<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Antalya Haber | Son Dakika, Yerel Haberler ve Güncel Gelişmeler</title>
    <link>https://www.antalyahaber.net</link>
    <description>Antalya Haber, Antalya’nın en güncel ve güvenilir haber kaynağıdır. Son dakika gelişmeleri, gündem, ekonomi, spor ve yerel haberleri takip edin.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.antalyahaber.net/rss/politika" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2010. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 18 Jun 2026 18:26:27 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.antalyahaber.net/rss/politika"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Zeynel Emre’den kurultay tartışmalarına tepki]]></title>
      <link>https://www.antalyahaber.net/zeynel-emreden-kurultay-tartismalarina-tepki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyahaber.net/zeynel-emreden-kurultay-tartismalarina-tepki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP’li Zeynel Emre, olağanüstü kurultay yapılmasının önünde hukuki engel bulunmadığını savunarak parti yönetimini eleştirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Zeynel Emre, CHP’deki kurultay tartışmalarına ilişkin yaptığı açıklamada olağanüstü kurultayın önünde hukuki bir engel bulunmadığını öne sürdü. Emre, toplanan imzaların ardından gerekli başvuruların yapılması gerektiğini belirterek parti içindeki sürece yönelik eleştirilerde bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>CHP İstanbul Milletvekili Zeynel Emre, 'Geçmiş dönemdeki AYM kararları, hukukun evrensel ilkeleri, kamu hukukçularının geçmiş dönemlerden verdiği örnekler karşısında, 'Tedbir var, kurultay kararı alamıyorum' demek, koca bir yalandır' dedi.</p>

<p>CHP Grup Başkanı Özgür Özel, TBMM'de eski MYK üyeleri ile bir araya geldi. Basına kapalı gerçekleştirilen toplantının ardından CHP İstanbul Milletvekili Zeynel Emre, basın toplantısı düzenledi. Emre, tutarsız açıklamalara şahitlik ettiklerini belirterek, 'Halka rağmen siyaset yapılamayacağını herkesin bilmesi lazım. Eğer sizi vatandaş istemiyorsa iktidara gelemezsiniz. Eğer sizi parti üyeleri, il başkanları, delegeleri istemiyorsa zorla oturamazsınız. İçinde bulunduğumuz durum tam da budur. Biz tabii binalara mecbur olan kişiler değiliz, biz CHP olarak Anadolu'da yanan çoban ateşiyiz. Halkımızla buluşuruz, örgütleriz, seçime hazırlık yaparız ve çoğunluğun bizde olduğunu biliyoruz. O nedenle bu kararın dönmesi için yasal yolların hepsini büyük bir itinayla ve eksiksiz bir biçimde yerine getireceğiz. Ondan sonra da yapmamız gereken ne varsa, halkımızı bu ceberrut iktidardan kurtarmak için yapılması gereken her şeyi yapacağız. Butlan kararı verildikten sonra Kemal Bey, basın mensuplarına açıklama yaptı. Dedi ki; 'Bana kalsa hemen bugün kurultay yaparım.' O günden beri biz, İstanbul hariç 833 imzayı genel merkeze tebliğ ettik. Yönetimin yapması gereken şey; imzaları kontrol ettirip, Çankaya İlçe Seçim Kurulu'na başvuru yapmak ve olağanüstü kurultay kararı almaktır. Şu sözü tekrarlayıp duruyorlar; 'Tedbir var, kurultay yapamayız. Ancak MYK ve PM toplantısını yaparız, il başkanlarını görevden alırız, olağan takvimi açıklarız, disiplin cezaları veririz ama olağanüstü kurultay yapamayız' diyorlar. Ülkedeki çok saygın 32 hukukçu bir araya geldi ve bir bildiri ile kamuoyuna açıklama yaptı. 'Böyle bir durumda olağanüstü kurultay yapılmaması' diye bir engel söz konusu değil. Geçmiş dönemdeki AYM kararları, hukukun evrensel ilkeleri, kamu hukukçularının geçmiş dönemlerden verdiği örnekler karşısında, 'Tedbir var, kurultay kararı alamıyorum' demek, koca bir yalandır' dedi.</p>

<h2><strong>'BİZ SEÇİLMİŞ İRADEYİZ'</strong></h2>

<p>Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Emre, önümüzdeki hafta gerçekleştirilecek CHP TBMM Grup Toplantısı ile ilgili, 'Hem siyasi partilerin kendi hukukları vardır hem de parlamentonun kendi hukuku ve geleneği vardır. Parlamento hukukunda sizin bir grup toplantısında söz sahibi olabilmeniz için grubun milletvekili sayısının çoğunluğunun sizi kabul etmesi lazım. Sadece toplantı yeter sayısı 46'dır. Gelip 46 milletvekiline başkanlık yapmanız lazım. Sizin böyle bir sayınız yok, 18 isim var. Kaldı ki seçilen grup başkanı ve grup başkan vekillerine ilişkin TBMM Başkanlığı'nın herhangi bir usulsüzlük tespiti yok. Bizim parlamento geleneğinde grup yönetimi, pazartesi 13.30'a kadar bildirilir. Denilir ki, 'Şu saatte grup toplantısı yapacağım ya da yapmayacağım.' Bu kişilerin yaptığı açıklamaları çocukça görüyorum. Bu kişilerin böyle bir hakkı var mı; varsa yapsınlar. Siz darbe dönemindeki generallerin dahi yapmadığı şekilde hiçbir kuralı tanımadan, 'Benim elimde butlan kararı var, o butlanın bir de tedbiri var. Ben her şeyi yaparım' diyemezsiniz. Bu sorumsuzca bir yaklaşım olur. Burada partililerini karşı karşıya getirebilecek kaotik bir durum oluşabilir. O nedenle daha önce de bu açıklamaların yapıldığını görmüştük ama fiilen gerçekleşmedi. Biz pazartesi günü Merkez Yönetim Kurulu'nu toplayacağız. Biz seçilmiş iradeyiz. Bizim yerimize yeni bir irade seçilir, delegelerden destek alırsa o iradeyi tanırız, onun dışında kimseyi tanımayız. Bizim sorumluluğumuz halkımıza ve bizi seçen delegeye karşıdır. Şu an butlanla bizim açımızdan darbe arasında bir fark yok. O nedenle de böyle bir yanlış karar vermezler' değerlendirmesinde bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.antalyahaber.net/zeynel-emreden-kurultay-tartismalarina-tepki</guid>
      <pubDate>Thu, 18 Jun 2026 17:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyahabernet.teimg.com/crop/1280x720/antalyahaber-net/uploads/2026/06/agency/dha/zeynel-emreden-kurultay-tartismalarina-tepki.jpg" type="image/jpeg" length="86619"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Özgür Özel’den kurultay çağrısı]]></title>
      <link>https://www.antalyahaber.net/ozgur-ozelden-kurultay-cagrisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyahaber.net/ozgur-ozelden-kurultay-cagrisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Grup Başkanı Özgür Özel, Kemal Kılıçdaroğlu’na kurultay çağrısı yaparak partinin yeniden halkın gündemine dönmesi gerektiğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Özgür Özel, Ankara Ulus Hali’ndeki esnaf ziyaretinde parti içi sürece ilişkin açıklamalarda bulundu. Özel, kurultayın bir an önce yapılması gerektiğini belirterek CHP’nin yeniden vatandaşların ekonomik sorunlarına ve ülke gündemine odaklanması çağrısında bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>CHP Grup Başkanı Özgür Özel, Ankara'da, Ulus Hali'nde esnafı ziyaret ederek, 'Yapılması gereken iş; Kemal Bey'in dün verilen imzaları hemen İlçe Seçim Kurulu'na yollayıp, 'Kurultay yapıyoruz' deyip, bizi bir an önce sokağın gündemine döndürmesi lazım' dedi.</p>

<p>Özgür Özel, Ankara Ulus Hali'nde esnafı ziyaret ederek, vatandaşlarla sohbet etti. Ziyaret sonrası basın mensuplarına açıklamada bulunan Özel, 'Malum; konuştular, konuştular, konuştular ve butlanı yaptılar. Sonra bizi de polis marifetiyle binadan şutladılar. Yürüdük gittik hep beraber Meclis'e; Meclis'te bir mücadele veriyoruz. Karadeniz'de Trabzon'dan başladık ve 7 il gezdik. 'Yarından itibaren 3 il gezeceğiz' derken Meclis'te de darlandık. Milletvekillerimiz de diyorlar ki 'Hep dışarılara gidiyoruz. Bir Ankara'da dolaşalım.' Ne zamandır 'Ulus Hali'ni bir gezelim' diyorduk. Geldik, 'Esnafa, millete hal, hatır soralım' dedik. Vatandaş da inanılmaz bir ilgi gösterdi. Sokakta malum öfke var. Burada bir yanlış içindeyiz. Sokaktaki öfke hükümete. Bu yüzden hükümet yoksulluktan, hayat pahalılığından, işsizlikten, güvencesizlikten, kendine olan öfkeyi bizim partiye butlan işi yaparak Cumhuriyet Halk Partisi'nin içinde bir mesele gibi gösterip öfkeyi başka bir yere yönlendirdi. Tabii yapılması gereken iş; Kemal Bey'in dün verilen imzaları hemen İlçe Seçim Kurulu'na yollayıp, 'Kurultay yapıyoruz' deyip, bizi bir an önce sokağın gündemine döndürmesi lazım' ifadelerini kullandı.</p>

<h2><strong>'SOKAĞA ÇIKABİLEN BİR GENEL BAŞKAN VAR'</strong></h2>

<p>Özel, 'Burada gördünüz, her yerden insan geliyor; kızıyor, söylüyor, söyleniyor ama bizim bu vatandaşın esas derdini konuşmamız, bu vatandaşın hükümete olan öfkesiyle bu iktidarı değiştirme enerjisine çevirmemiz lazım. Tam oradaydık, parti olmuş yüzde 38 ve AK Parti baş aşağı gidiyor. Bütün muhalefet doğru bir hatta iktidar değişimine doğru giderken haydi bakalım olmadık işler. 'Bize bina lazım' değil dedik. Darlanmıştık, çıktık. Altındağ'da da çok büyük bir destek gördük. Vatandaşın sorunlarını konuşan, 20 bin liralık emekli maaşının yetmediğini konuşan, asgari ücreti konuşan, gençlerin ümitsizliğini konuşan, buradaki esnafın çaresizliğine konuşan halkın partisi Cumhuriyet Halk Partisi iktidara yürüyecek. Her türlü çelmeye rağmen, her türlü müdahaleye rağmen biz milletin sorunlarını konuşmaya devam edeceğiz. Allah'a şükür partinin başında seçilmiş ve sokağa çıkabilen bir genel başkan var' dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.antalyahaber.net/ozgur-ozelden-kurultay-cagrisi</guid>
      <pubDate>Thu, 18 Jun 2026 17:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyahabernet.teimg.com/crop/1280x720/antalyahaber-net/uploads/2026/06/86b79fee-cfc7-44df-8393-1555b35c1c89.webp" type="image/jpeg" length="18875"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[CHP’de Gökhan Günaydın hakkındaki tedbir kaldırıldı]]></title>
      <link>https://www.antalyahaber.net/chpde-gokhan-gunaydin-hakkindaki-tedbir-kaldirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyahaber.net/chpde-gokhan-gunaydin-hakkindaki-tedbir-kaldirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Yüksek Disiplin Kurulu, Gökhan Günaydın hakkındaki tedbir kararını kaldırırken, diğer 8 milletvekilinin itirazlarını reddetti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhuriyet Halk Partisi Yüksek Disiplin Kurulu, kesin ihraç talebiyle sevk edilen 9 milletvekilinin itirazlarını değerlendirdi. Gökhan Günaydın hakkındaki tedbir kararı kaldırılırken, diğer 8 milletvekilinin itirazları reddedildi. Karar, parti içindeki disiplin sürecinde dikkat çeken bir gelişme olarak öne çıktı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>CHP Yüksek Disiplin Kurulu'nda (YDK), ihraç talebiyle YDK'ya sevk edilen 9 milletvekilinden Gökhan Günaydın hakkındaki tedbir kararı kaldırılırken, 8 isimle ilgili itirazlar reddedildi.</p>

<p>CHP'de YDK, kesin ihraç talebiyle tedbirli olarak YDK'ya sevk edilen 9 milletvekilinin tedbire yönelik itirazları görüşüldü. Toplantıda, tedbir kararı ardından TBMM'de grup başkan vekilliği düşürülen Gökhan Günaydın hakkındaki karar, 3'e karşı 10 oyla kaldırıldı. Diğer 8 isimle ilgili itirazlar reddedildi. Toplantının ardından YDK üyesi Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül, açıklama yaptı. Bülbül, YDK'da yapılan toplantıda Balıkesir Milletvekili Ensar Aytekin, Mersin Milletvekili Ali Mahir Başarır, İstanbul Milletvekili Turan Taşkın Özer, Ankara Milletvekili Umut Akdoğan, Adana Milletvekili Burhanettin Bulut, İstanbul Milletvekili Özgür Karabat, Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, Bursa Milletvekili Nurhayat Altaca Kayışoğlu hakkında tedbire yönelik itirazın reddi görüşüne katılmadıklarını belirtti.</p>

<h2><strong>'YETKİSİZ VE GÖREVE BAŞLAMAMIŞ BİR MYK VAR'</strong></h2>

<p>Bülbül, 'Tedbire yönelik yapılan itiraz tüzüğe uygundur. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36'ncı Hukuk Dairesi'nin vermiş olduğu kararda, 6-7-8 Eylül 2024 tarihli 20'nci Olağanüstü Kurultayı'nda değişikliklerle kabul edilen tüzüğe yönelik bir tedbir kararı yoktur. Tüzük yürürlüktedir. Tüzüğün 22'nci maddesinin 2'nci bendine göre Parti Meclisi'nin salt çoğunluğunun onayıyla MYK göreve başlar. Yüksek Disiplin Kurulu'na, MYK tarafından sevk edilen disiplin dosyasında Parti Meclisi'nde onaylanmadan MYK tarafından disiplin işlemi başlatılmıştır. Parti Meclisi'nin salt çoğunluğunun oyu alınmadan, MYK üyesi sıfatıyla görev yapılması ve bu sıfatla karar alınması olası değildir. Yetkisiz ve göreve başlamamış bir MYK bulunmaktadır. Bu nedenle YDK'ya gönderilen disiplin dosyası yok hükmündedir' diye konuştu.</p>

<h3><strong>'MİLLETVEKİLİ, PARTİ MECLİSİ DIŞINDA DİSİPLİNE SEVK EDİLEMEZ'</strong></h3>

<p>Parti tüzüğünün 63'üncü maddesinin 1'inci fıkrasını işaret eden Bülbül, 'Buna göre TBMM üyelerinin parti suçu oluşturan eylemleri, Parti Meclisi'nin istemi üzerine YDK tarafından karara bağlanır. Bir milletvekili, Parti Meclisi dışında bir organ tarafından disipline sevk edilemez. Tüzüğün 63'üncü maddesi 5'inci fıkrasına göre MYK'nın ancak il yönetim kurullarının yetkilerini kullanarak bir üyeyi ilgili disiplin kuruluna sevk edebileceği öngörülmüştür. Bu maddeye dayanarak, tüzükte Parti Meclisi'ne verilen yetki kullanılamaz, tedbiren görevden uzaklaştırma yönündeki karar tümüyle usule aykırıdır. Ayrıca 24'üncü Asliye Hukuk Mahkemesi 2015/31 ve 2015/107 sayılı kararı açıktır. Milletvekilleri Parti Meclisi kararı olmadan disiplin gerektiren eylemlerinden dolayı YDK'ya sevk edilemez. Bu nedenle tedbirin kaldırılması gerekirken tedbirin devamına karar verilmesi Anayasa, Siyasi Partiler Kanunu ve tüzüğe aykırıdır' dedi.</p>

