<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Antalya Haber | Son Dakika, Yerel Haberler ve Güncel Gelişmeler</title>
    <link>https://www.antalyahaber.net</link>
    <description>Antalya Haber, Antalya’nın en güncel ve güvenilir haber kaynağıdır. Son dakika gelişmeleri, gündem, ekonomi, spor ve yerel haberleri takip edin.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.antalyahaber.net/rss/politika" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2010. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sun, 14 Jun 2026 01:02:27 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.antalyahaber.net/rss/politika"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[DEM Parti’den süreç için yasal güvence çağrısı]]></title>
      <link>https://www.antalyahaber.net/dem-partiden-surec-icin-yasal-guvence-cagrisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyahaber.net/dem-partiden-surec-icin-yasal-guvence-cagrisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, ‘Terörsüz Türkiye’ sürecinin ilerlemesi için yasal düzenlemelerin hızla hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, TBMM’de yaptığı açıklamada ‘Terörsüz Türkiye’ sürecinin kalıcı sonuçlar üretebilmesi için hukuki güvence sağlayacak yasal düzenlemelerin hayata geçirilmesi gerektiğini belirtti. Koçyiğit, sürecin demokratikleşme ve barış hedefleri açısından önem taşıdığını vurgulayarak Meclis’e hızlı adım atma çağrısında bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, 'Terörsüz Türkiye' sürecine ilişkin, 'Kalıcı barış demokratikleşmeyle güçlenir, demokrasi de yasayla taçlanmış bir barışla büyür. O anlamıyla barış ve demokrasi mücadelesini birbirinden ayırmadığımız gibi barışın hukuksal bir güvenceye ihtiyacı var' dedi.</p>

<p>DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, TBMM'de basın toplantısı düzenledi. Koçyiğit, CHP 38'inci Olağan Kurultayı'na yönelik 'mutlak butlan' kararıyla ilgili, 'Bu karar sadece bir siyasal partiye özgü olarak ele alınamaz. Mesele demokratik siyasetin işleyişi, seçim hukukunun temel ilkeleri ve halk iradesinin güvencesiyle doğrudan ilişkili bir meseledir. Bu noktada son yıllarda dünya sisteminde yaygın olan bir kavrama atıfta bulunmak istiyorum, yargı silahı. Yani yargının ve hukuk mekanizmalarının siyasal alanı yeniden şekillendirmek, siyasal ve toplumsal muhalefeti zayıflatmak ve belirli siyasal sonuçlar üretmek amacıyla kullanılması yani yargının araçsallaştırılması. Türkiye'de son yıllarda yaşanan birçok gelişme gibi CHP kurultayını ilişkin mutlak butlan kararı da yargının siyasal mücadelenin merkezine yerleştirilmesi tartışmalarının en çarpıcı örneklerinden birisidir. Bugün kuvvetler ayrılığı, denge-denetleme sistemi, yargı bağımsızlığının ortadan kalktığını açık ve net bir şekilde görüyoruz. Yargının bağımsızlığı meselesinin, kuvvetlerin birliği bakış açısıyla dizayn edildiği ve bununla da siyasa ve toplumsal yaşamın dönüştürülmeye çalışıldığını görüyoruz' ifadelerini kullandı.</p>

<h2><strong>'BARIŞ MESAİSİ YAPMAYA İHTİYACIMIZ VAR'</strong></h2>

<p>'Terörsüz Türkiye' süreci kapsamında Türkiye'nin çok kritik bir süreçten geçtiğini kaydeden Koçyiğit, 'Atılmayan adımlar, toplumda sürece dair güvensizliği derinleştiriyor. Bu sürecin yasal çerçeve ile sonuçlandırılması, ilerlemesi ve sonuç üretmesi, hem bizim hem de toplumumuzun temel beklentisidir. Bugün çözümün adresi elbette demokratik siyasettir, Meclis'tir. Bu nedenle Meclis kapanmadan önce ihtiyaç duyulan yasal çerçevenin, düzenlemelerin hızla gündeme alınması ve uzun süre tartışılan çerçeve yasanın bir an önce Meclis'e sunulması ve ivedilikle yasalaşması gerekiyor. Süreci hukuki güvenceye kavuşturacak adımların atılması gerekiyor. Meclis bu süreçte etkin bir şekilde rolünü oynamalı ve yasama dönemi bitmeden hızlı biçimde yol haritasına uygun adım atmalıdır. Artık barış mesaisi yapmaya ihtiyacımız var. Barışın yasaya ihtiyacı var, Meclis'in de barış mesaisi yapmaya ihtiyacı var. Buradan kaçmak, görmezden gelmek, zamana yaymak doğru bir yaklaşım değil. Bunun sonucunda bütün Türkiye halklarının kaybedeceği sonuçlar olabileceğini görmemiz ve bu nedenle elimizi çabuk tutmamız, barış için acele etmemiz gerektiğinin altını çizmemiz gerekiyor. Kalıcı barış demokratikleşmeyle güçlenir, demokrasi de yasayla taçlanmış bir barışla büyür. O anlamıyla barış ve demokrasi mücadelesini birbirinden ayırmadığımız gibi barışın hukuksal bir güvenceye ihtiyacı var' diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.antalyahaber.net/dem-partiden-surec-icin-yasal-guvence-cagrisi</guid>
      <pubDate>Thu, 11 Jun 2026 14:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyahabernet.teimg.com/crop/1280x720/antalyahaber-net/uploads/2026/06/agency/dha/dem-partiden-surec-icin-yasal-guvence-cagrisi.jpg" type="image/jpeg" length="36667"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Berhan Şimşek: Süreç Yargıtay kararıyla netleşecek]]></title>
      <link>https://www.antalyahaber.net/berhan-simsek-surec-yargitay-karariyla-netlesecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyahaber.net/berhan-simsek-surec-yargitay-karariyla-netlesecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Genel Başkan Yardımcısı Berhan Şimşek, mutlak butlan davası Yargıtay’da sonuçlanmadan kurultay veya mahalli seçim yapılamayacağını söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>CHP Genel Başkan Yardımcısı Berhan Şimşek, parti genel merkezinde yaptığı açıklamada, mutlak butlan davasının Yargıtay’da devam etmesi nedeniyle kurultay ve mahalli seçim süreçlerinin ilerletilemeyeceğini belirtti. Şimşek’in açıklamaları, CHP’deki hukuki sürecin ve parti içi işleyişin geleceği açısından önem taşıyor.</p>

<p>CHP Genel Başkan Yardımcısı Berhan Şimşek, 'Yargıtay'da dava sonuçlanmadığı için biz ne mahalli seçim ne de kurultay seçimi yapabiliriz. Olağanüstü bir durum olduğu için süreç devam ediyor. Parti Meclisi'nde 5 kişi de kalsa hayat devam eder' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>CHP Genel Başkan Yardımcısı Berhan Şimşek, PM toplantısı öncesi genel merkezde basın mensuplarına açıklama yaptı. Şimşek, mutlak butlan davasının Yargıtay'da devam ettiğini belirterek, 'Yargıtay'da dava sonuçlanmadığı için biz ne mahalli seçim ne de kurultay seçimi yapabiliriz. Olağanüstü bir durum olduğu için süreç devam ediyor. Parti Meclisi'nde 5 kişi de kalsa hayat devam eder. Buna yanlış bakıyorlar. Diğer taraftan Merkez Yönetim Kurulu'nun almış olduğu kararla arkadaşların disipline verilip ihraç edilemeyeceği söyleniyor. Orada da yanlışlık var. 63 B Tüzük 5'inci madde, burada amir hüküm açık. Meclis İç Tüzüğü Grup 74'üncü madde de diyor ki 'Parti üyeleri herhangi bir parti dışında iş ve eylemlerde bulunduğunda Yüksek Disiplin Kurulu tarafından ve İl Disiplin Kurulu tarafından değerlendirilir'' ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.antalyahaber.net/berhan-simsek-surec-yargitay-karariyla-netlesecek</guid>
      <pubDate>Thu, 11 Jun 2026 12:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyahabernet.teimg.com/crop/1280x720/antalyahaber-net/uploads/2026/06/agency/dha/berhan-simsek-surec-yargitay-karariyla-netlesecek.jpg" type="image/jpeg" length="71583"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[CHP’de PM krizi: 28 üye istifa etti]]></title>
      <link>https://www.antalyahaber.net/chpde-pm-krizi-28-uye-istifa-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyahaber.net/chpde-pm-krizi-28-uye-istifa-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP İstanbul Milletvekili Zeynel Emre, mutlak butlan kararıyla göreve dönen Parti Meclisi’nde 28 üyenin noter aracılığıyla istifa ettiğini açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>CHP'de 'mutlak butlan' kararıyla göreve dönen Parti Meclisi'nin (PM) 57 üyesinden 28'i istifa etti.</p>

<p>CHP İstanbul Milletvekili Zeynel Emre, TBMM'de basın açıklaması yaptı. Emre, 'Biliyorsunuz Cumhuriyet Halk Partisi olarak büyük bir kumpasın içerisindeyiz. Partimizin kurumsal kimliğine yönelik saray odaklı ve maalesef partimizden iş birliği içerisinde bir kesim tarafından partimizin kurumsal kimliğini hedef alan, ortadan kaldırmaya yol açabilecek şekilde bir mahkeme kararı verildi. Buna göre, Cumhuriyet Halk Partisi'nin son geçerli kurultayı 25 Temmuz 2020 tarihli kurultay kabul edildi. O tarihte seçilen Parti Meclisi, asil ve yedek üyeleriyle birlikte toplam 75 kişilik bir sayı. Parti Meclisi'nin iadesine, Genel Başkanın iadesine, Yüksek Disiplin Kurulu'nun göreve gelmesine tedbiren geçici olarak karar verildi. Şimdi şüphesiz bu, Türk siyasi tarihinin en büyük krizlerinden biridir. Bu ülkenin en köklü partisi, dünyanın en köklü 3'üncü partisine yönelik büyük bir saldırı girişimidir. Biz çok iyi niyetli bir şekilde, 'partimizi bu krizden nasıl çıkartabiliriz' diye göreve getirilen önceki Genel Başkanımız ve oradaki görevlendirilen arkadaşları, her ne kadar MYK'nın oluşumu görevsiz olsa da hukuksuz olsa da parti tüzüğümüz gereği parti meclisinden onaylanmasa da bugün gerçekleşecek Parti Meclisi toplantısına katılma kararı almıştık. Gidelim oraya, çoğunluk biziz ve orada hem önceki Genel Başkanımıza hem oradaki arkadaşlarımıza milyonlarca CHP'linin üzüntüsünü, gözyaşını, karamsarlığını, bu ülkenin yurttaşlarının partimize oy vermese de itirazlarını ve bunun olası sonuçlarını bir kez daha yüz yüze anlatıp vicdanlara seslenip bir olağanüstü kurultay kararı aldıralım ve bir şekilde el ele bu krizin üstesinden gelelim diye düşündük. Ancak dün itibarıyla biliyorsunuz, 9 arkadaşımızın yetkisiz bir şekilde Disiplin Kurulu'na sevk edildiği yönünde bir açıklama oldu. İki tüzüğü elimde gezdiriyorum. Niye? Çünkü hiçbirini kabul etmiyorlar. Kafalarına göre yöneten bir anlayış var' diye konuştu.</p>

<h2><strong>'28 İSMİN İSTİFASINI ALDIK'</strong></h2>

<p>Milletvekilleri ve Parti Meclis üyelerinin Yüksek Disiplin Kurulu'na sevki için tek yetkili organın Parti Meclisi olduğunu söyleyen Emre, 'Şimdi Parti Meclisi'nde çoğunluğun olmadığı bilindiği için; kendi taraftarlarının, kendini destekleyenlerin, bu ayıba ortak olmak istemeyenlerin daha çok, kendi yandaşlarının daha az olduğu bilindiği için bu toplantıya gitmeden 9 milletvekili arkadaşımızı ama 4'ü de o Parti Meclisi'nde görevli arkadaşımızı 'tedbiren disipline sevk ettik' diye açıklama yaptılar. Amaç, 'Bir şekilde orada çoğunluğu nasıl alırız?' Biz istersek zaten istifalarla düşürürüz bu Parti Meclisi'ni. Ve bunun için yeterli sayı 17. Ve bizim tüzüğümüzün çok açık 24'üncü maddesinin 3'üncü fıkrası der ki; Parti Meclisi, yedekler geldikten sonra, üçte ikinin altına indiği zaman düşer ve olağanüstü kurultay kararı alınır. Yani bir 17 kişinin istifası lazım. Biz şu ana kadar noter marifetiyle 28 ismin istifasını aldık' ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>'KURULTAYA GÖTÜRMEK DIŞINDA İŞLEM YAPAMAZLAR'</strong></h3>

<p>Emre, kurultayın toplanmamasının suç olduğunu ifade ederek, 'Orada kalan arkadaşlar bunda ısrar ederse aynı zamanda usulsüz görev üstlenme suçunu işlemiş olurlar. Partiyi kurultaya götürmek dışında hiçbir işlem yapamazlar, hiçbir harcama yapamazlar, hiçbir karar alamazlar. Düşmüştür çünkü, çok açık. O nedenle buradan sizlerin hakemliğinde bir kez daha sesleniyoruz; bu yanlıştan dönün. Bu yanlıştan dönün çünkü bugün Türkiye'de demokrasi mücadelesi veren herkesin 3 tane bel bağladığı yapı vardır. Birincisi, Cumhuriyet Halk Partisi'nin öncülüğünde toplumsal muhalefettir. Bu çatı altında diğer muhalefet partileri de Cumhuriyet Halk Partisi'nin varlığından ötürü gelecekte seçimle iktidarın değişmesine yönelik büyük bir umut ve cesaret taşımaktadır. O nedenle diyoruz bu sadece bizim problemimiz değil. İkincisi, az sayıda cesurca mücadele eden basın mensuplarıdır. Üçüncüsü de bu ülkede cesaretle yanlışa itiraz eden sivil toplum kuruluşlarıdır. Bu ülke, Türkiye Cumhuriyeti Devleti tamamen totaliter bir rejime geçmediyse bu üç yapının varlığı nedeniyledir. Şimdi Cumhuriyet Halk Partisi'ne yönelik bu kurumsal saldırının alelade bir mahkeme kararı, tesadüfen açılmış ve Sayın Erdoğan'ın ifade ettiği gibi CHP'lilerin karşı karşıya geldiği bir süreç değildir. Cumhuriyet Halk Partisi büyük bir çoğunlukla bir aradadır. Yüzde 99 partiye yapılanın büyük bir kumpas olduğunu, saray odaklı bir iş olduğunu, partinin kurumsal kimliğinin hedef alındığını ifade eder. Bugün çarşıda, pazarda, sokakta kimi görseniz sorsanız, Cumhur İttifakı'na oy verenler dahi bu işin yanlışlığını ifade eder' değerlendirmesinde bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.antalyahaber.net/chpde-pm-krizi-28-uye-istifa-etti</guid>
      <pubDate>Thu, 11 Jun 2026 12:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyahabernet.teimg.com/crop/1280x720/antalyahaber-net/uploads/2026/06/agency/dha/chpde-pm-krizi-28-uye-istifa-etti.jpg" type="image/jpeg" length="82960"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[TBMM’de toprak düzenlemesine ilişkin 4 madde kabul edildi]]></title>
      <link>https://www.antalyahaber.net/tbmmde-toprak-duzenlemesine-iliskin-4-madde-kabul-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyahaber.net/tbmmde-toprak-duzenlemesine-iliskin-4-madde-kabul-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TBMM Genel Kurulu’nda toprak koruma ve arazi kullanımına ilişkin kanun teklifinin 4 maddesi daha kabul edildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<blockquote>
<p>TBMM Genel Kurulu’nda görüşülen Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik öngören teklifin 4 maddesi daha kabul edildi. Tarım arazilerinin korunması, izinsiz yapılaşmanın önlenmesi ve orman sınırları içindeki bazı taşınmazlara ilişkin düzenlemeler içeren değişiklikler, tarım ve mülkiyet politikaları açısından önem taşıyor.</p>
</blockquote>

<p>Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu'nda, toprak koruma ve arazi kullanımına ilişkin düzenlemeleri de içeren, 'Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile Çeltik Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin 4 maddesi daha kabul edildi.</p>

<p>TBMM Genel Kurulu, toprak koruma ve arazi kullanımına ilişkin düzenlemeleri de içeren, 'Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile Çeltik Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'ni görüşmek üzere Meclis Başkanvekili Tekin Bingöl başkanlığında toplandı. Gündem dışı konuşmalar, milletvekillerine verilen 1'er dakika ve grup başkanvekillerinin güncel siyaset ile ilgili yaptığı değerlendirmelerin ardından gündem bölümüne geçildi.</p>

<h2><strong>'BU TEZKERE MECLİSTE NEDEN KONUŞULMUYOR'</strong></h2>

<p>Bu bölümde Milli Savunma Komisyonu'nun ABD'ye resmi ziyaret gerçekleştireceği yönünde tezkere okundu. Tezkerenin okunmasının ardından CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, tezkerenin eksik bilgiler içerdiğini belirterek, 'Bu nasıl bir tezkere? Burası TBMM. Ne zaman gidecek, neden gidecek? Bu nedir yani, anlamıyorum. Bu olacak şey mi, usulde böyle bir şey var mı? Olmaz, bakın, bu iş iyice ciddiyetsiz bir hale geldi. Hulusi Akar ABD'ye niye gidiyor? Tarih yok, niye? Maça mı gidiyor, bilmiyorum ben. 'Maça mı gidiyor?' sorusunu bile ben bir devlet adamına, kendime yakıştırmam ama tarih yok, içerik yok, neden gidiyor, neden bu tezkere Mecliste konuşulmuyor? Ne zaman içinizden birisi ABD'ye gitse başımıza bir şey geliyor; ya butlan geliyor ya partiye geliyor ya birine geliyor. Hayrına gitmiyorsunuz ki, bu ülkeye hayır gelmiyor ama ben bunu öğrenmek istiyorum. Bu işlemi, lütfen tezkereyi okuyun, muhatapları bilgi versin, herkes anlasın, ondan sonra oylansın, bu ciddi bir şey. Hulusi Akar-ABD-ziyaret-AKP; bunların hepsi bir araya geldiği zaman insanın kafası karışıyor' ifadelerini kullandı.</p>

