 1 Ekim’den sonra süratle sürecin bitirilmesini gerekli görüyoruz” diye konuştu.
“Herkesin dinlenmesi gerekir”
Komisyonun yansız olması gerektiğini söyleyen Davutoğlu, “Sadece kendimi kastetmiyorum; Abdullah Gül, Tansu Çiller gibi süreçte rol almış isimlerin de davet edilmesi lazım” dedi.
“Demokratik özgürlüklerle kamu güvenliği dengelenmeli”
Davutoğlu, açıklamalarının sonunda Türkiye’nin demokratikleşme ihtiyacına dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
“Demokratik özgürlüklerle kamu güvenliği arasında bir denge kurulmalı. Terörü biz çözelim ama demokratik alanda Türkiye az gelişmiş demokrasiler kategorisinde kalsın denirse, bu başka şiddetlerin kapısını açar. Türkiye kapsamlı bir demokrasi ve restorasyon sürecini başlatmalı.”