<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Antalya Haber | Son Dakika, Yerel Haberler ve Güncel Gelişmeler</title>
    <link>https://www.antalyahaber.net</link>
    <description>Antalya Haber, Antalya’nın en güncel ve güvenilir haber kaynağıdır. Son dakika gelişmeleri, gündem, ekonomi, spor ve yerel haberleri takip edin.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.antalyahaber.net/rss/politika" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2010. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Mon, 03 Aug 2026 06:08:09 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.antalyahaber.net/rss/politika"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[DEM Parti: Yasa geçici olabilir, etkileri kalıcı olmalı]]></title>
      <link>https://www.antalyahaber.net/dem-parti-yasa-gecici-olabilir-etkileri-kalici-olmali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyahaber.net/dem-parti-yasa-gecici-olabilir-etkileri-kalici-olmali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, çerçeve yasanın barış, demokrasi ve adalet açısından kalıcı etkiler oluşturması gerektiğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, 'Bu yasa barışa dönük, demokrasiye dönük, adalete dönük kalıcı etkiler yaratmalı. Yasa geçici olabilir ancak etkileri kalıcı olmalı' dedi.</p>

<p>DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, parti genel merkezinde basın toplantısı düzenledi. Doğan, 'Terörsüz Türkiye' hedefi kapsamında hazırlıkları devam eden çerçeve yasaya ilişkin, 'Geç kalmış bir sürecin nihayet içine girebildik. İlk hukuki adım için hazırlıklar yapılıyor ve söz konusu yasa kritik bir değerde. Çünkü bu yasa, düzenlemenin devamını getirecek bütünlüklü bir süreç iradesi açısından da çok kritik bir önem taşıyor. Sürece yönelik tartışmaların odağında artık hangi hukuki güvencelerle nasıl kurumsallaştırılacağı var. Bu da önemli. Çünkü en çok bundan yoksundu süreç ve şimdi artık tam da bunun merkezine doğru ilerlediğimiz tartışmalar sürüyor' ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>'TAKVİMLE İLGİLİ AÇIKLAMA BEKLİYORUZ'</strong></h2>

<p>Yasanın geçici mi, süreli mi olacağına ilişkin tartışmalar bulunduğunu söyleyen Doğan, 'Yasa geçici de olabilir süreli de olabilir. Mesele bu değildir. Mesele bu yasanın yaratacağı etkilerdir. Bu yasa barışa dönük, demokrasiye dönük, adalete dönük kalıcı etkiler yaratmalı. Yasa geçici olabilir ancak etkileri kalıcı olmalı. Öyle kalıcı olmalı ki bu tarihsel ilişkiyi yeniden tanımlayabilecek gücü ortaya çıkartabilmeli. Takvimle ilgili tabii ki bu çalışmaların tamamlanmasını bekliyoruz. Henüz bu çalışmalar tamamlanmadı. Tarafların yaptığı açıklamalardan da takip ediyorsunuzdur. Takvimle ilgili de en kısa sürede Meclis Başkanlığı'nın gerekli açıklamayı yapmasını bekliyoruz. Meclis çalışması 6 Ağustos'a kadar uzatıldı. Dolayısıyla Türkiye kritik günler ve saatlerden, tarihsel bir dönemden geçiyor. Bu tarihsel dönemin ruhuna uygun bir yasa dönemiyle kapatmayı temenni ediyoruz DEM Parti olarak. Çalışmalarımızı da bunun için sürdürüyoruz' diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.antalyahaber.net/dem-parti-yasa-gecici-olabilir-etkileri-kalici-olmali</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 17:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyahabernet.teimg.com/crop/1280x720/antalyahaber-net/uploads/2026/07/agency/dha/dem-parti-yasa-gecici-olabilir-etkileri-kalici-olmali.jpg" type="image/jpeg" length="61189"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ankara-İstanbul YHT hattında 30 dakikalık tasarruf hedefi]]></title>
      <link>https://www.antalyahaber.net/ankara-istanbul-yht-hattinda-30-dakikalik-tasarruf-hedefi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyahaber.net/ankara-istanbul-yht-hattinda-30-dakikalik-tasarruf-hedefi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, T26 Tüneli ve Doğançay-2 projelerinin 2028’de tamamlanmasıyla Ankara-İstanbul YHT seyahat süresinin 30 dakika kısalacağını açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, '2028 yılında T26 Tüneli ve Doğançay-2 projelerinin birlikte tamamlanmasıyla, Ankara-İstanbul yüksek hızlı tren (YHT) seyahat süresinde toplam 30 dakikalık bir zaman tasarrufu elde edeceğiz' dedi.</p>

<p>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, birtakım ziyaret ve açılışlar için Sakarya'ya geldi. Pamukova ilçesinde yüksek hızlı tren istasyonu açılışını yapan Bakan Uraloğlu, 'Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde de Sakarya, ağır sanayimizin yükselen yıldızlarından biri haline geldi. Yerli ve milli elektrikli tren setlerimiz ile milli banliyö tren setlerimizi TÜRASAŞ Sakarya Bölge Müdürlüğümüz bünyesinde üretiyoruz. Demir yolu araçları üretiminde birçok özel firmamız da Sakarya'da faaliyet gösteriyor ve gençlerimiz kendi şehirlerinde iş buluyor. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde 2002 yılından itibaren başlattığımız gelişim hamleleriyle demir yollarını devlet politikası olarak ele aldık. Demir yolu yolcu taşımacılığı, özellikle yüksek hızlı trenlerle birlikte ülkemizde adeta yeni bir döneme girdi. Yüksek hızlı trenler yalnızca şehirleri birbirine bağlamakla kalmadı; aynı zamanda vatandaşlarımızın ulaşım alışkanlıklarını da köklü biçimde değiştirdi. Sunduğu konfor, ekonomiklik, yüksek hız ve emniyet avantajları sayesinde öncelikli tercih edilir bir ulaşım aracı haline geldi. Ekonomimizin ve şehirlerimizin ritmini artırdı' diye konuştu.</p>

<h2><strong>'HIZLI TRENLE BAĞLANAN İL SAYIMIZI 11'DEN 27'YE YÜKSELTECEĞİZ'</strong></h2>

<p>2009 yılında hizmete başlayan Ankara-Eskişehir yüksek hızlı treniyle bugüne kadar 114 milyon vatandaşın yolculuk ettiğini söyleyen Uraloğlu, 'Şu anda Halkalı-Kapıkule, Ankara-İzmir, Bandırma-Bursa-Yenişehir-Osmaneli, Mersin-Adana-Osmaniye-Gaziantep gibi birçok hattımızın inşa çalışmaları devam ediyor. İnşallah 2028'e kadar doğrudan hızlı trenle bağlanan il sayımızı da 11'den 27'ye yükselteceğiz. 90'lı yıllarda 'Acaba ertesi gün maaşımız hesabımıza yattı mı' diye düşünen bir Türkiye'den 2053'ü, 2071'i planlayan bir Türkiye'ye geldik; Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan sayesinde. 2053 yılına geldiğimizde 48 saatte toplam 28 bin 500 kilometrelik bir demir yolu ağıyla Türkiye'yi dolaşabilme imkanına sahip olacağız. Bu vizyonumuz kapsamında 11 Ağustos 2025'te işletmeye aldığımız Pamukova Yüksek Hızlı Tren İstasyonu da yüksek hızlı tren ailemizin en yeni ve önemli bir üyesi oldu' ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>'GÜNLÜK ORTALAMA 900 TIR BU KAVŞAĞI KULLANACAK'</strong></h3>

<p>Bakan Uraloğlu, açılışını yaptıkları Alifuatpaşa Köprülü Kavşağı ile ilgili bilgi vererek, şöyle konuştu:</p>

<p>'Alifuatpaşa'nın çevresinde faaliyet gösteren fabrikaların yük taşıyan TIR'ları, uzun yıllar boyunca devlet yoluna bağlantı sağlamak için şehir içinden geçen ve geometrik standartlara uygun olmayan bir üst geçidi kullanmak zorunda kalıyordu. Bu durum hem can ve mal güvenliğini tehdit ediyor hem de TIR'ların manevra zorluğu nedeniyle kazalara yol açıyordu. İşte bu ihtiyacı karşılamak üzere Doğançay-Alifuatpaşa arasında, Alifuatpaşa Köprülü Kavşağı ve bağlantı yolları projesini hayata geçirerek çalışmalarımızı Kasım 2025'te tamamladık. Böylece TIR'lar ve kamyonlar artık Alifuatpaşa merkezine girmeden doğrudan Sakarya-Eskişehir yoluna çıkarak, lojistik akış daha düzenli hale gelecek. Bölgedeki fabrikalara geliş-gidiş yapan günlük ortalama 900 TIR bu kavşağı kullanacak ve Bağlarbaşı Kavşağını kullanmadıkları için şehir trafiği rahatlayacak, güzergahları 8 kilometre kısalacak. Bu sayede yıllık 103,6 milyon lira tasarruf sağlayacağız. Ayrıca, yaptığımız yaya merdivenleriyle vatandaşlarımızın hem kara yoluna hem de fabrikalar bölgesine hızlı ve güvenli ulaşımını da temin ettik.'</p>

<p>İstanbul- Ankara Yüksek Hızlı Tren Hattı'nın Eskişehir- İstanbul kesiminde işletmeyi olumsuz etkileyen 3 darboğazı dile getiren Uraloğlu, 'Bunlardan 12 kilometrelik Doğançay Ripajı-1 kesimini 2022 yılında hizmete almıştık. Şimdi sıra, aynı hattın en kritik noktaları olan T26 Tüneli ile Doğançay Ripajı-2 projelerinde. 5 bin 587 metrelik T26 Tünelimiz, Alifuatpaşa-Arifiye kesiminde yüksek hızlı tren hattının tamamında 250 kilometre hız standardını sağlayacak en önemli yatırımlarımızdan biridir. Mevcut durumda yüksek hızlı trenlerimiz yaklaşık 9,2 kilometrelik konvansiyonel hatta ortalama 55 kilometre hızla ilerlemek zorunda kalıyordu. Proje kapsamında inşa ettiğimiz 8 kilometrelik yeni hatla bu kesimi baypas ediyoruz. Şu anda tünelimizin kazı çalışmalarını tamamladık. Üstyapı, elektrifikasyon ve sinyalizasyon çalışmalarımız ise hızla devam ediyor. Planımıza göre; elektrifikasyon ve sinyalizasyon imalatlarını 2027 yılı 2'nci çeyreğinde tamamlamayı hedefliyoruz. Bu tünel tamamlandığında Bozüyük-Bilecik arasındaki seyahat süresi 20 dakikadan 9 dakikaya inecek; yani 11 dakikalık değerli bir zaman tasarrufu elde edeceğiz. Doğançay-2 de yine Ankara-İstanbul YHT hattının en kritik kesimlerinden biri. Proje tamamlandığında bu kesimdeki seyahat süresi 23 dakikadan 4 dakikaya düşecek; yani 19 dakikalık bir kazanım daha sağlayacağız. 2028 yılının ikinci çeyreğinde tamamlanmasını öngördüğümüz bu büyük projede, Sakarya'mızın sınırları içinden geçen stratejik yatırımlardan biri olacak. T26 Tüneli ve Doğançay-2 projelerinin birlikte tamamlanmasıyla Ankara-İstanbul yüksek hızlı tren seyahat süresinde toplam 30 dakikalık bir zaman tasarrufu elde edeceğiz' dedi.</p>

<h3><strong>KALKINMA YOLU İÇİN 14 EKİM'DE İHALE BAŞLAYACAK</strong></h3>

<p>Irak ile imzalanan Kalkınma Yolu mutabakatı ile Basra'dan Avrupa'ya uzanan uluslararası ulaşım koridoru için kritik bir adım attıklarını belirten Bakan Uraloğlu, 'Bu yolun Türkiye ayağındaki en önemli halkalarından biri olacak İstanbul Kuzey Demir Yolu Geçişi Projesinin ihalesini de 14 Ekim'de gerçekleştireceğiz. Bu iki önemli adım, Asya ile Avrupa arasındaki ticaret akışını hızlandıracak ve ülkemizi orta koridorun merkezine yerleştirecektir. Sakarya'mız da bu güzergahın adeta Anadolu'ya giriş ve çıkış kapısı olarak, demir yolu ve kara yolu altyapısıyla küresel lojistiğin doğal durak noktası haline gelecektir. Böylece Pamukova YHT istasyonu ve Alifuatpaşa Köprülü Kavşağı gibi yatırımlarımız, yalnızca yerel değil, küresel bir değer zincirinin parçası haline gelecek; şehrimizi dünya ticaretinin nabzının attığı stratejik bir noktaya taşıyacaktır. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, 'Ulaşımda denge, kalkınmada ivme' anlayışıyla her projeyi milletimizin günlük hayatını kolaylaştıracak, emniyeti yükseltecek ve ekonomik hareketliliği destekleyecek şekilde planlıyoruz' diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.antalyahaber.net/ankara-istanbul-yht-hattinda-30-dakikalik-tasarruf-hedefi</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 13:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyahabernet.teimg.com/crop/1280x720/antalyahaber-net/uploads/2026/07/uraloglu-2250393.jpg" type="image/jpeg" length="50522"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[TBMM’de öğrenci affını içeren yükseköğretim düzenlemesi kabul edildi]]></title>
      <link>https://www.antalyahaber.net/tbmmde-ogrenci-affini-iceren-yuksekogretim-duzenlemesi-kabul-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyahaber.net/tbmmde-ogrenci-affini-iceren-yuksekogretim-duzenlemesi-kabul-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TBMM Genel Kurulu, öğrenci affını da kapsayan yükseköğretim düzenlemesini kabul etti. Kanun; YÖK, akademisyenler ve üniversitelere yeni hükümler getiriyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>TBMM Genel Kurulu'nda, öğrenci affına yönelik düzenlemeleri de içeren, 'Yükseköğretim Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi' kabul edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>TBMM Genel Kurulu, öğrenci affına yönelik düzenlemeleri de içeren, 'Yükseköğretim Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'ni görüşmek üzere Meclis Başkanvekili Celal Adan başkanlığında toplandı. Genel Kurul'da gündem dışı konuşmalar, milletvekillerine verilen 1'er dakikalık konuşma, grup başkanvekillerinin ülke gündemine ilişkin değerlendirmeleri, siyasi parti gruplarının önergelerinin görüşülmesinin ardından teklife geçildi. Yapılan görüşmeler sonucunda teklif kabul edilerek kanunlaştı. Kanuna göre; Yükseköğretim Kurulu'nun (YÖK) kararı ile akademisyenlerden emeklilik yaş hadlerini dolduran, 75 yaşını geçmemek üzere emeklilik veya yaşlılık aylığı bağlanıncaya kadar ikişer yıllık sürelerle sözleşmeli olarak çalıştırılmaya devam edilebilecek. Sözleşmeli öğretim üyesi sayısını bölüm, program veya yükseköğretim kurumları itibarıyla sınırlandırmaya YÖK yetkili olacak. Sözleşmeli akademisyenler sözleşmeyi uzatmasının ardından mevcut özlük haklarını koruyacak. Türk Cumhuriyetleri ve akraba topluluklarındaki üniversitelerden davet alan akademisyenlerin 3 yılı geçmemek suretiyle özlük hakları korunacak ve Milli Eğitim Bakanlığı tarafından izinli sayılacak. Bu süre uluslararası anlaşmalara taraf olan üniversiteler ve üniversiteler arası protokollere bakılarak 5 yıla kadar çıkabilecek.</p>