<h3><strong>'ÇALIŞMA PARLAMENTER DİPLOMASİ İÇİN YAPILIYOR'</strong></h3>

<p>Meclis Başkanvekili Tekin Bingöl, tezkerenin Meclis Başkanlığı'ndan Genel Kurula geldiğini, tezkere üzerine söz talebi olduğunda karşılayacağını ancak işlemin kesinleşmesinin ardından bütün bilgilerin netleşeceğini ifade etti. AK Parti Grup Başkanvekili Abdülhamit Gül, CHP'li Başarır'a cevaben, 'Burada yapılan çalışma parlamenter diplomasi için yapılıyor. Şimdi Ali Mahir Bey söyleyince ben de bilgi almaya çalıştım. Şu ana kadar aldığım verilere göre 13 Temmuz'da olan bir seyahat ve diplomasi; Savunma Komisyonu olarak CHP'li üyelerin de katılacağı ve komisyon Amerika Kongresi'nde Türkiye'yi, ülkemizi, Meclisimizi temsil etmeye yönelik bir çalışma. Dolayısıyla, burada tarih niye yok? Burada Genel Kurul onay verdikten sonra oradaki hem elçiliğimizle hem muhataplarıyla randevu konusunun değerlendirileceği ifade edildi. Dolayısıyla, Meclisimizin, tüm partilerin, komisyonun yapacağı bir çalışma. Dolayısıyla, Meclisin yapmış olduğu bir parlamenter diplomasi, kişisel bir seyahat değil, bir parti ziyareti değil, meclis ziyaretidir. Temas, ülkemiz adına gurur verecek, her platformda olmamız lazım ve tüm partilerden' diye konuştu.</p>

<h3><strong>'ZİYARETİN İÇERİĞİ DÜZGÜN BİR ŞEKİLDE VERİLSİN'</strong></h3>

<p>Ardından yeniden söz alan CHP'li Başarır, 'Kişisel bir ziyaretin burada bir tezkereyle konuşulması akla ziyan bir durum ama olası bir ziyaretin tarihi, kapsamı, içeriği bilinmeli, burada oylanıyor bakın; bu, grupları bağlar; bu, hepimizi bağlar. Tarihi bile bilmiyor, bakın temmuzun bir şeyi olabilir. Olamaz diyorum, bakın ciddiyet. Sonra, 'Niye kızıyorsunuz?' diyor. Bu kızılmayacak bir durum değil, olmaz bu. Şimdi, bunu oyladık, sadece okundu ama kimse anlamadı ve ilginçtir el de kaldırılıp indirilmedi. Bakın, biz bilmediğimiz için, anlamadığımız için on saniyede olan bir şey. Yarın, Allah korusun vahim bir tablo, bambaşka bir şey olur, bu Meclisi bağlar; bu, sizi de bağlar Sayın Başkan, Divanı da bağlar, herkesi bağlar. O yüzden, bunun kapsamı, içeriği, tarihi hepsi düzgün bir şekilde verilsin' dedi.</p>

<h3><strong>'MAÇA MI GİDECEK?'</strong></h3>

<p>Meclis Başkanvekili Bingöl, çalışma yöntemlerinin tümünün araştırma önergesiyle görüşülebileceğini ve tüm siyasi partilerin ziyaret için görüşlerini paylaşabileceğini ifade etti ve Başkanlığını ettiği oturumlar öncesinde tezkereleri daha detaylı inceleyeceğini ekledi. CHP'li Başarır yerinden söz alarak, 'Bugün Meclis gündemi geldiğinde de böyle bir şey gündemde yoktu yani birden karşımıza çıktı. Arkadaşlar ısrarla soruyor: 'Maça mı gidecek?' Ben bu dakikadan sonra maça kimin gideceğini Meclisten bilmem ama Hulusi Akar'ın gidemeyeceği bir gerçek' dedi.</p>

<h3><strong>'BÜROKRASİNİN DAHA ÖZENLİ OLMALARI DAHA DA KIYMETLİ OLUR'</strong></h3>

<p>AK Parti'li Gül ise olayın kişiselleştirilmesinin doğru olmayacağını dile getirerek, 'Dış ilişkilerdeki arkadaşlarımızın da hangi tarihte gidilecek, kimler gidecek, bunu tekrar Genel Kurulun, onayına ve bilgisine en azından sunması şık bir tutum olur. Burada benim aldığım bilgiye göre, onaydan sonra gerekli bu anlamda tam program belli olsun. Bu, bizim grubumuzun belirlediği bir takvim değil yani bir parti ziyareti değil ama arkadaşlarımız da netleştikçe Genel Kurula kimler gidecek, hangi tarihte gidecek, bunun gelmesi şık ve yakışan olur. Bürokrasinin daha özenli olmaları daha da kıymetli olur diye düşünüyorum' ifadelerini kullandı.</p>

<h3><strong>ARAŞTIRMA ÖNERGELERİ GÖRÜŞMELERİNDE TARTIŞMA</strong></h3>

<p>Ardından siyasi parti gruplarının TBMM Başkanlığı'na sunduğu araştırma önergelerinin görüşmelerine başlandı. Bu bölümde CHP grubunun sunduğu, 'Mevsimlik tarım işçilerinin karşılaştığı sorunların tüm yönleriyle araştırılarak bu sorunlara yönelik çözüm önerileri geliştirilmesi' başlıklı önergesi sırasında DEM Parti ve İYİ Parti grubu arasında tartışma yaşandı. Önerge üzerine söz alan İYİ Parti Adana Milletvekili Ayyüce Türkeş Taş, 'Türkiye'de bu kadar problem varken, 'İktidar ne yapıyor' diye bakıyoruz. Bu insanları evinden, yurdundan eden, anasını bacısını dağa kaldıran, babasını atasını katleden, toprağına çöken lanet terör örgütü PKK, onun mensupları ve hain terör hükümlüsü, bebek katili, teröristbaşını nasıl affedeceğinin derdini tutmuş gözüküyor. Bir yanda da öyle ki, 'Biz Kürt halkının, Doğu ve Güneydoğulu vatandaşların haklarını savunmak için siyaset yapıyoruz' diyenler de, 'Bu adama özgürlük istiyoruz' diye, miting yapacağız diye bas bas bağırıyorlar' diye konuştu.</p>

<h3><strong>'BU ÜLKENİN EN TEMEL SORUNU OLAN KÜRT SORUNUNU ÇÖZMEK İÇİN MÜCADELE EDİYORUZ'</strong></h3>

<p>DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, partisinin düzenleyeceği mitingler ile ilgili şöyle konuştu;</p>

<p>'Bu ülkenin en temel sorunu olan Kürt sorununu çözmek için mücadele ediyoruz. Bu ülkede gerçekten barışın tesis edilmesi için emek harcıyoruz, mücadele ediyoruz, çaba harcıyoruz ama birileri ne yazık ki barıştan korktuğu için, çözümsüzlükten beslendiği için her kürsüye çıktıklarında sürekli partimizi itham eden ve kendilerine alan açmaya çalışan bir siyaset yürütüyorlar. Açık ve net söyleyelim, gidin kendinize başka bir gündem bulun. Sürekli DEM Parti'ye çamur atarak sürekli DEM Parti üzerinden gündem olmaya çalışmaktan artık vazgeçin. DEM Parti kendi kurumsal kimliği içerisinde, kendi eylem takvimini, kendi mücadele hattını, kendi politik hattını belirleyen bir partidir. Halkın oy verdiği, teveccüh ettiği, bu ülkenin 3'üncü büyük siyasi partisinden bahsediyoruz. Miting yaparken hiç kimseden icazet alacak değiliz. Bu ülkenin barışı için, bu ülkenin insanlarının ölmemesi için mücadele ediyoruz, çaba harcıyoruz. Biraz buna saygı duyun, saygı duymayı bilmiyorsanız da bir zahmet susun yani, susun.'</p>

<h3><strong>'TERÖRE BULAŞMIŞ VEYA SUÇ İŞLEMİŞİN AFFINI YA DA ONUN REFERANSINI ASLA KABUL ETMEYECEĞİZ'</strong></h3>

<p>İki parti milletvekilleri arasında sataşmalar sürerken İYİ Parti Grup Başkanvekili Uğur Poyraz söz aldı. Poyraz, 'Burada defalarca ifade ettik, bu Parlamentodaki her bir milletvekili, bu ülkedeki kanunlara uyan, kurallara uyan, vergisini ödeyen, suça bulaşmamış, devletin her türlü yanlışına, iktidarın her türlü yanlışına rağmen suça bulaşmamayı tercih etmiş vatandaşın derdini çözmekle ve vatandaşın refahını yükseltmekle sorumlu, iktidar da muhalefet de ama bu Parlamentoda defaatle ve defaatle teröriste, teröre bulaşmış veya suç işlemişin affı ya da onu referansını İYİ Parti asla ve kat'a kabul etmeyecek ve bununla ilgili her seferinde hem defans gösterecek hem bununla ilgili şerh koyacak hem de bununla ilgili İç Tüzük'ün ve Anayasa'nın bize verdiği tüm yetkileri sonuna kadar kullanacağız' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>'KÜRT SORUNUN ÇÖZÜMÜ SİYASAL VE HUKUKSAL ZEMİNE ÇEKİLMELİ'</strong></h3>

<p>Yeniden söz alan DEM Parti'li Koçyiğit, 'Kürt sorununun sonucunda şiddet açığa çıkmıştır ve bugün gerçek anlamda Kürt sorununun çözümünde şiddet başlığının ortadan kalkıp meselenin siyasal ve hukuksal zemine çekilmesi gibi bir gerçeklikle karşı karşıyayız. İşte o zeminde de Öcalan'ın başaktörlüğüne dikkat çekiyoruz. Gözlerimizi hakikate kapatıp gerçeği karartarak yol alamayız. Kimi referans alacağımızı, neyi referans alacağımızı, neyin siyasetini yapacağımızı belirleyebiliyoruz, belirliyoruz da. Biz bu referansları sadece parti olarak biz değil bakın, Türkiye'de yaşayan milyonlarca insan Öcalan için, 'Benim önderliğimdir' dedi. Bu gerçeğe gözünüzü kapatarak Kürt sorununu nasıl çözeceksiniz, şiddeti nasıl geride bırakacaksınız? 'Cumhuriyet' diyorsunuz, o cumhuriyet nasıl demokratik olacak, nasıl bir hukuk devleti olacak, nasıl adalet tesis edilecek? Bu sorulara da yanıt vermeniz gerekir. Bu sorulara yanıt vermiyorsanız da kusura bakmayın, burada söz kurmamanız gerekir' değerlendirmesinde bulundu.</p>

<h3><strong>'TÜRK'ÜN, KÜRT'ÜN DERDİNİ PARLAMENTO ÇÖZECEK, TERÖR HÜKÜMLÜSÜ DEĞİL'</strong></h3>

<p>Tartışmaların sürdüğü esnada İYİ Parti'li Poyraz, ülkedeki tüm sorunların çözüm yerinin parlamento olduğunu ifade etti. Poyraz, sözlerinin devamında şu ifadeleri kullandı;</p>

<p>'Türk Milleti'ni, bölünmez bütünlüğünü hedef alan bir terör örgütünü kurmuş, yönetmiş, infaz emri vermiş birisinin referans alınması, muhatap kabul edilmesi, haddizatında bu ülkenin mutlak ve eşit vatandaşı olan Kürtlere vasi tayin edilmesi, buna aracılık edenler, bunu övenler; bunların hepsi hem Türk Ceza Kanunu'na göre hem cumhuriyetin felsefe ve ilkelerine göre açıkça suç işliyorlar. O yüzden, bakın, Türk'ün de derdi, Kürt'ün de derdi; Alevi'nin de Sünni'nin de sağcının da solcunun da derdini bu Parlamento çözecek, cezaevindeki bir terör hükümlüsü değil. Bu kadar adam, bu kadar milletvekili, bu kadar koca koca adam, koca koca kadın, cumhurbaşkanları, bakanlar, valiler, hakimler, savcılar, onlar bunlar çözemeyecek; bu işi bir terör hükümlüsü çözecek, öyle mi? O zaman hepimiz boşaltalım bu salonu ya, oturmayın, oturmayın bu salonda, boşaltalım burayı.'</p>

<h3><strong>'HİÇ KİMSENİN BU ÜLKEYİ BÖLMEK İSTEDİĞİ YOK'</strong></h3>

<p>Tartışmaya diğer parti milletvekillerinin tepki göstermesiyle Meclis Başkanvekili Bingöl, tartışmanın sona ermesi gerektiğini söyledi. Ardından DEM Parti'li Koçyiğit'e söz verdi. Koçyiğit, 'Bu ülkedeki çözümsüzlük aklının bedeli çok büyüktür. Konuştuğumuz mesele sıradan bir mesele değil, bence herkes cümlelerini çok özenli seçsin. İşin ucunda, bu ülkede yaşayan insanların, yurttaşlarımızın, halklarımızın en başta yaşam hakkı olmak üzere, ekonomisinden tutalım sosyal hayatına, sosyal hayatından tutalım geleceğine kadar birçok meseleyi barındıran bir sorundan bahsediyoruz. Onun için, öyle halının altına süpürerek, kafamızı kuma gömerek yol alamayacağımız açık ve net. Öcalan'ın muhatap olduğu açık ve nettir. Bakın, bu Meclisten bir heyet gitti, Öcalan'ı ziyaret etti. Herhalde turistik geziye gitmedik biz oraya, değil mi? Gezelim, görelim diye İmralı'ya gitmedik, çözümü konuşmak için gittik, akan kanın durması için gittik. Hiç kimsenin bu ülkeyi bölmek istediği yok. Bu ülkenin birlikte, bir arada, bütün halklarıyla, bütün zenginliğiyle var olmasını istiyoruz' ifadelerini kullandı.</p>

<h3><strong>4 MADDE KABUL EDİLDİ</strong></h3>

<p>Siyasi parti önergelerinin ardından teklife geçildi. Yapılan görüşmeler sonucunda teklifin 4 maddesi daha kabul edildi. Maddelere göre; Tarımsal amaçlı kurulan kooperatiflerin tarım arazisi edinmesi de Bakanlık iznine bağlanacak. Böylece arazilerin küçük parsellere bölünerek hobi bahçesi, bağ evi veya dinlenme alanına dönüştürülmesi engellenecek. İzin alınmadan tarım arazilerine yapılan yapılara elektrik, su ve doğal gaz bağlanamayacak. Yasağa aykırı abonelik sağlayan kurumlara her abone için idari para cezası uygulanacak. Alkol bağımlılığı ile mücadele kapsamında atılan adımla gizli reklama izin verilmeyecek. Alkollü içecek üreticilerinin amblem ya da logo ile herhangi bir etkinliğe destek vermesi ve sponsor olması yasaklanacak. Orman sınırları içinde kalan yaklaşık 80 bin tapulu taşınmaz için de harekete geçildi. Teklife göre, şartları oluşan taşınmazların tapuları bedel alınmadan geçerli kabul edilecek. Daha önce iptal edilen tapular da belirli şartlarla hak sahiplerine geri verilecek.</p>

<h3><strong>GENEL KURUL KAPANDI</strong></h3>

<p>Daha sonra Meclis Başkanvekili Tekin Bingöl, birleşimi 11 Haziran Perşembe günü toplanmak üzere birleşimi kapattı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.antalyahaber.net/tbmmde-toprak-duzenlemesine-iliskin-4-madde-kabul-edildi</guid>
      <pubDate>Thu, 11 Jun 2026 02:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyahabernet.teimg.com/crop/1280x720/antalyahaber-net/uploads/2026/06/agency/dha/tbmmde-toprak-duzenlemesine-iliskin-4-madde-kabul-edildi.jpg" type="image/jpeg" length="67724"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Babacan’dan asgari ücrete ara zam çağrısı]]></title>
      <link>https://www.antalyahaber.net/babacandan-asgari-ucrete-ara-zam-cagrisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyahaber.net/babacandan-asgari-ucrete-ara-zam-cagrisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, asgari ücrete 1 Temmuz’da ara zam yapılmasının çalışanların hakkı olduğunu söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, TBMM’deki grup toplantısında yaptığı açıklamada asgari ücrete ara zam yapılması çağrısında bulundu. Babacan, yüksek enflasyon nedeniyle çalışanların alım gücünün düştüğünü belirterek, 1 Temmuz’da ara zam verilmesinin çalışanların hakkı olduğunu ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, 'Enflasyon asgari ücretlinin suçu değildir, enflasyonu bu ülkeyi yönetenler üretmiştir. Asgari ücretlinin 1 Temmuz da ara zam almak hakkıdır. Ara zam vermemek hak gaspıdır, ara zam vermemek kul hakkına girmektir' dedi.</p>