<h3><strong>'TBMM'NİN YAPTIĞI İŞLEM DOĞRI DEĞİLDİR'</strong></h3>

<p>Bülbül, Gökhan Günaydın hakkındaki karara ilişkin, 'Grup Başkan Vekilimiz Gökhan Günaydın hakkında TBMM'nin yapmış olduğu Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı grup başkan vekilliğinden düşürme işleminin doğru olmadığı burada ortaya çıkmıştır. TBMM Başkanı Sayın Numan Kurtulmuş'un bu süreci beklemesi gerekiyordu. Tüzüğümüzün 64'üncü maddesinin 4'üncü fıkrası açıktır. Bu nedenle TBMM'nin yaptığı işlem doğru değildir. Zaten Siyasi Partiler Kanunu temeli açısından bu yapılan işlemler doğru olmadığına göre bizce Grup Başkan Vekilimiz Gökhan Günaydın'ın daha önce de söylediğimiz gibi görevine devam etmesi kaçınılmazdır' diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.antalyahaber.net/chpde-gokhan-gunaydin-hakkindaki-tedbir-kaldirildi</guid>
      <pubDate>Thu, 18 Jun 2026 14:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyahabernet.teimg.com/crop/1280x720/antalyahaber-net/uploads/2026/06/agency/dha/chpde-gokhan-gunaydin-hakkindaki-tedbir-kaldirildi.jpg" type="image/jpeg" length="12653"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Davutoğlu: Toplumun siyasete güveni kalmadı]]></title>
      <link>https://www.antalyahaber.net/davutoglu-toplumun-siyasete-guveni-kalmadi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyahaber.net/davutoglu-toplumun-siyasete-guveni-kalmadi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, Türkiye’de siyasete olan güvenin azaldığını belirterek iktidar ve muhalefete eleştiriler yöneltti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, TBMM’deki grup toplantısında Türkiye’deki siyasi iklimi değerlendirdi. Siyasette güven krizinin yaşandığını savunan Davutoğlu, iktidarın muhalefeti şekillendirmeye çalıştığını öne sürerken belediyelerdeki yolsuzluk iddialarına ilişkin de dikkat çeken açıklamalarda bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, 'Türkiye siyaset iklimine bakıyorum; samimiyeti, ilkeleri, ahde vefayı, ahlakı ve aklını kaybeden bir ortam var. Ortak akıl üretmekte aciz kalan, her konuyu ayrışma vesilesi kılan bir siyaset var. Toplumun siyasete güveni kalmamış, siyasetçilerin birbirine güveni kalmamış' dedi.</p>

<p>Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, TBMM'de Yeni Yol Partisi'nin grup toplantısında konuştu. Davutoğlu, 'Türkiye siyaset iklimine bakıyorum; samimiyeti, ilkeleri, ahde vefayı, ahlakı ve aklını kaybeden bir ortam var. Ortak akıl üretmekte aciz kalan, her konuyu ayrışma vesilesi kılan bir siyaset var. Toplumun siyasete güveni kalmamış, siyasetçilerin birbirine güveni kalmamış. Uluslararası Şeffaflık Örgütü'ne göre; ülkemiz, 182 ülke arasından 124'üncü sıraya kadar geriledi. Şimdi bunların sorumluları kimler, ne yapılması lazım? Biz sadece eleştirmekle değil, yön göstermekle de sorumluyuz. Küresel güçler dünyayı şekillendirmeye çalışıyor, ülkemizdeki iktidarsa muhalefeti şekillendirmeye çalışıyor. Küresel güçler, bölgeye yeni bir dizayn getirmek için gece gündüz çalışıyorlar, bizim iktidar sahipleri ise 'Muhalefeti nasıl parçalarım, muhalefetten nasıl milletvekili çalabilirim, alternatif partilerin nasıl küçültürüm, aralarına nasıl fitne sokarım' peşinde. Sayın Cumhurbaşkanı'na ve AK Parti içerisinde Türk siyasi tarihini bilenlere söylüyorum; Turgut Özal'ı iyi okuyun. Özal, Türkiye'de büyük devrimlere öncülük etti, 12 Eylül'den sonra demokratikleşmenin önünü açtı, doğru. Ancak onun en vahim hatası; 1987 yılında siyasi yasakların kalkması için yapılan referanduma 'No' şapkası ile katılıp, bir demokratın hiçbir zaman yapmaması gereken bir politikayı yaptı. 'Benim dışımdaki siyasi liderlerin yasakları devam etsin ki, ben bu ülkeyi yönetmeye devam edeyim' dedi. Milletin cevabı, çok sert oldu; 1983 seçimlerinde büyük başarı kazanan Özal, 1989 yerel seçimlerinde bütün gücünü kaybetti. Ey iktidar sahipleri, zihninizi, 'Muhalefeti nasıl parçalarım, aralarına nasıl nifak sokarım' düşüncesiyle yormayın, Özal'ın o vahim hatasını aklınızdan çıkarmayın' dedi.</p>

<h2><strong>'BELEDİYELERİN TAMAMI YOLSUZLUĞA BULAŞMIŞTIR'</strong></h2>

<p>CHP'nin ikiye bölündüğünü ve yeni bir parti kurulma ihtimalinin bulunduğuna dikkat çeken Davutoğlu, 'CHP'lilere söylüyorum; sizler taraf olmamızı istiyorsunuz. İki taraf da 'Bizim yanımızda durun' diyorsunuz. O gün taraf olmadım, tarafımı söylemiştim ve şimdi de söylüyorum; size karşı yapılan hukuk operasyonuna ve mutlak butlana kesinlikle yanlış diyorum ve bunun siyasete bir operasyon olduğunu da söylüyorum. Ancak sonra dönüp diyorum ki; CHP'li belediyeler de dahil olmak üzere belediyelerin tamamı yolsuzluğa bulaşmıştır ve bundan temizlenmedikçe ana muhalefet partisi, temiz siyaset iddiasında bulunamaz' diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.antalyahaber.net/davutoglu-toplumun-siyasete-guveni-kalmadi</guid>
      <pubDate>Wed, 17 Jun 2026 13:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyahabernet.teimg.com/crop/1280x720/antalyahaber-net/uploads/2026/06/agency/dha/davutoglu-toplumun-siyasete-guveni-kalmadi.jpg" type="image/jpeg" length="65184"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Arıkan: Anlaşmalar ABD ve İsrail için güvence değil]]></title>
      <link>https://www.antalyahaber.net/arikan-anlasmalar-abd-ve-israil-icin-guvence-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyahaber.net/arikan-anlasmalar-abd-ve-israil-icin-guvence-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, ABD-İran mutabakatına ilişkin açıklamasında anlaşmaların kalıcı güvence anlamına gelmediğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, TBMM’deki grup toplantısında ABD ile İran arasında imzalanması planlanan mutabakatı değerlendirdi. Arıkan, bölgede kalıcı barışın dış müdahalelerle sağlanamayacağını savunurken, anlaşmaların tek başına güvence oluşturmadığını ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, ABD ve İran arasındaki mutabakata ilişkin, 'Bir anlaşmanın imzalanması, kayıt altına alınması, Amerika ve İsrail söz konusu olduğunda asla bir güvence değildir. Çünkü biz biliyoruz ki canları istediğinde; Gazze'yi vuranlar, Tahran'ı hedef alanlar, Beyrut'u bombalayanlar için anlaşma çoğu zaman sadece taktik bir moladan ibarettir' dedi.</p>

<p>Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, TBMM'de Yeni Yol Partisi'nin grup toplantısında konuştu. Arıkan, Türkiye'de emeğin itibarının ve devletin ciddiyetinin ciddi şekilde zedelendiğini belirterek, 'Bu konu ile ilgili iki örnek vermek istiyorum. Özel sektör öğretmenlerimiz, Meclis'imizin önüne geldiler, tek bir amaçları vardı; seslerini duyurmak istediler. Öncelikle öğretmenlerimize yapılan sert müdahaleyi şiddetle kınıyorum. O müdahaleyi yapmadan önce, o öğretmenlerimizi mutlaka dinlemeniz gerekirdi. Değerli öğretmenlerim, her ne kadar iktidar sesinizi bastırmaya çalışsa da biz sizi duyuyoruz. Bakınız, geçen sene 'Büyük öğretmen' yürüyüşü yapıldı. Bu yürüyüşten sonra Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı; 'Tamam, ilgili bakanlıklar, dernekler, sendikalar olarak bir araya gelelim konuşalım' dedi. İşte bu da belgesi, 14 Temmuz 2025 günü, 11 gün sonrası için 25 Temmuz'da toplantı kararı alınıyor. Ancak ne hikmetse 22 Temmuz günü başka bir karar ile bu toplantı iptal ediliyor. İşte o karar da buradadır. İşte bugün öğretmenlerimiz; devletin garantör olduğu ancak 1 yıldır gerçekleşmeyen bu görüşmenin yapılmasını talep etmek için Güvenpark'ta. Sınıflarında, 'Çalışırsanız başarırsınız' diyen öğretmenlerimiz bugün çalışıyorlar ancak emeklerinin karşılığını alamıyor. Şunun çok iyi bilinmesini isterim; özel okul öğretmeni, özel sektör işçisi gibi görülüyor ancak yaptığı iş, kamusal bir iştir. Öğretmenin emeği piyasaya terk edilirse, eğitimin niteliği de piyasaya terk edilmiş olur. Bunu aklı başında hiçbir yönetici kabul etmez' dedi.</p>

<h2><strong>'İRAN'IN DİRENCİNİ ÖNEMSİYORUZ'</strong></h2>

<p>İran ve ABD arasında cuma günü imzalanması planlanan anlaşma ile ilgili konuşan Arıkan, 'Bu coğrafyada; emperyalist dayatmalarla, Siyonist saldırganlıkla ve dış müdahalelerle kalıcı bir düzen kurulamaz. Trump her ne kadar bu süreci kendi adına bir başarı hikayesi gibi sunmaya çalışsa da sahadaki tablo bunun böyle olmadığını açıkça ortaya koyuyor. Çatışmaların durmasını, diplomasi kanallarının açılmasını ve tarafların masada konuşmasını olumlu karşılıyoruz. Ancak barışı selamlarken hakikati de teslim etmek zorundayız. Amerika, İsrail ve İran'ı savaşan iki cephe olarak tanımlamayı doğru bulmuyoruz. Saldıranlar ile ülkesini savunanları ayırmak mecburiyetindeyiz. Okullarda çocukları, evlerinde aileleri, şehirlerde mahalleleri bombalayanlarla, o masumları savunanları ayırmak mecburiyetindeyiz. Emperyalizmin ve Siyonizmin baskılarına karşı vatanını savunan, İran'ın ortaya koyduğu direnci önemsiyoruz. Bu asla bir savaş çağrısı değildir. Bu, bölgenin; kendi onuruna, iradesine ve kendi geleceğine yine kendisinin sahip çıkması gerektiğinin altını çizmektir. Şunu da açıkça ifade etmek zorundayız; bir anlaşmanın imzalanması, kayıt altına alınması, Amerika ve İsrail söz konusu olduğunda asla bir güvence değildir. Çünkü biz biliyoruz ki canları istediğinde; Gazze'yi vuranlar, Tahran'ı hedef alanlar, Beyrut'u bombalayanlar için anlaşma çoğu zaman sadece taktik bir moladan ibarettir' diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.antalyahaber.net/arikan-anlasmalar-abd-ve-israil-icin-guvence-degil</guid>
      <pubDate>Wed, 17 Jun 2026 12:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyahabernet.teimg.com/crop/1280x720/antalyahaber-net/uploads/2026/06/agency/dha/arikan-anlasmalar-abd-ve-israil-icin-guvence-degil.jpg" type="image/jpeg" length="90024"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dervişoğlu: AK Parti’nin tarım politikası iflas etti]]></title>
      <link>https://www.antalyahaber.net/dervisoglu-ak-partinin-tarim-politikasi-iflas-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyahaber.net/dervisoglu-ak-partinin-tarim-politikasi-iflas-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, tarım politikalarını eleştirerek hayat pahalılığının temel nedenlerinden birinin yanlış tarım uygulamaları olduğunu söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, TBMM’deki grup toplantısında tarım politikaları ve gıda enflasyonuna ilişkin sert eleştirilerde bulundu. Çiftçilerin zararına üretim yaptığını savunan Dervişoğlu, hayat pahalılığının yanlış tarım politikalarının sonucu olduğunu öne sürdü ve çeşitli siyasi başlıklarda değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, 'AK Parti'nin tarım politikası çoktan iflas etmiştir. Hayat pahalılığı, tarım politikamızın sakatlığından ileri gelmektedir. Planlı programlı, akılcı ve salim bir yol takip edilseydi; milletimiz böylesi ızdırap çekmeyecekti' dedi.</p>

<p>İYİ Parti Genel Başkanı Dervişoğlu, TBMM'de partisinin grup toplantısında konuştu. Dervişoğlu, serbestlik, hürriyet ve istiklalin ancak refahla mümkün olduğunu belirterek, 'Bunun yolu da köprüsü de kavşağı da adalettir. Bu yüzden hukuk demek, ekmek demektir. Bir memlekette adalet yerini bulmuyorsa, orada refah da ekmek de mutluluk da üretilmez, paylaşılamaz. Bir memlekette adaletin bedeli ne kadar yüksekse, bilin ki orada ekmeğin fiyatı da o kadar yüksek, hayatların değeri bir o kadar ucuzdur. Bugün düşünce iklimimiz, gelir adaletimiz, kültür dünyamız, yeşermek yerine bozkırlaşmışsa sebep bellidir. Atalarımızdan miras kalan vatanımız, dünyanın en bereketli coğrafyalarından biridir. Ancak bu coğrafyada insanca yaşamanın ve hakça paylaşmanın yolu, bozkırla yeşilin kavgasını sürekli olarak vermekten geçer. Unutturulmak istenen hafızamız burada gizlidir' dedi.</p>

<h2><strong>'24 YIL BOYUNCA ZİRAATIMIZ GERİLEMİŞTİR'</strong></h2>

<p>Anadolu ve Trakya'da, Türkiye'nin nüfusunun 5-6 mislini besleyebilecek topraklar olduğunu söyleyen Dervişoğlu, 'Güneşin eksilmediği ve suların kesilmediği dengeli bir iklimimiz var. Ziraat yalnızca ekmek kavgası değil, aynı zamanda kimliğimizin bir parçasıdır. AK Parti hükümetleriyle geçen 24 yıl boyunca ziraatımız gerilemiştir. Türk çiftçisinin refahı birtakım vurguncu tacir uğruna göz ardı edilmiştir. Bugün Anadolu boştur; ağıllar, meralar boştur. Vatanımızın en kıymetli tarım arazileri, yabancı şirketlere peşkeş çekilmiş, satılmıştır. Tarım arazileri rant çetelerinin işgaline uğramıştır. Türk çiftçisinin ürünleri pazar bulamazken, raflarımız kalitesiz gıdalarla dolup taşmıştır. AK Parti'nin tarım politikası çoktan iflas etmiştir. Hayat pahalılığı, tarım politikamızın sakatlığından ileri gelmektedir. Planlı programlı, akılcı ve salim bir yol takip edilseydi; milletimiz böylesi ızdırap çekmeyecekti. Bugün gıda enflasyonu diyoruz; onlar patates lobileri, tavuk baronları diye hikayeler anlatıyorlar. Köylerimiz bitiyor, çiftçimiz topraksızlaşıyor. Topraklarımız insansızlaşıyor. Oysa şehirdeki insanımız doymak isterken, üreticimiz, üretmek istiyor. Haziran başında açıklanan buğday alım fiyatları rezalettir. Bu sebeple de market, pazar fiyatları rezalettir. Çiftçi örgütlerinin hesaplamalarına göre; son bir yılda tarımsal girdi maliyetlerindeki artış oranı yüzde 34 iken, buğday alım fiyatını devlet sadece yüzde 22 artırmıştır. Bunun adı zararına üretimdir. Zararına üretimin sonucu ise Anadolu'nun evlatlarının aç bırakılmasıdır. Vatan toprağının sahipsizleşmesidir' diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>'ÖCALAN'IN ÖZGÜRLÜĞÜ MİLLETE SORULSUN'</strong></h3>