<h2><strong>ÜCRET KARŞILIĞI ÜRETİLMİŞ YAYIN FİİLİNİ İŞLEYENLER MESLEKTEN ÇIKARILACAK</strong></h2>

<p>Kanunla öğrenim süresi sonunda kayıtlı olduğu üniversiteden mezun olabilmek için intörnlük eğitimi hariç olan son sınıf öğrencilerine, başarısız veya alamadıkları teorik ya da uygulamalı bütün dersler için iki ek sınav veya tekrar hakkı verilecek. Bu öğrencilerden teorik veya uygulamalı derslerden başarılı olmuş ancak uygulamalı eğitime başlamayan ya da başarısız olan öğrencilere eğitimlerini tamamlama imkanı tanınacak. Öğrenim süresini dolduran ara sınıf öğrencilerine ek sınav hakkı verilmeyecek. Uygulamalı eğitim ve intörnlük eğitimine ilişkin esasları belirlemeye Yükseköğretim Kurulu yetkili olacak. Diğer taraftan ücret karşılığı ya da ücretsiz olarak üretilmiş yayın ve çalışmalarını atama, yükselme, unvan ve derece kazanılmasında kullananların yanı sıra bu fiilleri başkaları adına yapanlara veya bu fiillere aracılık edenlere yönelik de meslekten çıkarma cezası uygulanacak. Öte taraftan tıpta uzmanlık mevzuatına göre yan dal uzmanlığı bulunan öğretim üyeleri ve araştırma görevlileri için ek ödeme tavan oranları, Sağlık Bakanlığı'nda görev yapan emsallerinin aldığı ödeme oranına uygun hale getirilecek.</p>

<h3><strong>ÜNİVERSİTELER YÖK KARARI İLE FAALİYETLERİNE BAŞLAYABİLECEK</strong></h3>

<p>Kanun ile ortak araştırma merkezlerinde görevlendirilen öğretim elemanları, kendi üniversitelerinde yürütülen döner sermaye faaliyetlerine olan katkıları da dikkate alınarak ilgili ek ödemeden yararlanmaya devam edecek. Yürütülen proje gelirlerinden alınan dayanıklı taşınırlar koordinatör üniversitenin envanterine kaydedilerek proje kapsamında ortak uygulama ve araştırma merkezi üniversitelerine tahsis edilebilecek. Proje tamamlandığında dayanıklı taşınırların kurumlar arası bedelsiz devirle hangi yükseköğretim kurumuna verileceğine ortak uygulama ve araştırma merkezi yönetim kurulunca karar verilecek. Koordinatör üniversite değişikliğinde ortak uygulama ve araştırma merkezinin borç, alacak ve nakit bakiyeleri, yeni koordinatör üniversiteye devredilecek. Düzenlemeyle, devlet veya vakıf ayrımı yapılmaksızın kanunla kurulan yükseköğretim kurumları, eğitim ve öğretime YÖK kararıyla başlayacak. Eğitim ve öğretime başlayan akademik birimler, sonradan ortaya çıkan sebeplerle ve ilgisine göre fakülte, enstitü ve yüksekokullar Cumhurbaşkanı kararı ile; konservatuvar, meslek yüksekokulu, uygulama ve araştırma merkezi gibi akademik birimler ise YÖK kararı ile kapatılabilecek. Vakıf yükseköğretim kurumlarına uygulanacak idari yaptırım ve önlemlerle ilgili olarak kanuni düzenleme yapılıyor.</p>

<h3><strong>ÜNİVERSİTELER ORTAK OFİS KURACAK</strong></h3>

<p>Diğer taraftan yükseköğretim kurumları yönetim kurulları, teknoloji transfer ofisleri hizmet buluşlarının hak sahipliğinin ofisler adına devrine karar verebilecek. Bu durumda yükseköğretim kurumunun ilgili mevzuattan doğan hak ve yükümlülükleri ofislere ait olacak. Ofisler kendi adına tescil edilen haklardan elde edilen gelirin 3'te birini söz konusu hakları devreden yükseköğretim kurumu döner sermayesine, 3'te birinden az olmayacak tutarı ise buluşu yapana ödemekle yükümlü olacak, kalan tutar ofislere kalacak. Döner sermayeye aktarılan bu tutarlardan hazine payı hariç herhangi bir kesinti yapılamayacak ve bu tutarlar ilgili kanunda belirtilen giderler için kullanılacak. Bu düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten önce hak sahipliği yükseköğretim kurumları bünyesinde olan buluş ve başvurular hakkında da bu madde hükümleri uygulanacak. Birden fazla yükseköğretim kurumu ortak bir ofis kurmak için başvurabilecek. Bu durumda yerleşkesinde veya ortağı olduğu teknoloji geliştirme bölgesinde ofis kurulan yükseköğretim kurumu, başvuruda muhatap kurum olarak belirtilecek. Ofis faaliyetlerine katkı sağlayacağı değerlendirilen diğer tüzel kişiler ofise sermaye koymak koşuluyla ortak olabilecek. Ofis, öz sermayesini veya gelirlerini kullanarak üretilen bilgi ve yapılan buluşların ticarileşmesi için yatırım yapabilecek veya kamu ve özel sektör şirketleri ile ortaklıklar kurabilecek.</p>

<h3><strong>ÜNİVERSİTELER CUMHURBAŞKANI KARARIYLA YURT DIŞINDA TESİS KURABİLECEK</strong></h3>

<p>Kanunla birlikte Türkiye'deki devlet yükseköğretim kurumları, Cumhurbaşkanı kararıyla yurt dışında yerleşke, akademik birim, program ve bu kapsamda ihtiyaç duyulan diğer tesisleri kurabilecek. Bu düzenleme uyarınca kurulan yurt dışı birimlerinin ihtiyacı olan akademik ve idari personel, kendi üniversitesinden veya Türkiye'deki yükseköğretim kurumlarından görevlendirme suretiyle veya mahallinden sözleşmeli ya da saat başı ücret karşılığında ilgili kanundaki hükümler uygulanarak çalıştırılabilecek. Türkiye'deki yükseköğretim kurumlarından görevlendirme suretiyle çalıştırılacak olanlar dışındaki personelin nitelikleri, ücretleri, seçim esas ve usulleri, görev yerleri ve süreleri, azami sözleşme süresi, izinleri, yurt dışındaki görevlerinin sona erdirilmesi ile bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usul ve esaslar Cumhurbaşkanı kararıyla belirlenecek.</p>

<h3><strong>ÜCRET KARŞILIĞI TEZ, MAKALE, KİTAP VEYA PROJE YAPTIRANLARIN UNVANLARI GERİ ALINACAK</strong></h3>

<p>Öte taraftan ücretli veya ücretsiz olarak başkalarına yazdırdığı tez, makale, kitap veya yaptırdığı proje gibi çalışmalarla önlisans, lisans veya lisansüstü diploma derecesi ya da akademik unvan alan kişiler, üniversite öğretim mesleğinden çıkarılacak, bu yolla kazanılan akademik derece ve unvanlar geri alınacak. Bu kapsamdaki yayın veya çalışmaları ücretli ya da ücretsiz olarak, kısmen yahut tamamen başkaları adına yapan, üreten veya bunlara aracılık eden kişilere 5 bin günden 10 bin güne kadar adli para cezası verilecek. Fiilin, meslek edinen kişilerce işlenmesi halinde verilecek adli para cezası 10 bin günden az, 20 bin günden fazla olmayacak. Bu yayın ve çalışmaları kullanmak suretiyle diploma derecesi veya akademik unvan alan kişilere 5 bin günden 10 bin güne kadar adli para cezası verilecek. Bu suçtan dolayı tüzel kişilere, Türk Ceza Kanunu'nun ilgili hükümleri uygulanacak.</p>

<h3><strong>MEVZUATA AYKIRI OLARAK EĞİTİM KURUMU AÇANLARA 2 YILDAN 4 YILA KADAR HAPİS</strong></h3>

<p>Yurt dışındaki bir eğitim kurumu adına Türkiye'de mevzuata aykırı olarak eğitim kurumu açanlara ve işletenlere 2 yıldan 4 yıla kadar hapis cezası verilecek. Bu kapsamda, yasaklanan kurum ve fiillerin tanıtımını yapanlara, 1 yıldan 3 yıla kadar hapis ve 50 günden 500 güne kadar adli para cezası verilecek. Türk veya yabancı yükseköğretim kurumlarına ait diploma, mezuniyet belgesi veya sertifika belgesini sahte olarak düzenleyen ve düzenletenler Türk Ceza Kanunu'nun, 'Resmi belgede sahtecilik' hükmüne göre cezalandırılacak. Ayrıca tıp fakültesi kurmakla yükümlü kılınan vakıf yükseköğretim kurumlarına verilen süre uzatılıyor.</p>

<h3><strong>ÖĞRENCİ AFFI DÜZENLEMESİ</strong></h3>

<p>Kanun ile üniversitelerde hazırlık sınıfı, ön lisans, lisans, lisans tamamlama ve lisansüstü düzeyde öğrenim görürken çeşitli sebeplerle ilişiği kesilen öğrencilere yönelik af getiriliyor. Bu kapsamda daha önceki af düzenlemelerinden faydalanmama şartı ile öğrenciler 4 ay içerisinde ilişiği kesilen ya da kayıt hakkı kazandığı üniversitelere başvurarak eğitim hayatlarına devam edebilecekler. Kanunun yürürlüğe girdiği tarihlerde askerlik görevini yerine getiren kişiler, terhislerini takiben 2 ay içerisinde ilgili üniversiteye başvurarak düzenlemeden faydalanabilecek.</p>

<h3><strong>'ANLAŞMA YÜKÜMLÜLÜKLERİNİN BÜTÇEYE ETKİSİ KONUSU TAMAMEN KAPALI'</strong></h3>

<p>'Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi' isimli uluslararası anlaşma teklifi üzerine görüşmelere geçildi. Yeni Yol grubu adına söz alan Denizli Milletvekili Sema Silkin Ün, 'Komisyon görüşmelerinde COP31'in ülkemize sağlayacağı prestijden, görünürlükten ve diplomatik alandaki katkılardan söz edildiğini görüyoruz. Antalya'nın dünya gündeminin merkezine taşınacağını, ülkemizin uluslararası görünürlüğünün artırılacağı ifade ediliyor. Komisyonda milletvekilleri ise defalarca bu organizasyonun Türkiye'ye maliyetinin ne olacağını soruyorlar, verilen cevaplarda yalnızca Birleşmiş Milletler sekretaryasının harcamalarına ilişkin olan 7,7 milyon dolarlık bir rakamdan söz ediliyor ancak Türkiye'nin üstleneceği toplam yükün ne olduğuna dair bir açıklık asla getirilmiyor. Anlaşmanın yüklediği yükümlülükler açık ancak bu yükümlülüklerin bütçeye etkisi konusu tamamen kapalı' ifadelerini kullandı.</p>

<h3><strong>'ANTALYA'YI DA BOŞALTMAYA KALKMAYIN'</strong></h3>

<p>İYİ Parti Manisa Milletvekili Şenol Sunat ise anlaşmaya dair, 'Türkiye kasım ayında Antalya'da dünyanın en büyük iklim organizasyonlarından birine ev sahipliği yapacak. İYİ Parti olarak destekliyoruz ama bu ev sahipliğinin ülkemiz için önemli diplomatik fırsatlardan biri olduğuna da inanıyoruz. Burada bir uyarımız olsun; NATO toplantısında Ankara'yı boşaltmıştınız, inşallah Antalya'yı da bu uzun sürede, 9 ila 20 Kasım arasında boşaltmaya kalkmayın, turizme de ket vurmayın diye uyarıyoruz sizleri' diye konuştu.</p>

<h3><strong>'TÜRKİYE ZİRVEYE NE YAZIK Kİ HAZIR DEĞİLDİR'</strong></h3>

<p>Anlaşmanın niteliği hakkında değerlendirmelerde bulunan CHP Ankara Milletvekili Semra Dinçer, 'Kasım ayında Antalya'da düzenlenecek olan ve on binlerce delegeyi ağırlayacağımız COP31 İklim Zirvesi'nin hukuki, idari ve operasyonel temelini oluşturacak metni görüşüyoruz. Bu anlaşmayla birlikte, iki hafta sürecek COP31 İklim Zirvesi'nin uluslararası standartlara uygun, güvenli, erişilebilir ve kesintisiz şekilde yürütülmesi sağlanacak. Bu çerçeveyi Genel Kurul'dan geçirmek elbette ki teknik bir gerekliliktir ancak asıl mesele bu değildir. Asıl mesele, bu teklif onaylandıktan sonra Türkiye'nin çevre mücadelesinde dünya karşısında söyleyecek bir sözünün olup olmadığıdır. Dünya kasım ayında gözünü Antalya'ya çevirdiğinde karşısında sadece ihtişamlı bir sahne mi bulacak yoksa iklim krizinden en ağır şekilde etkilenmesi beklenen bir ülkenin gerçek mücadele iradesini mi görecek? Ben, kürsüden üzülerek ifade ediyorum; bugünkü haliyle Türkiye bu zirveye ne yazık ki hazır değildir' dedi.</p>

<h3><strong>'ANLAŞMAYA MEMNUNİYETLE ONAY VERECEĞİZ'</strong></h3>

<p>Yeni Parti İstanbul Milletvekili Namık Tan ise anlaşmaya ilişkin şöyle konuştu:</p>