<p>DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, TBMM'de Yeni Yol Partisi'nin grup toplantısında konuştu. Babacan, ekonomideki gelişmelere ilişkin, 'Geçenlerde uluslararası haber ajansının yaptığı bir haberde deniyor ki; 'ABD, Türkiye'ye seçimlerden önce swap hattı açabilir.' Ateş olmayan yerden duman çıkmaz. Ben buradan Sayın Cumhurbaşkanı ile Hazine ve Maliye Bakanına soruyorum; böyle bir niyetiniz var mı? Yani gidip ABD hazinesinden veya Merkez Bankası'ndan, 'Bizim dövizi yaktık, arka kapıdan sattık. Dolarımız bitti, bize biraz dolar borç verin' deme niyetiniz var mı, yok mu? Niyetiniz var da susuyorsanız büyük bir tehlikenin eşiğindesiniz. Ben 11 yıl boyunca bu ülkenin hazinesinin başında oldum. IMF'den borç devralmıştık. IMF, Türkiye'nin ortak olduğu ve hissemizi artırdığımız bir kuruluş. Tam 23,5 milyar dolar borcu devraldık, o günkü toplam ekonomi 300 milyar, toplam 12 aylık ihracat 36 milyar dolar. Ne yaptık; borcu ödedik yerine daha az borçlandık, ödedik daha az borçlandık ve sıfırladık. Merkez Bankası'nın ödeme terminallerinde bana kısmet oldu son taksiti tuşa bastım ve o defteri kapattık. Bizim de ortağı olduğumuz, yönetim kurulunda söz sahibi olduğumuz bir kurum. Ancak siz swapla ABD'den borçlanırsanız ki bunu ABD Merkez Bankası ve hazine veriyor. O zaman o ülke karşısında boynunuz bükük kalır. Sayın Erdoğan'a buradan kendi sözlerini hatırlatmak istiyorum; 'Bugün borç alan yarın emir alır.' ABD, hiçbir ülkeye bu swap hattını bedava açmamıştır ya ticari ya da siyasi çıkarı vardır. Eğer aklınızda böyle bir şey varsa bugün onu derhal unutun. Allah korusun bu ülkenin bağımsızlığı meselesidir, Türkiye'nin egemenliği meselesidir. Bugün o borcu veren yarın sizin dış politikanızda etkili olur' ifadelerini kullandı.</p>

<h2><strong>'VERMEMEK KUL HAKKINA GİRMEKTİR'</strong></h2>

<p>Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) enflasyon rakamlarına göre satın alma gücünün azaldığını kaydeden Babacan, 'Yılbaşında tespit edilen 28 bin liralık asgari ücret, haziran ayı sonunda yüzde 20 erimiş olacak. Yıllarca bu ülkede 1 Temmuz'da asgari ücrete ara zam verilmiştir; çünkü işçinin hakkıdır. Yıl sonunu beklemek çok uzun sürer ve ilk 6 ayda enflasyon sebebiyle asgari ücretteki erime telafi edilmiştir. İlk defa geçtiğimiz yıl 1 Temmuz'da atladılar, bu yıl da ara zammı hiç ağızlarına almıyorlar. Enflasyon asgari ücretlinin suçu değildir, enflasyonu bu ülkeyi yönetenler üretmiştir. Asgari ücretlinin 1 Temmuz da ara zam almak hakkıdır. Ara zam vermemek hak gaspıdır, ara zam vermemek kul hakkına girmektir' diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.antalyahaber.net/babacandan-asgari-ucrete-ara-zam-cagrisi</guid>
      <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 13:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyahabernet.teimg.com/crop/1280x720/antalyahaber-net/uploads/2026/06/agency/dha/babacandan-asgari-ucrete-ara-zam-cagrisi.jpg" type="image/jpeg" length="14335"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[TBMM’de toprak koruma teklifinin 10 maddesi kabul edildi]]></title>
      <link>https://www.antalyahaber.net/tbmmde-toprak-koruma-teklifinin-10-maddesi-kabul-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyahaber.net/tbmmde-toprak-koruma-teklifinin-10-maddesi-kabul-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TBMM Genel Kurulu’nda görüşülen toprak koruma ve arazi kullanımına ilişkin kanun teklifinin 10 maddesi daha kabul edildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>TBMM Genel Kurulu’nda görüşmeleri süren Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik öngören kanun teklifinin 10 maddesi daha kabul edildi. Düzenleme kapsamında 2/B uygulamalarından karbon yutak ormanlarının kurulmasına, hidroelektrik tesislerde güvenlik tedbirlerinden veteriner hekimlere yönelik disiplin hükümlerine kadar birçok alanda yeni düzenlemeler hayata geçirilecek.</p>

<p>Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu'nda, toprak koruma ve arazi kullanımına ilişkin düzenlemeleri de içeren, 'Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile Çeltik Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin 10 maddesi daha kabul edildi.</p>

<p>TBMM Genel Kurulu, toprak koruma ve arazi kullanımına ilişkin düzenlemeleri de içeren, 'Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile Çeltik Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'ni görüşmek üzere Meclis Başkanvekili Tekin Bingöl başkanlığında toplandı. Gündem dışı konuşmalarının ardından milletvekillerinin 1'er dakikalık konuşma yaptığı bölüme geçildi. Bu bölümde söz alan CHP Tekirdağ Milletvekili İlhami Özcan Aygun, elindeki Tekirdağ köftesi ile buğday dolu kavanozu göstererek, 'Seçim bölgem Tekirdağ'ımızın köftesi meşhurdur. Coğrafi işaretli Tekirdağ köftemizin porsiyonu 460 lira civarındadır, 1 porsiyonda 10 adet köfte vardır. Geçtiğimiz hafta TMO 1 kilogram buğday alım fiyatını 16,5 lira, arpayı da 12 lira 75 kuruş olarak belirledi. Kısacası, çiftçimizin 1 tane Tekirdağ köftesini yemesi için bu buğdaydan yaklaşık 3 kilo satması gerekiyor, arpadan da 4 kilo satması gerekiyor. Buradan sesleniyorum; yetkililer gözünüzü açın, çiftçimizi destekleyin. Üreticiler enflasyonu arttırmaz. Hazine ve Maliye Bakanı'na ve Tarım Bakanı'na sesleniyorum; çiftçilerimize geçmişte olduğu gibi müstahsil makbuz üzerinden prim desteği sağlayın; buğdayda, arpada çiftçimize yaklaşık olarak 2,5 lira prim desteği verin. Uykunuzdan uyanın, üretimde kalan çiftçilerimize sahip çıkın' ifadelerini kullandı.</p>

<h2><strong>'FIRAT YILMAZ ÇAKIROĞLU'NUN İSMİNİN KALDIRILMASINI ŞİDDETLE KINIYORUZ'</strong></h2>

<p>Ardından MHP Mersin Milletvekili Levent Uysal söz aldı. Uysal, 'Bugün gündemimizde şehidimiz Fırat Yılmaz Çakıroğlu var. Şehidimizin adı, yıllardır Tarsus Gençlik Merkezi'nde dalgalanıyordu, maalesef kaldırıldı; bunu şiddetle kınıyoruz. Şehidimizin adını tabeladan kaldırabilirsiniz ama kalplerden asla. Tarsus Belediye Başkanı'nı, Belediye Meclisi'ni, Tarsus Kaymakamı'mızı ve her şeyden önemlisi, aziz Tarsuslu hemşehrilerimizi şehidimizin hatırasına sahip çıkmaya davet ediyoruz çünkü Fırat hepimizin şehidi. Şehitler ölmez, vatan bölünmez' diye konuştu.</p>

<h3><strong>'ŞEHİDİMİZİN İSMİ RESMİ OLARAK VERİLECEK'</strong></h3>

<p>Daha sonra MHP'li Uysal'a cevaben CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, 'Tarsus Belediye Başkanı'mızla ben bizzat görüştüm. Bir şehidin, bir şehidimizin isminin verildiği bir yerden adının kaldırılması bizim için de vahim bir durum. 'Bu nedir?' dediğimde, 'Milliyetçi Hareket Partisi'nin Belediye Başkanlığı döneminde burayla ilgili bir meclis kararı alınmadan isim verilmiş, kaldırmadım' dedi. 'O zaman, doğru olan, hep beraber meclis kararı alıp tüm partiler olarak buraya bunu resmi olarak verelim' dedim. Bugün odamda görüştüm. Tabii ki şehidimizin ismi, tüm meclisin, meclis üyelerinin kararıyla resmi olarak verilecek, kaldırılması gibi bir durum yok Sayın Vekilim; bizzat takip ediyorum, bizzat konuştum. En az sizler kadar, Mersinliler kadar bu konuyu ben de takip ettim; bu, benim için de hassas bir durum' dedi.</p>

<h3><strong>SORUN YAŞANAN ALANLARDA YENİDEN 2/B UYGULAMASI YAPILABİLMESİ HEDEFLENİYOR</strong></h3>

<p>Siyasi parti gruplarının TBMM Başkanlığı'na sunduğu önergelerin ardından kanun teklifine geçildi. Teklif üzerine yapılan görüşmeler sonucunda teklifin 10 maddesi daha kabul edildi. Böylelikle teklifin 15 maddeden oluşan birinci bölümü üzerine görüşmeler tamamlandı. Kabul edilen maddelere göre; sorun yaşanan alanlarda yeniden 2/B uygulaması yapılabilmesi hedefleniyor. Bu kapsamda 'Orman Kanunu'nun uygulandığı alanlarda Orman Genel Müdürlüğü'nün yapacağı incelemeler sonucunda ilgili kanunda açıkça sayılan sebepler dışındaki gerekçelerle uygulamaların iptal edildiği, 2/B hükmünün şartlarını taşımadığı açıkça belirtilen yerler dışında kaldığı tespit edilen alanlarda 2/B uygulamaları yürütülebilecek. Yapılan bu uygulamalar ikinci kadastro sayılmayacak. Kanun'un 2/B uygulamaları yapılan alanlarda yer alan taşınmazlar hakkında açılmış davalar bulunması halinde, yapılan çalışmalar Orman Genel Müdürlüğünce mahkemeye bildirilecek.</p>

<h3><strong>KARBON YUTAK ORMANLARI KURULACAK</strong></h3>

<p>Diğer taraftan teklifle, 'Orman Kanunu'nda değişikliğe gidiliyor. Buna göre; küresel iklim değişikliğiyle mücadeleye katkı sağlamak ve ormanların sera gazı tutum kapasitesini artırmak amacıyla Orman Genel Müdürlüğü karbon yutak ormanları kuracak. Ayrıca bedel alarak kurulacak ve kurulmuş ormanların tesis maliyetinden az olmamak ve karbon piyasası rayiç bedeli tahsil edilmek kaydıyla işletecek. Müdürlük bu uygulamayı hayata geçirmek için İklim Değişikliği Başkanlığı'nın görüşünü alarak yönetmelik çıkarabilecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>ATATÜRK ORMAN ÇİFTLİĞİNE BAĞLI YERLERDEN VERGİ CEZALARI, GECİKME FAİZLERİ ALINMAYACAK</strong></h3>

<p>Öte taraftan teklifle Atatürk Orman Çiftliği'ne ait gayrimenkuller için düzenlemenin yürürlük tarihinden önce, 'Emlak Vergisi Kanunu' hükümlerine göre bina, arazi vergileri ve bunlara bağlı vergi cezaları, gecikme faizleri, gecikme zamlarının tahsilinden vazgeçilecek. Bina ve arazi vergi borcu için yargı mercilerine intikal etmiş uyuşmazlıklarda, davayı gören mahkeme tarafından karar verilmesine yer olmadığına tarafların yaptıkları masrafların üzerlerine bırakılmasına karar verilecek ve vekalet ücretine hükmedilmeyecek. Teklife göre Devlet Su İşleri (DSİ) ile ilgili düzenlemeye gidiliyor. Kanun kapsamındaki hidroelektrik enerji üretim tesislerinde veya tesisten kaynaklı olarak memba veya mansapta can ve mal emniyeti açısından risk oluşturan durumların tespit edilmesi halinde üretim lisansı sahibi şirkete ihtarda bulunulacak ve gerekli önlemlerin alınması için süre verilecek. Mahalli mülki idari amir kararıyla risk oluşturan durumlar ortadan kaldırtılacak. Bu hususta yapılan masraflar ilgili şirketten tahsil edilecek.</p>

<h3><strong>VETERİNERLİK İLE İLGİLİ TEKLİFLER</strong></h3>

<p>Teklifle, veteriner hekimliği mesleği ile ilgili değişiklik yapılıyor. Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilen 'haysiyet divanı tarafından uygulanacak disiplin cezalarına' ilişkin madde yeniden ele alınıyor. Haysiyet divanı tarafından uygulanacak disiplin cezaları, para cezasını gerektiren haller, geçici meslekten men cezasını gerektiren fiil ve hallerin belirlendiği hükme göre, oda haysiyet divanları, kendilerine intikal eden dosyaları en geç 6 ay içerisinde karara bağlamak zorunda olacak. Disiplin cezası gerektiren fiil ve halleri işleyenler hakkında bu fiil ve hallerin işlendiğinin soruşturmaya yetkili birimce öğrenildiği tarihten itibaren 6 ay içinde soruşturmaya başlanılmamışsa bu suçlarla ilgili disiplin soruşturması yapılamayacak ve ceza verilemeyecek. Disiplin cezası gerektiren fiil ve hallerin işlendiği tarihten itibaren en geç 5 yıl içinde disiplin cezası verilmemesi hallerinde ceza verme yetkisi zaman aşımına uğrayacak. Savunma alınmadan ceza verilemeyecek. Savunma yazılı veya sözlü olarak da verilebilecek. Hakkındaki iddia ve tespitleri içeren savunma isteme yazısının kendisine tebliğinden itibaren 15 gün içinde geçerli mazereti olmaksızın yazılı veya kendisine bildirilen günde sözlü savunma vermeyen üye, savunma hakkından vazgeçmiş sayılacak. Hakkında herhangi bir disiplin cezası verilen veteriner hekimin, cezanın kesinleştiği tarihten itibaren 5 yıl içinde disiplin cezası gerektiren yeni bir fiil işlemesi halinde, bu fiil için kanunda öngörülen disiplin cezasının bir derece ağır olanı uygulanacak. Veteriner hekim hakkında başlamış olan ceza kovuşturması, disiplin işlem ve kararlarının uygulanmasına engel olmayacak. Oda haysiyet divanlarınca haklarında meslek icrasından men kararı verilen veteriner hekimler, bu kararın yüksek haysiyet divanınca tasdik edilmiş olmasına rağmen mesleklerini icra ederlerse, haklarında oda haysiyet divanlarınca disiplin cezası gerektiren fiil ve hallerin süresine göre 120 bin liradan 600 bin liraya kadar disiplin para cezası verilecek.</p>

<h3><strong>GENEL KURUL KAPANDI</strong></h3>

<p>Teklifin birinci bölümünde yer alan maddelerin kabul edilmesinin ardından Meclis Başkanvekili Tekin Bingöl, birleşimi 10 Mayıs Çarşamba günü toplanmak üzere kapattı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.antalyahaber.net/tbmmde-toprak-koruma-teklifinin-10-maddesi-kabul-edildi</guid>
      <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 13:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyahabernet.teimg.com/crop/1280x720/antalyahaber-net/uploads/2026/06/agency/dha/tbmmde-toprak-koruma-teklifinin-10-maddesi-kabul-edildi.jpg" type="image/jpeg" length="48970"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dervişoğlu: Dünya sefalet liginde şampiyonluğa koşuyoruz]]></title>
      <link>https://www.antalyahaber.net/dervisoglu-dunya-sefalet-liginde-sampiyonluga-kosuyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyahaber.net/dervisoglu-dunya-sefalet-liginde-sampiyonluga-kosuyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, grup toplantısında ekonomi yönetimini eleştirerek enflasyon ve hayat pahalılığına dikkat çekti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<blockquote>
<p>İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada ekonomi yönetimine yönelik eleştirilerde bulundu. Enflasyon ve hayat pahalılığının vatandaşların alım gücünü düşürdüğünü savunan Dervişoğlu, açıklamalarında ekonomik göstergeler ve yaşam maliyetleri üzerinden değerlendirmeler yaptı.</p>
</blockquote>

<p>İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, 'Ekonominin kitabını yazdık' diyenler sayesinde, bugün dünya sefalet liginde şampiyonluğa koşuyoruz. Biz, 'en kötü kim yönetecek' olimpiyatlarında altın madalyaya koşuyoruz' dedi.</p>

<p>İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, TBMM'de partisinin grup toplantısında konuştu. Dervişoğlu, 2 haftadır haber kanallarında aynı konunun işlendiğini belirterek, 'Tek bir başlık, tek bir gündem var. Ve bu konu, salt bir parti meselesi, şahısların çekişmesi olarak ele alınıyor. O ekranları seyredince sanırsınız ki memlekette başka bir şey olmuyor da bir siyasi parti içinde 'adil bir rekabet' yaşanıyor. Sanki hiç kimse, herhangi bir müdahalede bulunmamış da bir sorun kendi kendine oluşmuş ve Türkiye de o sorunla uğraşıyor. Ayrıca bu sorun, bize diğer tüm sorunlarımızı da unutturmuş, enflasyon ve hayat pahalılığı ortadan kalkmış, ekonomi programı tıkır tıkır işliyor. Emekli ve asgari ücretli hakkını almış, alın teri karşılığını bulmuş, işsizlik problemi aşılmış, çiftçi ürettiğinin karşılığını alıyor, asayiş diye bir derdimiz kalmamış; kadınlar, gençler, çocuklar güvende; esnaf, tüccar, sanayici halinden memnun; dış politikada her şey güllük gülistanlık; hukuk, adalet, demokrasi baharı yaşıyoruz öyle mi? İnsanın, 'ne butlanmış be arkadaş' diyesi geliyor. Bizi, değerlerimizi, canlarımızı, doğrularımızı kemiren, tüketen, öldüren tüm bu sorunlar ortadayken, kasten ve taammüden sahnelenen bu 'cambaza bak' oyunuyla milletimin gözüne perdeler indiriliyor. Kimdir sebebi? İktidar ve ortaklarıdır. Kimdir sebebi? İktidar ve yabancı ortaklarıdır. Kimdir sebebi? Buna ses etmeyenler, itiraz etmeyenlerdir' diye konuştu.</p>