<p>Dervişoğlu, 'Milletin gözünün önünde terör örgütüne ve teröristlere özgürlük istemek, suçu ve suçluyu övmektir. Bu, Meclis'e taşınmak istenen ihanet yasalarına meşru zemin oluşturmaya kalkışmaktır. Plan çok açık, oynanan oyun çok net. Onlar, Kürt kardeşlerimi İmralı'daki o terör hükümlüsüne, o bebek katiline tebaa yapmak istiyorlar. Ben, 'Bu en çok Kürt'e hakarettir' diyorum. İlk günden beri bu tuzağa dikkat çekiyorum. Vatandaşın kimliğine kayyım atıyor, milli devlete butlan istiyorlar. Ellerine geçirdikleri kanun yapmaya elverişli Meclis çoğunluğuyla, milletin hukukunu çiğnemeye çalışacaklar. Ama buradan söylüyorum; TBMM'de yasa çıkaracak çoğunluğa sahipsiniz, Abdullah Öcalan gibi bir caniye özgürlük vermek, miting meydanlarında ya da Meclis'te elde edilmiş çoğunlukla elde edilmiş bir iş değildir. Öcalan'ın serbest kalmasını bu millet istiyor mu istemiyor mu, millete sorulması gerekir. Buna özgürlük isteyenler, sağda solda miting yapacağına hiç vakit kaybetmeden referandum yapsın. Çok istiyorlar ama başaramayacaklar. Çünkü biz varız. Biz bu kutsal birliğin neferiyiz. Biz, Türk milletinin sahipsiz olmadığını haykıranlarız' dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.antalyahaber.net/dervisoglu-ak-partinin-tarim-politikasi-iflas-etti</guid>
      <pubDate>Wed, 17 Jun 2026 12:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyahabernet.teimg.com/crop/1280x720/antalyahaber-net/uploads/2026/06/agency/dha/dervisoglu-ak-partinin-tarim-politikasi-iflas-etti.jpg" type="image/jpeg" length="57721"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Babacan: Kayyımlarla enflasyonu düşüremezsiniz]]></title>
      <link>https://www.antalyahaber.net/babacan-kayyimlarla-enflasyonu-dusuremezsiniz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyahaber.net/babacan-kayyimlarla-enflasyonu-dusuremezsiniz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, enflasyonla mücadelenin kayyım ve gözaltı uygulamalarıyla değil, yatırım ve üretim artışıyla mümkün olduğunu söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, beyaz et sektörüne yönelik kayyım ve gözaltı uygulamalarını eleştirerek enflasyonla mücadelenin yöntemine ilişkin açıklamalarda bulundu. Babacan, yatırımların ve üretimin artırılmasının enflasyonu düşürmenin temel yolu olduğunu savunurken, ücretli öğretmenlerin özlük haklarının iyileştirilmesi çağrısı da yaptı.</p>

<p>DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, 'Polisiye tedbirlerle, gözaltı uygulamalarıyla, kayyımlarla enflasyonu düşüremezsiniz' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, TBMM'de Yeni Yol Partisi'nin grup toplantısında konuştu. Babacan, beyaz et sektöründeki 13 şirkete denetim kayyımı atandığını hatırlatarak, 'İktidar, ramazan ayının başında bu sektördekilere dediler ki, 'Enflasyon yüksek, bu ay zam yapmayın.' Enflasyonu düşürebilmek için talimatla zam yaptırmamaya çalıştılar. Arkasından, 'Siz misiniz bizi dinlemeyen, ihracatınızı yasaklayalım da görün gününüzü' dediler. Bu çekişmenin sonuncunda iş, yargı operasyonlarına kadar geldi. Türkiye'de hiç yaşanmayan bir olay yaşandı ve birdenbire bir sektörün bütün yöneticilerine, sahiplerine gözaltı uygulaması ve kayyım uygulamasına gidildi. Enflasyonu düşürmenin yolu, bu olamaz. Türkiye'de Ticaret Bakanlığı, Rekabet Kurumu var. Bu işin sorumluluğu bakanlıkta ve kurumdadır. Eğer anlaşılarak fiyat yükseltme varsa bunun özel mevzuatı vardır. Siz piyasa ile alakalı fiyat sorununu organize suç kapsamına alarak, o sektöre yıllarca yatırım yapıp risk alan insanları gözaltına alıp, tutuklarsanız güveni sarsarsınız. Bu şekliyle devam ederlerse insanlar, Türkiye'ye yatırım yapmaz. Halbuki enflasyonu düşürmenin yolu; yatırımların çoğalması ve üretimin bollaşmasıdır. Ne kadar bol yatırım ve üretim varsa enflasyon ancak o zaman düşer. Polisiye tedbirlerle, gözaltı uygulamalarıyla, kayyımlarla enflasyonu düşüremezsiniz. Yarın bunlar üretimden vazgeçer, teker teker tesislerini kapatır, üretim azalırsa arkadan büyük bir enflasyon dalgası gelir. Bu ülkede enflasyonun suçlusu da sorumlusu da iktidarın kendisidir. Başka hiçbir yerde aramayın' dedi.</p>

<h2><strong>'ÜCRETLİ ÖĞRETMENLER EMEKLİLİK HAKKINDAN İSTİFADE ETMELİ'</strong></h2>

<p>Babacan, ücretli öğretmenlerin 20 yıl ücretli öğretmenlik yaptığını ancak bir emeklilik hakları olmadığını söyleyerek, 'Bu şartlarda öğretmenlik yapanlar, çok büyük fedakarlık yapar. Bu, ancak meslek ve memleket sevgisi ile olur, başka türlü çalışılmaz. Onun için buradan çağrım; ücretli öğretmenlerimiz ile ilgili elbette deneme süreçleri her iş ilişkisinde olur; ancak bu iş ilişkisi kalıcı hale geldiyse artık bunun adı konulmalıdır. Hem maaşları diğer öğretmenlerle uyumlu hale getirilmeli hem de emekli hakkından mutlaka istifade etmeleri gerekir. Bunun yapılmaması açıkça söylüyorum; zulümdür, hak gaspıdır' diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.antalyahaber.net/babacan-kayyimlarla-enflasyonu-dusuremezsiniz</guid>
      <pubDate>Wed, 17 Jun 2026 12:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyahabernet.teimg.com/crop/1280x720/antalyahaber-net/uploads/2026/06/agency/dha/babacan-kayyimlarla-enflasyonu-dusuremezsiniz.jpg" type="image/jpeg" length="86203"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Ersoy, RTÜK Başkanı Daniş’i kabul etti]]></title>
      <link>https://www.antalyahaber.net/bakan-ersoy-rtuk-baskani-danisi-kabul-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyahaber.net/bakan-ersoy-rtuk-baskani-danisi-kabul-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, RTÜK Başkanı Mehmet Daniş ile yayıncılık alanındaki güncel gelişmeleri ve hedefleri değerlendirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, RTÜK Başkanı Mehmet Daniş ile Bakanlıkta bir araya geldi. Görüşmede yayıncılık sektöründeki güncel gelişmeler, RTÜK’ün faaliyetleri ve önümüzdeki döneme ilişkin hedefler ele alınırken, kurumlar arası iş birliğinin güçlendirilmesi konusunda görüş alışverişinde bulunuldu.</p>

<p>Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Başkanı Mehmet Daniş'i kabul etti.</p>

<p>Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre; Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, RTÜK Başkanı Mehmet Daniş ile Bakanlıkta bir araya geldi. Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın ilgili kuruluşlarından olan RTÜK ile gerçekleştirilen görüşmede; yayıncılık alanındaki güncel gelişmeler, yürütülen çalışmalar ve ilerleyen döneme ilişkin hedefler değerlendirildi. Toplantıda RTÜK'ün faaliyetleri ile kurul gündeminde yer alan konular hakkında da görüş alışverişinde bulunuldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bakan Ersoy, görüşmeye ilişkin sanal medya hesabından yaptığı paylaşımda, RTÜK Başkanı Mehmet Daniş ile bir araya geldiklerini belirterek, 'Yayıncılık alanındaki güncel gelişmeler, yürütülen çalışmalar ve önümüzdeki döneme ilişkin hedefler hakkında değerlendirmelerde bulunduk. Sayın Daniş'ten RTÜK'ün faaliyetleri ile kurul gündeminde yer alan başlıklara ilişkin bilgi aldık. Kültür ve iletişim alanında nitelikli üretimi destekleyen çalışmalarımızı kurumlarımız arasındaki güçlü eşgüdüm ve iş birliğiyle sürdürmeye devam edeceğiz' dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.antalyahaber.net/bakan-ersoy-rtuk-baskani-danisi-kabul-etti</guid>
      <pubDate>Wed, 17 Jun 2026 10:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyahabernet.teimg.com/crop/1280x720/antalyahaber-net/uploads/2026/06/agency/dha/bakan-ersoy-rtuk-baskani-danisi-kabul-etti.jpg" type="image/jpeg" length="80010"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bahçeli: Cumhurbaşkanımız görevdedir, arkasındayız]]></title>
      <link>https://www.antalyahaber.net/bahceli-cumhurbaskanimiz-gorevdedir-arkasindayiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyahaber.net/bahceli-cumhurbaskanimiz-gorevdedir-arkasindayiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, seçimlerin zamanında yapılması gerektiğini belirterek Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın görevde olduğunu ve desteklerinin sürdüğünü söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, seçimlerin zamanında yapılması gerektiğini belirterek erken seçim tartışmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bahçeli, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın görevine devam ettiğini vurgulayarak, seçim gündeminin erken bir tarihe çekiliyormuş gibi gösterilmesinin doğru olmadığını ifade etti.</p>

<p>MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 'Seçimlerin zamanında yapılması ile Cumhurbaşkanımızın danışmanının verdiği tarih arasında saat farkı dahi yoktur. Önemli olan seçimin zamanında yapılmasıdır. Millet seçimden önce seçime getirilmiş gibi gösterilmek isteniyor; bu doğru değildir. Cumhurbaşkanımız görevdedir, biz de arkasındayız' dedi.</p>

<p>MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM'de partisinin grup toplantısında konuştu. Bahçeli, dozu her geçen gün daha da artan sert güç yarışlarının, kaynağı asırlar öncesine uzanan çetin hesaplaşmaların, bugünü puslu ve yarını sisli bir dönemin içinden geçildiğini söyledi. Bahçeli, 'Bugün karşımızda bulunan, bölgenin huzur damarlarına musallat olmuş kan delisi bir kriz makinesi olan İsrail; ateşkesi ihlal ederek Lübnan'a saldırmakta, söylem ve demeçleriyle dünya milletlerinin dört gözle beklediği ABD-İran mutabakatının dahi karşısında durmakta, Doğu Akdeniz'de, Kıbrıs çevresinde taşeron hevesleri okşayan bir istikrarsızlık merkezi olmaya devam etmektedir. Netanyahu yönetimi, bölgenin huzuruna kasteden bir kriz üretim mekanizmasıdır. Netanyahu'nun siyasi serencamı ayan beyan ortadadır. Başrolü olduğu yolsuzluk dosyalarının, iç siyasette derinleşen meşruiyet krizinin, İsrail toplumunu parçalara ayıran iktidar hırsının ve fitilini ateşlediği uluslararası yargı mercilerinde yürüyen ağır süreçlerin gölgesinde yaşamaktadır. Siyasi ömrünü kanlı bir güvenlik anlatısına bağlayan, koltuğunu muhafaza etmek için yangına körükle giden, iftira ve propaganda perdesiyle Orta Doğu'da yarattığı mezalimi örtmeye çalışan bu melun zihniyetin Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ı hedef alması; Netanyahu'nun acziyetinin, telaşının ve tükenmişliğinin ilanıdır. Gazze'de çocukların cansız bedenleri toprağa verilirken, Filistinli esirlerin onuru çiğnenirken, Batı Şeria'da toprak gaspı sürerken, Lübnan'da tarihi ve kültürel doku bombaların gölgesinde yerle bir olurken Türkiye'ye ahlak dersi vermeye kalkmak, Cumhurbaşkanımıza parmak sallamak; akıl karargahlarının teslim bayrağını çekmesidir. Mazlumun ahıyla abad olunmayacağını hala idrak edemeyen bir zihniyetin mesnetsiz ithamları, hadsiz isnatları bizim için yok hükmündedir' dedi.</p>

<h2><strong>'BM, ÜÇ MAYMUNU OYNAMAKTADIR'</strong></h2>

<p>Bahçeli, dünyanın içinde bulunduğu bu hazin tablo karşısında sorguya çekilmesi gereken kurumlardan birinin Birleşmiş Milletler olduğunu vurgulayarak, 'Birleşmiş Milletler, 2'nci Dünya Savaşı'nın enkazı üzerinde 'Bir daha asla' sözüyle kurulan, Güvenlik Konseyi'ne uluslararası barış ve güvenliği koruma mesuliyeti verilen, devletler üstü bir temsilcilik makamıdır. Fakat bugün görüyoruz ki Gazze'de insanlık inim inim inlerken, bölgemizde acı ve katliam kol gezerken Birleşmiş Milletler, üç maymunu oynamaktadır. Veto sopasıyla adaletin yolu, okyanus ötesinden kesilmekte; Güvenlik Konseyi'nde beşeriyetin adalete duyduğu susuzluk, tek bir ülkenin İsrail'e kol kanat geren himaye refleksine çarparak yaralanmaktadır. Gazze'de acil, koşulsuz ve kalıcı ateşkes talebi, insani yardım yollarının açılması çağrısı, sivillerin can emniyetini sağlama mecburiyeti; 14 üyenin desteğine rağmen bir kez daha Vaşington'un veto duvarına toslamıştır. Demek ki mesele karar alınamaması değildir. Mesele, mazlumun soluk borusuna düğümlenen bu mahfillerin bizzat zulme zaman kazandırmasıdır' diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>'TÜRK DÜNYASI İTİBARLI BİR KONUMA YÜKSELMEKTEDİR'</strong></h3>

<p>Bahçeli, bugün uluslararası sistemin çatlaklarından yeni bir ses yükseldiğine işaret ederek, 'Almanya'nın Güvenlik Konseyi geçici üyeliğinde beklediği desteği bulamaması, Kırgızistan'ın ilk kez bu masaya oturması, küresel dengelerdeki büyük değişimlerin ayak sesleridir. Bu gelişme; Batı'nın üstü örtülemez çifte standardına, Gazze karşısındaki akla ziyan suskunluklara ve Türk dünyasının yükselen görünürlüğüne tercüman olan, eski dünyanın ezberlerini bozan güçlü bir işaret fişeğidir. Güney Asya'dan Orta Afrika'ya, Doğu Türkistan'dan Anadolu'ya, Balkanlar'dan Kafkasya'ya, Orta Doğu'dan Türkistan bozkırlarına kadar uzanan geniş hatta adalet, emniyet, hürriyet ve hakkaniyet talebi yükselmektedir. Bu geniş coğrafyada kimi yerde soydaşlarımız kimliklerini, dillerini ve kültürlerini muhafaza etmenin mücadelesini vermekte; kimi yerde Müslüman kardeşlerimiz savaşın, yoksulluğun, işgalin ve sömürünün ağır yükünü taşımakta; kimi yerde mazlum halklar kendi kaderleri üzerinde söz sahibi olmanın hasretiyle beklemektedir. Türk dünyası da işte bu büyük arayışın içinde her geçen gün daha belirgin, daha etkili ve daha itibarlı bir konuma yükselmektedir. Orta Asya'dan Anadolu'ya uzanan bu hat; soydaşlarımızın duasına vesile olan, Müslüman kardeşlerimizin sızısına merhem arayan, mazlum milletlerin hakkını ve haysiyetini küresel zemine taşıyan yeni yüzyılın stratejik damarlarından biridir. Buradan İslam İşbirliği Teşkilatına da seslenmek gerekir. Bu teşkilat, Kudüs hasretimizin, Mescid-i Aksa hassasiyetimizin, Müslüman kardeşlerimize olan ortak sorumluluğumuzun sonucu olarak doğmuştur. Bu teşkilatın kuruluş harcında Kudüs varsa, varoluş gerekçesinde Filistin varsa; bugün Gazze yanarken, Batı Şeria kuşatılırken, İslam İşbirliği Teşkilatı'nın kınama cümleleriyle yetinmesi izah edilemez. Buradan soruyoruz; neredesiniz? Kudüs için kurulan irade nerededir? Gazze için gösterilmesi gereken müşterek duruş hangi engele takılmıştır? dedi.</p>