<p>'Biz bu anlaşmaya Dışişleri Komisyonu görüşmelerinde olduğu gibi şimdi de memnuniyetle onay vereceğiz. Böyle prestijli bir uluslararası konferansın ülkemizde gerçekleşmesi bize büyük bir mutluluk verecek. Paris İklim Anlaşması ve Kyoto Protokolü'nün öngördüğü düzenlemelere ülkemizin katılımını en başından beri destekliyor, Türkiye'nin çevre koruma amaçlı girişimlerde en ön safta bulunmasını daima arzu ediyoruz fakat, memnuniyetimiz yalnızca bunlarla sınırlı kalıyor. Zira, Türkiye'de gerek çevresel tablo, gerek siyasi tablo maalesef övünmemize imkân verecek bir durum arz etmiyor. Nitekim, dünya genelindeki kaynaklara dair hassasiyetimiz alkışlanıyor fakat iş kendi ülkemizdeki doğal kaynakların ve çevrenin korunmasına gelince görünüm bir anda değişiyor.'</p>

<h3><strong>'COP-31'E EV SAHİPLİĞİ YAPMAK TARİHİ BİR DİPLOMASİ BAŞARISI'</strong></h3>

<p>COP-31 Zirvesi'nin Türkiye'de düzenlenmesi nedeniyle Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum'a teşekkür eden AK Parti Çevre ve Şehircilik Politikaları Başkanı ve İstanbul Milletvekili Nilhan Ayan, şunları söylerdi:</p>

<p>'Türkiye, 196 ülkenin ortak kararıyla COP31'e ev sahipliği yapacak, bu tarihi bir diplomasi başarısı. Elbette hiçbir başarı tesadüfen elde edilemez. Türkiye'nin bugün bu tarihi göreve layık görülmesinin temelinde Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde hayata geçirilen güçlü reformlar ve kararlı uygulamalar bulunmakta, tıpkı NATO Zirvesi'nde tüm dünyanın şahit olduğu gibi. Ülkemizin bu başarısı, güçlü diplomatik girişimlerin, kararlı müzakerelerin ve Türkiye'nin uluslararası alanda artan etkinliğinin doğal bir sonucu; aynı zamanda son yıllarda çevre, şehircilik ve iklim alanında hayata geçirilen reformların Sıfır Atık Hareketi'nin ve Yeşil Dönüşüm vizyonumuzun dünya ölçeğinde oluşturduğu güveninde önemli bir yansıması. Maalesef muhalefet şerhine bakınca üzüldüm. Zira, bu çapta büyük uluslararası zirvelerin standartları bellidir. Bu kurallar istisnasız her ev sahibi ülkede uygulanır. Uygulama kapasitesi olmayan ülkelerse sadece katılımcı olabilirler. Taraflar Konferansı olan COP31, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi'ne taraf ülkelerin iklim değişikliğiyle mücadelede ortak kararlar aldığı en üst düzey küresel platformdur. Burada enerji güvenliğinden iklim finansmanına, teknoloji transferinden karbon piyasalarına, sürdürülebilir şehirciliğe, tarımdan su güvenliğine kadar insanlığın ortak geleceğini ilgilendiren pek çok kritik konu ele alınmaktadır. Bu yönüyle COP, yalnızca çevre meselelerinin görüşüldüğü bir konferans olmaktan çok, ortak geleceğimize yön veren en önemli uluslararası karar mekanizmalarından biridir.'</p>

<h3><strong>'KALKINIRKEN KORUYAN BİR TÜRKİYE VAR'</strong></h3>

<p>Türkiye'nin bu süreçte sadece alınan kararları takip eden bir ülke değil; çözüm üreten, uzlaşı sağlayan ve gelişmiş ülkelerle gelişmekte olan ülkeler arasında köprü kuran bir dönem başkanlığını yürüteceğini aktaran Ayan, 'Peki, neden Türkiye? Siz görmüyorsunuz ama dünya görüyor. Türkiye ağaçlandırmada Avrupa 1'incisi. 2002- 2026 döneminde orman varlığımızı yüzde 12,5 arttırdık. Sıfır atık devrimiyle 90 milyon ton atık geri kazanılmış, 365 milyar lira ekonomik kazanç sağlanmış, 613 milyon ağacın kesilmesi önlenmiştir. Bunlar hiç de azımsanacak sayılar değildir. Millet bahçeleri 83 milyon metrekare büyüklüğüne ulaşmıştır. Türkiye, yenilenebilir enerji kapasitesinde Avrupa'da ilk 5 ülke arasına girmiştir. Artık kalkınırken koruyan bir Türkiye var' diye konuştu.</p>

<h3><strong>ANLAŞMA KABUL EDİLDİ</strong></h3>

<p>Siyasi parti temsilcilerinin yaptığı değerlendirmelerin tamamlanmasının ardından Meclis Başkanvekili Celal Adan, anlaşmayı oylamaya sundu. Oylama sonucunda anlaşma kabul edildi.</p>

<h3><strong>GENEL KURUL KAPANDI</strong></h3>

<p>Daha sonra Meclis Başkanvekili Adan, birleşimi 4 Ağustos Salı günü toplanmak üzere kapattı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.antalyahaber.net/tbmmde-ogrenci-affini-iceren-yuksekogretim-duzenlemesi-kabul-edildi</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 10:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyahabernet.teimg.com/crop/1280x720/antalyahaber-net/uploads/2026/07/tbmmde-ogrenci-affini-iceren-yuksekogretim-duzenlemesi-kabul-edildi.webp" type="image/jpeg" length="52904"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Uraloğlu: Kalkınma Yolu’nda Irak ile görüş ayrılığı yok]]></title>
      <link>https://www.antalyahaber.net/bakan-uraloglu-kalkinma-yolunda-irak-ile-gorus-ayriligi-yok</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyahaber.net/bakan-uraloglu-kalkinma-yolunda-irak-ile-gorus-ayriligi-yok" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ulaştırma Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Irak ile Kalkınma Yolu Projesi’nde görüş ayrılığı olmadığını, imza sürecindeki gecikmenin teknik bir detaydan kaynaklandığını söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Irak ile Kalkınma Yolu'na ilişkin imzalanan protokolde görüş ayrılığı olmadığını söyleyerek, 'Biz bu projeyi bitirdiğimiz zaman artık Hürmüz Boğazı veya kritik su yolları daha az konuşuluyor olacak. Eğer biz bugün Kalkınma Yolu'nu bitirmiş olsaydık Hürmüz Boğazı bugün dünyanın bu kadar gündemine oturmamış olurdu' dedi.</p>

<p>Bakan Uraloğlu, '2027-2047 Dönemi Türkiye Araç Muayene Hizmetleri İmtiyaz Sözleşmesi İmza Töreni'nin ardından basın mensuplarına Irak ile Kalkınma Yolu'na ilişkin imzalanan protokolle ilgili açıklama yaptı. Uraloğlu, Kalkınma Yolu noktasında Irak ve Türkiye olarak çok ciddi emek sarf ettiklerini söyleyerek, 'Bin 200 kilometrelik demir yolu, otoyol, enerji nakil hatları, iletişim hatlarıyla beraber önemli bir projeden bahsediyoruz. FAV limanından başlayıp bin 200 kilometre mesafede ülkemize buradan da demir yoluyla Avrupa'ya kadar birincil derecede sonrasında otoyol ve diğerlerini yapalım diye düşünüyoruz. Yaklaşık 15 milyar dolarlık sadece demir yolu tarafını konuşursak bir projeden bahsediyoruz' diye konuştu.</p>

<h2><strong>'SADECE TEKNİK BİR DETAYDI'</strong></h2>

<p>İmza töreninde yaşanan olaya değinen Uraloğlu, ziyaret öncesinde Irak'a 21 Temmuz'da ziyarette bulunduklarını, Ulaştırma Bakanı ve İletişim Bakanı ile gerekli değerlendirmeleri yaptıklarını, sonrasında da Başbakanı ziyaret ettiklerini söyledi. Uraloğlu, 'Biz orada iki konuda mutabık kalmıştık. Bir tanesi Irak'la Türkiye sınır kapısının nereden olacağı, ikincisi de bu projenin finansmanının nasıl sağlanacağı noktasıydı. Bütün detayları konuştuk ve Sayın Başbakanın ziyareti sırasında imza töreninin hemen arifesinde dakikalar kala orada tespit edilen teknik bir ayrıntının düzeltilmesi noktasında bir düzeltme ihtiyacı oldu. Zaten muhatabımız Ulaştırma Bakanı da kendisi bir açıklama yaptı Irak'a döndükten sonra; teknik bir noktanın düzeltilmesi gerekiyordu. 'Bunu düzelttikten sonra imzayı atalım' şeklinde bir önerileri oldu. Biz de makul karşıladık. Orada asla bir görüş farklılığı olmadığının özellikle altını çizmek isterim. Bazı soru işaretleri oldu; ama biz nettik, anlık dediğim gibi tespit edilen bir küçük eksikliğin düzeltilmesiydi. Zaten hemen basın açıklamasından sonra da biz Sayın Cumhurbaşkanımız ve Sayın Başbakanın huzurunda iki bakan olarak bu imzayı da atmış olduk ve onu da kamuoyuyla paylaşmış olduk. Ama özellikle altını çizmek istiyorum. Burada hem Irak tarafında hem Türkiye tarafında çok net bir irade vardı. Ve bunda bir şüphe oluşmadı ve bu şüphe oluşmadığı gibi imzalar atılmış oldu. Sadece teknik bir detaydı. Onu da gidermiş olduk. Ülkemize, Irak'a, Orta Doğu'ya hayırlı uğurlu olsun. Biz bu projeyi bitirdiğimiz zaman artık Hürmüz Boğazı veya kritik su yolları daha az konuşuluyor olacak. Eğer biz bugün Kalkınma Yolu'nu bitirmiş olsaydık Hürmüz Boğazı bugün dünyanın bu kadar gündemine oturmamış olurdu. Bundan sonraki yol haritamız hızlıca bunun teknik altlıklarını hazırlayarak orada bir an önce kazmayı vurmak ki Irak tarafı 'tuğla koymak' ya da 'taş koymak' diyorlar, bir binanın başlangıcı gibi inşallah bir temel atma töreniyle süreci başlatmış olacağız' diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>'3 YILDA BİTİREBİLİR MİYİZ, KONUŞACAĞIZ'</strong></h3>

<p>Uraloğlu, projenin normal şartlarda 4-5 yıl sürecek bir proje olduğunu ifade ederek, 'Bunu hem Irak tarafı hem biz daha kısa zamanda bitirebilir miyiz diye istişare ettik. Şu anda dünyada iş yapan 250 büyük firmanın 50 tanesi Türk müteahhit firma. Burada 4-5 yılda bitebilecek bir projeden bahsediyoruz. Ama başladıktan sonra acaba bunu 3 yılda bitirebilir miyiz? Elbette bunu da konuşacağız. Sadece bunu bir demir yolu ve Türkiye üzerinden milyonlarca ton yükün taşınması olarak değerlendirmemiz işin açıkçası doğru olmaz. Bununla beraber Türkiye'de kurulacak lojistik merkezler yine özellikle petrole dayalı kurulacak petrokimya tesisleri ve ona dayalı birçok ürünün Türkiye'de üretilmesi noktasında tesislerin kurulmasını öngörüyoruz. Biz AK Parti hükümetleri döneminde 355 milyar dolarlık yatırım yaptık, ulaştırma altyapısına. Bunun 10 yıllık periyottaki ülkemize katkısı 2 trilyon dolar. Yıllıkta 1 milyon insanımızın istihdamına vesile olmuş. Yani dolayısıyla bunu sadece bir ulaşım projesi değil, adı üzerinde bir kalkınma projesi olarak da değerlendiriyoruz. Hedefimiz ilk kazmayı inşallah bu sene vurabilmek, ona gayret ediyoruz. Öncelik demir yolu olacak. Yani şu anda işin açıkçası istediğimiz standartta olmasa da tekerleğin döndüğü bir kara yolu var. Dolayısıyla o elimizde bir avantaj. Ama demir yolu noktasında maalesef bir imkan yok. Silbaştan demir yolunu yapacağız. Bir de burada hedef ülkelerin Avrupa olduğunu düşünürsek karbon emisyonunu azaltabileceğimiz birincil ulaşım modunun demir yolu olduğunu belirtmek isterim. Dolayısıyla önce demir yolu' dedi.</p>

<h3><strong>'16 EKİM'DE İHALESİNİ YAPACAĞIZ'</strong></h3>

<p>Yavuz Sultan Selim Köprüsü'ne inşa edilecek yeni demir yoluna ilişkin de konuşan Uraloğlu, 'Biz şu anda günlük yüzlerce trenin geçmesinden bahsediyoruz. Yıllık 30 milyon ton civarında bir kapasiteden bahsediyoruz. Elbette ülkemizde de yapmamız gerekenler var. Bunların en önemlilerinden bir tanesi de boğazı standart ve kapasite kısıtı olmayan bir hatla geçmek. Şu anda Marmaray'dan günde sadece 4 tren geçirebiliyoruz. Niye? Çünkü orada günlük 300 tramvayımız, 300 metromuz Marmaray'dan seyahat ediyor. Ve ancak 4 tren geçirebiliyoruz gece vaktinde. Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nde yapacağımız bağlantılarıyla birlikte Gebze, Sabiha Gökçen, Yavuz Sultan Selim Köprüsü, İstanbul Havalimanı ve Çatalca'ya gidecek 122 kilometrelik bir hat. Bunu yaptığımızda çift hat olacak ve bir kapasite problemini kaldırmış olacağız. Dünya Bankası'nın liderliğinde 6 tane uluslararası finansman kuruluşundan 6,7 milyar dolarlık bir kredi anlaşmasını çok çok uygun şartlarda yaptık. Ve yanlış hatırlamıyorsam 16 Ekim'de ihalesini yapacağız. Orada bu sene muhtemelen başlayamayız. 2027 yılında da orada başlamış olacağız' ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.antalyahaber.net/bakan-uraloglu-kalkinma-yolunda-irak-ile-gorus-ayriligi-yok</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 16:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyahabernet.teimg.com/crop/1280x720/antalyahaber-net/uploads/2026/07/agency/dha/bakan-uraloglu-kalkinma-yolunda-irak-ile-gorus-ayriligi-yok.jpg" type="image/jpeg" length="36847"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kurtulmuş: Çerçeve yasa genel af niteliğinde olmayacak]]></title>
      <link>https://www.antalyahaber.net/kurtulmus-cerceve-yasa-genel-af-niteliginde-olmayacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyahaber.net/kurtulmus-cerceve-yasa-genel-af-niteliginde-olmayacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin hazırlanacak çerçeve yasanın genel af ya da kişisel af niteliği taşımayacağını söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, 'Ortaya konulacak yasa asla bir genel af, kişisel af mahiyetinde değildir. Geçici ve münhasıran münfesih örgüte ait bir yasa olacaktır. Bu yasa ile Türkiye'de bir genel af anlayışı ortaya konulmayacaktır' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, TBMM Tören Salonu'nda düzenlenen, 'İnebolu'ya İstiklal Madalyası Takdim Töreni'ne katıldı. Törende; Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Kastamonu Valisi Meftun Dallı, grup başkan vekilleri, milletvekilleri ve çok sayıda davetli yer aldı. Tören kapsamında, İnebolu'ya 1924 yılında TBMM tarafından verilmesi kararlaştırılan ancak tevdi edildiğine dair herhangi bir bilgi veya belgeye ulaşılamayan İstiklal madalyası ve berat, Kastamonu Valisi Meftun Dallı'ya takdim edildi. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, İnebolu'nun, kurtuluş mücadelesinin sembol şehri olduğunu belirterek, 'Kastamonu benim için de önem arz ediyor. Rahmetli dedem, ismini taşımaktan onur duyduğum İstiklal Harbi Gazisi merhum Binbaşı Numan Kurtulmuş da Kastamonuludur' ifadelerini kullandı.</p>