<h2><strong>'KOSKOCA TÜRKİYE, ŞİRKETE DÖNÜŞTÜRÜLDÜ'</strong></h2>

<p>Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne geçildiğinden beri devlet nizamının çivisinin çıktığını söyleyen Dervişoğlu, 'Hatırlayın, ormanlarımız günlerce cayır cayır yanarken kurumlar müdahale etmek için saatlerce bekledi. Neden? Çünkü bakanlar uçağa binmek için bile 'Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatlarıyla' cümlesini kurmak zorundaydı. Şimdi yine yangın mevsimine giriyoruz. İktidarın ne kadar hazırlık yaptığını, Allah korusun kaç dönüm orman yandığıyla anlayacağız. Koskoca Türkiye Cumhuriyeti Devleti tek bir imzayla, tek bir kararla yönetilen adeta tek bir gruba kar payı dağıtan bir şirkete dönüştürülmüştür. Patrona sadakat da tek gaye haline getirilmiştir. Söylemeden geçmeyeyim. Yahu arkadaş, her birinizin üzüm misali birbirinize baka baka kararmasının alemi yok. Fikirleriniz, hasletleriniz olabilir de işinizi yapın kardeşim. Üzerinize vazife olan işleri yapın' dedi.</p>

<h3><strong>'PAZAR FİLESİ, RAKAMLARIN GERÇEĞİNİ ANLATMAYA YETİYOR'</strong></h3>

<p>Ardından 5 Haziran'da açıklanan Türkiye İstatistik Kurumu enflasyon verilerine değinen Dervişoğlu, 'Yıllık enflasyon yüzde 32,61. Merkez Bankası yıl sonu hedefini yüzde 16'dan yüzde 24'e çekti. Yani hedefi tutturamayınca, hedefi yukarı taşıdılar. 'Ekonominin kitabını yazdık' diyenler sayesinde, bugün dünya sefalet liginde şampiyonluğa koşuyoruz. Biz, 'en kötü kim yönetecek' olimpiyatlarında altın madalyaya koşuyoruz. Eskiden bu ülkede bir işçi emekli olduğunda alacağı ikramiyeyle başını sokacak mütevazı bir ev alabilirdi, evladının düğününü yapabilirdi. Şimdi ne yapıyor? Aldığı ikramiye ile elden aldığı borçları kapatıyor, kartının asgarisini ödüyor, ay sonunu nasıl getireceğini hesaplıyor. Ocak'tan bu yana beş aylık enflasyon yüzde 16'yı geçiyor. Bu oran, hepimizin eriyen satın alma gücünün oranı. Sofralarımızdan eksilen zeytinin, peynirin oranıdır. Bu yangın her yeri sarmışken, her sabah yeni bir cehenneme uyanırken, icraat yapması gereken iktidarın sözcüleri çıkıp sabır bekleyip, şükür nasihat edip, masa başında oynadıkları rakamlarla sahte başarı hikayeleri anlatıyorlar. Oysaki sadece pazar filesi, rakamların gerçeğini anlatmaya yetiyor. Çocuğunun beslenme çantasını boş gönderen anaların gözyaşları bıçağın kemiğe dayandığını gösteriyor. Buradan bu ülkeyi yönettiğini sananlara, sarayın itibarını vatandaşının onuruna tercih edenlere sesleniyorum. O saraylardaki oy hesaplarınız, entrikalarınız, ayak oyunlarınız, masa başı rakam cambazlıklarınız, sözde başarı cazgırlıklarınız sizi kurtaramayacak. Biz, milletimizle aynı safta omuz omuza geliyoruz. O haram saltanatınızı yıkmaya, bu milletin anasının ak sütü gibi helal hakkını millete vermeye geliyoruz' ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>'MİLLETİN İRADESİ İMRALI'DA DEĞİL, BU MECLİS'TEDİR'</strong></h3>

<p>Dervişoğlu ayrıca, 'DEM Partili Meclis Başkanvekili çıkmış, İmralı'yla görüşüp dönüyor ve 'Kök yasa hazırlanacak' diyor. Neymiş? Belli örgüt mensuplarının Türkiye'ye gelmesinin önü açılacakmış. Bunun için de İmralı'daki bebek katiline özgürlük mitingleri yapacaklarmış. Hiç yadırgamıyorum. Siz İmralı'daki caniye şayet 'kurucu önder' derseniz, komisyonu ayağına gönderirseniz, Nevruz Bayramlarında mesajlarını meydanlarda okutursanız olacağı budur. Bunlara ne söylesek az, ne söylesek faydasız. Açık ve net söylüyorum; bu millet, şehit analarının gözyaşlarını unutmadı. Bu millet, terörün bedelini gencecik fidanlarıyla ödedi. O ödenen bedelleri, kapalı kapılar ardında 'bir sefere mahsus' diyerek sıfırlayamazsınız. Milletin iradesi İmralı'da değil, bu kürsüdedir, bu Meclis'tedir. Safımız bu iradenin hakimiyetini savunmaktır' dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.antalyahaber.net/dervisoglu-dunya-sefalet-liginde-sampiyonluga-kosuyoruz</guid>
      <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 13:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyahabernet.teimg.com/crop/1280x720/antalyahaber-net/uploads/2026/06/agency/dha/dervisoglu-dunya-sefalet-liginde-sampiyonluga-kosuyoruz.jpg" type="image/jpeg" length="45690"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye kendi hikayesini yazan bir ülke]]></title>
      <link>https://www.antalyahaber.net/cumhurbaskani-erdogan-turkiye-kendi-hikayesini-yazan-bir-ulke</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyahaber.net/cumhurbaskani-erdogan-turkiye-kendi-hikayesini-yazan-bir-ulke" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin bölgesinde oyun kurucu bir aktör haline geldiğini belirterek milli güvenlik ve yapay zeka konularında önemli mesajlar verdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 'Türkiye, başkalarının senaryolarında kendisine rol biçilen bir ülke değil; kendi hikayesini yazan, kendi geleceğini şekillendiren ve bölgesinde oyun kurucu bir aktör haline geldiğini dost, düşman herkese göstermiştir' dedi.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen 'Milli Güvenlik Konferansları Açılış Töreni'ne katıldı. Erdoğan, programın başarılı geçmesini temenni ederek, 'Bölgesel gelişmeler bağlamında hassas bir döneme tekabül eden konferansları, devletimizin stratejik hafızasını güçlendiren, kurumlarımız arasındaki koordinasyonu pekiştiren, yeni tehditleri doğru okuyacak kadroların yetişmesine zemin oluşturan önemli bir adım olarak görüyorum. Değerli tecrübeleri, birikim ve uzmanlıkları ile programa katkı verecek tüm katılımcılara şimdiden tebriklerimi, teşekkürlerimi iletiyorum' dedi.</p>

<h2><strong>'TÜRKİYE'NİN GÜCÜNE GÜÇ KATMAYA DEVAM EDECEĞİZ'</strong></h2>

<p>Erdoğan, devlet yönetiminde milli irade ve sivil siyaset merkezli gerçekleşen sessiz devrimin sembollerinden birinin de Milli Güvenlik Kurulu'nun görev, yapı, işleyiş ve konumunda yaşanan değişim olduğunu belirterek, 'Yasal ve anayasal düzenlemeler, Kurulun ve Genel Sekreterliğimizin asli misyonlarını daha etkin, daha verimli ve demokratik standartlara uygun bir zeminde ifa etmelerini mümkün hale getirmiştir. Bir zamanlar eğitim kurumlarında okutulacak yabancı dillerin tespitinde sinema ve müzik eserlerinin denetimine geniş bir alanda mesai harcamak zorunda kalan Genel Sekreterliğimiz artık bu yüklerinden kurtulmuştur. Genel Sekreterliğimizin dikkatini ve enerjisini dağıtan bu işlerden kurtulup asli görevlerine odaklanmasını sadece Türk demokrasisi açısından değil, Türkiye'nin ulusal güvenlik bakımından çok kıymetli buluyorum. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin devlet idaremize ve karar alma süreçlerine kazandırdığı avantajları en iyi şekilde kullanarak Türkiye'nin gücüne güç katmaya inşallah devam edeceğiz' diye konuştu.</p>

<h3><strong>'KENDİ BİLEĞİMİZİN GÜCÜ DIŞINDA KİMSEYE UMUT BAĞLAMADIK'</strong></h3>

<p>Türk milletinin stratejik önemi yüksek ve zorlu bir coğrafyada asırlardır varlık gösterdiğini dile getiren Erdoğan, 'Cumhurbaşkanlığı forsumuzda temsil edilen 16 devletimizin 2 bin 200 yılı aşkın bir mazisi vardır. Avrupa'dan Orta Asya'ya, Kafkasya'dan Afrika'nın derinliklerine uzanan geniş bir coğrafyada ecdadımız at koşturmuş, devletler kurmuştur. Söğüt'te büyüyüp filizlenen Osmanlı çınarı, 600 yılı aşkın süre boyunca 3 kıta, 7 iklimde bayrağımızı gururla dalgalandırmıştır. Osmanlı'nın takati tükendiğinde ise yerini genç cumhuriyetimiz almıştır. Her zaman söylediğimiz gibi Türkiye Cumhuriyeti bizim bu topraklarda kurduğumuz ilk değil, en son devletimizdir. Kurduğumuz devletlerin adları ve yöneticileri zamanla değişmekle birlikte ebed müddet vasfı her zaman baki kalmıştır. Nice zorluklarla karşılaştık. Nice ihanetlere maruz kaldık. Nice badirelerden geçtik ama her defasında Anka kuşu gibi küllerimizden yeniden doğduk. Bugüne kadar vatanımızın bekasını, devletimizin güvenliğini, milletimizin istiklal ve istikbalini güvenceye alma noktasında kendi bileğimizin gücü dışında kimseye umut bağlamadık. Milli Mücadele'yi bu anlayışla yürüttük. Cumhuriyetimizi bu anlayışla kurduk. Demokrasimize yönelen saldırıları bu anlayışla püskürttük. 40 yılı aşan terörle mücadelemizi yine bu anlayışla sürdürdük. Tüm bunları yaparken tarihin ve aziz milletimizin şahitliğinde ağır bedeller ödedik. Büyük mücadeleler verdik ve çok önemli kazanımlar elde ettik. Özellikle 15 Temmuz ihaneti sonrası devreye aldığımız terörü kaynağında yok etme stratejisiyle içeride ve dışarıda kritik başarılara imza attık. Bu sayede bir taraftan tüm terör örgütlerine karşı çok yönlü bir mücadele yürütürken diğer taraftan da sınır ötesi harekatlarla ülkemizin güney sınırları boyunca bir güvenlik hattı oluşturduk. Karar alma aşamasından uygulama safhasına kadar sınır ötesi operasyon süreci Türkiye'nin bağımsızlığını teyit eden bir rol üstlenmiştir' dedi.</p>

<h3><strong>'TERÖRSÜZ TÜRKİYE, STRATEJİK BİR DEVLET VİZYONUNUN ADIDIR'</strong></h3>

<p>Türkiye'nin milli güvenliği riske girdiğinde gözlerinin hiçbir şeyi görmeyeceğini çok net biçimde ortaya koyduklarını vurgulayan Erdoğan, 'Irak ve Suriye harekatlarımız ülkemizin tepesine yerleştirilen cam tavanı parçalayarak güvenlik paradigmamızda yeni bir dönemi başlatmıştır. Türkiye, başkalarının senaryolarında kendisine rol biçilen bir ülke değil; kendi hikayesini yazan, kendi geleceğini şekillendiren ve bölgesinde oyun kurucu bir aktör haline geldiğini dost, düşman herkese göstermiştir. Bugün kendi önceliklerimiz ve yöntemlerimizle yürüttüğümüz Terörsüz Türkiye sürecimizin de Körfez bölgesinden Kuzey Afrika'ya ve Doğu Akdeniz'e uzanan kararlı adımlarımızın da gerisinde işte bu artan öz güven, cesaret, planlama ve bağımsız hareket edebilme kabiliyeti vardır. Terörsüz Türkiye süreci bir güvenlik politikasının ötesinde ülkemizin yeni yüzyılına ilişkin stratejik bir devlet vizyonunun adıdır. İnşallah süreç hedeflerimizle uyumlu bir şekilde başarıya ulaştığında iç cephemizi güçlendirmekle kalmayacak, Türkiye'nin güvenliğini tahkim edecek, milletimizin önünde yeni kapıların açılmasına vesile olacaktır' ifadelerini kullandı.</p>

<h3><strong>'GÜÇLÜ OLMAK DIŞINDA BİR SEÇENEĞİMİZ YOK'</strong></h3>

<p>Erdoğan, Türklerin kendisini 'asker millet' olarak tarif eden bir kimliğe ve kültüre sahip olduğunu işaret ederek, 'Güvenlik, özellikle bizim milletimiz için ihtiyaçlar hiyerarşisinde ilk sırada yer almaktadır. Şunu gayet iyi biliyoruz ki gardımızı indirdiğimiz, rehavete kapıldığımız anda bize bu topraklarda hayat hakkı tanımazlar. Sadece kendi bekamız için değil, dost ve kardeşlerimizin huzur, barış ve istikrarı için de bizim güçlü olmak dışında bir seçeneğimiz yoktur. Çünkü biz bölgemizin güvenliğini kendi güvenliğinden ayrı görmeyen, kendi huzuru kadar dost ve kardeşlerinin de huzurunu isteyen bir ülkeyiz. Şurası bir gerçek ki günümüzde tehditlerin doğası, savaşların tekniği, ittifakların işleyişi ve toplumsal risk alanları hızlı bir değişim geçiriyor. Bunlara paralel olarak güvenlik kavramının mahiyeti ve kapsama alanı da değişime uğruyor. Çağımızın güvenlik anlayışında enerji hatlarına yapılan bir saldırı da limanları ve lojistik ağlarını devre dışı bırakan bir kesinti de bankacılık sistemini işlemez hale getiren bir siber tehdit de toplumun birlik ve bütünlüğünü bozan dezenformasyon kampanyası da doğrudan milli güvenliğin alanına giriyor. Savaş meydanında artık tanklar, uçaklar ve füzeler kadar onlara istikamet veren yazılım ve donanımlar da belirleyici rol oynuyor. Yani hemen her alanda ön kabullerin yıkıldığı bir dönemden geçiyoruz. Türkiye olarak bu süreci takip etmekle kalmıyor, kendimizi en hızlı biçimde buna adapte etmeye çalışıyoruz. Yerli ve milli imkanlarla geliştirilmiş teknolojik özerkliği, milli güvenliğimizin ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. Aynı şekilde veri güvenliğine büyük önem veriyoruz. Gelinen noktada artık hepimiz şu gerçeğin farkındayız; veri altyapısını güvence altına alamayan bir ülke, ekonomik istikrarını, savunma kapasitesini ve vatandaşlarının mahremiyetini temin edemez' değerlendirmesinde bulundu.</p>

<h3><strong>'YAPAY ZEKAYI STRATEJİK BOYUTLARIYLA ELE ALMAK ZORUNLULUKTUR'</strong></h3>

<p>Doğru kullanıldığında yapay zeka teknolojisinin karar alma süreçlerini hızlandırdığını, riskleri erken tespit etmeyi sağladığını dile getiren Erdoğan, 'Ancak yapay zeka ciddi riskler de barındırmaktadır. Yapay zeka destekli dezenformasyon kampanyaları toplumsal psikolojiyi, sahte içerikler ise demokratik süreçleri zehirlemektedir. Gerçekle yalan arasındaki çizginin giderek kaybolduğuna şahit oluyoruz. Yapay zekayı etik, hukuki, toplumsal ve stratejik boyutları olan bir güvenlik meselesi olarak ele almak, ülkemiz için tercihten öte zorunluluktur. Bugün savaşlar cepheyle birlikte siber alanda uydu sistemleri üzerinden sosyal medya platformlarında eş zamanlı yürütülüyor. Cepheyle cephe gerisi arasındaki sınır bulanık hale gelirken sivil ve askeri alan ayrımı da günden güne zayıflıyor. Bir mühendis geliştirdiği bir yazılımla, bir veri analisti yaptığı bir değerlendirmeyle, bir siber güvenlik uzmanı dijital alandaki önleyici bir faaliyetiyle, bir vatandaş ise manipülasyon ve dezenformasyona karşı gösterdiği dirençle milli güvenliğin etkin birer parçası haline gelebiliyor. Bunu biz hem Rusya-Ukrayna Savaşı'nda hem de son 3 yılda bölgemizde yaşanan hadiselerde gördük. İHA'lar, SİHA'lar, sürü sistemleri, insansız deniz araçları, elektronik harp kabiliyetleriyle, balistik ve hipersonik yetenekler daha evvel hiç olmadığı kadar belirleyici rol oynadı. Cephe hattında kıyasıya bir mücadele verilirken, cephe gerisinde özellikle medya ve sosyal medya aynı yoğunlukta enformasyon savaşlarına sahne oldu. Bunların hepsini takip ettik. Almamız gereken dersleri aldık' dedi.</p>