<h3><strong>'ABD İLE İRAN ARASINDA MUTABAKAT SEVİNDİRİCİ'</strong></h3>

<p>Bahçeli, ABD ile İran arasındaki mutabakata değinerek, 'Böylesine karanlık ve karmaşık bir tablonun ortasında, ABD ile İran arasında sağlanan mutabakatı sevindirici bulmakla birlikte dikkatle takip ediyoruz. İsviçre'de atılacağı açıklanan imzaların, bölgemizde sulhu sükunun hakim kılınması, Hürmüz hattında seyrüsefer emniyetinin yeniden tesisi ve Orta Doğu'da ateşi büyüten oyunların boşa çıkarılması adına önemli bir dönüm noktası olmasını temenni ediyoruz. Söz konusu bu gelişme memnuniyet vericidir. Ancak memnuniyetimiz bizi rehavete sürükleyecek değildir. Diplomasi kapısının aralanması, tedbir kapısının kapanması anlamına gelmeyecektir. İmzaların atılacağı güne kadar gerilimi tırmandıracak söylemlerden, tahrik edici hamlelerden, sahada yeni oldubittiler üretmeye dönük hain kumpaslardan ve olası sabotaj girişimlerinden hassasiyetle kaçınılmalıdır' diye konuştu.</p>

<h3><strong>'HESAP VERMEKTEN KAÇAMAYACAKLAR'</strong></h3>

<p>Bahçeli, Hürmüz Boğazı'nın herhangi bir su yolu olmadığını söyleyerek, 'Hürmüz; enerji arzının, küresel ticaretin, deniz güvenliğinin, gıda fiyatlarının ve bölgesel istikrarın nabzının attığı stratejik bir geçittir. Bu hattaki gerilim, yalnızca Körfez'i değil; Asya'dan Avrupa'ya, Afrika'dan Akdeniz'e kadar geniş bir coğrafyayı ekonomik ve siyasi türbülansın içine sürüklemiştir. Bu nedenle ABD-İran mutabakatının kağıt üzerinde kalmaması, sahada karşılık bulması, Hürmüz'de geçiş güvenliğinin teminat altına alınması, nükleer programa ilişkin tartışmaların uluslararası hukuk ve denetim mekanizmaları zemininde yürütülmesi gerekmektedir. Önemle belirtmek isterim ki Pakistan'ın müzakere kapısını aralayan arabuluculuk gayreti, başta Türkiye olmak üzere Katar ve Suudi Arabistan'ın diplomatik destek ve temasları bize bir kez daha göstermiştir ki; İslam ülkeleri ortak akıl ve sorumluluk istikametinde hareket ettiğinde kan ve kaos senaryoları boşa düşmektedir. Bu vesileyle Sayın Cumhurbaşkanımıza ve Dışişleri Bakanımıza bu hassas süreci ülkemize yakışan bir hassasiyet ve sorumlulukla yönettikleri için bir kez daha teşekkür ediyorum. Bu tablo; İslam coğrafyasının çözüm masalarının kurucu iradesi olabileceğini göstermesi bakımından oldukça kıymetlidir. Barış kapısı aralanmışsa, o kapı güneşli bir sabaha açılana dek sonuna kadar zorlanacaktır. Bu kapının eşiğinde taş olup barış arzularının önünde duranlar, milletlerin huzur yürüyüşüne diken olup batanlar iyi bilmelidir ki kalıcı barış sağlandığında Orta Doğu'yu ateş çemberine çevirdikleri günlerin hesabından kaçamayacaklardır. İsrail içinden yükselen 'bu anlaşma bizi bağlamaz' feryatları, kan ve krizle beslenen siyasi vampirlerin hala sahnede olduğunu göstermektedir. Netanyahu yönetimi, Orta Doğu'da sükunet ihtimalini kendi siyasi gelecekleri için tehdit görmektedir. Uluslararası hukuku ayaklar altına alan, barışın önünde aşılmaz duvarlar örmeye kalkan bu çıban başı, döktüğü her damla kanın, yıktığı her hanenin hesabını er ya da geç ama mutlaka ve mutlaka, tarihin ve milletlerin huzurunda teker teker verecektir' dedi.</p>

<h3><strong>'CUMHURBAŞKANIMIZ GÖREVDEDİR'</strong></h3>

<p>Bahçeli, grup toplantısı sonrasında basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Bahçeli, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum'un seçim için olası tarihlerden birinin 6 Nisan 2028 olduğu yönündeki açıklamasına ilişkin, 'Seçimlerin zamanında yapılması ile Cumhurbaşkanımızın danışmanının verdiği tarih arasında saat farkı dahi yoktur. Önemli olan seçimin zamanında yapılmasıdır. Şu an için tartışılan her konunun artık açıklığa kavuşarak, Türkiye'yi istikrar içinde büyüten bir ülke yapısına kavuşturma zamanıdır. Onun için televizyonlarda yakinen takip ediyoruz; değişik isimler cumhurbaşkanı adayı olarak ortaya çıkıyor. Onlar üzerinde tartışmalar ve hesaplar yapılıyor. Millet seçimden önce seçime getirilmiş gibi gösterilmek isteniyor; bu doğru değildir. Cumhurbaşkanımız görevdedir, biz de arkasındayız' cevabını verdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.antalyahaber.net/bahceli-cumhurbaskanimiz-gorevdedir-arkasindayiz</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 13:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyahabernet.teimg.com/crop/1280x720/antalyahaber-net/uploads/2026/06/ekran-resmi-2026-06-16-135022.png" type="image/jpeg" length="18627"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gürlek: Biz görevimizi yapmaya devam ediyoruz]]></title>
      <link>https://www.antalyahaber.net/gurlek-biz-gorevimizi-yapmaya-devam-ediyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyahaber.net/gurlek-biz-gorevimizi-yapmaya-devam-ediyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adalet Bakanı Akın Gürlek, Avrupa Parlamentosu raportörünün değerlendirmelerine ilişkin raporun bağlayıcılığı olmadığını söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Adalet Bakanı Akın Gürlek, Avrupa Parlamentosu raportörünün kendisiyle ilgili değerlendirmelerine ilişkin açıklamalarda bulundu. Söz konusu raporun bağlayıcı olmadığını belirten Gürlek, görevlerini hukuk çerçevesinde sürdürdüklerini ifade ederek, çalışmalarına aynı kararlılıkla devam edeceklerini söyledi.</p>

<p>Adalet Bakanı Akın Gürlek, Avrupa Parlamentosu raportörünün kendisiyle ilgili değerlendirmelerine ilişkin, söz konusu raporun bağlayıcılığı bulunmadığını belirterek, 'Biz görevimizi yaptık, yapmaya da devam ediyoruz' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Adalet Bakanı Akın Gürlek, Kabine Toplantısı ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı. Gürlek, infaz düzenlemesine ilişkin çalışma olup olmadığı yönündeki soru üzerine, yalnızca suça sürüklenen çocuklara ilişkin bazı değerlendirme ve önerilerin Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne iletildiğini ifade ederek, 'Çocukların cezalarının infazına ilişkin bazı önerilerimiz var. Bu konuda kurulan komisyonun raporu bekleniyor' dedi.</p>

<h2><strong>'ÇALIŞMALAR BİRBİRİNDEN BAĞIMSIZ YÜRÜYOR'</strong></h2>

<p>Bakan Gürlek, 12'nci Yargı Paketi içerisinde 'Terörsüz Türkiye' sürecine ilişkin düzenleme bulunup bulunmadığına ilişin, 'Terörsüz Türkiye süreci ile yargı paketine ilişkin çalışmalar birbirinden bağımsız şekilde yürütülüyor. Terörsüz Türkiye sürecini Meclis yürütüyor. 12'nci Yargı Paketi'ne son şeklini vermek üzere Meclis'te yoğun bir hazırlık süreci devam ediyor. Bu çalışmalar birbirinden bağımsız ilerliyor. Ülkemizin farklı sorunlarını çözmeye yönelik çok önemli çalışmalar yürütülüyor' diye konuştu.</p>

<h3><strong>'O ŞAHSIN İDEOLOJİK YAKLAŞIMI FARKLI'</strong></h3>

<p>Bakan Gürlek, Avrupa Parlamentosu raportörünün kendisiyle ilgili değerlendirmelerinin sorulması üzerine, söz konusu raporun bağlayıcılığı bulunmadığını belirtti. Gürlek, görevlerini hukuk çerçevesinde yerine getirmeye devam ettiklerini söyleyerek, 'Biz görevimizi yaptık, yapmaya da devam ediyoruz. Zaten o şahsın ideolojik yaklaşımı farklı. Marjinal örgütlerle irtibatları da biliniyor. Hazırlanan rapor da tavsiye kararı' değerlendirmesinde bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.antalyahaber.net/gurlek-biz-gorevimizi-yapmaya-devam-ediyoruz</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 13:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyahabernet.teimg.com/crop/1280x720/antalyahaber-net/uploads/2026/06/images-9-dqqp.webp" type="image/jpeg" length="68378"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kurtulmuş, DEM Parti İmralı heyetini kabul etti]]></title>
      <link>https://www.antalyahaber.net/kurtulmus-dem-parti-imrali-heyetini-kabul-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyahaber.net/kurtulmus-dem-parti-imrali-heyetini-kabul-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, DEM Parti İmralı heyeti üyeleriyle görüştü. Görüşmede Terörsüz Türkiye süreci ve Meclis çalışmaları ele alındı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, DEM Parti İmralı heyeti üyeleri Pervin Buldan ve Mithat Sancar ile bir araya geldi. Görüşmede Terörsüz Türkiye sürecinde gelinen aşama, siyasi partilerle yürütülen temaslar ve TBMM’de yapılması planlanan düzenlemeler değerlendirilirken, sürecin başarıyla tamamlanmasına yönelik atılacak adımlar ele alındı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, DEM Parti İmralı heyeti üyeleri TBMM Başkan Vekili ve Van Milletvekili Pervin Buldan ile Şanlıurfa Milletvekili Mithat Sancar'ı kabul etti.</p>

<p>TBMM'nin sanal medya hesabından yapılan açıklamada, 'Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanımız Numan Kurtulmuş, DEM Parti İmralı heyeti üyeleri TBMM Başkan Vekili ve Van Milletvekili Pervin Buldan ile Şanlıurfa Milletvekili Mithat Sancar'ı kabul etti. Kabulde, DEM Parti İmralı heyetinin yaptığı çalışmalar, siyasi partilerle gerçekleştirilen temaslar ile 'Terörsüz Türkiye' sürecinde gelinen aşama ele alındı. Görüşmede ayrıca TBMM'de kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun raporunda belirtilen düzenlemeler ile 'Terörsüz Türkiye' sürecinin başarıyla tamamlanmasına ilişkin konular değerlendirildi. Şimdiye kadar süreç kapsamında önemli ilerlemeler ve başarılar kaydedildiği, siyaset kurumunun üstlendiği sorumluluklar doğrultusunda kayda değer önemli sonuçlar elde edildiğinin vurgulandığı görüşmede, bundan sonraki aşamada 'Terörsüz Türkiye' sürecinin başarıyla tamamlanabilmesi noktasında parlamentoda gerekli çalışmaların yapılarak düzenlemelerin hayata geçirilmesinin önemi ifade edildi' denildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.antalyahaber.net/kurtulmus-dem-parti-imrali-heyetini-kabul-etti</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 12:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyahabernet.teimg.com/crop/1280x720/antalyahaber-net/uploads/2026/06/agency/dha/kurtulmus-dem-parti-imrali-heyetini-kabul-etti.jpg" type="image/jpeg" length="19357"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye diplomasinin merkezi haline geliyor]]></title>
      <link>https://www.antalyahaber.net/cumhurbaskani-erdogan-turkiye-diplomasinin-merkezi-haline-geliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyahaber.net/cumhurbaskani-erdogan-turkiye-diplomasinin-merkezi-haline-geliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ankara Havalimanı’nın açılışında yaptığı konuşmada Türkiye’nin uluslararası diplomasinin merkezi haline geldiğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara Havalimanı ve bağlantı yollarının açılış töreninde yaptığı açıklamada, Türkiye’nin uluslararası diplomasi alanındaki konumunun güçlendiğini belirtti. Erdoğan, Ankara, İstanbul ve Antalya’nın küresel diplomasi trafiğinde önemli merkezler haline geldiğini vurgulayarak, önümüzdeki dönemde Türkiye’nin birçok uluslararası zirveye ev sahipliği yapacağını ifade etti.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 'Türkiye; Ankara'sı, İstanbul'u ve Antalya'sı ile artık uluslararası diplomasinin de kalbinin attığı yer olmaya başlamıştır' dedi.</p>

<p>Ankara'da yenilenen Etimesgut Havalimanı, Ankara Havalimanı adıyla hizmete alındı. 'Ankara Havalimanı ve Bağlantı Yolları Açılış Töreni'nde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2026 senesinin her alanda zirveye oynayan Türkiye için zirveler yılı olarak devam ettiğini söyledi. Erdoğan, 'Bizler de tüm kurumlarımızla, tüm kadrolarımızla bu önemli senenin hakkını verebilmek için canla başla çalışıyoruz. Türkiye Yüzyılı'na giden yolda kimsenin bizi hedeflerimizden alıkoymasına, motivasyonumuzu kırmasına, insicamımızı bozmasına müsaade etmiyoruz. Sadece 86 milyon vatandaşımızın değil, kaderini kaderimizle bir gören yüz milyonlarca kardeşimizin güçlü yarınları için uğraşıyoruz' dedi.</p>

<h2><strong>'NATO'YA EV SAHİPLİĞİ YAPACAĞIZ'</strong></h2>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, 5-7 Haziran tarihleri arasında 183 farklı ülkeden 5 bini aşkın katılımcının iştirak ettiği Sıfır Atık Forumu'nu İstanbul'da icra ettiklerini kaydederek, 'Ekim ayında 77'nci Uluslararası Uzay Kongresi ve devamında Türk Devletleri Teşkilatı 13'üncü Liderler Zirvesi, Türkiye'de toplanacak. Kasım'da 197 ülkeden 100 binin üzerinde katılım beklediğimiz Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferanslarının 31'incisini gerçekleştireceğiz. Bunların arifesinde 7-8 Temmuz tarihlerinde NATO Liderler Zirvesi'ne Ankara'mızda ev sahipliği yapacağız. Sadece ev sahipliği yapacağı uluslararası etkinliklerde değil, Türkiye'nin çekim merkezi olma vasfı yabancı heyet ziyaretlerinde de görülüyor. Özellikle Başkent Ankara'nın diplomasi trafiğindeki konumu her geçen yıl güçleniyor. Türkiye'nin küresel siyasetteki ağırlığı arttıkça Ankara'ya ziyarete gelen yabancı heyetlerin sirkülasyonu da artıyor. Yalnızca 4 saatlik uçuş mesafesiyle 1,5 milyar insanın yaşadığı 67 ülkenin kalbinde yer alan Türkiye; Ankara'sı, İstanbul'u ve Antalya'sı ile artık uluslararası diplomasinin de kalbinin attığı yer olmaya başlamıştır. Tabii bir de buna Ankara'nın giderek artan nüfusunu ve gelişen sanayisini eklediğimizde şehrimize yapılan her türlü yatırımın değeri anlaşılmaktadır' diye konuştu.</p>