<h2><strong>'TÜRKİYE GÜÇLÜ BİR DEVLETTİR'</strong></h2>

<p>Bir asır evvel emperyalizmin bölge ile ilgili başka oyunlarının içerisinde olduğunu söyleyen Kurtulmuş, oyuncu, sahne, önceliklerin değişmesine rağmen emperyalist ruha sahip ülkelerin tavrının hiç değişmediğini ifade etti. Kurtulmuş, 'Bugün böyle olduğu için başta bizim merkezinde bulunduğumuz Orta Doğu coğrafyası olmak üzere, dünyanın hemen hemen her yeri bir ateş çukuruna döndürülmüştür. Belirsizliklerin, çatışmaların, kavgaların, gürültülerin yer aldığı ve maalesef büyük kaosların yaşandığı bir dönemin içerisindeyiz. Emperyalistlerin bu coğrafyada en iyi tanıdığı millet olan aziz milletimiz, her zaman emperyalist tehditlerin tam odak noktasındadır. Bu zaman zaman Avrupalı bir ülkenin emperyalist emeli olur. Başka bir zaman ise Orta Doğu'daki Siyonist rejimin emperyalist yayılmacılık fikri olur. Bu durum hiç değişmez ki ortadaki hedef, güçlü ve büyük bir Türkiye'nin durmaması gerektiğidir. Biz de diyoruz ki; 'Nasıl milli kurtuluş mücadelesinde hep beraber birlik içerisinde o yokluktan bir büyük Cumhuriyet'i inşa ettiysek, düne göre çok güçlüyüz, kuvvetliyiz, muktediriz.' Dün bize, 'Hasta adam' diyenler, bugün kendileri hasta adamdır. Türkiye ise güçlü bir adamdır, güçlü bir devlettir. Savunma sanayinde, dış politikada, ekonomide her alanda her gün biraz daha güçlenen bir Türkiye'nin yurttaşı olmaktan övünç duyuyoruz' diye konuştu.</p>

<h3><strong>'TÜRKİYE BİR DAHA TERÖR BELASIYLA UĞRAŞMAYACAK'</strong></h3>

<p>Kurtulmuş, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun çalışmalarıyla ortaya çıkan raporun yol haritası olduğunu belirterek, süreçte belli bir safhaya gelindiğini ifade etti. TBMM Başkanı Kurtulmuş, 'Artık karşımızdaki hedef 'Terörsüz Türkiye'yi inşa etmektir. Bu milletin yaklaşık 50 yılına mal olan; nice şehitlerimizi hayattan koparan, nice ailelerimizi acılar içerisinde bırakan ve bu ülkenin trilyonlarca dolarının kaybolmasına vesile olan bu emperyalist projeyi, yani terörü artık tarihin çöplüğüne atıyoruz. Türkiye bir daha asla ve asla terörle, terör belasıyla uğraşmayacak. Bunun için sürdürdüğümüz çalışmaların hemen hemen sonuna gelinmiştir. Ümit ederiz ki partilerimizin tamamının uzlaşısıyla ortaya çıkacak olan bir yasal düzenleme sürecini hep birlikte idrak edeceğiz. Kastamonulu hemşerilerimin önünde bir kere daha ifade etmek isterim ki; ortaya konulacak olan bu yasa asla bir genel af mahiyetinde değildir, asla kişisel af mahiyetinde değildir. Geçici ve münhasıran, münfesih örgüte ait bir yasa olacaktır. Bu yasa ile Türkiye'de bir genel af anlayışı ortaya konulmayacaktır. Mesele silahların bırakılması, örgütün tamamıyla kendisini feshetmesi ve bir daha terör örgütün fiili olarak varlığının devam etmemesinin tespit ve tescili ile birlikte bu yasa yürürlüğe girecektir' değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>TBMM'de pek çok yasanın çıktığını, ancak mühim olan meselenin yeni dönemin kapılarının açılması olduğunu söyleyen Kurtulmuş, 'Yeni bir dönemin kapılarında silaha yer yok, kavgaya yer yok, Akif'in dediği gibi tefrikaya yer yok. 'Sen Türk'sün, ben Kürt'üm' meselesine asla yer yok. 'Sen Alevi'sin, ben Sünni'yim' tartışmasına, ayrışmasına asla yer yok. Yeni dönemin kapıları bu yasanın kabulüyle birlikte sonuna kadar açılacak ve Türkiye'de yepyeni bir kardeşlik dönemi başlayacaktır' dedi.</p>

<h3><strong>'MEMLEKETİN HİÇBİR DAĞINDA SİLAH SESİ DUYULMAYACAK'</strong></h3>

<p>Şırnak'taki Cudi Dağı'nda Hz. Nuh'un gemisinin oturduğu rivayet edilen mevkide düzenlenen törene işaret eden Kurtulmuş, 'Bu memleketin hiçbir dağında, ovasında silahların, bombaların sesleri olmayacak. Bu ülkenin her bir köşesinde barışın, birliğin ve kardeşliğin türküleri söylenecek. Böylece o zaman nasıl birlik ve beraberlik içerisinde genç Cumhuriyet'i inşa etme başarısını ortaya koyduysak, bir asır sonra da birlik ve beraberlik içerisinde bu coğrafyada yeni bir dünyanın kurulduğu bir dönemde adından saygıyla anılan güçlü, muktedir bir Türkiye'nin sayfasını da hep beraber açacağız. Bu süreci şimdiye kadar büyük bir hassasiyetle bu noktaya getirdik. Herkesin çabalarının ortaklaşmasına sağlamaya gayret ettik. Bu bir kararlılıktır, devlet aklıyla millet irfanının buluştuğu bir alandır. Eğer devlet aklı ve millet irfanı bir araya gelmemiş olsaydı 'Terörsüz Türkiye' meselesinde bu kadar güçlü adımların atılabilmesi asla mümkün olmazdı. Şimdiye kadar ki acılar, konuşulan bütün bu zor hatıralar geride kalacak ve yeni bir dönemin kapılarını inşallah açacağız' ifadelerini kullandı.</p>

<h3><strong>'TERÖRSÜZ TÜRKİYE'NİN BAŞARISI EN BÜYÜK TEMENNİMİZ'</strong></h3>

<p>Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, İnebolu ilçesine verilen İstiklal Madalyası'nın Milli Mücadele'nin en anlamlı ve güzel sembollerden birisi olduğunu vurgulayarak, 'Bizler, tarihi boyunca esarete boyun eğmemiş, istiklale ve özgürlüğe aşık bir milletiz. Ecdadımızın kanlarıyla suladığı bu topraklar, bize verilmiş büyük, güzide bir emanettir. Bugün de devletiyle ve milletiyle, kimseye verecek bir karış toprağımız olmadığının idraki içindeyiz. Hepinizin malumu, güçlü ve büyük Türkiye idealini gerçekleştirmek, milli birlik ve bütünlüğümüzü en sağlam şekilde teşekkül ettirmek üzere, bütün imkan ve kararlılığımızla mücadeleyi sürdürüyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde 'Terörsüz Türkiye' için verilen bu mücadelenin başarıyla sonuçlanması, en büyük temennimizdir. Sayın Meclis Başkanımızın koordinasyonunda, sürecin çok dikkatle ve dirayetle yürütülüyor olması, ülkemiz adına son derece umut ve güven vericidir' diye konuştu.</p>

<h3><strong>'HEDEFİMİZE KARARLILIKLA İLERLİYORUZ'</strong></h3>

<p>Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler de 'Ulaştığımız mümtaz seviyeyi daha da yukarılara taşımak için Sayın Cumhurbaşkanımızın vizyoner liderliğinde var gücümüzle çalışıyoruz. Bu çerçevede ülkemizdeki barış ve huzur iklimini kalıcı hale getirmek milli birlik ve kardeşliğimizi daha da güçlendirmek amacıyla 'Terörsüz Türkiye' hedefimize de kararlılıkla ilerliyoruz. Bu tarihi süreç Milli Mücadele'de ortaya konulan birlik ve beraberlik ruhunun daha da tahkim edilmesi, milletimizin enerjisinin ve kaynaklarının kalkınmaya, üretime, refaha ve çocuklarımızın geleceğine yöneltilmesi anlamına gelmektedir. Gazi Meclisimizin Sayın Meclis Başkanımızın riyasetinde bu yönde yürüttüğü kapsamlı çalışmalar da milletimizin iradesini esas alan güçlü ve müreffeh Türkiye hedefinin en önemli dayanaklarından biri olmuştur. Milli Savunma Bakanlığı ve Türk Silahlı Kuvvetleri olarak bizler de ecdadımızdan devraldığımız sorumlulukla ülkemizin güvenliğini ve bekasını korumak 'Türkiye Yüzyılı'nı sağlam temeller üzerinde yükseltmek için aynı inanç ve kararlılıkla çalışmaya devam ediyoruz' dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.antalyahaber.net/kurtulmus-cerceve-yasa-genel-af-niteliginde-olmayacak</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 15:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyahabernet.teimg.com/crop/1280x720/antalyahaber-net/uploads/2026/07/agency/dha/kurtulmus-cerceve-yasa-genel-af-niteliginde-olmayacak.jpg" type="image/jpeg" length="25247"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[CHP’de grup yönetimi belirlendi: Öztrak’tan toplantı açıklaması]]></title>
      <link>https://www.antalyahaber.net/chpde-grup-yonetimi-belirlendi-oztraktan-toplanti-aciklamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyahaber.net/chpde-grup-yonetimi-belirlendi-oztraktan-toplanti-aciklamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Grup Başkanı Faik Öztrak, TBMM’deki kapalı grup toplantısında grup yönetim kurulu, disiplin kurulu ve denetçi üyelerin belirlendiğini açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>TBMM'de CHP'nin kapalı grup toplantısı 25 milletvekilin katılımıyla gerçekleştirildi. Toplantıda CHP'nin grup yönetim kurulu, grup disiplin kurulu ve denetçi üyeler belirlendi. CHP Grup Başkanı Faik Öztrak, 'Önümüzdeki hafta Meclis açık olursa grup toplantısı yaparız' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>CHP Grup Başkanı Faik Öztrak'ın başkanlık ettiği toplantı yaklaşık 1 saat sürdü. Toplantıda, CHP grup yönetim kurulu, grup disiplin kurulu ve denetçi üyeler belirlendi. Toplantı sonrası konuşan CHP Grup Başkanı Faik Öztrak, 'Pazar günü grup başkanını, grup başkan vekilini seçtik. Bugün de grup yönetimimizi, yönetim kurulumuzu ve disiplin kurulumuzu seçtik. Hayırlı olsun. Grup toplantı saatimiz ile ilgili herhangi bir değişiklik yok. Bundan sonra CHP olarak biz grup toplantılarımızı normal dönemde yapacağız. Yani salı günleri saat 13.30'da grup toplantısı yapacağız. Grup odaları konusunda henüz bir kesinlik yok, bu konular görüşülüyor. Önümüzdeki hafta Meclis açık olursa grup toplantısı yaparız. Diğer taraftan toplantımıza katılım ile ilgili herhangi bir protesto yok. Arkadaşlarımız mazeret bildirdiler. Arkadaşlarımızın bir kısmı yakınlarını kaybettiler, bir kısmı ise özellikle Ege bölgesindeki yangınlardan aileleri etkilenmesi nedeniyle bölgeye onları almak için gittiler. Dolayısıyla bütün arkadaşlarımız mazeret bildirmiştir' ifadelerini kullandı.</p>

<h2><strong>'25 VEKİLLE TOPLANTIYA BAŞLADIK'</strong></h2>

<p>Öztrak, grup başkanlığı seçimlerinin ardından parti içerisinde bir muhalefet grubunun oluştuğu ve bu grubun önümüzdeki hafta Kemal Kılıçdaroğlu'nun kurultayda aday olmaması için deklarasyon yayınlayacağı yönündeki iddiaların sorulması üzerine, 'Benim böyle bir şeyden haberim yok. İçeride 25 vekille başladık. 1 vekilimiz Meclis'te Kastamonu ile ilgili programa katıldığı için ayrıldı, sonra da tekrar geri geldi' diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.antalyahaber.net/chpde-grup-yonetimi-belirlendi-oztraktan-toplanti-aciklamasi</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 14:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyahabernet.teimg.com/crop/1280x720/antalyahaber-net/uploads/2026/07/agency/dha/chpde-grup-yonetimi-belirlendi-oztraktan-toplanti-aciklamasi.jpg" type="image/jpeg" length="72038"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yeni Parti, 60 ilde örgütlenmesini tamamlayacak]]></title>
      <link>https://www.antalyahaber.net/yeni-parti-60-ilde-orgutlenmesini-tamamlayacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyahaber.net/yeni-parti-60-ilde-orgutlenmesini-tamamlayacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yeni Parti Genel Başkan Yardımcısı Ensar Aytekin, önümüzdeki hafta sonuna kadar 60 ilde il ve ilçe teşkilatlarının kurulacağını açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yeni Parti Genel Başkan Yardımcısı Ensar Aytekin, 'İllerde ve ilçelerde partimizin kuruluşunu yapacağız. Hazırlıklarımız bitti ve önümüzdeki hafta sonu itibarıyla 60 il ve ilçelerinde örgütlerimizi kurmuş olacağız' dedi.</p>