<h3><strong>'BÜYÜK VE GÜÇLÜ TÜRKİYE'Yİ ADIM ADIM İNŞA EDECEĞİZ'</strong></h3>

<p>Erdoğan, Türkiye'nin harp sahalarını en iyi okuyan, değişen güvenlik paradigmasını ilk fark eden ve kendini buna erkenden hazırlayan ülkelerden biri olduğuna dikkat çekerek, 'Terörle mücadeledeki tecrübemizi sınır ötesi harekatlarda elde ettiğimiz kabiliyetlerle birleştirerek kendimizi sürekli geliştirmeye çalıştık. Savunma sanayimizi güçlendirerek dışa bağımlılığımızı en aza indirdik. Güvenlik kurumlarımız arasındaki eş güdümü en üst düzeye çıkararak riskleri bertaraf ettik. Devletimizi Türkiye düşmanlarına maşalık yapan 'FETÖ'vari yapılardan temizleyerek sızıntıların ve içeriden sabotajların önüne geçtik. Demokratik reformlarımızla özgürlük ve güvenlik arasında çok hassas bir denge yakaladık. Bunların yanı sıra dış temsilciliklerimizin sayısını artırarak yeni anlaşmalar ve nakil hatlarıyla enerji arz güvenliğimizi sağlayarak, sağlık altyapımızı modernize ederek, afetle mücadele kapasitemizi güçlendirerek Türkiye'yi iddiaları ve hedefleriyle uyumlu bir bünyeye kavuşturmuş olduk. Sahip olduğumuz bu kapasitenin değerini, etrafımızı kuşatan kriz fırtınasına baktığımızda çok net görebiliyoruz. Tarihin ve kaderin bize yüklediği sorumlulukların idrakinde olarak inşallah bu kapasiteyi içeride ve dışarıda tahkim etmeye devam edeceğiz. 'Türkiye Yüzyılı' ifadesinde anlamını bulan büyük ve güçlü Türkiye'yi adım adım inşa edeceğiz. Bu kutlu mücadelede en büyük kuvvet ve ilham kaynağımız milletimizdir. Devlet-i ebed müddet, aziz milletimizin bizatihi kendisidir. Türk milleti var oldukça devletimiz de var olmaya devam edecektir. Bunun için elbette ordumuz, istihbaratımız, emniyetimiz, jandarmamız ve savunma sanayimiz en yüksek hazırlık seviyesinde olacak ama bunlarla birlikte asıl bizi biz yapan, bizi güçlü kılan varlığımızı borçlu olduğumuz değerlere sahip çıkacağız. Asıl maddi güç unsurlarının üzerinde yükseldiği zemini sağlam tutacağız. Nedir o zemin? O zemin milletimizin ezeli ve ebedi kardeşliğidir. O zemin insanımızın ortak tarih ve kader bilincidir. O zemin toplumun temeli olan aile müessesemizdir. O zemin şuurlu, donanımlı, ahlaklı ve öz güvenli gençler yetiştirmektir. O zemin bağımsızlığımızın simgesi olan ezanımız ve bayrağımızdır. Rabb'im birliğimizi, dirliğimizi ve kardeşliğimizi daim eylesin' açıklamasında bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan'a, konuşmasının ardından hediye takdim edildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.antalyahaber.net/cumhurbaskani-erdogan-turkiye-kendi-hikayesini-yazan-bir-ulke</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 16:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyahabernet.teimg.com/crop/1280x720/antalyahaber-net/uploads/2026/06/1089809946-51-2751-1598-1920x0-80-fb6e3db2f8c2ca62543c7ecb115475d9.jpg" type="image/jpeg" length="37086"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[CHP’li 72 il başkanından kurultay çağrısı]]></title>
      <link>https://www.antalyahaber.net/chpli-72-il-baskanindan-kurultay-cagrisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyahaber.net/chpli-72-il-baskanindan-kurultay-cagrisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP’li 72 il başkanı, partinin kurultay tarihinin 25 Temmuz 2026’dan önce açıklanmasını isteyerek “Önce kurultay, sonra iktidar” mesajı verdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>CHP'li 72 il başkanı, 'Partimizin kurultayının yapılacağı tarih 25 Temmuz 2026'dan önce olmalıdır ve bir an önce ilan edilmelidir' açıklamasını yaptı.</p>

<p>CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, CHP Genel Başkan Yardımcısı Ensar Aytekin ve beraberindeki 72 il başkanı, TBMM'de ortak açıklama yaptı. CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, 'Bugün demokrasimize ve sandığımıza sahip çıktığımız kritik günde; grup genel kurul toplantımızı onurlandıran, 2 milyon üyemiz ve örgütlerimiz adına 72 il başkanımıza teşekkürlerimi sunuyorum' ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>'ÖNCE KURULTAY, SONRA İKTİDAR'</strong></h2>

<p>Ardından 72 il başkanının ortak açıklamasını CHP Adana İl Başkanı Anıl Tanburoğlu okudu. Tanburoğlu, 'Türkiye'nin kaybedecek vakti yok, önce kurultay, sonra iktidar. Atamızın emaneti Cumhuriyetimizin kurucusu partimiz, AKP iktidarının siyasi çıkarları uğruna, demokrasi tarihimizde hiç görülmemiş şekilde felç edilmeye çalışılıyor. Partimiz; atlattığı büyük badirelerde, bu gibi dönemlerde ne yapacağını kurumsal hafızasına kazımıştır. CHP kurulduğu günden yana kongreler, kurultaylar partisidir. İktidar tarafından kurgulanmış gerilimin mahkeme salonlarından sokaklara taşmasını engellemenin yolu, meşru rekabet arenası olan kurultayımızın toplanmasıdır. Tarihimiz boyunca olduğu gibi tüm oyunları bozmak için kendi öz gücümüze, üyelerimizin ve delegelerimizin iradesine dönmek zorundayız. Çünkü mesele partimizin iç meselesi değildir. Partimizde bir ikilik, çekişme ve kavga yoktur. Mesele memleketimizdir, milletimizin iradesidir. Partimizin kurultayının yapılacağı tarih, 25 Temmuz 2026'dan önce olmalıdır ve bir an önce ilan edilmelidir. 'Egemenlik kayıtsız, şartsız milletindir' şiarımızla açık biçimde ilan ediyoruz. CHP'de egemenlik kayıtsız, şartsız örgütündür. Seçilmiş genel başkanımız Özgür Özel, Cumhurbaşkanı adayımız ise milletimizin oylarıyla seçilen Ekrem İmamoğlu'dur. Üyelerimizin, seçmenlerimizin ve ceberrut iktidara karşı birleşen halkımızın partimizden beklentisi iktidar yürüyüşüne devam etmesidir. 81 ilde örgütlerimiz kurultaya da iktidara hazırdır. 2 milyon üyemizin iradesi, CHP'yi bu cendereden çıkaracak ve iktidar yürüyüşünü tüm gücüyle sürdürecek kudrete sahiptir. En son sözümüz ise 'halkın dediği olur' diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.antalyahaber.net/chpli-72-il-baskanindan-kurultay-cagrisi</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 15:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyahabernet.teimg.com/crop/1280x720/antalyahaber-net/uploads/2026/06/agency/dha/chpli-72-il-baskanindan-kurultay-cagrisi.jpg" type="image/jpeg" length="62615"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[DEM Parti'li Hatimoğulları’ndan çerçeve yasa çağrısı]]></title>
      <link>https://www.antalyahaber.net/dem-partili-hatimogullarindan-cerceve-yasa-cagrisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyahaber.net/dem-partili-hatimogullarindan-cerceve-yasa-cagrisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, Meclis kapanmadan önce çerçeve yasanın çıkarılması gerektiğini belirterek sürecin hız kazanmasının önemine dikkat çekti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, partisinin hukuk heyeti ve İmralı heyetinin geçen hafta AK Parti ile görüşme gerçekleştirdiğini hatırlatarak, 'Bu çerçeve yasa AKP ile görüşülmüştür. Heyetimiz görüşmede özel yasanın bir an önce hayata geçirilmesi ve yasanın sürece sağlayacağı ivmeyi görüşmede AKP heyetine aktardılar. Meclis kapanmadan önce bu yasanın çıkmasının ne kadar önemli ve elzem olduğunun altını bir kez daha çizdiler' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda konuştu. Hatimoğulları, CHP kurultayına ilişkin 'mutlak butlan' kararıyla ilgili değerlendirmelerde bulunarak, 'Türkiye sadece derin bir ekonomik krizinin içinde değil; demokrasi ve hukuk krizinin dibini yaşıyoruz. Bakın bu kürsüden çokça ifade ettik, bugün yeniden ifade etmek isterim; Cumhuriyet tarihi boyunca halk iradesi kimi zaman darbelerle kimi zaman olağanüstü hukukla kimi zaman da yargı kararlarıyla baskılanmıştır, zaman zaman sekteye uğratılmıştır. Bugün CHP'ye mutlak butlan ataması, demokratik siyasetin yeniden dizayn edilme örneklerinden biridir. Askeri vesayet rejimine karşı çıkanlar şimdi oluşturdukları yeni bir yönetim zümresi ile otoriter bir zümreyle vesayet rejimine dönüşmüş durumdalar. Böyle bir tablo içerisinde CHP ve mutlak butlan tartışması bir parti içi kriz, koltuk kavgası ya da güncel bir siyasi çekişmenin çok ötesinde ve biz şuna inanıyoruz; asıl mesele kimin nerede, hangi koltukta oturacağı ya da oturduğu değil, Türkiye açısından asıl mesele demokrasinin nereye oturacağıdır. Siyasi rekabet sandıkta mı kurulacak, mahkeme koridorlarında mı? Halkın, üyelerin, delegelerin, seçmenlerin iradesi mi esas alınacak yoksa yargı eliyle siyaset yeniden mi dizayn edilecek? CHP'ye mutlak butlan kararı, demokratik ve sivil alanı komple tehdit etmektedir' ifadelerini kullandı.</p>

<h2><strong>'DEMOKRATİKLEŞME YASALARINA İHTİYACIMIZ VAR'</strong></h2>

<p>'Terörsüz Türkiye' sürecinde barış ve demokrasi kavramlarının önemine işaret eden Hatimoğulları, 'Bu süreç şu an gerçekten son derece önemli bir eşikten geçiyor. Bir karar verme eşiğinden geçiyor. Bu eşikte toplumun beklediği ve sürece ivme kazandıracak olan yasal çerçevedir. Çerçeve yasa bu sürecin teknik başlığı değildir, sürecin; barışın, hukukun, umudun güvence altına alınması ve tarihi ortak geleceğe bağlayacak olan en hayati eşiğin formülünün bulunacağı yasadır. Her bekleyiş ve belirsizlik toplumda ve müzakereyi yürüten tarafların soru işaretlerini büyütüyor, güven duygusunu zayıflatıyor. Sayın Erdoğan şunu ifade etmişti, 'Süreci akılla, sağduyuyla, samimiyetle menzile ulaştırmakta kararlıyız, hayırlı işlerde çabuk olunmalı' demişti. O halde bu sözün gereği yapılmalı ve harekete geçilmeli, yol alınmalı, mesafe katedilmeli. Bu süreç hiçbir anlamda dar manadaki bir hesaba, hiçbir taktik beklentiye sığdırılamaz, hapsedilemez çünkü süreç stratejiktir, tarihseldir, toplumsaldır. Bu nedenle bu çerçeve yasa, iktidarıyla, muhalefetiyle toplumun tüm kesimlerini kapsayacak, paydaşları daraltan değil genişleten bir içerikte hazırlanmalı. Barış ancak toplumla kurulur. Demokratik toplum ancak sorumluluklarla inşa edilir. Fakat Meclis gündemine baktığımızda neyle karşılaşıyoruz biliyor musunuz? 12'nci Yargı Paketinden bahsediliyor. Edindiğimiz bilgilere göre paketin içerisinde genişleme yerine daralma, demokratikleşme yerine demokratik hakların daraltılması var. Türkiye'nin asıl ihtiyacı hakları ve demokrasiyi daraltan paketler yerine hakları artırıp demokrasiyi genişleten paketlerdir. Demokratikleşme yasalarına ihtiyacımız var' diye konuştu.</p>

<h3><strong>'HEYETİMİZ, ÖZEL YASANIN HAYATA GEÇİRİLMESİ GEREKTİĞİNİ AKP HEYETİNE AKTARDI'</strong></h3>

<p>Hatimoğulları, partisinin hukuk heyeti ve İmralı heyetinin geçen hafta AK Parti ile görüşme gerçekleştirdiğini kaydederek, 'Bu çerçeve yasa AKP ile görüşülmüştür. Heyetimiz görüşmede özel yasanın bir an önce hayata geçirilmesi ve yasanın sürece sağlayacağı ivmeyi görüşmede AKP heyetine aktardılar. Meclis kapanmadan önce bu yasanın çıkmasının ne kadar önemli ve elzem olduğunun altını bir kez daha çizdiler. Bizler de buradan bunun ehemmiyetinin altını bir kez daha çiziyoruz' dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.antalyahaber.net/dem-partili-hatimogullarindan-cerceve-yasa-cagrisi</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 15:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyahabernet.teimg.com/crop/1280x720/antalyahaber-net/uploads/2026/06/agency/dha/dem-partili-hatimogullarindan-cerceve-yasa-cagrisi.jpg" type="image/jpeg" length="17231"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Özel: Önce kurultayı yapacağız, sonra iktidara yürüyeceğiz]]></title>
      <link>https://www.antalyahaber.net/ozel-once-kurultayi-yapacagiz-sonra-iktidara-yuruyecegiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyahaber.net/ozel-once-kurultayi-yapacagiz-sonra-iktidara-yuruyecegiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Grup Başkanı Özgür Özel, TBMM önünde yaptığı açıklamada partinin önce kurultayı gerçekleştireceğini, ardından iktidar hedefiyle yoluna devam edeceğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>CHP Grup Başkanı Özgür Özel, TBMM grup toplantısı öncesi Meclis kapısı önünde toplanan kalabalığa hitap etti. Özel, 'Önce kurultayı yapacağız, sonra iktidara yürüyeceğiz' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Mahkeme kararıyla genel başkanlık görevinden uzaklaştırılan CHP Grup Başkanı Özgür Özel, partisinin TBMM grup toplantısına katılmak üzere Meclis kapısı önünde toplanan; ancak güvenlik nedeniyle ziyaretçi yasağı kararı üzerine içeriye alınmayan kalabalığa hitap etti. Özel, 'Türkiye sizinle gurur duyuyor. Siz bugün Türkiye'nin kurucu partisi; kurtuluşun partisi ve kuruluşun partisi olan Cumhuriyet Halk Partisi'ne, bu Meclis'i kurmuş olan, demokrasi ve sandığa getirmiş olan Cumhuriyet Halk Partisi'ne karşı, onun seçtiği Genel Başkanına, onun seçtiği milletvekillerine karşı AK Parti yargısının, AK Parti yargı kollarının girişimi ile yapılmaya çalışılan darbeyi bir kez de şanlı Meclis'in kapıları önünde geri püskürttünüz' dedi.</p>

<h2><strong>'GRUP TOPLANTISINI PROVEKE EDECEKLERDİ'</strong></h2>

<p>Özel, sabahtan itibaren gelişmeleri endişeyle takip ettiğini belirterek, 'Eğer siz olmasaydınız, baba ocağına bir pazar sabahı 07.00'de, partinin sokağından bile geçmemesi gereken, hepinizin gördüğü o tipler bugün de bu Meclis'in kapısına dayanacak, sanki Cumhuriyet Halk Partisi misafiriymiş gibi içeri sokulacaktı. Grup toplantısını provoke edecek, sabote edecek, gerekirse kaba kuvvetle ele geçirecek ve kürsüyü seçilmiş Genel Başkana değil, atanmış bir kararla gelen birisine vereceklerdi. Sizi burada bugün yüreğim ağzımda izledim. Öfkenizi anlıyorum, sinirinizi anlıyorum, rahatsızlığınızı anlıyorum. Benzerlerini hissediyorum; ama şunu tespit edelim. Bugün karşı karşıya geldiniz ve yüreğim ağzımda izledim. Ama siz şunu gösterdiniz; AK Parti'nin yapmış olduğu yargı kolları darbesinden verilen haksız, hukuksuz bir kararla, o karara dayananların 81 ile haber salmasıyla, illerinde partinin hiçbir yerinde olmayanlar, umudu olmayanlar, partiye yakışmayanlar bir anda geldiler. Kendilerine hiçbir şey vaat edilmemiş, dün bir vakte kadar bu toplantıdan haberdar dahi olmayan ama haklının yanında, partinin yanında, doğru yerde, tarihin doğru tarafında durmak isteyen sizler geldiniz ve o cılız ama haklı ve güçlü bedenlerinizi, o iri ama haksız, hukuksuzlara karşı siper ettiniz. Helal olsun size' ifadelerini kullandı.</p>

<h3><strong>'YÜREKLİ İNSANLAR OYUNU BOZAR'</strong></h3>

<p>Özel, sergilenen duruşun parti tarihine geçeceğini vurgulayarak, 'Öyle bir takım toplama kalabalıklarla, 'Bin kişiyle bayramlaşırım. Bin kişi getirir, grup toplantısı yaparım. Bin kişiden meşruiyet devşiririm' derseniz, o bin kişinin karşısında Türkiye'deki milyonların temsilcisi bu yürekli insanlar çıkar ve oyunu bozar. Bu yüzden size karşı hem minnet hem de odamdan izlerken büyük bir mahcubiyet duydum. Meclis Başkanlığı bugün içeride olumsuz görüntüler olmasın diye aldığı bir kararla ziyaretçi yasağı getirdi. Zaten sizin buradaki varlığınız bir grup toplantısını yapmaktan öte yaptırmaktan öte ya da bir hukuksuz işgal girişimine engel olmaktan öte sizin bugün buradaki varlığınız tam olarak partinin hukukuna, sandığa, hepimizin geleceğine sahip çıkmaktı. O yüzden belki grup salonu sizlerin bu onurlu, cesur bedenlerinizden mahrum; ancak sizlerin varlığınız müteşekkir olarak, sizlerin her birinizi çok severek ve her birinize şunu söyleyerek tamamlayacağım sözlerimi. Siz kendiliğinizden üzerinize düşeni öyle bir yaptınız ki bu duruşunuz parti tarihinde unutulmayacak duruşlardan biri olarak tarihe kazınmıştır' dedi.</p>