<h3><strong>'TRAFİKTE RAHATLAMA OLACAKTIR'</strong></h3>

<p>9 günlük bayram tatili boyunca havalimanlarının tamamında 51 bin 962 uçak trafiğinin gerçekleştiğini, 7 milyon 618 bin yolcuya hizmet sunulduğunu anımsatan Erdoğan, 'Esenboğa Havalimanımız; 2 bin 557 uçak trafiği ve 382 bin yolcu sayısıyla ülkemizin en yoğun 4'üncü havalimanı oldu. 20 sene önce yıllık 3 milyon yolcuya hizmet veren Esenboğa Havalimanı, bugün yıllık 15 milyon civarında yolcuya hizmet veriyor. Nereden nereye. Artan yolcu sayısının özellikle çevre yolu ve havalimanı güzergahında oluşturduğu trafik sıkışıklığını hepimiz çok iyi biliyoruz. Ankara Havalimanı'nın hizmete girmesiyle Esenboğa'nın hem hava yolu hem kara yolu trafiğinde inşallah bir rahatlama olacaktır' ifadelerini kullandı.</p>

<h3><strong>'HAVALİMANIMIZ YENİDEN AYAĞA KALKMIŞ OLDU'</strong></h3>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:</p>

<p>'Ankara Havalimanı ile Başkentimize yeni bir proje kazandırmakla kalmadık, havacılık tarihimizde derin izler bırakmış bir eseri de ihya ettik. 1933 yılında Gazi Mustafa Kemal'in emriyle inşa edilen ve uzun yıllar askeri havacılığın merkezi olan havalimanımız, yeni çehresi ve imkanlarıyla yeniden ayağa kalkmış oldu. Burayı uçuşlara uygun hale getirmek üzere iki etap halinde planladığımız bu projeyi, 8 ay gibi çok kısa bir sürede başarıyla tamamladık. Pist uzunluğunu 2 bin 450 metreden 3 bin metreye, pist genişliğini ise 42 metreden 60 metreye çıkardık, banketleri tamamen yeniledik. Pist başlarına toplam 15 bin metrekare büyüklüğünde 2 adet dönüş cebi inşa ettik. 160 bin metrekarelik yeni apron alanıyla, 44 uçağın eş zamanlı olarak güvenle park edebileceği yüksek bir kapasite oluşturduk. Pist, apron ve taksi yollarıyla birlikte toplam 60 bin metrekare kaplamalı imalat gerçekleştirdik. Taksi yollarının tamamını kazı-dolgu ve asfalt üretimleriyle yeniledik; bunları ilave paralel ve bağlantı yollarıyla destekledik. Pist ve taksi yollarının aydınlatma sistemleri, yaklaşma ışıkları, yönlendirme levhaları Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü standartlarına göre modernize edildi. Diğer taraftan; 4 bin 800 metrekare kapalı alana ve 310 araç kapasiteli açık otoparka sahip Devlet Konukevi de burada inşa edildi. Tüm bu çalışmalarla Ankara Havalimanımızı; genişletilmiş pisti, yeni apronları, modern taksi yolları ve güncellenmiş altyapısıyla geniş gövdeli uçaklara ve resmi uçuşlara hazır hale getirdik.'</p>

<h3><strong>'HEYETLERİN DOĞRUDAN ULUŞAMINI SAĞLAYACAĞIZ'</strong></h3>

<p>Erdoğan, Başkent Havacılık Köprüsü ve bağlantı yollarının da hizmete giren yatırımlar olduğunu söyleyerek, '140 metre uzunluğundaki Başkent Havacılık Köprümüz, yüksek hızlı tren hattı üzerine inşa edilmiştir. 10 bin tonluk tabliye, Türkiye'de ilk defa uygulanan bir yöntemle köprüye yerleştirilmiştir. Bağlantı yolumuz; 6,5 kilometrelik kesimi bölünmüş yol, 6 kilometrelik kısmı tek yol standardında olmak üzere toplam 12,5 kilometre uzunluğundadır. Bölünmüş yol kesiminde yer alan 3 kilometrelik bağlantı yolu ile NATO Zirvesi'ne katılan heyetlerin doğrudan ulaşımını sağlayacağız. Böylece Ankara Havalimanımızdan Kızılay'a 17 kilometre, Ümitköy'e ise 7 kilometrelik güçlü bir ulaşım ağı kurmuş oluyoruz' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>'YENİ MÜJDELERLE ÇIKACAĞIZ'</strong></h3>

<p>Erdoğan, 230 gün gibi rekor bir sürede tamamlanan yatırımlarda emeği geçenleri tebrik ederek, 'Bakanlıklarımızı, kurumlarımızı, firmalarımızı, bu eserlerde alın teri olan her bir kardeşimi kutluyor; Rabb'im hepsinden razı olsun diyorum. Önüne gelen esere çamur atmayı, ülkeye ve millete kazandırılan her eseri kötülemeyi marifet zannedenlere ise sadece şunu söylüyorum; 23 yıldır hep Türkiye için çalıştık, bu millete hizmet ettik. Sizin hayal dahi edemeyeceğiniz eserleri biz vatandaşlarımızın istifadesine sunduk. Eser ve hizmet üretirken kendimizi değil, her zaman şehirlerimizin geleceğini düşündük. İnşallah bundan sonra da Türkiye için çalışmaya, yatırımlarımıza yenilerini eklemeye devam edeceğiz. Bu sene içinde Ankaralı kardeşlerimizin huzuruna yeni açılışlar, eserler ve müjdelerle çıkacağımızı burada ifade etmek istiyorum. Unutmayın; 'hizmet eden izzet bulur' anlayışıyla kimseyi ayırmadan, kimseyi dışlamadan 86 milyon vatandaşımızın hizmetkarı olmayı, bu emaneti hakkıyla taşımayı sürdüreceğiz' ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.antalyahaber.net/cumhurbaskani-erdogan-turkiye-diplomasinin-merkezi-haline-geliyor</guid>
      <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 15:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyahabernet.teimg.com/crop/1280x720/antalyahaber-net/uploads/2026/06/cumhurbaskani-erdogan-aa-2461954.jpg" type="image/jpeg" length="47257"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Murat Emir: Bu hafta CHP grup toplantısı yapılmayacak]]></title>
      <link>https://www.antalyahaber.net/murat-emir-bu-hafta-chp-grup-toplantisi-yapilmayacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyahaber.net/murat-emir-bu-hafta-chp-grup-toplantisi-yapilmayacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Grup Başkan Vekili Murat Emir, CHP Genel Merkezi’nin TBMM’de grup toplantısı için başvuru yapmadığını belirterek bu hafta grup toplantısı düzenlenmeyeceğini açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>CHP Grup Başkan Vekili Murat Emir, TBMM’de yaptığı açıklamada CHP Genel Merkezi tarafından grup toplantısı için başvuru yapılmadığını duyurdu. Emir, Genel Başkanın örgütlerin yoğun çalışmaları nedeniyle yorgunluğunu dikkate alarak bu hafta grup toplantısı yapmama kararı aldığını belirtirken, parti içindeki kurultay ve disiplin tartışmalarına ilişkin de dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>CHP Grup Başkan Vekili Murat Emir, CHP Genel Merkezi tarafından TBMM Başkanlığına grup toplantısı yapmak için başvuru yapılmadığını belirterek, 'Bu karardan memnuniyet duyduk ve Sayın Genel Başkanımız özellikle örgütlerimizin bize verdiği yoğun destek nedeniyle örgütlerimizin yorgunluğunu görüp hissederek, bu hafta grup toplantısı yapmama kararı almıştır' dedi.</p>

<p>CHP Grup Başkan Vekili Murat Emir, TBMM'de basın toplantısı düzenledi. 'CHP Genel Başkanının, CHP Grup Başkanının hiyerarşik üstüdür' yönündeki söylemlere ilişkin konuşan Emir, 'Grup Başkanının seçilme yolu açıktır ve bu 'Siyasi Partiler Kanunu'ndan kaynaklı olarak bizim iç yönetmeliğimize koyulmuş açık bir hükümdür. Bakın kanunda, 'Partinin genel başkanı milletvekili ise parti grubunun da başkanıdır, değilse grup başkanı, grup üyeleri arasından iç yönetmelikle gösterilen yöntemle seçilir.' Dolayısıyla bir şekilde atanan ve şu anda genel başkanlık konumunda olan bir kişinin, grup başkanımızla ilgili bir tasarrufta bulunma hakkı yoktur. Bunun üzerindeki tartışmalar boştur. Bir başka konu; Parti Meclisi'nde üstünlüğü sağlayacağız ve gruba gözdağı verecekler diye 9 arkadaşımızı tedbirli olarak disipline sevk ettiler. Bu karar tamamen hukuksuzdur ve parti tüzüğümüz çiğnenmiştir. Tüzüğümüzün 63'üncü maddesi son derece açık, aynen okuyorum; 'Parti Meclis üyeleri, büyükşehir belediye başkanları, milletvekilleri özel korumaya tabidir.' Yani bir üyeyi, bir il yönetim kurulu üyesini veya bir il başkanını görevden aldığın gibi milletvekillini, büyükşehir belediye başkanını tedbirli bir şekilde disipline sevk edemezsin diyor. Burada özel bir hüküm söz konusu; çünkü söz konusu olan bir milletvekilidir. Milletvekilleri söz konusu olduğunda diyor ki, 'MYK karışamaz. Parti Meclisi karar verir.' 63'üncü maddenin 1'inci fıkrasında hiçbir tereddüde yer bırakmıyor' ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Emir ayrıca tüzüğün 5'inci maddesinde yer alan 'ivedi durumlar'ın il yönetimlerinin yetkisini devralmak için hazırlandığını belirtti ve tedbirli ihraç kararı verilerek Yüksek Disiplin Kurulu'na sevk edilen 9 kişinin geri döneceğini söyledi.</p>

<h2><strong>'GRUP BAŞKAN VEKİLİ ATAMA YETKİSİ YOK'</strong></h2>

<p>Mersin Milletvekili Ali Mahir Başarır ile İstanbul Milletvekili Gökhan Günaydın'ın grup başkan vekilliği görevinin düşürülmesinin doğru bir karar olmadığını söyleyen Emir, 'İç yönetmelik madde 7 veya bu iç yönetmeliğin, iç tüzüğün ya da 'Siyasi Partiler Yasası'nın herhangi bir maddesinde; genel başkanın grup başkan vekili atama yetkisini göstersinler. Böyle bir şey yok. Sadece bizde değil tüm partiler iç yönetmeliklerinde böyle bir yetki yok. Çünkü tüm yönetmelikler ilgili yasaya göre hazırlanır. 'Tayyip Erdoğan atıyor', hayır o da atamıyor, işaret ediyor onlar da seçiyor. Sonuç itibarıyla grup başkan vekilleri gruptan seçilir. İlk 2 yıl sonucunda genel başkan grup başkan vekillerinden memnunsa görevini uzatabilir. 'Ben senden memnun değilim, bunu getireceğim' diyemez. Bunu söyleyen varsa ona sorun, 'Hangi maddeye dayanıyorsunuz?' 'Biz hukuk tanımayız' diyorlarsa ayrı mesele zaten tanımadıklarını da biliyoruz; ancak biz ısrarla soruyoruz. Meclis Başkanımız, grup başkan vekillerimizin alelacele görevden alındığını varsayarak yanlış bir uygulamanın içerine düşmüştür. Hem bizim iç tüzüğümüzü hem iç yönetmeliğimizi hem de anayasayı yok saymıştır. Burada madde 7'nin 1'inci fıkrasının son cümlesinde diyor ki, 'Yenisi seçilene kadar grup başkan vekili görevine devam eder.' Yani velev ki grup başkan vekillerimizin görevden alınmasını hukuka uygun sayıp ki asla değil; ama bu durumda dahi yenileri seçilene kadar mevcutlar devam eder. Sayın Meclis Başkanı; bu hükmü niye yok saydınız? Saymamalıydınız, olmamıştır' diye konuştu.</p>

<h3><strong>'900 İMZAYI ÇARŞAMBA TESLİM EDECEĞİZ'</strong></h3>

<p>Emir, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi'nin 2024 ve 2025 yılında yapılan parti tüzüğü ile ilgili karar almadığı için tüzüğün geçerli olduğunu vurguladı ve 20 Temmuz öncesi parti kurultay kararı ile Yargıtay'ın dosya ile ilgili karar vermesi gerektiğini ifade etti. Emir, 'Biz kurultay kararı almak üzere 900'e yakın imza ile 74 il başkanımız ve bizimle birlikte hareket etmeyen il başkanlarımızın bulunduğu yerlerdeki delegeler de ağırlıklı olarak bizi desteklemektedir, milletle yan yana durmaktadır. Onlarla birlikte genel merkezimize olağanüstü kurultay talebini ileteceğiz. Bu tartışmaları lütfen hukuki zeminden kaydırmayın. 'Olağanüstü kurultay yapamayız' diyorlar. İmza toplandı, Parti Meclisi düştü; 'Hayır yapamayız.' Niye? 'Tedbirle göreve geldik.' Tedbirle gelen istediğini görevden alıyor; ama asıl yapması gereken olağanüstü kurultayı yapmaktan kaçıyor. Ben buradan tekrar sesleniyorum; vakit geç değildir. CHP'yi böyle bir girdaptan kurtarmak kolaydır. Bu onur herkese yakışır. Herkesi sorumlu ve sağduyulu davranmaya davet ediyoruz. Biz sorumlu, sağduyulu, soğukkanlı olmaya devam edeceğiz ve ısrarla kurultay talebimizi tekrarlıyoruz. Bunun bir gereği olarak da 900 imzamızı çarşamba günü genel merkeze götüreceğiz' dedi.</p>

<h3><strong>'MİLLETİN SESİNİ DUYMAK İÇİN GEÇ DEĞİLDİR'</strong></h3>

<p>CHP Genel Merkezi tarafından TBMM Başkanlığına grup toplantısı yapmak için başvuru yapılmadığını aktaran Emir, 'Bu karardan memnuniyet duyduk ve Sayın Genel Başkanımız özellikle örgütlerimizin bize verdiği yoğun destek nedeniyle örgütlerimizin yorgunluğunu görüp hissederek, bu hafta grup toplantısı yapmama kararı almıştır. Bu süreçte bize destek olan, emek veren, ter döken, toplantılarımıza, yürüyüşlerimize, grup toplantılarımıza, mitinglerimize gelen, gelemeyip de televizyonlardan izleyen, gelemeyip de yüreğinin o gücünü sıcaklığını gönderen milyonlara sonsuz teşekkür ederiz. Herkes bilsin ki siyaset millet için yapılır, milletle birlikte yapılır ve milletin sesini duymak için hala geç değildir' değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>Emir, öte taraftan yeni bir parti ile ilgili spekülasyon yapıldığını dile getirdi ve partiden ayrılmayacaklarını söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.antalyahaber.net/murat-emir-bu-hafta-chp-grup-toplantisi-yapilmayacak</guid>
      <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 15:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyahabernet.teimg.com/crop/1280x720/antalyahaber-net/uploads/2026/06/agency/dha/murat-emir-bu-hafta-chp-grup-toplantisi-yapilmayacak.jpg" type="image/jpeg" length="50320"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Cemil Tugay: CHP’den istifa etmenin bir anlamı yok]]></title>
      <link>https://www.antalyahaber.net/cemil-tugay-chpden-istifa-etmenin-bir-anlami-yok</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyahaber.net/cemil-tugay-chpden-istifa-etmenin-bir-anlami-yok" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, CHP’deki kurultay tartışmaları ve yeni parti iddialarına ilişkin açıklamalarda bulunarak partiden istifa etmeyi düşünmediğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, CHP kurultay davası sonrası gündeme gelen istifa, görevden alma ve yeni parti iddialarına ilişkin önemli açıklamalar yaptı. CHP’nin birlik ve bütünlüğünün korunması gerektiğini vurgulayan Tugay, mevcut süreç devam ederken partiden ayrılmanın anlamlı olmadığını belirterek çözümün kurultay ve parti içi uzlaşıyla sağlanabileceğini ifade etti.</p>