<p>Yeni Parti Genel Sekreteri Yunus Emre ile Genel Başkan Yardımcıları Ensar Aytekin, Utku Çakırözer, Gizem Özcan ve Aylin Yaman TBMM'de gazetecilerle bir araya geldi. Genel Başkan Yardımcısı Ensar Aytekin, Genel Merkez bazında kuruluşlarını tamamladıklarını belirterek, 'Şimdi sıra örgütlere geldi. İllerde ve ilçelerde partimizin kuruluşlarını yapacağız. Hazırlıklarımız bitti ve önümüzdeki hafta sonu itibarıyla 60 il ve ilçelerinde örgütlerimizi kurmuş olacağız. Hem il başkanlıkları hem ilçe başkanlıklarını önümüzdeki hafta sonu itibarıyla 60 ilde kurmuş olacağız. Aslında 81 il 973 ilçenin kuruluşunu bir haftada bitirebiliriz. Öncelikle 60 ili kurduk. 21 ilde de özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinde kuruluş çalışmalarımız başladı. Oraya özel bir ilgi gösteriyoruz. Daha güçlü bir örgüt kurmak istiyoruz, çok fazla talep var. Buraya gelip yüz yüze görüşmek isteyen, telefonla, mesajla, aracılarla, çeşitli toplum kesimleri, aileler, daha önce farklı siyasi partilerde görev yapmış çeşitli siyasi kimlikler, partimize dönüşler yapıyor. Dolayısıyla o bölgeyi biraz zamana yayacağız, başvuruları topluyoruz. Yine önümüzdeki haftadan itibaren milletvekillerimiz ve Parti Meclisi üyelerinden oluşan, illerin büyüklüğüne göre 3-4 kişilik heyetler oluşturacağız. O arkadaşlarımız, talep eden kişilerle yüz yüze görüşecek, konuşacak. Yine o ilde toplumun her kesimine ve sahaya dokunacak, tüm talepleri alıp bir raporla dönecek. Sonra da o bölgenin bütün illerinde ve ilçelerinde örgütlenme faaliyetlerimizi tamamlamış olacağız. Yani önce 60, sonra 21 il olacak. Aslında 81 ilin tamamında 3 gün içinde örgütlenebiliriz. Böyle bir potansiyel var' ifadelerini kullandı.</p>

<h2><strong>'CHP'NİN RUHU BURADADIR'</strong></h2>

<p>Aytekin, CHP'den istifa etme sürecine ilişkin, 'Milletin coşkusu, talebi isteği ve 'Kurun partiyi, düşün önümüze' diye yüksek sesle ve koro halinde bağırmasını, isteğini görünce, istifa ederken yaşadığım duygu bir anda yok oldu ve çok kolay bir şekilde istifa ettim. İnanıyorum ki CHP'nin ruhu Yeni Parti'dedir. O kurtuluş ruhu buradadır, millet de buradadır, geçmişte o partiyi kuran o ruh da buradadır. Şimdi bizim yaptığımız şey sadece bir binayı, tabelayı geride bırakmaktır. O binanın içerisindeki ruhu alıp, milletle birleştirip yeni bir parti ile bu milletin kurtuluşunu sandıkta gerçekleştirmektir' diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>'KİMSEYİ ARKADA BIRAKMIŞ DEĞİLİZ'</strong></h3>

<p>Aytekin, CHP'den ayrılan il başkanları ile ilgili soruya, 'Biz sadece bir il başkanı, bir kişi arayışında değiliz. Bir kadro oluşturmak istiyoruz. O arkadaşlarımızla da yola devam edeceğiz ama onların oluşturacağı kadroya destek oluyoruz, o kadrodaki yenileri görünür kılmaya çalışıyoruz. Çok fazla talep var; biraz ince eleyip sık dokumak durumunda ve zorundayız. Hiç kimseyi kırmadan yeninin ne olduğunu da görünür kılarak bir iş yapmaya çalışıyoruz. Bunun sebebi budur, kimseyi arkada bırakmış değiliz' dedi.</p>

<p>Aytekin ayrıca, partiye hemen hemen her partiden vatandaşın sempati duyduğunu söyledi.</p>

<h3><strong>'KONGRE TAKVİMİNİ HAZIRLAMAYI DÜŞÜNÜYORUZ'</strong></h3>

<p>Aytekin, kurultaya ilişkin soruya şöyle cevap verdi:</p>

<p>'Kurultay yaptıktan 6 ay sonra seçime girme hakkımız oluyor. O yüzden bu süreyi olabildiğince kısaltmak niyetindeyiz. Bir kongre takvimi hazırlamayı düşünüyoruz. Bu düşünce aşamasında, henüz karara dönüşmedi. Örgütlenme bitsin hemen kongre takvimini ilan edeceğiz. Hızla mahalle, ilçe, il kongrelerini yapıp kurultayımızı olabildiğince kısa süre içerisinde yapıp şartı yerine getirmek istiyoruz. Ekim ayında bitirmiş olabiliriz.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.antalyahaber.net/yeni-parti-60-ilde-orgutlenmesini-tamamlayacak</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 14:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyahabernet.teimg.com/crop/1280x720/antalyahaber-net/uploads/2026/07/agency/dha/yeni-parti-60-ilde-orgutlenmesini-tamamlayacak.jpg" type="image/jpeg" length="24987"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[CHP’li Sarıbal’dan tutuklu belediye yöneticileri çağrısı]]></title>
      <link>https://www.antalyahaber.net/chpli-saribaldan-tutuklu-belediye-yoneticileri-cagrisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyahaber.net/chpli-saribaldan-tutuklu-belediye-yoneticileri-cagrisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Genel Başkan Yardımcısı Orhan Sarıbal, gözaltı ve tutuklamalara tepki göstererek tutuklu belediye yöneticilerinin yargılanmak üzere serbest bırakılmasını istedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>CHP Genel Başkan Yardımcısı Orhan Sarıbal, 'Gözaltında ve tutuklu bulunan ancak yargılaması elbette yapılabilecek arkadaşlarımızın derhal salıverilmesini bir kez daha özellikle talep ediyoruz ve istiyoruz' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>CHP Genel Başkan Yardımcısı Orhan Sarıbal, parti genel merkezi basın toplantısı düzenledi. Sarıbal, Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş'ın sabah saatlerinde gözaltına alınmasına ilişkin, 'Elbette biz tarafsız ve bağımsız yargıdan yanayız. Elbette herkes yargılanabilir. Soruşturma, kovuşturma, suç unsuru elbette olabilir. Ama ısrarla Cumhuriyet Halk Partili belediyeler üzerinde ortaya konan tutum, tarafsız ve bağımsız yargı anlayışından öte adeta itibarsızlaştırma, sindirme meselesi üzerinden yürümektedir. Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş, Belediye Başkan Yardımcısı Ceyhun Ünlü olmak üzere belediye çalışanlarının gözaltına alınması süreci de bu sürecin bir parçasıdır. Yargılamaya asla itirazımız olmaz. Ama uzunca bir süredir sürdürülen gözaltı ve tutuklamaları reddediyoruz. Kaçma, delil karartma şüphesi olmadığı sürece masumiyet karinesini çok ama çok önemsediğimiz bir hukuksal anlayışın mutlaka yerine getirilmesi gerekiyor; adil yargılama, masumiyet karinesi ve gözaltı ile tutuklamanın dışında yargılama. Dolayısıyla bu tutumu bir kez daha reddettiğimizi açıkça ifade etmek isteriz. Gözaltında ve tutuklu bulunan ancak yargılaması elbette yapılabilecek arkadaşlarımızın derhal salıverilmesini bir kez daha özellikle talep ediyoruz ve istiyoruz' dedi.</p>

<h2><strong>'MAZOTTA YENİ BİR DESTEKLEME MODELİNE İHTİYAÇ VAR'</strong></h2>

<p>Orhan Sarıbal, tarım sektöründeki sorunlara değinerek, 'Derhal mazottaki yükselişi indirecek yeni bir destekleme modeline ihtiyaç var. Çünkü tarlada mazot kullanılıyor, sulamada mazot kullanılıyor, emekçiyi tarlaya götürüp getirmede mazot kullanılıyor. Petrol, tarımda kullanılan bütün ambalajlar için kullanılıyor. Tarlada üretilen ürünün hale, pazara, markete, manava ulaştırılmasında, lojistiğinde mazot kullanılıyor. Bugün tarladaki üretim maliyetinin çok üzerinde hasat sonrası maliyetler var. Bu maliyetlerin ana kalemi; mazot ve petrol ürünleri, ambalaj ve lojistik. Dolayısıyla derhal mazotta yeni bir destekleme modeline ihtiyaç var. Sadece ÖTV ve KDV'nin sıfırlanması artık zorunluluktan öte hale gelmiştir. Bir destek gerekiyor' diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.antalyahaber.net/chpli-saribaldan-tutuklu-belediye-yoneticileri-cagrisi</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Jul 2026 15:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyahabernet.teimg.com/crop/1280x720/antalyahaber-net/uploads/2026/07/agency/dha/chpli-saribaldan-tutuklu-belediye-yoneticileri-cagrisi.jpg" type="image/jpeg" length="86414"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dervişoğlu’ndan ‘çerçeve yasa’ sürecine eleştiri]]></title>
      <link>https://www.antalyahaber.net/dervisoglundan-cerceve-yasa-surecine-elestiri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyahaber.net/dervisoglundan-cerceve-yasa-surecine-elestiri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, TBMM’ye sunulması beklenen çerçeve yasa teklifine ilişkin sürecin şeffaf yürütülmesi çağrısında bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, 'Bu saat itibarıyla milletvekillerinin gördüğü bir kanun teklifi yok. Türk milletine neyin teklif edileceğini bilen yok. Ama terör örgütünün yöneticileri çıkıyor, İmralı'nın taslaktan haberdar olduğunu, taslağı değerlendirdiğini, örgüte görüş ilettiğini anlatıyor. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin görmediği metne, İmralı canisi bakıyor' dedi.</p>

<p>İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, TBMM'de partisinin grup toplantısında konuştu. Dervişoğlu, 'At iziyle it izinin birbirine karıştığı bir toz bulutu arasında, bizi zorbalıklarına mahkum kılmak istiyor, bir çılgınlık haline rıza göstermemizi bekliyorlar. Önümüzdeki günlerde Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin önüne, adına 'çerçeve yasa' dedikleri bir düzenleme getirmeye hazırlanıyorlar. Geçen hafta bizi ziyaret eden Meclis Başkanına, 'Üzerinde konuşulabilecek, hazırlanmış bir kanun teklifi taslağı var mı' diye sordum. Henüz netleşmiş bir şey olmadığını, çalışıldığını söyledi. Bu saat itibarıyla milletvekillerinin gördüğü bir kanun teklifi yok. Türk milletine neyin teklif edileceğini bilen yok. Ama terör örgütünün yöneticileri çıkıyor, İmralı'nın taslaktan haberdar olduğunu, taslağı değerlendirdiğini, örgüte görüş ilettiğini anlatıyor. İktidar ise susuyor. Yani bizden saklanan, siyasi partilerin genel başkanlarından esirgenen, Türk milletinin vekillerinin bilmediği kanun teklifi taslağını teröristbaşı biliyor. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin görmediği metne, İmralı canisi bakıyor. Soruyorum; bu kanunu Türkiye Büyük Millet Meclisi mi yapacaktır, yoksa Meclis, İmralı ile Kandil arasında kurulmuş siyasi takvimi kanunlaştırmak için mi kullanılacaktır? Meclis'ten saklanan bir kanun teklifinin, İmralı'daki bir terör hükümlüsünün olur ve onayına sunulması hangi devlet aklının ürünüdür? Devlet bu kadar aklını yitirmiş olamaz' ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>'KARDEŞLİĞİN SİGORTASI CUMHRİYET DEĞERLERİDİR'</strong></h2>

<p>Dünyadaki değişimi gördüklerini söyleyen Dervişoğlu, 'Dünya değişiyor, uluslararası düzen sarsılıyor, devletler sınırlarını güçlendiriyor, savunma kapasitelerini artırıyor. Milletler varlık gerekçelerini diriltmeye ve ona sarılmaya çalışıyorlar. Peki siz ne yapıyorsunuz? PKK'yı Türkiye'ye entegre etmeye çalışıyorsunuz. Bu kadar yalanla yürüyen bir süreçten hayır gelir mi? Bir süreç bu kadar yalanla, kapalı kapılar ardından, katillerle müzakere edilerek yürütülüyorsa, Türk milletine bir hayır getirir mi? Buna da 'demokratik entegrasyon' diyorlar. Hangi entegrasyon? Kim nereye entegre olacaktır? Sizin 'entegrasyon' dediğiniz, dağdaki ve yurt dışındaki örgüt kadrolarının Türkiye'ye getirilip siyaset yapması mıdır? Avrupa'daki finans, propaganda ve uyuşturucu ağlarını yöneten kişilere mafya babalığı mı vereceksiniz, yoksa il başkanlığı mı bahşedeceksiniz? Cumhuriyet'ten başka entegrasyon yoktur. O entegrasyon da sizlere, ihanetlerinize, tüm darbelerinize rağmen hayattadır, ayaktadır ve 103 yaşındadır. Kardeşliğin sigortası, Cumhuriyet ve onun değerleridir. Cumhuriyet'e '100 yıllık parantez' diyenlerle '100 yıllık zulüm' diyenler bunu anlayamazlar. Cumhuriyet diz çökmeyecek, 'demokrasi' diye özerklik zehrini, 'iç cephe' diye hanedan zehrini, 'kardeşlik' diye feodallık zehrini bize yutturamayacaksınız. Cumhuriyet'e diz çöktüremeyeceksiniz. Tarih de milletimiz de şahit olsun ki, diz çöken siz olacaksınız' dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.antalyahaber.net/dervisoglundan-cerceve-yasa-surecine-elestiri</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Jul 2026 15:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyahabernet.teimg.com/crop/1280x720/antalyahaber-net/uploads/2026/07/dervisoglundan-cerceve-yasa-surecine-elestiri.jpg" type="image/jpeg" length="81633"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Arıkan: Hukuk herkes için güvence altına alınmalı]]></title>
      <link>https://www.antalyahaber.net/arikan-hukuk-herkes-icin-guvence-altina-alinmali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyahaber.net/arikan-hukuk-herkes-icin-guvence-altina-alinmali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, TBMM’ye gelecek çerçeve düzenlemenin hukukun üstünlüğünü ve temel hakları herkes için güvence altına alması gerektiğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, 'Yasalar ilkesel değil, seçici biçimde işletildiğinde toplumsal güven üretemez. Bu nedenle Meclis'e getirilen her türlü çerçeve düzenlemenin, yalnızca belirli bir sürecin teknik ihtiyaçlarını karşılayan, dar kapsamlı bir metin olmasını yeterli görmüyoruz' dedi.</p>