<p>Özel, 'kurultay' vurgusu yaparak, 'Önce kurultayı yapacağız, sonra iktidara yürüyeceğiz. Partinin iktidar yürüyüşünden asla taviz vermeyeceğimi, asla ve asla teslim olmayacağımı, asla ve asla sizi mahcup etmeyeceğimizi bilmenizi isterim. Şimdi görevlerini yapmış aslanlar olarak, aslan sosyal demokratlar olarak canım ağabeylerim, ablalarım, kardeşlerim olarak evlerinize, köylerinize, çalıştığınız iş yerlerine doğru milletin damarlarına doğru yürüyelim arkadaşlar' diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.antalyahaber.net/ozel-once-kurultayi-yapacagiz-sonra-iktidara-yuruyecegiz</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 13:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyahabernet.teimg.com/crop/1280x720/antalyahaber-net/uploads/2026/06/agency/dha/ozel-once-kurultayi-yapacagiz-sonra-iktidara-yuruyecegiz.jpg" type="image/jpeg" length="47478"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bahçeli: CHP’nin önünde iki yol var]]></title>
      <link>https://www.antalyahaber.net/bahceli-chpnin-onunde-iki-yol-var</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyahaber.net/bahceli-chpnin-onunde-iki-yol-var" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, CHP’deki gelişmelere ilişkin açıklamasında partinin sorunlarını hukuk ve sağduyu zemininde çözmesi gerektiğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 'Bugün CHP'nin önünde iki yol vardır; ya kendi iç meselesini hukuk ve sağduyu zemininde çözecek ya da kendi eliyle büyüttüğü düğümü, milletimizin gündemine yeni bir yük olarak taşıyacaktır. Nitekim ülke gündemi, siyasi partilerin kendi iç hesaplarının yükünü taşıyacak bir hamal değildir' dedi.</p>

<p>MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM'de partisinin grup toplantısında konuştu. Bahçeli, Orta Doğu'da yaşanan her krizin, dış politika gündem başlığı olduğu kadar, iç cephenin sağlamlığına, yönelen bir sınama olduğunu söyledi. 'Terörsüz Türkiye' sürecinin, bölgesel fırtınalar karşısında milli varlığın zırhı olduğunu belirten Devlet Bahçeli, ''Terörsüz Türkiye', emperyalizmin taşeronluğunu yapan mahfillerin, etnik fitne mühendislerinin ve din kisvesi altında Siyonist kuruntu tacirlerinin Türkiye üzerinde kurmak istediği oyunu bozma iradesidir. 'Terörsüz Türkiye' Hürmüz'den Doğu Akdeniz'e, Lübnan'dan Suriye'ye, İran'dan Irak'ın kuzeyine kadar uzanan kriz kuşağı karşısında Türkiye'nin iç cephesini muhkem tutma gayretidir. Dışarıda savaşın dumanı yükselirken içeride kardeşlik hukukumuza doğrultulan bozgunculuk namlusuna fırsat veremeyiz, tefrika ve tahrik emellerine rıza gösteremeyiz, habis niyetlerin nefes almasına müsaade edemeyiz. Bölgemizin etrafında kanlı hesaplar yapılırken, yüce Türk milletinin birliğini, dirayetini ve bin yıllık kardeşliğini zaafa uğratamayız. Çünkü bahçe duvarının ardında hesap yapan gafilin ilk yokladığı yer, yuvamızın içindeki çatlaklardır. Sınırlarımızın ötesinde kurulan her tezgah Ankara'dan görülmektedir. Türkiye, ne karanlıkta yatacak ne de kara düş görecektir. Bugün Amerika Birleşik Devletleri'nin İran hattında kurduğu baskı, İsrail'in bölgesel kaosu derinleştiren saldırgan siyaseti, Suriye ve Irak sahasındaki kırılganlıklar, Doğu Akdeniz'deki askeri hareketlilik ve Hürmüz'den Lübnan'a kadar uzanan gerilim kuşağı, Türkiye'nin iç cephesine dönük sabotaj ihtimallerini de artırmaktadır. 'Terörsüz Türkiye' iradesi samimiyetle ilerlerken, bu iradeyi zehirlemek isteyen dış mahfiller de boş durmamaktadır' diye konuştu.</p>

<h2><strong>'İÇ CEPHEYİ SAĞLAM TUTMAK ZORUNDAYIZ'</strong></h2>

<p>Bahçeli, Türkiye'nin huzura, kardeşliğe ve güvenli geleceğe yürüdüğü bir dönemde bölgesel savaşlardan, güç boşluklarından ve jeopolitik belirsizliklerden medet uman çevrelerin terör uzantılarını yeniden kullanma arayışında olduğunu vurgulayarak, 'ABD'nin bölgedeki nüfuz ağı ile İsrail'in kaos siyasetinin aynı hatta buluştuğu her yerde terör örgütleri birer piyon, birer maşa, uzaktan kumandalı birer aparat olarak sahneye sürülmek istenmektedir. Suriye'nin kuzeyindeki yapılanmaların yeni himaye kapıları araması, Irak'ın kuzeyindeki eski mevzilerin diri tutulmak istenmesi, İran sahasındaki her gerilimin farklı uzantılar üzerinden fırsata çevrilmeye çalışılması tesadüf değildir. Bunlar, Türkiye'nin iç huzurunu, kardeşlik hukukunu ve güvenlik mimarisini hedef alan daha büyük bir oyunun parçalarıdır. Bu sebeple 'Terörsüz Türkiye' hedefini korumak, ihanet şebekelerinin hesabını bozmanın gereğidir. 'Terörsüz Türkiye' hedefi bu büyük tablonun merkezindedir. İşte bu yüzden 'Terörsüz Türkiye' diyoruz. İşte bu yüzden iç cepheyi sağlam tutmak zorundayız. 'Terörsüz Türkiye' hedefimizi küçümseyenler Türkiye'nin hangi kuşatmaları yardığını, hangi hendekleri kapattığını, sınırlarımızın hemen ötesinde, kıyılarımızın hemen karşısında nice milletler ateş çemberleri içine düşmüşken bu aziz vatanın nasıl bir huzur ve istikrar adası olarak ayakta tutulduğunu idrak edememiştir. Nitekim zaman bizi haklı çıkarmıştır' ifadelerini kullandı.</p>

<h3><strong>'SİYASİ KIYAMETİN BÜYÜK ALAMETLERİNDENDİR'</strong></h3>

<p>CHP'deki gelişmelere değinen Devlet Bahçeli, şöyle konuştu:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>'CHP'li belediyeler etrafında uzun süredir biriken şaibe süreçleri, rüşvet, görevi kötüye kullanma, yolsuzluk ve kamu gücünün menfaat ilişkilerine alet edildiği yönündeki peş peşe patlayan vakalar hepimizin malumudur. Vatandaşa hizmet makamı olması gereken belediyelerin, CHP çatısı altında rant iddialarıyla, yönetim zafiyetleriyle ve kamu emanetini taşıyamama garabetiyle anılır hale gelmesi başlı başına ibretlik bir tablodur. Bugün görüyoruz ki yerelde başlayan bu çözülme, dönüp dolaşıp CHP Genel Merkezi'nin çatısına çökmüştür. CHP'li belediyelerde kendini gösteren savrukluk, şaibe ve yönetim aczi, bugün genel merkeze sirayet etmiş, parti yönetiminin içine düştüğü dağınıklığı bütün çıplaklığıyla ortaya koymuştur. CHP bugün milletin karşısına, kendi iç hesaplaşmasının, koltuk kavgasının, mahkeme süreçleriyle düğümlenen yönetim krizinin ve kurumsal aklını tüketen hizip mücadelesinin gölgesiyle çıkmaktadır. Bu tablo tesadüf değildir. Bu tablo, siyaseti millete hizmetin şerefli yolu olmaktan çıkarıp kişisel ikbalin, hırsın, öfkenin ve güç gösterisinin dar patikasına sıkıştıran anlayışın neticesidir. Bugün CHP'de bir siyasi partinin kendi hukukunu, geleneğini, kurumsallığını ve meşruiyet zeminini nasıl aşındırdığı vahim bir manzaradır. Sağduyuyla karşılanması gereken hukuki süreçlerin meydan okuyucu bir üslupla gölgelenmesi, siyasi kıyametin büyük alametlerindendir. Parti içi arınma ve durulma ihtiyacının tehditkar cümlelerin gölgesinde kalması, idari iflasın vesikasıdır. İç düğümleri çözmek yerine yağlı urganlara sarılmak, kementleri ülke gündeminin boynuna ısrarla dolamak, aziz milletimize ne fayda getirir? Buradan açıkça ifade ediyoruz; bizim meselemiz CHP'nin içine düştüğü dağınıklıktan siyasi kazanç üretmek değildir. Bizim meselemiz Türkiye'de siyaset kurumunun ağırlığını, millet iradesinin saygınlığını ve hukukun üstünlüğünü korumaktır.'</p>

<h3><strong>'CHP'NİN ÖNÜNDE İKİ YOL VARDIR'</strong></h3>

<p>Bahçeli ayrıca, 'CHP'de bugün iki ayrı yön, iki ayrı dil, iki ayrı merkez, iki ayrı meşruiyet iddiası; muhalefetin gidişatı bakımından kaygı verici bir gerçek olarak karşımızdadır. Bir tarafta hukuki zemine dönme ihtiyacı toparlanma isteğiyle buluşmaktadır, diğer tarafta meydan okuma üzerinden güç gösterileri sergilenmekte sokak diliyle parti içi krizi büyütme hevesi gündemin üzerine ağır bir sis misali çökmektedir. Bu noktada CHP'ye ve Sayın Özgür Özel'e düşen; ateşe körükle gitmek değil, aklıselimle hareket etmektir. Zira keskin sirke ancak küpüne zarar verir. CHP, kendi içindeki çetrefilli ihtilafı meydanların hararetine terk etmemelidir, serinkanlılıkla yürütülmesi gereken hukuki süreci kalabalıkların gürültüsüne bırakmamalıdır. Cumhuriyet'le yaşıt bir siyasi parti olmanın ağırlığı ve kurumsallığını niteliksiz sokak diline havale etmek, ölü gözünden yaş beklemekten farksızdır. Bugün CHP'nin önünde iki yol vardır; ya kendi iç meselesini hukuk ve sağduyu zemininde çözecek ya da kendi eliyle büyüttüğü düğümü milletimizin gündemine yeni bir yük olarak taşıyacaktır. Nitekim ülke gündemi, siyasi partilerin kendi iç hesaplarının yükünü taşıyacak bir hamal değildir. Siyasette her sözün bir sonucu, her tavrın bir karşılığı, öfkeyle kalkılan her oturuşun bir maliyeti vardır. Bu hesabın sonunda mahcup olmamak, milletin vicdanına borçlu kalmamak isteniyorsa gaflet uykularından uyanılmalı, gözler dört açılmalıdır. Siyaset; millete hizmet etme yolunda feraseti fevriliğe, aklı asabiyete, sükuneti saldırganlığa tercih etme sanatıdır. Bu sanatın sanatkarı olmak isteniyorsa sözlerimize kulak verilmelidir. Bu sebeple Sayın Özgür Özel'e tavsiyemiz açıktır. CHP'nin iç gerilimini sırtlanıp meydanlara taşımaktan, CHP bünyesindeki çatlağı memleket sathına yaymaktan, mevki yarışını demokrasi kahramanlığı gibi servis etmekten vazgeçilmelidir. Genel merkezdeki çift başlılık, teşkilatlara sirayet eden huzursuzluk ve TBMM koridorlarına taşan buhran ayan beyan ortadadır. Kaynayan kazanı kapakla bastırmaya çalışmak akıl karı değildir' dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.antalyahaber.net/bahceli-chpnin-onunde-iki-yol-var</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 12:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyahabernet.teimg.com/crop/1280x720/antalyahaber-net/uploads/2026/06/bahceli-ulke-gundemi-ic-hesaplarin-yukunu-tasiyacak-hamal-degildir.webp" type="image/jpeg" length="86813"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Başlık: Mansur Yavaş’tan Kılıçdaroğlu’na birlik çağrısı]]></title>
      <link>https://www.antalyahaber.net/baslik-mansur-yavastan-kilicdarogluna-birlik-cagrisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyahaber.net/baslik-mansur-yavastan-kilicdarogluna-birlik-cagrisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mansur Yavaş, Kemal Kılıçdaroğlu’na çağrıda bulunarak CHP’nin birliği, kurumsal kimliği ve geleceği için yapıcı adımların önemine vurgu yaptı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na çağrıda bulunarak, 'Bugün yaşanan süreçte milyonlarca CHP'li, sahip olduğunuz tecrübe ve devlet adamlığı birikimiyle sağduyulu bir yaklaşım göstermenizi beklemektedir' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Mansur Yavaş, sanal medya hesabından yaptığı açıklamada, 'Sayın Kemal Kılıçdaroğlu, siz, Cumhuriyet Halk Partimizin uzun yıllar Genel Başkanlığını yapmış, partimizin en zorlu dönemlerinde sorumluluk üstlenmiş önemli bir değerimizsiniz. Bugün yaşanan süreçte de milyonlarca CHP'li, sahip olduğunuz tecrübe ve devlet adamlığı birikimiyle sağduyulu bir yaklaşım göstermenizi beklemektedir. Partimizin kurumsal kimliğinin korunması, örgütlerimizin ve seçmenlerimizin daha fazla üzülmemesi, Meclis çatısı altında ve kamuoyu önünde istenmeyen görüntülerin oluşmaması hepimizin ortak sorumluluğudur. Bu nedenle, CHP'nin birliği, kardeşlik hukuku ve geleceği adına atacağınız her yapıcı adımın toplumda karşılık bulacağına ve partimize güç katacağına inanıyorum. Cumhuriyet Halk Partisi hepimizin ortak evidir. Bu evin zarar görmemesi için göstereceğiniz hassasiyet, yalnızca partililerimiz tarafından değil, demokrasiye inanan tüm yurttaşlar tarafından da takdirle karşılanacaktır' ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.antalyahaber.net/baslik-mansur-yavastan-kilicdarogluna-birlik-cagrisi</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 10:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyahabernet.teimg.com/crop/1280x720/antalyahaber-net/uploads/2026/06/son-dakika-haberi-mansur-yavastan-sorusturma-aciklamasi-izne-gerek-yok-ifadeye-hazirim-m3fm-cover.webp" type="image/jpeg" length="62021"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dışişleri’nden Ermenistan seçimleri açıklaması]]></title>
      <link>https://www.antalyahaber.net/disislerinden-ermenistan-secimleri-aciklamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyahaber.net/disislerinden-ermenistan-secimleri-aciklamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dışişleri Bakanlığı, Ermenistan’da yapılan Parlamento seçimlerinin barış içinde tamamlanmasından memnuniyet duyulduğunu açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dışişleri Bakanlığı, 'Ermenistan'da 7 Haziran 2026 tarihinde düzenlenen Parlamento seçimlerinin barış ve huzur ortamında tamamlanmış olmasından memnuniyet duyuyoruz' açıklamasında bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dışişleri Bakanlığı'nın sanal medya hesabından yapılan paylaşımda, 'Ermenistan'da 7 Haziran 2026 tarihinde düzenlenen Parlamento seçimlerinin barış ve huzur ortamında tamamlanmış olmasından memnuniyet duyuyoruz. Seçim sonrası dönemde Ermenistan'ın bölgede barış ve normalleşme yönünde daha cesur adımlar atmasını temenni ediyoruz. Türkiye, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da, bölge ülkelerinin ortak çıkarları temelinde, bölgesel istikrar ve refaha katkı sağlamaya devam edecektir' ifadeleri kullanıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.antalyahaber.net/disislerinden-ermenistan-secimleri-aciklamasi</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 00:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyahabernet.teimg.com/crop/1280x720/antalyahaber-net/uploads/2026/06/6a27940fab7ede844bb61862.webp" type="image/jpeg" length="19572"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Özgür Özel: CHP grup toplantısı yapılacak]]></title>
      <link>https://www.antalyahaber.net/ozgur-ozel-chp-grup-toplantisi-yapilacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyahaber.net/ozgur-ozel-chp-grup-toplantisi-yapilacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Grup Başkanı Özgür Özel, TBMM’de grup toplantısının yapılacağını açıkladı. Parti içi tartışmalar sürerken süreç Meclis gündeminde.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>CHP Grup Başkanı Özgür Özel, 'Biz yapmayacaktık ama yarın grup başkan vekillerimizin açacağı ve benim konuşacağım grup toplantısı yapılacak' dedi.</p>

<p>Mahkeme kararıyla genel başkanlık görevinden uzaklaştırılan CHP Grup Başkanı Özgür Özel, TBMM'de eski merkez yönetim kurulu üyeleriyle bir araya geldikten sonra basın mensuplarına açıklama yaptı. Özel, mutlak butlan kararı sonrası beklentilerinin görevin kabul edilmeyip, partinin birlik ve beraberlik halinde kurultaya gitmesine omuz vermekken kurultayın yapılmasındaki olanaksızlığın ifade edildiğini belirterek, 'Türkiye'de böyle düşünen genel merkezin yeni görevlendirdiği avukat dışında kimse yok. Bütün kamu hukuku, seçim hukuk hocaları dahil olmak üzere herkes, 'Derhal kurultay yapılmasının gerektiğini' söyleyip, yazıyorlar. Uluslararası dergilerinde ve hukuk dergilerinde makaleleri yayınlanıyor ve aynı metinlerde buluşuyorlar. Ancak bir hukukçu ve bir kişi 'Kurultay yapamayız' diyor ve partiyi yönetmeye kalkıyorlar. Biz mesela Esenyurt kayyımını neden eleştiriyoruz? Kayyım olarak otobüs giydiriyor, billboard bastırıyor ve kayyım olarak seçilmiş siyasetçilerin yapabileceği şeyleri yapıyor. Bugün benzer bir durumla karşı karşıyayız. Partide otobüsler giydiriliyor, afişler hazırlanıyor ve seçilmemiş bir Genel Başkan, partimize sahip çıktığımız gün, sabah 07.00'da önde bir grup milletvekili, arkada o partinin sokağından bile geçmeyecek tiplerle partiye gelip saldırıldı. Bizi o partiden, baba ocağından polis zoruyla çıkardılar' ifadelerini kullandı.</p>