<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, CHP kurultay davasında mahkemenin 'mutlak butlan' kararı sonrası gündeme gelen istifa, görevden alma ve yeni parti iddialarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. CHP'nin bir bütün olarak korunması gerektiğini belirterek, sürecin parti içi uzlaşı ve kurultay iradesiyle çözülebileceğini ifade eden Başkan Tugay, 'CHP bizim çatımız. Böyle bir süreç devam ederken, bu konuda henüz sonuç oluşmamışken partiden istifa etmenin bir anlamı yok. Atatürk'ün kurduğu bir dünya görüşünün etrafında kümelenmiş ve o doğrultuda çalışmalar yapan insanlar olarak biz bir bütünüz. Burada herhangi birimizin bireysel olarak karar verme durumu yok' dedi.</p>

<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, merhum İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Piriştina'nın vefatının 22'nci yıl dönümü nedeniyle Aşağı Narlıdere Mezarlığı'nda düzenlenen anma töreninin ardından basın mensuplarının gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. Başkan Tugay, Cumhuriyet Halk Partisi'nde, 'mutlak butlan' kararı sonrası kamuoyunda oluşan tartışmalara dair değerlendirmelerde bulundu.</p>

<h2><strong>'PARTİDEN İSTİFA ETMENİN BİR ANLAMI YOK'</strong></h2>

<p>Partiden istifa edeceği yönündeki iddialara yanıt veren Tugay, 'İstifa etme gibi bir düşüncem yok. İstifa etmemiz demek, CHP'den ayrılmamız demek. CHP bizim çatımız. İnsanların bizi seçerken siyasi olarak tercih ettikleri partidir. Bu, kendi başına karar verilebilecek bir durum değil; bunun için gerçekten son noktaya ulaşmış bir süreç gerekir. Ben her şeyden önce Genel Başkanımız Özgür Özel'in ve onunla birlikte hareket eden insanların tavrının çok önemli olduğunu düşünüyorum. O da şu an için partiden ayrılmıyor. Siyasi süreçte herkes şunu istiyor; parti içerisinde bu konu çözülsün, CHP'de bir kurultay süreci olsun. Kurultay sonunda delegelerin ya da Özgür Özel'in söylediği üzere üyelerle de yapılabilme seçeneğiyle, parti tabanının belirlediği kimse, onun liderliğinde CHP birliğini ve bütünlüğünü bozmadan devam etsin. Bu değerli bir görüştür. Böyle bir süreç devam ederken, henüz sonuç oluşmamışken partiden istifa etmenin bir anlamı yok. Hepimiz için en önemli olan şey, partimizin örgüt yapısı, üyeleri ve en önemlisi bize inanmış seçmenin birliğini ve bütünlüğünü kaybettirmeden bu süreci yürütmektir. Aksi takdirde süreç bireyselleşir. Atatürk'ün kurduğu bir dünya görüşünün etrafında kümelenmiş ve o doğrultuda çalışmalar yapan insanlar olarak biz bir bütünüz. Burada herhangi birimizin bireysel olarak karar verme durumu yok' dedi.</p>

<h3><strong>'GÖREVDEN ALINMA ABARTILI, GERÇEK DIŞI GÖRÜNÜYOR'</strong></h3>

<p>Görevden alınma konusu ile ilgili de gelen soruya ise Başkan Tugay, 'Görevden alınma konusu şu an çok abartılmış ve gerçek dışı bir durum olarak görünüyor. Bu konuda bir beklentim ya da hazırlığım yok. Bu, birileri tarafından dillendirilmeye çalışılıyor. Bunlar genellikle iyi niyetli olmayan kişiler. İzmir'de benim belediye başkanlığımı başından beri sindirememiş ya da görevden alınmam durumunda bundan mutlu olacak kişilerin bu konuyu büyütmeye çalıştığını görüyorum. Ancak gerçekte bunun için bir neden görmüyorum' diye cevap verdi.</p>

<h3><strong>'O TÜR İŞLERİN İNSANI DEĞİLİM'</strong></h3>

<p>Kurultay davası sürecini de değerlendiren Cemil Tugay, şunları söyledi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>'Kurultayla ilgili bağlantılı bir dava var. Benim de adımın geçtiğinin farkındayım. Ancak dava sürecinde bir kurultay delegesinin ifadesi yer alıyor. Bu ifadenin tamamen 'Ben böyle bir şey duydum' şeklinde olduğunu, hiçbir somut delile dayanmadığını görebilirsiniz. Bunun dışında benimle ilgili beyanda bulunan başka kimse yok. Her türlü yemini edebilirim, her türlü ispatı da ortaya koyabilirim. Kurultay sürecinde etik ya da ahlak dışı en ufak bir hareketim olmadı. Ben o tür işlerin insanı değilim. Benim bilgim dahilinde de herhangi bir şey olmadı. Ama benim kesinlikle bilgim dahilinde olan ya da kendi yaşadığım kurultayda herhangi bir usulsüzlük olmadı. Benim dahil olduğum hiçbir şey yok. O nedenle oradan da bir şey beklemiyorum. Ülkemizin içinde bulunduğu siyasi ve politik ortam zaman zaman beklenmeyen gelişmelere yol açabiliyor; ancak ben böyle bir sonuç beklemiyorum. 'Benden sonra falanca kişi devam etsin' gibi bir ifadede de bulunmadım. Bu tür iddiaları dile getirenlerin iyi niyetli olduklarını düşünmüyorum.'</p>

<h3><strong>'CHP BİRLİĞİNİ, BÜTÜNLÜĞÜNÜ BOZMADAN BU SÜRECİ ATLATIR'</strong></h3>

<p>Yeni parti iddialarına ilişkin ise Başkan Tugay, 'Önemli olan şu anda partimizin bütün örgütünün, üyelerinin ve genel başkanımızın çizeceği yoldur. Özgür Özel ile yakın zamanda görüştüm. Yakın zamanda parti kurma yönünde bir çabanın olacağını düşünmüyorum. Özgür Başkan defalarca bunu söyledi; 'Biz parti içinde tüm süreçleri tüketene kadar ayrılmayı düşünmeyiz; ancak gerçekten tükenirse ondan sonra böyle bir adım atabiliriz' dedi. CHP içinde bir uzlaşma sağlanacağı ve çözüm noktasına gidileceğine dair halen bir beklenti var. Özgür Özel'in de bu yönde bir beklentisi bulunuyor. Kurultayla ilgili dilekçeler veriliyor. Ben de kurultay delegesi olarak kurultay yapılmasına yönelik başvuruda bulunanlardanım. Umuyorum ki bir aklıselim galip gelir ve CHP birliğini, bütünlüğünü bozmadan bu süreci atlatır' dedi.</p>

<p>CHP'de yaşanan ihraç taleplerine ilişkin de Cemil Tugay, 'O sürecin hangi mantıkla ve gerekçelerle yürütüldüğünü gerçekten bilmiyorum. Dileğim, partimizin bir kişi bile kaybetmeden birliğini ve bütünlüğünü koruyarak, halkımızın güvenini de zedelemeden bu süreci sürdürmesidir' diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.antalyahaber.net/cemil-tugay-chpden-istifa-etmenin-bir-anlami-yok</guid>
      <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 14:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyahabernet.teimg.com/crop/1280x720/antalyahaber-net/uploads/2026/06/agency/dha/cemil-tugay-chpden-istifa-etmenin-bir-anlami-yok.jpg" type="image/jpeg" length="65344"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hakan Fidan, Rusya’ya resmi ziyaret gerçekleştirecek]]></title>
      <link>https://www.antalyahaber.net/hakan-fidan-rusyaya-resmi-ziyaret-gerceklestirecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyahaber.net/hakan-fidan-rusyaya-resmi-ziyaret-gerceklestirecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, 16-17 Haziran’da Rusya’yı ziyaret edecek. Görüşmelerde ikili ilişkiler ve bölgesel gelişmeler ele alınacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Rusya Federasyonu Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un daveti üzerine 16-17 Haziran tarihlerinde Rusya’yı ziyaret edecek. Ziyarette Türkiye-Rusya ilişkilerinin yanı sıra Ukrayna savaşı, Karadeniz güvenliği ve bölgesel gelişmelerin gündeme gelmesi bekleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, 16-17 Haziran'da Rusya Federasyonu'nu (RF) ziyaret edecek.</p>

<p>Bakanlık kaynaklarından alınan bilgiye göre, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Rusya Federasyonu Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov'un daveti üzerine 16-17 Haziran'da Rusya Federasyonu'nu ziyaret edecek. Dışişleri Bakanı Fidan, Rusya'ya son ikili ziyaretini 26-27 Mayıs 2025 tarihlerinde gerçekleştirmişti. Bakan Fidan ile Rusya Federasyonu Dışişleri Bakanı Lavrov arasındaki son görüşme ise 18 Nisan 2026 tarihinde Beşinci Antalya Diplomasi Forumu kapsamında gerçekleştirilmişti.</p>

<h2><strong>PUTİN TARAFINDAN KABUL EDİLECEK</strong></h2>

<p>Dışişleri Bakanı Fidan'ın Moskova'ya gerçekleştireceği ziyaret kapsamında Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Putin tarafından kabul edilmesi, Rus mevkidaşı Sergey Lavrov ve diğer üst düzey yetkililerle görüşmesi planlanıyor. Bakan Fidan'ın ziyaret kapsamında ayrıca, Rusya Federasyonu'nda faaliyet gösteren Türk iş insanlarıyla bir araya gelmesi öngörülüyor. Dışişleri Bakanı Fidan'ın söz konusu ziyaret kapsamında gerçekleştireceği görüşmelerde; iki ülke arasındaki ilişkilerin bölgesel istikrar ve refah için kritik önemde olduğunu vurgulaması, başta ticaret, enerji, güvenlik, konsolosluk konuları olmak üzere, ikili ilişkileri ilgilendiren hususları karşıtlarıyla detaylı olarak ele alması, Türkiye'nin Ukrayna ve Rusya arasındaki savaşta kalıcı barış sağlanmasına yönelik diplomatik çabalara olan bağlılığını ifade etmesi, bu çerçevede Türkiye'nin, 2022 ve 2025 yıllarında olduğu gibi, Rusya ve Ukrayna arasındaki müzakerelerin müteakip turuna ev sahipliği yapmaya hazır olduğunu bir kez daha dile getirmesi, Karadeniz'de artan gerilimin bölgesel ve küresel huzura tehdit oluşturduğuna, son dönemde meydana gelen hadiselerin çok boyutlu riskler doğurduğuna işaret etmesi, Türkiye'nin Karadeniz'de seyrüsefer güvenliği mekanizması ile enerji altyapısı ve limanları kapsayacak bir ateşkese ilişkin önerisinin halen masada olduğuna dikkat çekmesi bekleniyor. Bakan Fidan'ın ayrıca, Türkiye'nin ABD ile İran arasında kalıcı barışın tesisini desteklediğini, Hürmüz Boğazı'nda savaş öncesi duruma dönülmesi ve seyrüsefer serbestisinin muhafaza edilmesi gerektiğini vurgulaması, Suriye'de istikrar, güvenlik, kalkınma ve refahın temini için uluslararası toplumun Suriye hükümetine desteğini sürdürmesinin önemine işaret etmesi, öte yandan, İsrail'in saldırgan ve yayılmacı politikalarının tüm bölgedeki güvenlik ve istikrarı tehlikeye attığını, İsrail'in Gazze'deki ateşkes ihlallerinin, Batı Şeria'da yasa dışı yerleşimleri genişleten adımlarının ve Lübnan'daki işgalinin engellenmesi gerektiğinin altını çizmesi öngörülüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.antalyahaber.net/hakan-fidan-rusyaya-resmi-ziyaret-gerceklestirecek</guid>
      <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 12:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyahabernet.teimg.com/crop/1280x720/antalyahaber-net/uploads/2026/06/hakan-fidan-rusyaya-resmi-ziyaret-gerceklestirecek.jpg" type="image/jpeg" length="57971"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Erdoğan’dan Azerbaycan’ın Milli Kurtuluş Günü mesajı]]></title>
      <link>https://www.antalyahaber.net/erdogandan-azerbaycanin-milli-kurtulus-gunu-mesaji</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyahaber.net/erdogandan-azerbaycanin-milli-kurtulus-gunu-mesaji" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Azerbaycan’ın 15 Haziran Milli Kurtuluş Günü’nü yayımladığı mesajla kutladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Azerbaycan’ın 15 Haziran Milli Kurtuluş Günü dolayısıyla bir kutlama mesajı yayımladı. Erdoğan, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki kardeşlik bağlarına vurgu yaparak, Azerbaycan halkına Türkiye’nin selam ve muhabbetlerini iletti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Azerbaycan'ın 15 Haziran Milli Kurtuluş Günü'nü tebrik etti.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, sanal medya hesabından yaptığı paylaşımda, 'Can Azerbaycan'ın 15 Haziran Milli Kurtuluş Günü'nü en içten dileklerimle tebrik ediyor; bir milletin iki devleti, tek yürek taşıyan evlatları olduğumuz Azerbaycanlı tüm kardeşlerimize Türkiye'nin selam ve muhabbetlerini iletiyorum' dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.antalyahaber.net/erdogandan-azerbaycanin-milli-kurtulus-gunu-mesaji</guid>
      <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 12:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyahabernet.teimg.com/crop/1280x720/antalyahaber-net/uploads/2026/06/recep-tayyip-erdoganaa-2417238.jpg" type="image/jpeg" length="27145"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[DEM Parti’den süreç için yasal güvence çağrısı]]></title>
      <link>https://www.antalyahaber.net/dem-partiden-surec-icin-yasal-guvence-cagrisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyahaber.net/dem-partiden-surec-icin-yasal-guvence-cagrisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, ‘Terörsüz Türkiye’ sürecinin ilerlemesi için yasal düzenlemelerin hızla hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, TBMM’de yaptığı açıklamada ‘Terörsüz Türkiye’ sürecinin kalıcı sonuçlar üretebilmesi için hukuki güvence sağlayacak yasal düzenlemelerin hayata geçirilmesi gerektiğini belirtti. Koçyiğit, sürecin demokratikleşme ve barış hedefleri açısından önem taşıdığını vurgulayarak Meclis’e hızlı adım atma çağrısında bulundu.</p>

<p>DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, 'Terörsüz Türkiye' sürecine ilişkin, 'Kalıcı barış demokratikleşmeyle güçlenir, demokrasi de yasayla taçlanmış bir barışla büyür. O anlamıyla barış ve demokrasi mücadelesini birbirinden ayırmadığımız gibi barışın hukuksal bir güvenceye ihtiyacı var' dedi.</p>