<p>Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, TBMM'de Yeni Yol Partisi'nin grup toplantısında konuştu. Arıkan, geçen hafta sonu Konya'da çiftçilerle bir araya geldiklerini belirterek, yanında getirdiği buğday mazot bidonunu kürsüye koydu. Mahmut Arıkan, 'Burada 5 kilo buğday var. İktidar bu buğdayın alım fiyatını 16,5 lira olarak açıkladı. Bu arada ofislere de 'Mümkün olduğu kadar buğday alımını az yapın' talimatını verdi. Hal böyle olunca özel sektörde piyasa, 12,5 liraya kadar düştü. Neticede; çiftçimiz yine tüccarın insafına bırakılmış oldu. Bu buğday; çiftçimizin emeği, alın teri, geçimi. Bir tarafta bu var, bir tarafta da çiftçinin en önemli girdi maliyetlerinden biri olan her gün zamlanan ve litresi bu hafta 80 lirayı bulan mazot var. Çiftçimiz bu bir litre mazotu alabilmek için tam 5 kilo buğday satmak zorunda. Daha gübresini, sulamasını, işçi maliyetini, elektriğini bu hesaba katmıyorum bile. Şimdi kimse çıkıp da 'Dünya değişti', 'Şartlar ağırlaştı' ve 'Maliyetler arttı' demesin. Ülkemizde değişen tek bir şey var; çiftçiye verilen değer ve iktidarın tercihi değişti' ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>'SİYASETİN GÜNDEMİ TAHT, TAYT, CAST KAVGALARI'</strong></h2>

<p>Ekonomik sorunlar ve yolsuzluk dosyalarının yanı sıra ülke gündeminin farklı başlıklarla meşgul edildiğini kaydeden Arıkan, 'Peki bu sorunlara çözüm bulması gerekenlerin, yani siyasetin gündeminde ne var? Taht kavgaları, tayt kavgaları, cast kavgaları var. Memleketi tiyatro sahnesine çevirdiler ama bu tiyatronun faturasını milletimiz ödüyor. Hiç kusura bakmayın; bu ülkenin gerçek gündemi valinin giydiği tayt değil, işçinin bakanlığın önünde yere vurmak zorunda kaldığı baretidir. Bu ülkenin gerçek gündemi; salonların nasıl doldurulduğu değil, pazar filesinin nasıl doldurulduğudur. Bu ülkenin gerçek gündemi; 5 kilo buğday satıp bir litre mazot alamayan çiftçidir. Bu ahbap-çavuş düzenini yıkmak zorundayız. Onlar sahne kuracak, biz 'Adil Düzen'i kuracağız. Onlar rol dağıtacak, biz hakkı sahibine teslim edeceğiz. Onlar gündemi değiştirmeye çalışacak, biz bu sömürü düzenini değiştireceğiz' diye konuştu.</p>

<h3><strong>'SÜRECİN BAŞARIYA ULAŞMASINI DİLİYORUZ'</strong></h3>

<p>Mahmut Arıkan, 'Terörsüz Türkiye' süreci ve çerçeve yasaya ilişkin ise şöyle konuştu:</p>

<p>'Türkiye'nin onlarca yıldır ağır bedeller ödediği sürecin sona ermesine yönelik her adımı kıymetli buluyoruz. Terörün bitmesi, silahların susması, sorunların hukuk ve siyaset zemininde çözülmesi, hepimizin ortak temennisidir. Bu yönüyle yürütülen sürecin başarıya ulaşmasını diliyoruz. Aynı şekilde TBMM'nin ülkenin temel meselelerinin çözüm adresi olması gerektiğine inanıyoruz. Ancak kalıcı çözümler, kapalı kapılar ardında değil; şeffaf, katılımcı ve toplumsal meşruiyeti yüksek yasama süreçleriyle üretilir. Burada temel bir hatırlatmayı yapmak zorundayız. Türkiye'nin ihtiyacı yalnızca belirli bir gruba ya da şahsa ilişkin hukuki düzenlemeler değildir. Bu ülkenin ihtiyacı, hak ve özgürlüklerin hiçbir ayrım gözetilmeksizin herkes için güvence altına alındığı gerçek bir hukuk devletidir. Hak, yalnızca bir kesim için talep edildiğinde eksik kalır. Yasalar, ilkesel değil de seçici biçimde işletildiğinde toplumsal güven üretemez. Bu nedenle Meclis'e getirilen her türlü çerçeve düzenlemenin yalnızca belirli bir sürecin, teknik ihtiyaçlarını karşılayan dar kapsamlı bir metin olmasını yeterli görmüyoruz. Beklentimiz, Türkiye'nin demokratikleşmesini güçlendiren, hukukun üstünlüğünü pekiştiren, temel hak ve özgürlükleri herkes için güvence altına alan, farklı toplumsal kesimlerin, birikmiş mağduriyetlerini gidermeyi hedefleyen kapsayıcı bir iradenin ortaya konulmasıdır. Bu iradenin adresi Türkiye Büyük Millet Meclisi'dir. Türkiye, yalnızca belirli bir dosyayı kapatacak düzenlemelere değil; bütün vatandaşların kendisini eşit, özgür ve güvende hissedeceği kararlı adımlara ihtiyaç duymaktadır.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.antalyahaber.net/arikan-hukuk-herkes-icin-guvence-altina-alinmali</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Jul 2026 15:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyahabernet.teimg.com/crop/1280x720/antalyahaber-net/uploads/2026/07/agency/dha/arikan-hukuk-herkes-icin-guvence-altina-alinmali.jpg" type="image/jpeg" length="49433"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Destici: Hazine yardımı partilere değil emeklilere verilsin]]></title>
      <link>https://www.antalyahaber.net/destici-hazine-yardimi-partilere-degil-emeklilere-verilsin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyahaber.net/destici-hazine-yardimi-partilere-degil-emeklilere-verilsin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, siyasi partilere hazine ve seçim yardımı verilmemesini, bu kaynağın emeklilere aktarılmasını savundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, 'Biz hiçbir partiye hazine yardımı verilmemesini savunuyoruz. Para adaletli dağıtılmıyor. Bizim Büyük Birlik Partisi olarak görüşümüz net, siyasi partilere ne hazine yardımı ne de seçim yardımı verilmesin. Bu para emeklilerimize verilsin' dedi.</p>

<p>BBP lideri Mustafa Destici, partisinin genel merkez binasında düzenlediği basın toplantısında konuştu. Destici, konuşmasında, '17 sene önce şehit liderimiz Muhsin Başkanımız ve onunla birlikte Erhan Üstündağ, Yüksel Yancı, Murat Çetinkaya ve İsmail Güneş kardeşlerimizi kaybettik. Kendilerini bir kez daha rahmetle, minnetle, özlemle ve şükranla yad ediyorum. Mekanları cennet, makamları ali olsun inşallah. Yine aynı kazada hayatını kaybeden pilot Kaya İstektepe'yi de rahmetle yad ediyorum. Soruşturma devam ediyor. Önümüzdeki günlerde, haftalarda yeni gelişmeleri de hep birlikte göreceğiz. Bizim inancımız şudur; sayın Cumhurbaşkanımızın bu süreçte ortaya koyduğu hassasiyet, sayın Adalet Bakanımız Akın Gürlek'in faili meçhullerle ilgili kararlılığı ve hassaten Muhsin Başkanımız ve arkadaşlarımızın şahadet süreciyle ilgili kararlılığı Ankara Başsavcılığımızın görevli baş savcı vekilimiz ve iki dosya savcımızın titizlikle yaptıkları soruşturma neticesinde inşallah dosya aydınlanacak, başta şehit liderimiz Muhsin Başkanımız ve arkadaşlarımız olmak üzere onların şahadetindeki bu sır perdesi, şüpheler ortadan kaldırılacak ve mesele tamamıyla aydınlatılacak; burada mutlaka her kimin kusuru ve kastı varsa ortaya çıkarılacak ve hesabı sorulacaktır. Büyük Birlik Partisi olarak ilk günden itibaren bu şahadet sürecinin resmi tarafıyız ama resmiyet bir tarafa biz şehit Muhsin Yazıcıoğlu'nun geride bıraktığı dava arkadaşları ve kardeşleri olarak fiili sürecin tarafıyız. İlk günden itibaren de bütün camia olarak genel başkanından en taşradaki üyesine kadar hukukçularımız hepimiz bu sürecin takipçisi olduk. Bundan sonra da takipçisi olmaya kararlı ve azimli bir şekilde devam edeceğiz' diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Destici, sözlerine şöyle devam etti:</p>

<p>'Bu süre zarfı içerisinde bizim de ailelerin avukatları da ilgili savcılıklara birtakım kendilerine gelen duyumlar, evraklar, belgeler araştırmalar sonucu elde ettiğimiz bulgularla ilgili ya da bu meselenin aydınlatılmasına faillerin ortaya çıkarılmasına dönük tespitlerimize yönelik dilekçelerimiz oluyor. Bunların da araştırılmasını istiyoruz. Bununla ilgili daha önce de verdiklerimiz vardı. Dikkate alınanlar veya alınmayalar olmuştu. Bu süreçte de biz yine hukukçularımız, baş savcılığımız ve yetkili, ilgili kişilerle görüşerek bu konudaki taleplerimizi ya da araştırılmasını istediğimiz konuları da iletmekteyiz. Arkadaşlarımız, camiamız, aileler ve Türk milleti emin olsun ki, hiçbir nokta eksik bırakılmamıştır ve bırakılmayacaktır. Kamuoyunda konuşulan, dile getirilen hiçbir konu asla ve kat'a eksik bırakılmamaktadır. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın sürdürdüğü soruşturma meselenin tüm yönlerini ele almaktadır. Bir şüpheyi ele alıp diğer şüpheyi geride bırakmamaktadır ya da yok saymamaktadır. İlk dönemlerde olduğu gibi maalesef bazı kişilerin ya kendini gösterme ya bir meşruiyet kazanma ya da varsa bir suçunu örtme kastıyla bu girişimlerde bulunduklarını görmekteyiz. İnanıyorum ki, bu süreçte bunlara asla müsaade edilmeyecektir. Biz bir kere daha çağrımızı yineliyoruz; şehit liderimiz Muhsin Başkanımız ve arkadaşlarımızla ilgili elinde bilgi, belge olduğunu düşünenler varsa ya da bu meselede araştırılmalıdır diyenler varsa hukukçularımıza da ulaşabilir ama direk Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na dosya bakan başsavcı vekiline ve savcılara giderek bunları iletebilir.'</p>

<p>Destici, kurulan Yeni Parti ile ilgili, 'Siyasi partiler demokrasinin vazgeçilmez unsurlarıdır. Kurulan her siyasi parti aslında demokrasimiz için bir kazançtır. Tabii ki Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ve yasalarının çizdiği çerçeve içerisinde tabii bu Yeni Parti'nin kuruluşu aslında adı yeni parti ama partinin kurucuları bayağı eski bir deneyimli siyasetçiler. Özellikle Cumhuriyet Halk Partisi'nde ki, kurucularının hemen hemen tamamı Cumhuriyet Halk Partisi milletvekiliydi. Oradan ayrılarak bu partiyi kurdular. Ve parti içinde bir anlaşmazlık yaşadılar. Kendileri için de Türkiye Cumhuriyeti Devleti için de elbette ki biz hayırlı olmasını dileriz. Türk demokrasisine, Türk milletine, Türk devletine katkı yapmalarını isteriz. Ben Sayın Özgür Özel'i arayarak kendisini de tebrik ettim ve başarılar diledim. Sayın Kılıçdaroğlu da partisinin başına döndüğünde onu da aramıştım. Ona da tebrik etmiştim. Dolayısıyla dışarıda bir parti olarak bize düşen demokratik tahammülleri göre hareket etmek ve Türkiye ve Türk milleti için teröre bulaşmamış, terörü savunmayan tüm partilerimizle iyi ilişkiler kurarak Türkiye menfaati üzerine ortak çalışmalar yapmaktır' diye konuştu.</p>