<h2><strong>'ÜZÜNTÜYLE TAKİP EDİYORUM'</strong></h2>

<p>Grup başkanı seçildiği kapalı grup toplantısında 106-107 milletvekilinin kendisine destek verdiğini ve halihazırda 111 milletvekilinin kurultay talep ettiğini belirten Özel, Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nun grup toplantısı düzenlemek için gereken 46 milletvekili sayısına ulaşamayacağını söyledi. Özel, bir grup gazeteci ile geçtiğimiz hafta yaptığı toplantı da hayatını kaybeden Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek'in ölüm yıl dönümü nedeniyle Manisa'ya gideceğini ve bu nedenle grup toplantısı yapmayacağını söylediğini hatırlatarak, 'Ardından, 'Ayın 9'unda Kemal Bey'in grup yapmaya geleceği' söylendi. Sayı yok, yetki yok, meşruiyet yok, sokaktaki tepkinin bini bir para ama bu Meclis'te, Ferdi Zeyrek'in ölüm yıl dönümüne gitmemden fırsat bilinerek, 'Burada grup toplantısı yapacağız.' Bayramlaşmada gördük, orada gibi organik bir kalabalık toplanamadığı için, hani her hafta buraya gelen Ankara'nın Çankaya, Mamak, bütün ilçelerinden kendi kendine koşa gelenler gelmeyeceği için, Türkiye'den zoraki bir kalabalık. Ve o sabahki, sabah 07.00 kitlesini arkaya alarak bir grup toplantısına gelme niyetini üzülerek takip ediyorum' diye konuştu.</p>

<h3><strong>'CHP'LİLERİ KARŞI KARŞIYA GETİRMEMEYE DAVET EDİYORUM'</strong></h3>

<p>Özel, parti içi meselenin iyi niyetle çözülmesi için aracılık edildiğini kaydederek, 'Bu iş çıktığında ben şunu önerdim, 'Sakın böyle bir şey yapmasınlar. Biz de yapmayalım, onlar da yapmasın. Bu işi sonra konuşuruz.' Bu reddedildi. Bugün sabah dahi, 'Genel Merkezde toplansınlar, yapsınlar. Aynı saatte biz grup toplantısı koymayız. Ben Manisa'da olmak istiyorum.' Bu da reddedildi. 'Niye bu toplantı?' sorusuna da şu cevap veriliyor, 'Özgür Özel Manisa'ya gideceğini söyledi. Biz de grup toplantısı yapmaya karar verdik.' Bu kadar açık söylüyorlar. Kemal Bey böyle ifade etmiş, 'Özgür Özel dedi, ben de yapacağımı söyledim. Bu toplantıyı yapmak istiyorum' diye. Grup Başkan Vekili arkadaşımız Meclis Başkanlığına gerekli başvuruyu yapıyor. Biz yapmayacaktık; ama yarın grup başkan vekillerimizin açacağı ve benim konuşacağım grup toplantısı yapılacak. Ferdi Zeyrek'i kürsüde anacağım. Partililerimizi yarınki grup toplantısına hem Ferdi Zeyrek'i anmaya hem partisine omuz vermeye davet ediyorum. Alternatif bir grup toplantısını başka bir yerde yaparlar, başka zamanda yaparlar ki onun için 46 milletvekiline ihtiyaçları var. O değerlendirmeleri kendilerine bırakıyorum; ama sağduyulu davranmaya, partimizin sokağına bile yakışmamış o kişileri, hani 'arınma' diyorlar ya öncelikle onlardan arınmaya, CHP'lileri ise asla karşı karşıya getirmemeye davet ediyorum' dedi.</p>

<h3><strong>'KÜRSÜYÜ ATANMIŞ BİRİSİNE BIRAKMAMIZ MÜMKÜN DEĞİLDİR'</strong></h3>

<p>CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun grup toplantısı yapabilmesi için kurultay talebini karşılayarak kurultayda aday olmasını ve seçilerek TBMM grubuna gelmesi gerektiğini belirten Özel, 'Ancak burada, 'AK Parti yargısı son dört seçimi yok kabul etti' diye, 2020 yılındaki Genel Başkanlık sıfatıyla kaybettiğiniz kongreden sonra, burada milletvekillerinin 110 tanesi Grup Başkanını Özgür Özel olarak seçmişken ve burada bütün yetkiler Grup Başkanına tanımlanmışken, gelip de '2020 yılından beri Genel Başkanım ve grup toplantısı yapacağım. Kitlemi de kendim taşıyacağım. Antalya'dan, İzmir'den otobüs kaldırıp kitle getireceğim ve sabah 07.00 ekibinden de destek isteyeceğim.' Bu olmaz. Bunun olması mümkün değildir. Yapılması gereken, derhal kurultay kararı almaktır. Kurultay kararı alınmadan bu ara dönemde bu oldubittilere partimizi ve milletimizin yetkisini emanet ettiği milletvekillerinin seçtiği Grup Başkanı olarak o kürsüyü seçilmiş değil atanmış birisine bırakmamız mümkün değildir' diye konuştu.</p>

<h3><strong>'KEMAL BEY SAĞDUYU GÖSTERMELİ'</strong></h3>

<p>Özel, TBMM zemininin fırsatçılığa alet edilmemesi gerektiğini kaydederek, 'Kemal Bey'den beklenen, 24 Nisan sabahı yaptıkları hatayı tekrar etmeleri değil; bir sağduyu göstermeleri. Hiç olmazsa burada artık geçmişte kendisine güvenmiş olanları, saymış- sevmiş, oy vermiş olan milyonları bir kez daha kahretmek, böyle bir görüntüye daha sebebiyet vermek değil; hiç olmazsa bu sefer yakışanı yapmaktır. Yarınki grup toplantımıza partililerimizi davet ediyoruz. Ferdi Zeyrek'in ölüm yıl dönümünde böyle bir şeye yeltenme meselesinin bir an önce zihinlerden ve kayıtlardan çıkarılmasını özellikle de insani bir taraftan da tercih ediyorum. Bir yandan da şunu söylemem lazım. Çok düşündüm, 'Ne yapmalıyım?' diye, Ferdi'nin sesini duydum; oraya gitmem gerekirken her gidemediğimde bana şöyle derdi; 'Abi sen orada lazımsın, biz burayı hallederiz.' O yüzden yarın ben burada lazımım' değerlendirmesinde bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Diğer taraftan CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, TBMM Başkanlığı'na grup genel kurul gündemi ile birlikte grupta Grup Başkanı Özgür Özel'in konuşma yapacağı yönündeki başvuruyu sundu.</p>

<h3><strong>'HER CHP'Lİ KURULTAY İÇİN ÇAĞRI YAPMALI'</strong></h3>

<p>Toplantının ardından CHP İstanbul Milletvekili Zeynel Emre de TBMM'de basın toplantısı düzenledi. Partisinin TBMM çatısı altındaki davranışlarını belirleyen grup içi yönetmeliğini paylaşan Emre, 'Butlan kararı sonrasında tepkilerin olduğunu butlan yönetimi de kabul ediyor. Tepki neden olur? İnsanlar haksızlık ve hukuksuzluk karşısında, siz birinin hakkına girerseniz milletimiz tepki gösterir. Tepkiyi kabul ediyorlar, 'Bir tepki var ama zamanla CHP'liler alışır, kanıksar ve biz de yönetimde kalabiliriz.' Bu kabul edilebilir değildir. Bu kararı verenler ülkenin gerçek sorunlarının konuşulmamasını, CHP'nin bölünüp parçalanmasını, kaotik bir sürece sokmak isteyenlerdir. Bu yüzden sorumluluk sahibi her bir CHP'li acilen kurultayın toplanması için çağrı yapmalı ve bunun gereğini yerine getirmelidir' dedi.</p>

<h3><strong>'SİYASET HALKLA YAPILIR'</strong></h3>

<p>Emre, butlan kararıyla 2020 yılı kurultayına dönüldüğünü belirterek, 'Siyasi Partiler Kanunu'nun 14 ve 36'ncı maddelerini değerlendirdiğimizde; 6 yıllık azami bir sürenin olduğunu ve bir partinin bu süre içerisinde kurultay yapmaması halinde partinin seçimlere giremeyeceğini, malların hazineye geçeceğine yönelik bir hüküm var. Butlan kararıyla 2020 yılına dönülmüş ve Temmuz 2026'da bu 6 yıllık süre dolmaktadır. 'Tedbir kararı var' diyenlerin kaynağı nedir? Saraydan güvence mi aldılar? Yarın CHP'nin kapatılması, seçimlere girememesi ve mallarının müsadere edilmesi durumunda nasıl bir karşılık verecekler. Siyaset halkla yapılır; arkanızda bu destek yoksa parti, delege, milletvekili, belediye başkanı, il-ilçe başkanı yoksa ne ülkede ne de partide yönetime talip olamazsınız. Bunun hiçbir meşruiyeti yoktur. Dolayısıyla yarın önceki Genel Başkanımızın bu çatı altında grup toplantısı yapacağına ilişkin paylaşımlar sorunludur' diye konuştu. Emre ayrıca Kılıçdaroğlu ve yönetiminin 'arınma' ile ilgili yaptığı açıklamalar yerine isimlerin kamuoyu ile paylaşılması gerektiğini söyledi.</p>

<h3><strong>'TBMM PROVOKASYONLARIN ÖNÜNE GEÇMELİ'</strong></h3>

<p>Kemal Kılıçdaroğlu'nun grup toplantısı düzenlemesi halinde başka bir planlarının olup olmayacağına ilişkin soru üzerine Emre, 'Başka bir plana gerek yok; çünkü genel kurulu açma yetkisi seçilmiş grup başkanı ya da grup başkan vekillerine aittir. Yani milletvekili olmayan birinin genel kurulu açmasının imkanı yok. Bu kimseler görevden el çektirilmediği ve yenisini seçmediğiniz müddetçe orada bir açılış yapılamaz. Dolayısıyla yetkili grup başkanı açılışı yapacak ve sözü verecek' dedi. Emre, TBMM Başkanlığının grup toplantısı için oluşacak provokasyonların önüne geçmesi çağrısında bulundu.</p>

<p>Emre, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığındaki Parti Meclisi toplantısına katılıp katılmayacaklarına ilişkin soruya ilişkin, 'Toplantıya katılacağız; çünkü sonuçta hukuksuz bir karar var. Bu görülmüş bir iş değil. Bunun yarattığı kaotik bir durum var. Uğradığımız bir haksızlık var ama buna karşın biz sağduyulu, pozitif yaklaşımlar göstereceğiz. Bizden asla kimseyi oyalama siyaseti görmeyeceksiniz. Bu yönde de adımlar atmayı sürdüreceğiz' değerlendirmesinde bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.antalyahaber.net/ozgur-ozel-chp-grup-toplantisi-yapilacak</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 14:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyahabernet.teimg.com/crop/1280x720/antalyahaber-net/uploads/2026/06/agency/dha/ozgur-ozel-chp-grup-toplantisi-yapilacak.jpg" type="image/jpeg" length="83356"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Faik Öztrak’tan CHP yönetimine sert eleştiriler]]></title>
      <link>https://www.antalyahaber.net/faik-oztraktan-chp-yonetimine-sert-elestiriler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyahaber.net/faik-oztraktan-chp-yonetimine-sert-elestiriler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP’li Faik Öztrak, parti içi tartışmalara ilişkin açıklamasında mevcut yönetimi eleştirerek CHP’nin birlik ve kurumsal yapısına vurgu yaptı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>CHP Tekirdağ Milletvekili Faik Öztrak, 'Hiçbir CHP'li, Atatürk'ün emaneti olan partimizi sırtından atılması gereken bir bagaj olarak görmez, alternatif parti kurmayı içine sindiremez. Mağduriyete sığınarak CHP'den kaçış planları yapanları milletimiz er geç görür, bunlara asla itibar etmez' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>CHP Tekirdağ Milletvekili Faik Öztrak, TBMM'de basın toplantısı düzenledi. Öztrak, partinin daha fazla yargı müdahalesine uğramaması ve iktidar yürüyüşünün başlatılması için Kemal Kılıçdaroğlu yönetiminde sorunların istişare edilerek çözülmesi gerektiğini söyledi. Halihazırda partisinin yaşadığı sıkıntılı sürece Özgür Özel yönetiminin 2024 yılı sonrasında yaptığı hataların neden olduğunu söyleyen Öztrak, 'Ancak partimizin o dönemdeki yöneticileri hemen seçim istemek yerine milletin ekmeğine kan doğrayan tek kişilik rejimin müellifi, rakip partinin Genel Başkanı Erdoğan'la normalleşmeyi tercih ettiler. Ayağına kırmızı halı serdiler, partimizin gönderine sarayın forsunu çektiler, Meclis'te milletvekillerimizin kendisini ayakta selamlamasını istediler. Bunları yaparken de milletvekili grubumuza hiç danışmadılar. Delegenin iradesinin fesada uğratıldığı iddiasıyla yargının, 'Yok hükmünde' dediği 38'inci Olağan Kurultay'da iş başına gelen parti yönetimi; tüm partilileri kucaklamak yerine, 'Kurultayda bana oy verenler, oy vermeyenler' diye bölmeyi, kutuplaştırmayı tercih etti. Milletvekili grubumuz hep dışlandı' ifadelerini kullandı.</p>

<h2><strong>'KENDİNİ MAHKEME KARARIYLA GÖREVDEN ALDIRMAYI BECERDİ'</strong></h2>

<p>Özgür Özel yönetiminde partinin kötü yönetildiğini ve kırılgan hale geldiğini söyleyen Öztrak, 'Bu yönetim sonunda kendini mahkeme kararıyla görevden aldırmayı da becerdi. Hukuku çiğneyenlerin, halkın sofrasındaki ekmeğe göz dikenlerin bir elini bırakıp şimdi de öbür eline sarılıyorlar. Ancak daha önce yönetiminde birlikte çalıştıkları genel başkanlarını pervasızca suçluyor ve yuhalatıyorlar. Önceki yönetimin yaptığı hatalar sarayın ekmeğine yağ sürdü. Artık rekabetçi bir seçimde kazanma imkanının kalmadığını gören saray, gücünü toplar toplamaz genel seçimlerde en güçlü vitrinimiz olacak yerel yönetimlerimizi itibarsızlaştırma operasyonlarını başlattı. Sarayın bu hamlesine karşı dönemin yönetimi mutlak inkar ve siyasallaştırma stratejisiyle cevap vermeye çalıştı. Mazisi asrı aşan bir partinin laf oyunlarıyla değil, şeffaflıkla hesap vererek ve gerektiğinde, 'İddia budur, cevabım budur, belgesi de budur' denilerek yönetileceğini unuttu. Bunu yapmamanın sonuçlarını Manavgat'ta, Uşak'ta gördük. Belediye başkanlarına önce sahip çıkıldı sonra da kesin ihraç talebiyle disipline sevk edilmek zorunda kaldı' diye konuştu.</p>

<h3><strong>'GERİLİMİN KİME NE YARARI VAR'</strong></h3>

<p>Öztrak, kurultay ile ilgili iddiaların doğru biçimde ele alınmadığını ve Özgür Özel'in, TBMM'de paralel genel merkez oluşturarak partiyi tahrip ettiğini ifade etti. Özgür Özel'in mutlak butlan kararının ardından kapalı grup toplantısıyla Grup Başkanı seçilmesinin butlan kararını tanımak anlamına geldiğini vurgulayan Öztrak, 'CHP Grup İç Yönetmeliği'nin 6'ncı maddesin 2'nci fıkrası, 'Grup başkanı genel başkana bağlı olarak çalışır' diyor. O halde, 'Genel başkana grup toplantısı yaptırmam. Grubu ben toplarım, ben konuşurum' demek de ne oluyor? Bu karmaşanın, parti içindeki bu gerilimin saray yönetiminin dışında kime, ne yararı var? AK Parti Genel Başkanının ayağına kırmızı halı serenlerin kendi partilerinin genel başkanının, partisinin milletvekili grubuna hitabını engellemeye kalkması da ne oluyor, bu hangi vicdandır' dedi.</p>

<h3><strong>'PARTİYİ SORGULANIR HALE GETİRDİ'</strong></h3>

<p>Öztrak, Özgür Özel'in belediye başkanlarından para aldığı, makam aracının belediye parasıyla dizayn edildiği, adaylık için rüşvet alınıp verildiği ve seçilmişlerin özel hayatına dair görüntülerin, partiyi kamuoyunda sorgulanır hale getirdiğini söyledi. Özel yönetiminin, mutlak butlan davası sürerken AK Parti'lilerle görüşmeler yaptığını ve Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nden garantiler alarak söylemde bulunduğunu öne süren Öztrak, 'Hiçbir CHP'li Atatürk'ün emaneti olan partimizi, sırtından atılması gereken bir bagaj olarak görmez, alternatif parti kurmayı içine sindiremez. Mağduriyete sığınarak CHP'den kaçış planları yapanları milletimiz er geç görür, bunlara asla itibar etmez' değerlendirmesinde bulundu.</p>

<h3><strong>'PARTİYİ MAHKEMELERİN ELİNDEN KURTARMAMIZ LAZIM'</strong></h3>

<p>Öztrak, grup başkanının parti mevzuatına göre genel başkanın söylemlerine uyması gerektirdiğini dile getirdi. Öztrak, grup toplantısı için en az 46 milletvekili gerekliliğiyle ilgili soruya, 'Bu açık grup toplantısı dimi, kapalı grup toplantısı değil. Açık grup toplantılarında milletvekilleri sayılmıyor ama 46'dan fazla olacak. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun grup toplantısına katılmaması ne demek? Böyle bir şey olmaz. Mahkeme, 'Kurultay yok hükmünde' diyor ve 'Kemal Bey'in aynen görevine iadesine' diyor. Burada atanmışlık veya seçilmemiş diye de bir şey yok. Sonuçta o dönemin mazbata alarak seçilen Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu. Bundan sonraki bütün dönemleri yok sayarak, biz kendi içimizde, 'O seçilmiş, bu atanmış' tartışması yapacağımıza, bir an önce partiyi mahkemelerin elinden kurtarmamız lazım' ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.antalyahaber.net/faik-oztraktan-chp-yonetimine-sert-elestiriler</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 13:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyahabernet.teimg.com/crop/1280x720/antalyahaber-net/uploads/2026/06/agency/dha/faik-oztraktan-chp-yonetimine-sert-elestiriler.jpg" type="image/jpeg" length="48145"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzman erbaşlara yeni haklar getiren teklif TBMM’de]]></title>
      <link>https://www.antalyahaber.net/uzman-erbaslara-yeni-haklar-getiren-teklif-tbmmde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyahaber.net/uzman-erbaslara-yeni-haklar-getiren-teklif-tbmmde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[AK Parti’nin TBMM’ye sunduğu kanun teklifi, uzman erbaşların özlük hakları ve sözleşmeli erlerin kamuda istihdamına yönelik düzenlemeler içeriyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>AK Parti, uzman erbaşlar ile ilgili düzenlemeleri de içeren, 'Uzman Erbaş Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'ni, TBMM Başkanlığına sundu.</p>