<p>DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, TBMM'de basın toplantısı düzenledi. Koçyiğit, CHP 38'inci Olağan Kurultayı'na yönelik 'mutlak butlan' kararıyla ilgili, 'Bu karar sadece bir siyasal partiye özgü olarak ele alınamaz. Mesele demokratik siyasetin işleyişi, seçim hukukunun temel ilkeleri ve halk iradesinin güvencesiyle doğrudan ilişkili bir meseledir. Bu noktada son yıllarda dünya sisteminde yaygın olan bir kavrama atıfta bulunmak istiyorum, yargı silahı. Yani yargının ve hukuk mekanizmalarının siyasal alanı yeniden şekillendirmek, siyasal ve toplumsal muhalefeti zayıflatmak ve belirli siyasal sonuçlar üretmek amacıyla kullanılması yani yargının araçsallaştırılması. Türkiye'de son yıllarda yaşanan birçok gelişme gibi CHP kurultayını ilişkin mutlak butlan kararı da yargının siyasal mücadelenin merkezine yerleştirilmesi tartışmalarının en çarpıcı örneklerinden birisidir. Bugün kuvvetler ayrılığı, denge-denetleme sistemi, yargı bağımsızlığının ortadan kalktığını açık ve net bir şekilde görüyoruz. Yargının bağımsızlığı meselesinin, kuvvetlerin birliği bakış açısıyla dizayn edildiği ve bununla da siyasa ve toplumsal yaşamın dönüştürülmeye çalışıldığını görüyoruz' ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>'BARIŞ MESAİSİ YAPMAYA İHTİYACIMIZ VAR'</strong></h2>

<p>'Terörsüz Türkiye' süreci kapsamında Türkiye'nin çok kritik bir süreçten geçtiğini kaydeden Koçyiğit, 'Atılmayan adımlar, toplumda sürece dair güvensizliği derinleştiriyor. Bu sürecin yasal çerçeve ile sonuçlandırılması, ilerlemesi ve sonuç üretmesi, hem bizim hem de toplumumuzun temel beklentisidir. Bugün çözümün adresi elbette demokratik siyasettir, Meclis'tir. Bu nedenle Meclis kapanmadan önce ihtiyaç duyulan yasal çerçevenin, düzenlemelerin hızla gündeme alınması ve uzun süre tartışılan çerçeve yasanın bir an önce Meclis'e sunulması ve ivedilikle yasalaşması gerekiyor. Süreci hukuki güvenceye kavuşturacak adımların atılması gerekiyor. Meclis bu süreçte etkin bir şekilde rolünü oynamalı ve yasama dönemi bitmeden hızlı biçimde yol haritasına uygun adım atmalıdır. Artık barış mesaisi yapmaya ihtiyacımız var. Barışın yasaya ihtiyacı var, Meclis'in de barış mesaisi yapmaya ihtiyacı var. Buradan kaçmak, görmezden gelmek, zamana yaymak doğru bir yaklaşım değil. Bunun sonucunda bütün Türkiye halklarının kaybedeceği sonuçlar olabileceğini görmemiz ve bu nedenle elimizi çabuk tutmamız, barış için acele etmemiz gerektiğinin altını çizmemiz gerekiyor. Kalıcı barış demokratikleşmeyle güçlenir, demokrasi de yasayla taçlanmış bir barışla büyür. O anlamıyla barış ve demokrasi mücadelesini birbirinden ayırmadığımız gibi barışın hukuksal bir güvenceye ihtiyacı var' diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.antalyahaber.net/dem-partiden-surec-icin-yasal-guvence-cagrisi</guid>
      <pubDate>Thu, 11 Jun 2026 14:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyahabernet.teimg.com/crop/1280x720/antalyahaber-net/uploads/2026/06/agency/dha/dem-partiden-surec-icin-yasal-guvence-cagrisi.jpg" type="image/jpeg" length="92712"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Berhan Şimşek: Süreç Yargıtay kararıyla netleşecek]]></title>
      <link>https://www.antalyahaber.net/berhan-simsek-surec-yargitay-karariyla-netlesecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyahaber.net/berhan-simsek-surec-yargitay-karariyla-netlesecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Genel Başkan Yardımcısı Berhan Şimşek, mutlak butlan davası Yargıtay’da sonuçlanmadan kurultay veya mahalli seçim yapılamayacağını söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>CHP Genel Başkan Yardımcısı Berhan Şimşek, parti genel merkezinde yaptığı açıklamada, mutlak butlan davasının Yargıtay’da devam etmesi nedeniyle kurultay ve mahalli seçim süreçlerinin ilerletilemeyeceğini belirtti. Şimşek’in açıklamaları, CHP’deki hukuki sürecin ve parti içi işleyişin geleceği açısından önem taşıyor.</p>

<p>CHP Genel Başkan Yardımcısı Berhan Şimşek, 'Yargıtay'da dava sonuçlanmadığı için biz ne mahalli seçim ne de kurultay seçimi yapabiliriz. Olağanüstü bir durum olduğu için süreç devam ediyor. Parti Meclisi'nde 5 kişi de kalsa hayat devam eder' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>CHP Genel Başkan Yardımcısı Berhan Şimşek, PM toplantısı öncesi genel merkezde basın mensuplarına açıklama yaptı. Şimşek, mutlak butlan davasının Yargıtay'da devam ettiğini belirterek, 'Yargıtay'da dava sonuçlanmadığı için biz ne mahalli seçim ne de kurultay seçimi yapabiliriz. Olağanüstü bir durum olduğu için süreç devam ediyor. Parti Meclisi'nde 5 kişi de kalsa hayat devam eder. Buna yanlış bakıyorlar. Diğer taraftan Merkez Yönetim Kurulu'nun almış olduğu kararla arkadaşların disipline verilip ihraç edilemeyeceği söyleniyor. Orada da yanlışlık var. 63 B Tüzük 5'inci madde, burada amir hüküm açık. Meclis İç Tüzüğü Grup 74'üncü madde de diyor ki 'Parti üyeleri herhangi bir parti dışında iş ve eylemlerde bulunduğunda Yüksek Disiplin Kurulu tarafından ve İl Disiplin Kurulu tarafından değerlendirilir'' ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.antalyahaber.net/berhan-simsek-surec-yargitay-karariyla-netlesecek</guid>
      <pubDate>Thu, 11 Jun 2026 12:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyahabernet.teimg.com/crop/1280x720/antalyahaber-net/uploads/2026/06/agency/dha/berhan-simsek-surec-yargitay-karariyla-netlesecek.jpg" type="image/jpeg" length="74133"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[CHP’de PM krizi: 28 üye istifa etti]]></title>
      <link>https://www.antalyahaber.net/chpde-pm-krizi-28-uye-istifa-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyahaber.net/chpde-pm-krizi-28-uye-istifa-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP İstanbul Milletvekili Zeynel Emre, mutlak butlan kararıyla göreve dönen Parti Meclisi’nde 28 üyenin noter aracılığıyla istifa ettiğini açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>CHP'de 'mutlak butlan' kararıyla göreve dönen Parti Meclisi'nin (PM) 57 üyesinden 28'i istifa etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>CHP İstanbul Milletvekili Zeynel Emre, TBMM'de basın açıklaması yaptı. Emre, 'Biliyorsunuz Cumhuriyet Halk Partisi olarak büyük bir kumpasın içerisindeyiz. Partimizin kurumsal kimliğine yönelik saray odaklı ve maalesef partimizden iş birliği içerisinde bir kesim tarafından partimizin kurumsal kimliğini hedef alan, ortadan kaldırmaya yol açabilecek şekilde bir mahkeme kararı verildi. Buna göre, Cumhuriyet Halk Partisi'nin son geçerli kurultayı 25 Temmuz 2020 tarihli kurultay kabul edildi. O tarihte seçilen Parti Meclisi, asil ve yedek üyeleriyle birlikte toplam 75 kişilik bir sayı. Parti Meclisi'nin iadesine, Genel Başkanın iadesine, Yüksek Disiplin Kurulu'nun göreve gelmesine tedbiren geçici olarak karar verildi. Şimdi şüphesiz bu, Türk siyasi tarihinin en büyük krizlerinden biridir. Bu ülkenin en köklü partisi, dünyanın en köklü 3'üncü partisine yönelik büyük bir saldırı girişimidir. Biz çok iyi niyetli bir şekilde, 'partimizi bu krizden nasıl çıkartabiliriz' diye göreve getirilen önceki Genel Başkanımız ve oradaki görevlendirilen arkadaşları, her ne kadar MYK'nın oluşumu görevsiz olsa da hukuksuz olsa da parti tüzüğümüz gereği parti meclisinden onaylanmasa da bugün gerçekleşecek Parti Meclisi toplantısına katılma kararı almıştık. Gidelim oraya, çoğunluk biziz ve orada hem önceki Genel Başkanımıza hem oradaki arkadaşlarımıza milyonlarca CHP'linin üzüntüsünü, gözyaşını, karamsarlığını, bu ülkenin yurttaşlarının partimize oy vermese de itirazlarını ve bunun olası sonuçlarını bir kez daha yüz yüze anlatıp vicdanlara seslenip bir olağanüstü kurultay kararı aldıralım ve bir şekilde el ele bu krizin üstesinden gelelim diye düşündük. Ancak dün itibarıyla biliyorsunuz, 9 arkadaşımızın yetkisiz bir şekilde Disiplin Kurulu'na sevk edildiği yönünde bir açıklama oldu. İki tüzüğü elimde gezdiriyorum. Niye? Çünkü hiçbirini kabul etmiyorlar. Kafalarına göre yöneten bir anlayış var' diye konuştu.</p>

<h2><strong>'28 İSMİN İSTİFASINI ALDIK'</strong></h2>

<p>Milletvekilleri ve Parti Meclis üyelerinin Yüksek Disiplin Kurulu'na sevki için tek yetkili organın Parti Meclisi olduğunu söyleyen Emre, 'Şimdi Parti Meclisi'nde çoğunluğun olmadığı bilindiği için; kendi taraftarlarının, kendini destekleyenlerin, bu ayıba ortak olmak istemeyenlerin daha çok, kendi yandaşlarının daha az olduğu bilindiği için bu toplantıya gitmeden 9 milletvekili arkadaşımızı ama 4'ü de o Parti Meclisi'nde görevli arkadaşımızı 'tedbiren disipline sevk ettik' diye açıklama yaptılar. Amaç, 'Bir şekilde orada çoğunluğu nasıl alırız?' Biz istersek zaten istifalarla düşürürüz bu Parti Meclisi'ni. Ve bunun için yeterli sayı 17. Ve bizim tüzüğümüzün çok açık 24'üncü maddesinin 3'üncü fıkrası der ki; Parti Meclisi, yedekler geldikten sonra, üçte ikinin altına indiği zaman düşer ve olağanüstü kurultay kararı alınır. Yani bir 17 kişinin istifası lazım. Biz şu ana kadar noter marifetiyle 28 ismin istifasını aldık' ifadelerini kullandı.</p>

<h3><strong>'KURULTAYA GÖTÜRMEK DIŞINDA İŞLEM YAPAMAZLAR'</strong></h3>

<p>Emre, kurultayın toplanmamasının suç olduğunu ifade ederek, 'Orada kalan arkadaşlar bunda ısrar ederse aynı zamanda usulsüz görev üstlenme suçunu işlemiş olurlar. Partiyi kurultaya götürmek dışında hiçbir işlem yapamazlar, hiçbir harcama yapamazlar, hiçbir karar alamazlar. Düşmüştür çünkü, çok açık. O nedenle buradan sizlerin hakemliğinde bir kez daha sesleniyoruz; bu yanlıştan dönün. Bu yanlıştan dönün çünkü bugün Türkiye'de demokrasi mücadelesi veren herkesin 3 tane bel bağladığı yapı vardır. Birincisi, Cumhuriyet Halk Partisi'nin öncülüğünde toplumsal muhalefettir. Bu çatı altında diğer muhalefet partileri de Cumhuriyet Halk Partisi'nin varlığından ötürü gelecekte seçimle iktidarın değişmesine yönelik büyük bir umut ve cesaret taşımaktadır. O nedenle diyoruz bu sadece bizim problemimiz değil. İkincisi, az sayıda cesurca mücadele eden basın mensuplarıdır. Üçüncüsü de bu ülkede cesaretle yanlışa itiraz eden sivil toplum kuruluşlarıdır. Bu ülke, Türkiye Cumhuriyeti Devleti tamamen totaliter bir rejime geçmediyse bu üç yapının varlığı nedeniyledir. Şimdi Cumhuriyet Halk Partisi'ne yönelik bu kurumsal saldırının alelade bir mahkeme kararı, tesadüfen açılmış ve Sayın Erdoğan'ın ifade ettiği gibi CHP'lilerin karşı karşıya geldiği bir süreç değildir. Cumhuriyet Halk Partisi büyük bir çoğunlukla bir aradadır. Yüzde 99 partiye yapılanın büyük bir kumpas olduğunu, saray odaklı bir iş olduğunu, partinin kurumsal kimliğinin hedef alındığını ifade eder. Bugün çarşıda, pazarda, sokakta kimi görseniz sorsanız, Cumhur İttifakı'na oy verenler dahi bu işin yanlışlığını ifade eder' değerlendirmesinde bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.antalyahaber.net/chpde-pm-krizi-28-uye-istifa-etti</guid>
      <pubDate>Thu, 11 Jun 2026 12:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyahabernet.teimg.com/crop/1280x720/antalyahaber-net/uploads/2026/06/agency/dha/chpde-pm-krizi-28-uye-istifa-etti.jpg" type="image/jpeg" length="36066"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[TBMM’de toprak düzenlemesine ilişkin 4 madde kabul edildi]]></title>
      <link>https://www.antalyahaber.net/tbmmde-toprak-duzenlemesine-iliskin-4-madde-kabul-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyahaber.net/tbmmde-toprak-duzenlemesine-iliskin-4-madde-kabul-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TBMM Genel Kurulu’nda toprak koruma ve arazi kullanımına ilişkin kanun teklifinin 4 maddesi daha kabul edildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<blockquote>
<p>TBMM Genel Kurulu’nda görüşülen Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik öngören teklifin 4 maddesi daha kabul edildi. Tarım arazilerinin korunması, izinsiz yapılaşmanın önlenmesi ve orman sınırları içindeki bazı taşınmazlara ilişkin düzenlemeler içeren değişiklikler, tarım ve mülkiyet politikaları açısından önem taşıyor.</p>
</blockquote>

<p>Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu'nda, toprak koruma ve arazi kullanımına ilişkin düzenlemeleri de içeren, 'Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile Çeltik Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin 4 maddesi daha kabul edildi.</p>

<p>TBMM Genel Kurulu, toprak koruma ve arazi kullanımına ilişkin düzenlemeleri de içeren, 'Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile Çeltik Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'ni görüşmek üzere Meclis Başkanvekili Tekin Bingöl başkanlığında toplandı. Gündem dışı konuşmalar, milletvekillerine verilen 1'er dakika ve grup başkanvekillerinin güncel siyaset ile ilgili yaptığı değerlendirmelerin ardından gündem bölümüne geçildi.</p>

<h2><strong>'BU TEZKERE MECLİSTE NEDEN KONUŞULMUYOR'</strong></h2>

<p>Bu bölümde Milli Savunma Komisyonu'nun ABD'ye resmi ziyaret gerçekleştireceği yönünde tezkere okundu. Tezkerenin okunmasının ardından CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, tezkerenin eksik bilgiler içerdiğini belirterek, 'Bu nasıl bir tezkere? Burası TBMM. Ne zaman gidecek, neden gidecek? Bu nedir yani, anlamıyorum. Bu olacak şey mi, usulde böyle bir şey var mı? Olmaz, bakın, bu iş iyice ciddiyetsiz bir hale geldi. Hulusi Akar ABD'ye niye gidiyor? Tarih yok, niye? Maça mı gidiyor, bilmiyorum ben. 'Maça mı gidiyor?' sorusunu bile ben bir devlet adamına, kendime yakıştırmam ama tarih yok, içerik yok, neden gidiyor, neden bu tezkere Mecliste konuşulmuyor? Ne zaman içinizden birisi ABD'ye gitse başımıza bir şey geliyor; ya butlan geliyor ya partiye geliyor ya birine geliyor. Hayrına gitmiyorsunuz ki, bu ülkeye hayır gelmiyor ama ben bunu öğrenmek istiyorum. Bu işlemi, lütfen tezkereyi okuyun, muhatapları bilgi versin, herkes anlasın, ondan sonra oylansın, bu ciddi bir şey. Hulusi Akar-ABD-ziyaret-AKP; bunların hepsi bir araya geldiği zaman insanın kafası karışıyor' ifadelerini kullandı.</p>