<p>Destici, partilerin hazine yardımından yararlanması ile ilgili, 'Biz aslında hiçbir partinin hazine yardımı almamasını istiyoruz. Çünkü hazine yardımı meselesi Türkiye'de anayasada anayasanın ilgili maddesi, 'yeteri miktarda ve hakça yapılır' diyor. Şimdi yasal düzenlemeye bakıyoruz. Ne yeteri miktarda ne de hakça. Bir kere çok fazla. Çok abartılı. Biz de işte burada görüyorsunuz, faaliyetlerimizi bir kuruş hazine yardımını almadan sürdürüyoruz. Şimdi kamuoyunda şöyle bir anlayış var, sanki bütün partiler hazine yardımı alıyor. Bütün giderlerini sanki devlet karşılıyormuş gibi bir anlayış var. Türkiye'de beş siyasi parti hazine yardımı alıyor. Dolayısıyla da diğer siyasi partiler hazine yardımı almıyor. Seçim yardımını da beş siyasi parti alıyor. Burada daha büyük bir haksızlık var. Para adaletli dağıtılmıyor. Biz hiçbir partiye hazine yardımı verilmemesini savunuyoruz. Biz nasıl burada kendi arkadaşlarımızın merkez karar üyelerimizin aidatları ve dava arkadaşlarımızın bağışlarıyla siyasi faaliyetimizi yürütüyorsak diğer partiler de o şekilde yürütsün. Yeni Parti'nin hazine yardımı alması için yeni bir kanuni düzenleme gerekir. Meclistekiler anlaşılır bu düzenlemeyi getirirlerse yani grubu olan partiler de milletvekili sayısına göre hazine yardımı alır derse alabilir. Bu meclisin yapacağı bir düzenlemeye bağlıdır. Bizim Büyük Birlik Partisi olarak görüşümüz net, siyasi partilere ne hazine yardımı ne de seçim yardımı verilmesin. Bu para emeklilerimize verilsin' ifadelerini kullandı.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.antalyahaber.net/destici-hazine-yardimi-partilere-degil-emeklilere-verilsin</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Jul 2026 14:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyahabernet.teimg.com/crop/1280x720/antalyahaber-net/uploads/2026/07/agency/dha/destici-hazine-yardimi-partilere-degil-emeklilere-verilsin.jpg" type="image/jpeg" length="87784"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hatimoğulları: Çerçeve yasa mutabakatla hazırlanmalı]]></title>
      <link>https://www.antalyahaber.net/hatimogullari-cerceve-yasa-mutabakatla-hazirlanmali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyahaber.net/hatimogullari-cerceve-yasa-mutabakatla-hazirlanmali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, ‘Terörsüz Türkiye’ sürecine ilişkin çerçeve yasanın ortak mutabakatla hazırlanması gerektiğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, 'Terörsüz Türkiye' süreci kapsamındaki 'çerçeve yasa' ile ilgili 'Üzerinde konuşulan, ortaklaşılmış, mutabık kalınmış her şeyin bu yasaya yansıması lazım. Kapsamı, içeriği bir mutabakatla çıkmalı ki pratikte karşılığı olsun, kağıt üzerinde kalmasın' dedi.</p>

<p>DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, TBMM'de partisinin grup toplantısında konuştu. Hatimoğulları, 'Terörsüz Türkiye' süreci kapsamında yaşanan gelişmelere ilişkin, 'Bütün Türkiye için şu anda en önemli ve yanıtı beklenen sorular; süreçle, yasayla ilgili sorular. 'Çerçeve yasa çıkacak mı, çıkmayacak mı; süreç 2 yıldır sürüyor ve 2 yıldır başlayan bu süreçle ilgili üzerinde en çok konuşulan konu, çerçeve yasa. Bildiğiniz üzere Öcalan ile tam 2 ay boyunca heyetimiz görüşememişti. 20 Temmuz'da DEM Parti heyeti, İmralı'ya gitti. 21 Temmuz'da Sayın Numan Kurtulmuş, bize ve diğer partilere ziyaretler gerçekleştirdi. Meclis kapanmadan önce yasa taslağının TBMM'ye geleceğine dair bilgiyi bizimle paylaştı. Çerçeve yasa için artık son düzlüğe girilmiş durumda. Bu tüm Türkiye'yi ilgilendiren bir konu. Bu yüzden dar, polemikçi, birbirini yıpratan sürece dönüşmemesi için herkesin büyük bir sorumlulukla davranması gerekiyor. Her siyasi parti bu konuda elbette farklı düşünüyor olabilir. Bundan daha doğal bir şey yoktur. Ancak ortada bir mesele var; Kürt meselesi. Bu mesele ülkenin 100 yılı aşkın temel bir meselesi. Bir asırdır şiddetle, inkarla çözülmeyen, çözülemediği de apaçık ortada olan bir mesele. Bu yüzden bütün siyasi partilerin bu tarihsel sorumlulukla hareket ederek barışın kapısını açacak bir yasanın çıkması için elini taşın altına koyması son derece tarihi ve önemlidir' diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>'SÜREÇ UZATILMAMALI'</strong></h2>

<p>Çerçeve yasadan beklentilerine değinen Hatimoğulları, 'Heyetimizin son İmralı ziyaretinde oluşan mutabakat olduğu gibi yasaya yansımalı. Bunun altını bir kez daha çiziyorum; üzerinde konuşulan, ortaklaşılmış, mutabık kalınmış her şeyin bu yasaya yansıması lazım. Çerçeve yasanın kapsamı, içeriği bir mutabakatla çıkmalı ki pratikte karşılığı olsun, kağıt üzerinde kalmasın. Hiçbir şey oldubittiye getirilmemeli, yeni sürprizlerle süreç uzamamalı, uzatılmamalı' dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.antalyahaber.net/hatimogullari-cerceve-yasa-mutabakatla-hazirlanmali</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Jul 2026 17:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyahabernet.teimg.com/crop/1280x720/antalyahaber-net/uploads/2026/07/agency/dha/hatimogullari-cerceve-yasa-mutabakatla-hazirlanmali.jpg" type="image/jpeg" length="85560"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Özgür Özel: Yeni Parti kuruluşunu tamamladı]]></title>
      <link>https://www.antalyahaber.net/ozgur-ozel-yeni-parti-kurulusunu-tamamladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyahaber.net/ozgur-ozel-yeni-parti-kurulusunu-tamamladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, parti ve TBMM Grubu’nun kuruluş sürecinin tamamlandığını, tüm organların görevine başladığını açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, 'Şu andan itibaren Yeni Parti Grubu'nun kuruluş sürecinde alması gereken bir karar, yapması gereken bir seçim kalmamıştır. Artık Yeni Parti, kuruluşunu tamamlamıştır' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yeni Parti TBMM Grubu, Genel Başkan Özgür Özel başkanlığında TBMM'de toplandı. Özel, yaklaşık 1 saat süren kapalı grup toplantısının ardından gazetecilere açıklama yaptı. Özel, 'İlk kapalı grup toplantımızı yaptık. Nöbetçi grup başkan vekilimiz usule uygun olarak açıklamaları yapar. Şu andan itibaren Yeni Parti Grubu'nun kuruluş sürecinde alması gereken bir karar, yapması gereken bir seçim kalmamıştır. Artık Yeni Parti, kuruluşunu tamamlamıştır. Yeni Parti, tüm yöneticileriyle, grup yönetimi, grup başkan vekilleri, Meclis İdare Amiri, katip üyesi ile ve geçtiğimiz hafta sizin de takip ettiğiniz gibi Parti Meclisi, Yüksek Disiplin Kurulu ve Yönetim Kurulu ile birlikte göreve başlamıştır. Hepimize hayırlı olsun, milletimize Yeni Parti hayırlı olsun' ifadelerini kullandı.</p>

<h2><strong>'KATİP ÜYE SEÇECEĞİZ'</strong></h2>

<p>Parti Sözcüsü Zeynel Emre, Parti Grubu yönetimindeki görevlendirilmelere ilişkin soru üzerine, 'Söyleyelim; Turan Taşkın Özer, Özgür Karabat, Burhanettin Bulut, Veli Ağbaba, Seyit Torun olmak üzere toplamda 6 kişi. Meclis Başkanlık Divanı'nda aynı arkadaşlar devam edecek. Sadece katip üye seçeceğiz, orada bir değişiklik olacak. Kurucu olan 91 kişi içerisinde olup da Parti Meclisi'nde yer almayan arkadaşlar burada değerlendirildi' diye konuştu.</p>

<p>Öte yandan, Yeni Parti'nin TBMM Başkan Vekilliğine Ankara Milletvekili Tekin Bingöl seçildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.antalyahaber.net/ozgur-ozel-yeni-parti-kurulusunu-tamamladi</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Jul 2026 16:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyahabernet.teimg.com/crop/1280x720/antalyahaber-net/uploads/2026/07/sg-y-f-z5g.jpeg" type="image/jpeg" length="79138"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yeni Parti YDK Başkanlığı’na Bülent Yücetürk seçildi]]></title>
      <link>https://www.antalyahaber.net/yeni-parti-ydk-baskanligina-bulent-yuceturk-secildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyahaber.net/yeni-parti-ydk-baskanligina-bulent-yuceturk-secildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yeni Parti Yüksek Disiplin Kurulu’nun ilk toplantısında Bülent Yücetürk YDK Başkanı, Mehmet Hadimi Yakupoğlu Başkan Yardımcısı seçildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yeni Parti Yüksek Disiplin Kurulu'nun (YDK) ilk toplantısı Genel Başkan Özgür Özel başkanlığında yapıldı. YDK Başkanlığı'na Bülent Yücetürk seçildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Partiden yapılan açıklamaya göre; YDK toplantısının açılışını Genel Başkan Özel yaptı. Toplantıda, YDK Başkanlığı'na Bülent Yücetürk, Başkan Yardımcılığı'na Mehmet Hadimi Yakupoğlu, Kurul Sekreterliği'ne ise Gülsemin Kaya seçildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.antalyahaber.net/yeni-parti-ydk-baskanligina-bulent-yuceturk-secildi</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Jul 2026 16:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyahabernet.teimg.com/crop/1280x720/antalyahaber-net/uploads/2026/07/agency/dha/yeni-parti-ydk-baskanligina-bulent-yuceturk-secildi.jpg" type="image/jpeg" length="20995"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[CHP Manavgat yönetimi topluca Yeni Parti’ye geçti]]></title>
      <link>https://www.antalyahaber.net/chp-manavgat-yonetimi-topluca-yeni-partiye-gecti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyahaber.net/chp-manavgat-yonetimi-topluca-yeni-partiye-gecti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Manavgat İlçe Yönetimi ile gençlik ve kadın kolları yönetimleri istifa ederek Yeni Parti’ye katıldıklarını açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>CHP Manavgat ilçe yönetimi ile gençlik ve kadın kolları yönetimleri istifa ederek, Yeni Parti'ye geçtiklerini açıkladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>CHP Manavgat İlçe Başkanı Oykun Başar, Gençlik Kolları Başkanı Hasan Özer, Kadın Kolları Başkanı Dilşat Taş ve beraberindeki grup CHP İlçe Başkanlığı önünde açıklama yaptı. İlçe Başkanı Oykun Başar, örgütün firesiz şekilde Yeni Parti'ye geçtiğini belirterek, 'Cumhuriyet Halk Partisi'nden maalesef ki ayrılmak zorunda bırakıldık. Bunu bize yaşatanlara hakkımızı helal etmiyoruz' dedi. Gençlik Kolları Başkanı Hasan Özer ve Kadın Kolları Başkanı Dilşat Taş'ın konuşmalarının ardından Cumhuriyet Meydanı'ndaki Atatürk Anıtı'na giderek saygı duruşunda bulunan grup daha sonra Yeni Parti'nin henüz boş olan ilçe binasını ziyaret etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.antalyahaber.net/chp-manavgat-yonetimi-topluca-yeni-partiye-gecti</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Jul 2026 15:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyahabernet.teimg.com/crop/1280x720/antalyahaber-net/uploads/2026/07/chp-manavgat-yonetimi-yeni-partiye-gecti.webp" type="image/jpeg" length="81447"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kılıçdaroğlu pazar günü CHP milletvekilleriyle toplanacak]]></title>
      <link>https://www.antalyahaber.net/kilicdaroglu-pazar-gunu-chp-milletvekilleriyle-toplanacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyahaber.net/kilicdaroglu-pazar-gunu-chp-milletvekilleriyle-toplanacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 26 Temmuz Pazar günü parti genel merkezinde milletvekilleriyle son siyasi gelişmeleri değerlendirmek üzere toplantı yapacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, pazar günü milletvekilleri ile toplantı gerçekleştirecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Partiden milletvekillerine gönderilen yazıda, 'Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu'nun başkanlığında 26 Temmuz 2026 Pazar günü saat 15.00'te genel merkezimizde yaşanan son siyasi gelişmelerin değerlendirilmesi adına tüm milletvekillerimizle toplantı gerçekleştirilecektir. Arkadaşlarımızın eksiksiz katılımı önemlidir' denildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.antalyahaber.net/kilicdaroglu-pazar-gunu-chp-milletvekilleriyle-toplanacak</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 16:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyahabernet.teimg.com/crop/1280x720/antalyahaber-net/uploads/2026/07/kilicdaroglu-pazar-gunu-chp-milletvekilleriyle-toplanacak.jpg" type="image/jpeg" length="48939"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kılıçdaroğlu: Görevim toplumun her kesimiyle buluşmak]]></title>
      <link>https://www.antalyahaber.net/kilicdaroglu-gorevim-toplumun-her-kesimiyle-bulusmak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyahaber.net/kilicdaroglu-gorevim-toplumun-her-kesimiyle-bulusmak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, toplumun unutulmuş kesimlerinin sorunlarını dinlemek ve çözüm üretmek için çalıştığını söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 'Benim görevim, toplumun sorunları yoğun ama unutulmuş kesimleriyle bir araya gelmektir' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kemal Kılıçdaroğlu, sanal medya hesabından yaptığı açıklamada, 'Benim görevim, toplumun sorunları yoğun ama unutulmuş kesimleriyle bir araya gelmektir. Çöpten kağıt toplayan insanların da mesai saati gözetmeksizin tarlada alın teriyle geçimini sağlayan insanların da sorunlarını çözmek için yola çıktım. Benim siyaset anlayışım budur' ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.antalyahaber.net/kilicdaroglu-gorevim-toplumun-her-kesimiyle-bulusmak</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 16:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyahabernet.teimg.com/crop/1280x720/antalyahaber-net/uploads/2026/07/kilicdaroglu-gorevim-toplumun-her-kesimiyle-bulusmak.jpg" type="image/jpeg" length="22737"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[DEM Parti: Çerçeve yasa taslağında son aşamaya gelindi]]></title>
      <link>https://www.antalyahaber.net/dem-parti-cerceve-yasa-taslaginda-son-asamaya-gelindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyahaber.net/dem-parti-cerceve-yasa-taslaginda-son-asamaya-gelindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, çerçeve yasa taslağı hazırlıklarının son aşamaya geldiğini, siyasi uzlaşıyla Meclis gündemine taşınmasının planlandığını söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, çerçeve yasa taslağının hazırlıkları için son aşamaya gelindiğini belirterek, 'Önümüzdeki günlerde en hızlı şekilde bu taslak üzerinde siyasi partilerin önerileri, görüşleri de alınarak; görüş ayrılıkları olsa da büyük bir siyasi uzlaşmayla Meclis'in gündemine gelmesiyle ilgili bir planlama yapılıyor' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, parti genel merkezinde basın toplantısı düzenledi. Doğan, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'un, siyasi partilerle görüşmelerinin ardından yaptığı açıklamaya değinerek, 'Henüz ortada siyasi partilerle paylaşılan yazılı bir taslak yok. 'Bu taslağın hazırlamaları için son aşamadayız' diyebiliriz. Hazırlıklar tamamlanıyor. Önümüzdeki günlerde en hızlı şekilde bu taslak üzerinde siyasi partilerin önerileri, görüşleri de alınarak; görüş ayrılıkları olsa da büyük bir siyasi uzlaşmayla Meclis'in gündemine gelmesiyle ilgili bir planlama yapılıyor. Bu planlamanın takvimi netleştiğinde tabii ki Meclis Başkanı'nda planlamanın takvimiyle ilgili gerekli açıklamayı yapacaktır' dedi.</p>