<p>AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, teklife ilişkin basın toplantısı düzenledi. Güler, toplam 17 maddeden oluşan kanun teklifi ile temel olarak TSK personelinin özlük haklarını iyileştirmeyi, kurumsal işleyişteki yasal boşlukları gidermeyi ve en önemlisi de milli güvenlikteki eksiklikleri gidermeyi hedeflediklerini belirtti. Güler, 'Teklifle, 7 hizmet yılını doldurarak ayrılan sözleşmeli er ve erbaşların kamuda istihdam edilmesini kolaylaştırıyoruz. Mevcut uygulamadaki verimsizlikleri ortadan kaldırmak adına infaz ve koruma memuru, çarşı ve mahalle bekçisi, orman muhafaza memuru, idari gözetim personeli, koruma ve güvenlik görevlisi, zabıta memuru, itfaiye eri, şoför ve destek personeli kadro ve sözleşmeli pozisyonlarına yapılacak alımlarda yüzde 10 kontenjan ayrılması zorunluluğu getiriyoruz. Bu şekliyle 7 yıllık görev süresini tamamlamış olan sözleşmeli er ve erbaşlar bu alanlarda yetişmiş bir personel olarak, askeri disiplin içerisinde sportif, fiziki gelişmişliği ve uzmanlığı ile beraber bu kadrolarda çok daha faydalı olacağını düşünüyoruz' ifadelerini kullandı.</p>

<p>Teklifle terör örgütleriyle mücadelede idari istikrar ve güvenlik teminatı sağlamayı hedeflediklerini belirten Güler, 'Kritik görevlerde bulunan Milli Savunma Bakanlığı merkez, taşra, yurt dışı teşkilatı, jandarma, sahil güvenlik, emniyet, MİT personeli ile askeri ve kolluk öğrencileri ve bunların adayları hakkında terör iltisakı nedeniyle tesis edilen idari işlemlere karşı açılan idari davalarda 'göreve iade' yönünde verilen mahkeme kararlarının uygulanması için nihai kararlarının kesinleşmesi şartını getiriyoruz. Kritik görev icra eden bu alanlardaki güvenlik risklerini bertaraf etmek ve idari istikrarı korumak adına bu adımı elzem görüyoruz. Kararın kesinleşmesi sonrasında göreve iade edilen personelin özlük hakları, geriye dönük olarak hak kaybı yaşanmayacak şekilde ödeneceğinden hiçbir mağduriyete de sebebiyet verilmeyecek' dedi.</p>

<p>Güler, Anayasa Mahkemesi (AYM) kararları doğrultusunda uzman erbaşların özlük haklarında kanunilik ilkesini tam manasıyla oluşturmak istediklerini söyleyerek, 'Sicil yılı kapsamını, notlandırma esaslarını ve astsubaylığa geçiş şartlarını doğrudan kanunlaştırarak hukuk güvenliğini sağlıyoruz. Ayrıca, 'Asker Alma Kanunu' kapsamında askerlik hizmetinden muaf tutulan vatandaşlarımızın da uzman erbaşlığa başvurabilmelerinin önünü açıyoruz. Diğer bir maddeyle; zor şartlarda görev yapan denizaltı personeline destek sağlıyoruz. Zor şartlar altında çalışan denizaltı personelimizi her daim göreve ve savaşa hazır tutmak gayesiyle özellikle dar ve kısıtlı alanda, sıcak yatak usulü ile zorlu görevler icra eden personele, daimi konuşlu bulundukları limanlar dışındaki yurt içi limanlarda da gemilerde konaklama imkanı sağlıyoruz' diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>'ASKERİ MAHAL KAPSAMINI GENİŞLETİYORUZ'</strong></h2>

<p>Güler, teklif ile birlikte eğitim faaliyetlerinin devamlılığını sağlamak adına Milli Savunma Bakanlığı bünyesindeki eğitim ve öğretim kurumlarında ders veren emekli subay ve astsubaylar ile öğretim elemanlarına ek ders ücreti uygulamasının 2029-2030 eğitim-öğretim dönemine kadar uzatılacağını ifade etti. Güler, 'Diğer bir maddede ise askeri mahal kapsamını genişletiyoruz. Vardiya yatakhaneleri, gazi uyum evleri ile özel, yerel ve kış eğitim merkezlerinde resmen askeri mahal kapsamına dahil ederek uygulamada yaşanabilecek idari ve hukuki tereddütleri ortadan kaldırıyoruz. Yasal boşlukların giderilmesi adına AYM'nin iptal ettiği bazı kararları da yükümlülük süresini tamamlamadan ilişiği kesilen veya istifa eden tabip ve diş hekimi subayların durumlarını kamu düzenini sağlanması amacıyla orantılılık, ölçülülük ilkesini koruyarak öğrenim süresini, yükümlülük süresi itibarıyla gün hesabı ile yeniden düzenliyoruz. Yine geçmiş yıllarda maalesef askeri güvenlik bölgesi, askeri sahalarda kamulaştırmasız el atma davalarından kaynaklanan yasal boşluklar ve mülkiyet hakkı konusunda AYM'nin iptal ettiği bazı yerler vardı. Kamu yararı dengesini koruyarak 'Kamulaştırma Kanuna' eklediğimiz maddeyle bu durumu netleştiriyoruz' değerlendirmesinde bulundu.</p>

<h3><strong>'SÜRESİZ NAFAKA 12'NCİ YARGI PAKETİNDE MÜMKÜN DEĞİL'</strong></h3>

<p>Kamuoyunda 12'nci Yargı Paketi olarak nitelendirilen teklif ile ilgili hazırlıkların sürdüğünü ve toplam 24 ya da 25 maddeden oluşabileceğini dile getiren Güler, şöyle devam etti:</p>

<p>'En son AYM'nin iptal ettiği süresiz nafaka kararı henüz gerekçeli olarak Resmi Gazete'de yayımlanmadı. Gerekçeli kararın yayımlanmasının ardından gerekçeye uygun olarak kanun maddemizi hazırlarız ve TBMM'ye sunarız. Tabii buradaki esas amacımız taraflar arasında boşanma neticesinde mahkemeye dair iki nafaka kararı veriliyor. Bir tanesi taraflardan birinin yoksullaşması nedeniyle 'yoksulluk nafakası' diğeri de eğer çocuklar var ise, 'İştirak nafakası.' AYM'nin bunu değerlendirme biçimine göre bunu gündemimize alacağız. Ancak hazırlıkları süren yargı paketinde yer alması mümkün değil çünkü gerekçe yok. Zaten 9 aylık bir süremiz var, makul ve uygun olan bir teklifi hazırlarız.'</p>

<p>Güler, pakette yargılamaların makul sürede tamamlanması, adil yargılanma hakkı, savunma hakkının güçlenmesine yönelik bir düzenleme olacağını söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.antalyahaber.net/uzman-erbaslara-yeni-haklar-getiren-teklif-tbmmde</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 16:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyahabernet.teimg.com/crop/1280x720/antalyahaber-net/uploads/2026/06/agency/dha/uzman-erbaslara-yeni-haklar-getiren-teklif-tbmmde.jpg" type="image/jpeg" length="87959"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bayraktar: Yeşil dönüşüm için kararlı adımlar atıyoruz]]></title>
      <link>https://www.antalyahaber.net/bayraktar-yesil-donusum-icin-kararli-adimlar-atiyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyahaber.net/bayraktar-yesil-donusum-icin-kararli-adimlar-atiyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Enerji Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye’nin yeşil dönüşüm hedefleri doğrultusunda çevreci yatırımlara ve sürdürülebilir enerji projelerine devam ettiklerini açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, 'Gelecek nesillere daha yaşanabilir, yeşil ve temiz bir dünya bırakmak için çalışıyoruz. Ülkemizin yeşil dönüşümüne ivme kazandıracak adımları kararlılıkla atıyor, doğayla uyumlu ve kendi kaynaklarıyla büyüyen bir Türkiye inşa etmek için gayret ediyoruz' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bakanlıktan Türkiye Çevre Haftası ve 5 Haziran Dünya Çevre Günü'ne ilişkin yapılan açıklamada, 2053 Net Sıfır Emisyon hedefi doğrultusunda stratejiler geliştirirken çevreci uygulamalara da imza atıldığı belirtildi. Çevre odaklı faaliyetlere 7 yılda toplam 4,41 milyar liralık yatırım yapılarak, bu yatırımlar sonucunda 7,62 milyar liralık tasarruf sağladığı ifade edildi. Açıklamada, 'Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, yenilenebilir enerji yatırımlarıyla da çevrenin korunması adına önemli kazanımlar elde etti. Geçen yıl gerçekleştirilen 156 bin 999 gigavat-saat yenilenebilir enerji üretimi sayesinde yaklaşık 91 milyon ton karbondioksit emisyonu önlendi. Bu miktar, yaklaşık 8,27 milyar ağacın bir yılda önleyebileceği emisyona eş değer bir miktar olarak hesaplanıyor. Bakanlık, sadece 2025 yılı içerisinde toplam 371,29 hektarlık alana 531 bin 869 adet fidan dikimi gerçekleştirirken, bu çalışmalarla yaklaşık 5 bin 851 ton karbondioksite denk gelen emisyon azaltımı sağladı. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, 2019-2025 yılları arasında ise toplam 4 bin 532,14 hektar alana 4,9 milyon fidan dikti. Böylece, 7 yılda toplam 54 bin 409 ton karbondioksit salımı önlenmiş oldu. Sıfır Atık Yönetimi Projesi ile de yine sadece 2025 yılında 7 bin 174 ton atığın geri kazanımı sağlanırken, bu kazanımla 8 bin 960 ağacın kesilmesinin önüne geçildi. Bakanlığın çalışmaları kapsamında 2025 yılında 10,2 milyon metreküp su arıtılırken, bunun yüzde 83'ü de geri kazanıldı' ifadelerine yer verildi.</p>

<h2><strong>'DOĞAL KAYNAKLARIMIZI EN DOĞRU ŞEKİLDE DEĞERLENDİRİYORUZ'</strong></h2>

<p>Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar da sanal medya hesabından yaptığı açıklamada, Dünya Çevre Günü ve Türkiye Çevre Haftası'nı kutladı. Bakan Bayraktar, 'Gelecek nesillere daha yaşanabilir, yeşil ve temiz bir dünya bırakmak için çalışıyoruz. Ülkemizin yeşil dönüşümüne ivme kazandıracak adımları kararlılıkla atıyor, doğayla uyumlu ve kendi kaynaklarıyla büyüyen bir Türkiye inşa etmek için gayret ediyoruz. Sıfır Atık ve enerji verimliliğini aynı anlayışın iki temel unsuru olarak görüyoruz. Tabiatın bize sunduğu eşsiz emaneti korumak adına israfın önüne geçiyor, doğal kaynaklarımızı en doğru şekilde değerlendiriyoruz. Daha yeşil ve temiz yarınlara ulaşma inancıyla Dünya Çevre Günü ve Türkiye Çevre Haftası kutlu olsun' dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.antalyahaber.net/bayraktar-yesil-donusum-icin-kararli-adimlar-atiyoruz</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 11:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyahabernet.teimg.com/crop/1280x720/antalyahaber-net/uploads/2026/06/thumbs-b-c-7ab60f01293bbf728d6f7bc0683a3521.jpg" type="image/jpeg" length="65929"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kılıçdaroğlu’ndan grup toplantısı açıklaması]]></title>
      <link>https://www.antalyahaber.net/kilicdaroglundan-grup-toplantisi-aciklamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyahaber.net/kilicdaroglundan-grup-toplantisi-aciklamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, CHP Grup Toplantısı’na katılıp katılmayacağı sorusuna ‘Elbette’ yanıtını verdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 'CHP Grup Toplantısı'nda sizi görecek miyiz' sorusuna 'Elbette' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kılıçdaroğlu, partisinin Merkez Yönetim Kurulu (MYK) toplantısına başkanlık etmek üzere CHP Genel Merkezi'ne gitti. Konutundan çıkarken görüntülenen Kılıçdaroğlu, 'CHP Grup Toplantısı'nda sizi görecek miyiz' sorusuna, 'Elbette' yanıtını verdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.antalyahaber.net/kilicdaroglundan-grup-toplantisi-aciklamasi</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 11:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyahabernet.teimg.com/crop/1280x720/antalyahaber-net/uploads/2026/06/agency/dha/kilicdaroglundan-grup-toplantisi-aciklamasi.jpg" type="image/jpeg" length="90992"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Özgür Özel: Tarihin doğru tarafındayız]]></title>
      <link>https://www.antalyahaber.net/ozgur-ozel-tarihin-dogru-tarafindayiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyahaber.net/ozgur-ozel-tarihin-dogru-tarafindayiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Grup Başkanı Özgür Özel, Trabzon’da partililerle buluştu. Özel, sandığa ve demokrasiye vurgu yaparak iktidar hedefini dile getirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>CHP Grup Başkanı Özgür Özel, Trabzon'da partililer tarafından karşılandı. Özel, 'Verdiğiniz destek ve bu tarihi sahip çıkış için hepinize teşekkür ediyorum. Siz bugün tarihin doğru tarafındasınız. Özgür Özel'in durduğu taraf, Ekrem İmamoğlu'nun durduğu taraf, Mansur Yavaş'ın durduğu taraf; tarihin doğru tarafıdır' dedi.</p>

<p>CHP Grup Başkanı Özgür Özel, Gümüşhane'de düzenleyeceği halk buluşması programı için sabah saatlerinde geldiği Trabzon Havalimanı çıkışında partililerce karşılandı. VIP salonu dışında davul zurna eşliğinde, horon gösterisiyle karşılanan Özel, burada yaptığı konuşmada, ''Karadeniz'in yiğit insanları hepinize merhaba. Cumhuriyet Halk Partisi değil, Türkiye'de Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün kurduğu Cumhuriyet'in en önemli kazanımı olan seçme ve seçilme hakkı, sandık saldırı altında. Bunun için tarihimizin görülmemiş bir direnişi, bir mücadelesi ve dayanışması 81 ilimizde ayakta. Biz gerimizde, bu Adalet ve Kalkınma Partisi'nin yerleştirmeye çalıştığı seçimsizlik ortamını, bu köhneleşmiş düzeni ve sürekli Recep Tayyip Erdoğan'ın kazandığı oyun planlarını arkamızda bırakıp önümüze bakıyoruz, hep birlikte yürüyoruz. Sizler bu yürüyüşü önce baba ocağımızdan polis bizi zorla çıkardığında ve Cumhuriyet Halk Partisi'ni seçilmişlerin elinden alıp, atanmışlara verdiğinde, Gazi'nin kurduğu Meclis'e yürürken biz yürüdük, on binler bizle yürüdü. Siz de bu yürüyüşümüze yürekten destek verdiniz' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>'İKTİDARI DEĞİŞTİRECEK OLACAK BİZLERİZ'</strong></h2>

<p>'Sizler tarihin doğru tarafındasınız' diyen Özel, 'Bayramlaşmada 'Ankara İl Başkanlığı'nın önünde bayramlaşacağız' dedik, Güvenpark'ta görülmemiş bir kalabalıkla yüz binler toplandı, hep birlikte Anıtkabir'e, Ata'mıza, kurucumuza yürüdük. Ancak Ankara dışında, Ankara dışında ilk adımlar; pazar günü yapılacak yerel ara seçimler için Gümüşhane'ye, Tokat'a, Çorum'a ve ardından yarınki programımız için Nevşehir'e gideceğiz. Ancak ilk adımlar, bu yürüyüş için Trabzon'a nasip oldu. Büyük bir memnuniyetle Trabzon'a geldik. Yanımızda Trabzon il örgütümüz, belediye başkanlarımız, milletvekilimiz, Karadeniz'in belediye başkanları, milletvekilleri, örgütümüz var. Verdiğiniz destek ve bu tarihi sahip çıkış için hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Ve şunu ifade etmek isterim ki; siz bugün tarihin doğru tarafındasınız. Tarihin doğru tarafında olmak için buradasınız. Özgür Özel'in durduğu taraf, Ekrem İmamoğlu'nun durduğu taraf, Mansur Yavaş'ın durduğu taraf; tarihin doğru tarafıdır. Biz seçilmişleriz, sandığa inananlarız. Türkiye'ye sandığı getirecek olan ve iktidarı değiştirecek olan bizleriz. Ve tek güvencemiz; sizlersiniz. Hepinizi saygıyla selamlıyorum. Hep birlikte, iktidara yürümeye var mısınız? Hadi o zaman, vira bismillah. Başlıyoruz yürüyelim arkadaşlar' diye konuştu. Özel, konuşmasının ardından kara yoluyla Gümüşhane'ye hareket etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.antalyahaber.net/ozgur-ozel-tarihin-dogru-tarafindayiz</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 10:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyahabernet.teimg.com/crop/1280x720/antalyahaber-net/uploads/2026/06/ozgur-ozel-aa-2264643.jpg" type="image/jpeg" length="37891"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