<h3><strong>'ÇALIŞMA PARLAMENTER DİPLOMASİ İÇİN YAPILIYOR'</strong></h3>

<p>Meclis Başkanvekili Tekin Bingöl, tezkerenin Meclis Başkanlığı'ndan Genel Kurula geldiğini, tezkere üzerine söz talebi olduğunda karşılayacağını ancak işlemin kesinleşmesinin ardından bütün bilgilerin netleşeceğini ifade etti. AK Parti Grup Başkanvekili Abdülhamit Gül, CHP'li Başarır'a cevaben, 'Burada yapılan çalışma parlamenter diplomasi için yapılıyor. Şimdi Ali Mahir Bey söyleyince ben de bilgi almaya çalıştım. Şu ana kadar aldığım verilere göre 13 Temmuz'da olan bir seyahat ve diplomasi; Savunma Komisyonu olarak CHP'li üyelerin de katılacağı ve komisyon Amerika Kongresi'nde Türkiye'yi, ülkemizi, Meclisimizi temsil etmeye yönelik bir çalışma. Dolayısıyla, burada tarih niye yok? Burada Genel Kurul onay verdikten sonra oradaki hem elçiliğimizle hem muhataplarıyla randevu konusunun değerlendirileceği ifade edildi. Dolayısıyla, Meclisimizin, tüm partilerin, komisyonun yapacağı bir çalışma. Dolayısıyla, Meclisin yapmış olduğu bir parlamenter diplomasi, kişisel bir seyahat değil, bir parti ziyareti değil, meclis ziyaretidir. Temas, ülkemiz adına gurur verecek, her platformda olmamız lazım ve tüm partilerden' diye konuştu.</p>

<h3><strong>'ZİYARETİN İÇERİĞİ DÜZGÜN BİR ŞEKİLDE VERİLSİN'</strong></h3>

<p>Ardından yeniden söz alan CHP'li Başarır, 'Kişisel bir ziyaretin burada bir tezkereyle konuşulması akla ziyan bir durum ama olası bir ziyaretin tarihi, kapsamı, içeriği bilinmeli, burada oylanıyor bakın; bu, grupları bağlar; bu, hepimizi bağlar. Tarihi bile bilmiyor, bakın temmuzun bir şeyi olabilir. Olamaz diyorum, bakın ciddiyet. Sonra, 'Niye kızıyorsunuz?' diyor. Bu kızılmayacak bir durum değil, olmaz bu. Şimdi, bunu oyladık, sadece okundu ama kimse anlamadı ve ilginçtir el de kaldırılıp indirilmedi. Bakın, biz bilmediğimiz için, anlamadığımız için on saniyede olan bir şey. Yarın, Allah korusun vahim bir tablo, bambaşka bir şey olur, bu Meclisi bağlar; bu, sizi de bağlar Sayın Başkan, Divanı da bağlar, herkesi bağlar. O yüzden, bunun kapsamı, içeriği, tarihi hepsi düzgün bir şekilde verilsin' dedi.</p>

<h3><strong>'MAÇA MI GİDECEK?'</strong></h3>

<p>Meclis Başkanvekili Bingöl, çalışma yöntemlerinin tümünün araştırma önergesiyle görüşülebileceğini ve tüm siyasi partilerin ziyaret için görüşlerini paylaşabileceğini ifade etti ve Başkanlığını ettiği oturumlar öncesinde tezkereleri daha detaylı inceleyeceğini ekledi. CHP'li Başarır yerinden söz alarak, 'Bugün Meclis gündemi geldiğinde de böyle bir şey gündemde yoktu yani birden karşımıza çıktı. Arkadaşlar ısrarla soruyor: 'Maça mı gidecek?' Ben bu dakikadan sonra maça kimin gideceğini Meclisten bilmem ama Hulusi Akar'ın gidemeyeceği bir gerçek' dedi.</p>

<h3><strong>'BÜROKRASİNİN DAHA ÖZENLİ OLMALARI DAHA DA KIYMETLİ OLUR'</strong></h3>

<p>AK Parti'li Gül ise olayın kişiselleştirilmesinin doğru olmayacağını dile getirerek, 'Dış ilişkilerdeki arkadaşlarımızın da hangi tarihte gidilecek, kimler gidecek, bunu tekrar Genel Kurulun, onayına ve bilgisine en azından sunması şık bir tutum olur. Burada benim aldığım bilgiye göre, onaydan sonra gerekli bu anlamda tam program belli olsun. Bu, bizim grubumuzun belirlediği bir takvim değil yani bir parti ziyareti değil ama arkadaşlarımız da netleştikçe Genel Kurula kimler gidecek, hangi tarihte gidecek, bunun gelmesi şık ve yakışan olur. Bürokrasinin daha özenli olmaları daha da kıymetli olur diye düşünüyorum' ifadelerini kullandı.</p>

<h3><strong>ARAŞTIRMA ÖNERGELERİ GÖRÜŞMELERİNDE TARTIŞMA</strong></h3>

<p>Ardından siyasi parti gruplarının TBMM Başkanlığı'na sunduğu araştırma önergelerinin görüşmelerine başlandı. Bu bölümde CHP grubunun sunduğu, 'Mevsimlik tarım işçilerinin karşılaştığı sorunların tüm yönleriyle araştırılarak bu sorunlara yönelik çözüm önerileri geliştirilmesi' başlıklı önergesi sırasında DEM Parti ve İYİ Parti grubu arasında tartışma yaşandı. Önerge üzerine söz alan İYİ Parti Adana Milletvekili Ayyüce Türkeş Taş, 'Türkiye'de bu kadar problem varken, 'İktidar ne yapıyor' diye bakıyoruz. Bu insanları evinden, yurdundan eden, anasını bacısını dağa kaldıran, babasını atasını katleden, toprağına çöken lanet terör örgütü PKK, onun mensupları ve hain terör hükümlüsü, bebek katili, teröristbaşını nasıl affedeceğinin derdini tutmuş gözüküyor. Bir yanda da öyle ki, 'Biz Kürt halkının, Doğu ve Güneydoğulu vatandaşların haklarını savunmak için siyaset yapıyoruz' diyenler de, 'Bu adama özgürlük istiyoruz' diye, miting yapacağız diye bas bas bağırıyorlar' diye konuştu.</p>

<h3><strong>'BU ÜLKENİN EN TEMEL SORUNU OLAN KÜRT SORUNUNU ÇÖZMEK İÇİN MÜCADELE EDİYORUZ'</strong></h3>

<p>DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, partisinin düzenleyeceği mitingler ile ilgili şöyle konuştu;</p>

<p>'Bu ülkenin en temel sorunu olan Kürt sorununu çözmek için mücadele ediyoruz. Bu ülkede gerçekten barışın tesis edilmesi için emek harcıyoruz, mücadele ediyoruz, çaba harcıyoruz ama birileri ne yazık ki barıştan korktuğu için, çözümsüzlükten beslendiği için her kürsüye çıktıklarında sürekli partimizi itham eden ve kendilerine alan açmaya çalışan bir siyaset yürütüyorlar. Açık ve net söyleyelim, gidin kendinize başka bir gündem bulun. Sürekli DEM Parti'ye çamur atarak sürekli DEM Parti üzerinden gündem olmaya çalışmaktan artık vazgeçin. DEM Parti kendi kurumsal kimliği içerisinde, kendi eylem takvimini, kendi mücadele hattını, kendi politik hattını belirleyen bir partidir. Halkın oy verdiği, teveccüh ettiği, bu ülkenin 3'üncü büyük siyasi partisinden bahsediyoruz. Miting yaparken hiç kimseden icazet alacak değiliz. Bu ülkenin barışı için, bu ülkenin insanlarının ölmemesi için mücadele ediyoruz, çaba harcıyoruz. Biraz buna saygı duyun, saygı duymayı bilmiyorsanız da bir zahmet susun yani, susun.'</p>

<h3><strong>'TERÖRE BULAŞMIŞ VEYA SUÇ İŞLEMİŞİN AFFINI YA DA ONUN REFERANSINI ASLA KABUL ETMEYECEĞİZ'</strong></h3>

<p>İki parti milletvekilleri arasında sataşmalar sürerken İYİ Parti Grup Başkanvekili Uğur Poyraz söz aldı. Poyraz, 'Burada defalarca ifade ettik, bu Parlamentodaki her bir milletvekili, bu ülkedeki kanunlara uyan, kurallara uyan, vergisini ödeyen, suça bulaşmamış, devletin her türlü yanlışına, iktidarın her türlü yanlışına rağmen suça bulaşmamayı tercih etmiş vatandaşın derdini çözmekle ve vatandaşın refahını yükseltmekle sorumlu, iktidar da muhalefet de ama bu Parlamentoda defaatle ve defaatle teröriste, teröre bulaşmış veya suç işlemişin affı ya da onu referansını İYİ Parti asla ve kat'a kabul etmeyecek ve bununla ilgili her seferinde hem defans gösterecek hem bununla ilgili şerh koyacak hem de bununla ilgili İç Tüzük'ün ve Anayasa'nın bize verdiği tüm yetkileri sonuna kadar kullanacağız' dedi.</p>

<h3><strong>'KÜRT SORUNUN ÇÖZÜMÜ SİYASAL VE HUKUKSAL ZEMİNE ÇEKİLMELİ'</strong></h3>

<p>Yeniden söz alan DEM Parti'li Koçyiğit, 'Kürt sorununun sonucunda şiddet açığa çıkmıştır ve bugün gerçek anlamda Kürt sorununun çözümünde şiddet başlığının ortadan kalkıp meselenin siyasal ve hukuksal zemine çekilmesi gibi bir gerçeklikle karşı karşıyayız. İşte o zeminde de Öcalan'ın başaktörlüğüne dikkat çekiyoruz. Gözlerimizi hakikate kapatıp gerçeği karartarak yol alamayız. Kimi referans alacağımızı, neyi referans alacağımızı, neyin siyasetini yapacağımızı belirleyebiliyoruz, belirliyoruz da. Biz bu referansları sadece parti olarak biz değil bakın, Türkiye'de yaşayan milyonlarca insan Öcalan için, 'Benim önderliğimdir' dedi. Bu gerçeğe gözünüzü kapatarak Kürt sorununu nasıl çözeceksiniz, şiddeti nasıl geride bırakacaksınız? 'Cumhuriyet' diyorsunuz, o cumhuriyet nasıl demokratik olacak, nasıl bir hukuk devleti olacak, nasıl adalet tesis edilecek? Bu sorulara da yanıt vermeniz gerekir. Bu sorulara yanıt vermiyorsanız da kusura bakmayın, burada söz kurmamanız gerekir' değerlendirmesinde bulundu.</p>

<h3><strong>'TÜRK'ÜN, KÜRT'ÜN DERDİNİ PARLAMENTO ÇÖZECEK, TERÖR HÜKÜMLÜSÜ DEĞİL'</strong></h3>

<p>Tartışmaların sürdüğü esnada İYİ Parti'li Poyraz, ülkedeki tüm sorunların çözüm yerinin parlamento olduğunu ifade etti. Poyraz, sözlerinin devamında şu ifadeleri kullandı;</p>

<p>'Türk Milleti'ni, bölünmez bütünlüğünü hedef alan bir terör örgütünü kurmuş, yönetmiş, infaz emri vermiş birisinin referans alınması, muhatap kabul edilmesi, haddizatında bu ülkenin mutlak ve eşit vatandaşı olan Kürtlere vasi tayin edilmesi, buna aracılık edenler, bunu övenler; bunların hepsi hem Türk Ceza Kanunu'na göre hem cumhuriyetin felsefe ve ilkelerine göre açıkça suç işliyorlar. O yüzden, bakın, Türk'ün de derdi, Kürt'ün de derdi; Alevi'nin de Sünni'nin de sağcının da solcunun da derdini bu Parlamento çözecek, cezaevindeki bir terör hükümlüsü değil. Bu kadar adam, bu kadar milletvekili, bu kadar koca koca adam, koca koca kadın, cumhurbaşkanları, bakanlar, valiler, hakimler, savcılar, onlar bunlar çözemeyecek; bu işi bir terör hükümlüsü çözecek, öyle mi? O zaman hepimiz boşaltalım bu salonu ya, oturmayın, oturmayın bu salonda, boşaltalım burayı.'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>'HİÇ KİMSENİN BU ÜLKEYİ BÖLMEK İSTEDİĞİ YOK'</strong></h3>

<p>Tartışmaya diğer parti milletvekillerinin tepki göstermesiyle Meclis Başkanvekili Bingöl, tartışmanın sona ermesi gerektiğini söyledi. Ardından DEM Parti'li Koçyiğit'e söz verdi. Koçyiğit, 'Bu ülkedeki çözümsüzlük aklının bedeli çok büyüktür. Konuştuğumuz mesele sıradan bir mesele değil, bence herkes cümlelerini çok özenli seçsin. İşin ucunda, bu ülkede yaşayan insanların, yurttaşlarımızın, halklarımızın en başta yaşam hakkı olmak üzere, ekonomisinden tutalım sosyal hayatına, sosyal hayatından tutalım geleceğine kadar birçok meseleyi barındıran bir sorundan bahsediyoruz. Onun için, öyle halının altına süpürerek, kafamızı kuma gömerek yol alamayacağımız açık ve net. Öcalan'ın muhatap olduğu açık ve nettir. Bakın, bu Meclisten bir heyet gitti, Öcalan'ı ziyaret etti. Herhalde turistik geziye gitmedik biz oraya, değil mi? Gezelim, görelim diye İmralı'ya gitmedik, çözümü konuşmak için gittik, akan kanın durması için gittik. Hiç kimsenin bu ülkeyi bölmek istediği yok. Bu ülkenin birlikte, bir arada, bütün halklarıyla, bütün zenginliğiyle var olmasını istiyoruz' ifadelerini kullandı.</p>

<h3><strong>4 MADDE KABUL EDİLDİ</strong></h3>

<p>Siyasi parti önergelerinin ardından teklife geçildi. Yapılan görüşmeler sonucunda teklifin 4 maddesi daha kabul edildi. Maddelere göre; Tarımsal amaçlı kurulan kooperatiflerin tarım arazisi edinmesi de Bakanlık iznine bağlanacak. Böylece arazilerin küçük parsellere bölünerek hobi bahçesi, bağ evi veya dinlenme alanına dönüştürülmesi engellenecek. İzin alınmadan tarım arazilerine yapılan yapılara elektrik, su ve doğal gaz bağlanamayacak. Yasağa aykırı abonelik sağlayan kurumlara her abone için idari para cezası uygulanacak. Alkol bağımlılığı ile mücadele kapsamında atılan adımla gizli reklama izin verilmeyecek. Alkollü içecek üreticilerinin amblem ya da logo ile herhangi bir etkinliğe destek vermesi ve sponsor olması yasaklanacak. Orman sınırları içinde kalan yaklaşık 80 bin tapulu taşınmaz için de harekete geçildi. Teklife göre, şartları oluşan taşınmazların tapuları bedel alınmadan geçerli kabul edilecek. Daha önce iptal edilen tapular da belirli şartlarla hak sahiplerine geri verilecek.</p>

<h3><strong>GENEL KURUL KAPANDI</strong></h3>

<p>Daha sonra Meclis Başkanvekili Tekin Bingöl, birleşimi 11 Haziran Perşembe günü toplanmak üzere birleşimi kapattı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.antalyahaber.net/tbmmde-toprak-duzenlemesine-iliskin-4-madde-kabul-edildi</guid>
      <pubDate>Thu, 11 Jun 2026 02:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyahabernet.teimg.com/crop/1280x720/antalyahaber-net/uploads/2026/06/agency/dha/tbmmde-toprak-duzenlemesine-iliskin-4-madde-kabul-edildi.jpg" type="image/jpeg" length="77522"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