<h2><strong>'HENÜZ TAKVİM YOK'</strong></h2>

<p>Çerçeve yasayı, yeni bir evrenin başlangıcı olarak değerlendirdiklerini aktaran Doğan, 'Nitekim yalnızca bizim için değil, yine Öcalan'da yapılan görüşmedeki yazılı açıklamayı atıfta bulunmak istiyorum. Burada 27 Şubat çağrısının ruhuna bağlı kalarak adım atma ve sorunu kardeşlik hukuku içinde çözmeye dönük kararlılığın sürdüğünü ifade ediyor. Yine Meclis Başkanına referansla şunu söylemek isterim; yasa yapımına ilişkine ortaya çıkan iradenin öneminden bahsettik. Ancak kendileri de şunu temenni ettiler; en kısa sürede en seri biçimde Meclis çalışmalarına ara vermeden bu yasanın Meclis gündemine gelmesi bekleniyor. Bu konuda çeşitli haberler çıktığı için ısrarla bunu vurguluyoruz. Bizden de tabii ki şöyle bir teyit bekleniyor genellikle; 'Yasa ne zaman meclise gelecek, net bir takvim var mı' diye soruluyor. Henüz netleşmiş bir takvim yok' diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.antalyahaber.net/dem-parti-cerceve-yasa-taslaginda-son-asamaya-gelindi</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 16:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyahabernet.teimg.com/crop/1280x720/antalyahaber-net/uploads/2026/07/agency/dha/dem-parti-cerceve-yasa-taslaginda-son-asamaya-gelindi.jpg" type="image/jpeg" length="78823"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Kurum: Acıyı hiçbir zaman siyasete malzeme yapmadık]]></title>
      <link>https://www.antalyahaber.net/bakan-kurum-aciyi-hicbir-zaman-siyasete-malzeme-yapmadik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyahaber.net/bakan-kurum-aciyi-hicbir-zaman-siyasete-malzeme-yapmadik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Malatya’da deprem sonrası yürütülen çalışmalar ve sosyal konut projelerine ilişkin açıklamalarda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, 'Biz acıyı hiçbir zaman siyasete malzeme yapmadık. Kara propagandaya boyun eğmedik. Polemik değil, eser ürettik. Tartışmadık, hizmete koştuk. Bir yandan sahada canla başla çalıştık. Diğer yandan milletimizin aklını çelenlerle savaştık. Sabrettik. Sadece işimize odaklandık. Onlar ekranlardan, 'Devlet nerede' diye sordu. Biz sahadaydık, milletimizle omuz omuzaydık' dedi.</p>

<p>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, '500 Bin Sosyal Konut Projesi kura çekimi, Tarihi Bakırcılar Çarşısı ve İçme Suyu Arıtma Tesisi Açılış Töreni'ne katılmak için Malatya'ya geldi. Kongre ve Kültür Merkezi'nde gerçekleştirilen törene; Bakan Kurum'un yanı sıra Malatya Valisi Seddar Yavuz, Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, TOKİ Başkanı Mustafa Levent Sungur, Kentsel Dönüşüm Başkanı Hakkı Alp, milletvekilleri, siyasi parti temsilcileri, ilçe belediye başkanları, kaymakamlar, kurum ve kuruluş müdürleri, STK temsilcileri ve çok sayıda vatandaşlar katıldı.</p>

<h2><strong>'DEVLET-MİLLET EL ELE VERDİK'</strong></h2>

<p>Törende konuşan Bakan Kurum, dün Battalgazi ilçesinde yaşanan deprem dolayısı ile Malatyalılara geçmiş olsun dileklerini ileterek, 'Rabb'im bu cennet vatana bir kez daha deprem acısını yaşatmasın. Çünkü bu aziz belde depremi çok acı bir şekilde yaşadı. Asrın felaketinde canımızdan can gitti, ciğerimiz yandı ama bir an bile ümitsizliğe kapılmadık. 'En karanlık gecenin bile aydınlık bir sabahı vardır' dedik, devlet-millet el ele verdik. O en zor günlerde bile sizler, Battalgazi'nin yiğit evlatları, duruşunuzla örnek oldunuz, 'Dert bizimdir derman da devletimizdedir' dediniz. Hamdolsun, siz bize güvendiniz, Rabb'im de bizi, sizlere Malatyalı kardeşlerimize mahcup etmedi. Malatya'da acının yerini umut, enkazın yerini sapasağlam 80 bin konut aldı. Annelerimizin duaları kabul oldu, çocuklarımızın sevinci haneleri doldurdu, esnaf kardeşlerim, kepenklerini bereketle 'Bismillah' diyerek yeniden açıldı. Şimdi bu alandaki coşkuya, bizi bir araya toplayan güzelliklere bakıyorum da binlerce kez şükürler olsun diyorum. Bir şeref madalyası gibi ömrüm boyunca taşıyacağım hemşehriliğiniz için, bir kez daha gönülden şükranlarımı sunuyorum. Yine oy birliğiyle karar alarak ismimi bu güzel şehrimizde yaşatarak caddeye veren, Başkanımıza ve Büyükşehir Belediye Meclisi'ne çok teşekkür ediyorum' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>'STRATEJİK BİR ÇEVRE YATIRIM OLACAK'</strong></h3>

<p>Bakan Kurum, ''Biz hem afetin izlerini sileceğiz hem de şehirlerimizin geleceğini inşa etmeye de talibiz' demiştik. İşte Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde başlattığımız 500 Bin Sosyal Konut Hamlesi de bu anlayışın en güçlü göstergesidir. Çok değil, bundan 6 ay önce yine Malatya'mızda bir araya gelmiş, hak sahibi kardeşlerimizin kuralarını çekmiştik. Bugün de 8 bin 448 hak sahibi kardeşimiz için konutlarımızın yer belirleme kuralarını çekiyor; yaklaşık 35 bin hemşehrimizi daha güvenli, sağlam ve huzurlu yuvalarına kavuşturuyoruz. Kurada evi çıkan vatandaşlarımıza da evlerini ağustos itibarıyla teslim ediyoruz. Böylece konut arzını arttırıyor, vatandaşımızı zora sokan kira fiyatlarını da düşürüyoruz. Rabb'im yeni yuvalarımızı sağlıkla, huzurla, bereketle oturmayı nasip etsin. Şimdiden tüm hak sahibi kardeşlerimize hayırlı, uğurlu olsun. Bugün burada Malatya'nın geleceğine değer katacak iki önemli eserimizi daha hizmete alıyoruz. Çünkü bir şehri ayağa kaldırmak istiyorsanız hem konut yapacaksınız hem de tüm altyapısını tamamlayacaksınız. O şehrin altyapısını güçlendirmek, çevresini korumak, üretimini desteklemek, ticaretini canlandırmak da en az konut kadar önemlidir. Bu anlayışla hayata geçirdiğimiz Duranlar Atık su Arıtma Tesisi, Malatya'mızın doğasını koruyacak, su kaynaklarını daha verimli kullanacak ve gelecek nesillere daha yaşanabilir bir şehir bırakmamıza katkı sağlayacak. Bu eser sadece bugünün değil, yarının Malatya'sına hizmet edecek stratejik bir çevre yatırımı olacak' diye konuştu.</p>

<h3><strong>'MALATYA'MIZA 525 MİLYAR LİRALIK YATIRIM GERÇEKLEŞTİRDİK'</strong></h3>

<p>Bakan Kurum, 'Diğer taraftan depremde ağır hasar gören tarihi Bakırcılar Çarşımızı da yeniden ayağa kaldırıyoruz. Çünkü burası; Malatya'nın emeğidir, üretim kültürüdür, alın teridir, asırlık hafızasıdır. Bugün yenilenen alanlarda, esnaf kardeşlerimiz yeniden dükkanlarının kapısını açıyor, çarşımız yeniden hayat buluyor. Ticaret yeniden canlanıyor, sokaklarımız yeniden bereketle doluyor. Çünkü biz biliyoruz ki; bir şehrin gerçek gücü, üreten esnafında, çalışan insanında ve canlı çarşılarındadır. Esnafı ayağa kalkan şehir güçlenir, çarşısı yeniden canlanan şehir geleceğe güvenle bakar. İşte biz de bu anlayışla Malatya'yı hem bugünün ihtiyaçlarına hem de geleceğin şehir vizyonuna göre yeniden inşa ediyoruz. Bugüne kadar bakanlığımız eliyle Malatya'mıza 525 milyar liralık yatırım gerçekleştirdik. Halihazırda 310 milyar lira tutarındaki yatırımımız da hız kesmeden devam ediyor. Millet bahçelerinden sosyal konutlara, altyapı yatırımlarından çevre projelerine kadar her alanda Malatya'mızı daha güçlü, daha dirençli ve daha yaşanabilir bir şehir haline getirmek için durmadan çalışıyoruz' dedi.</p>

<h3><strong>'KENDİ KAMPANYALARINI DEVLETE RAKİP KILDILAR'</strong></h3>

<p>Bugünlere kolay gelinmediğini söyleyen Bakan Kurum, 'Acı büyüktü, yük ağırdı. O karanlık günlerde, 'Devlet nerede' dediler. Milletin devlete olan güvenini sarsmak istediler. Kendi kampanyalarını devlete rakip kıldılar. Algıyla, yalanla devletimizi yıpratmaya kalktılar. Devlet ile milletin arasına girmek istediler. O gün de söyledik, bugün de söylüyoruz; 'Afet günü, algı günü değildir. Afet günü, dayanışma günüdür'. Biz acıyı hiçbir zaman siyasete malzeme yapmadık. Kara propagandaya boyun eğmedik. Polemik değil, eser ürettik. Tartışmadık, hizmete koştuk. Bir yandan sahada canla başla çalıştık. Diğer yandan milletimizin aklını çelenlerle savaştık. Sabrettik. Sadece işimize odaklandık. Onlar ekranlardan, 'Devlet nerede' diye sordu. Biz sahadaydık, milletimizle omuz omuzaydık. Onlar, 'Bu enkazın altında kalacaklar' diye hevesle bekledi. Biz arama kurtarmadan yeni yuvalara durmadan koştuk. Çünkü bizim için asıl olan; verilen sözü tutmaktır. Vatandaşı, o en dar gününde asla yalnız bırakmamaktır' diye konuştu.</p>

<h3><strong>'GÖRDÜK Kİ GEÇİCİ KAMPANYALAR BİRER RÜZGARDIR'</strong></h3>

<p>Bakan Kurum, 'İşte o zor günlerde devlet nedir, ne değildir herkese gösterdik. Gördük ki geçici kampanyalar birer rüzgardır. Milletin asıl güvencesi, güçlü devlettir. Devlet, ekranlardan atılan boş bir slogan değildir. Devlet, sosyal medyada estirilen geçici bir rüzgar hiç değildir. Devlet, zor gününde milletini sarıp sarmalayan asırlık çınardır. Devlet; yıkılanı yapan, şehri ayağa kaldıran, millete yuva olan çelikten iradedir. Bugün gerçek, tüm çıplaklığıyla ortadadır. Kalıcı çözümü üreten, devlettir. Şehirleri ayağa kaldıran, devlettir. Yüz binlerce güvenli yuva inşa eden, yine devlettir. İlk günün heyecanıyla atılan o sloganlar uçtu, gitti. Ama devletimizin inşa ettiği yuvalar, okullar, hastaneler ayakta. '20 yılda bitmez' dedikleri 500 bin yuvamız dimdik ayakta. 2 yılda bitirdik, teslim ettik. Onların yalanları boşa çıktı. Bizim sıcak yuvalarımız aziz milletimizi ağırlıyor. Bugün yükselen mahalleler şahidimizdir. Açılan iş yerleri, canlanan çarşılar şahidimizdir. Milletimiz Cumhurbaşkanımıza inandı. Güvendi. Biz de bu güveni boşa çıkarmadık. Bu devlet yaptı. Bu millet başardı. Türkiye başardı. İnşallah aynı inançla Malatya'mız için çalışmaya devam edeceğiz. Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde durmayacağız. Güvenli şehirler kuracağız. Güçlü yarınlar inşa edeceğiz. Türkiye Yüzyılı'nı hep birlikte omuzlayacağız' dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.antalyahaber.net/bakan-kurum-aciyi-hicbir-zaman-siyasete-malzeme-yapmadik</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 16:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyahabernet.teimg.com/crop/1280x720/antalyahaber-net/uploads/2026/07/murat-kurum-2427314.jpg" type="image/jpeg" length="65984"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Erdoğan: Ayasofya’nın açılması bize nasip oldu]]></title>
      <link>https://www.antalyahaber.net/erdogan-ayasofyanin-acilmasi-bize-nasip-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyahaber.net/erdogan-ayasofyanin-acilmasi-bize-nasip-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ayasofya’nın yeniden ibadete açılışının 6’ncı yılı dolayısıyla açıklamalarda bulunarak restorasyon çalışmalarının sürdüğünü söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cuma namazının ardından Hz. Ali Camii'nin önünde açıklamalarda bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi'nin hamdolsun tüm İslam alemine hayırlı olması onun yeniden ibadete açılması bize nasip oldu. Bundan dolayı tabii ki çok mutluyuz. Üstat Necip Fazıl'la orada yapmış olduğumuz mitinglerde rahmetli Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi'ni göstererek 'Ayasofya açılacak, Ayasofya bir gün açılacak' derdi. Ben de takdimini o zaman yapmak bana nasip olmuştu. Biz bırakın açmayı onu şu anda alemi İslam'a kavuşturma şerefine nail olduk' dedi.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan cuma namazı için Kısıklı'daki konutundan çıkarak Üsküdar'daki Hz. Ali Camii'ne geldi. Burada cuma namazını kılan Erdoğan, daha sonra gazetecilerin sorularını yanıtladı</p>

<h2><strong>'AYASOFYA'NIN YENİDEN İBADETE AÇILMASI BİZE NASİP OLDU'</strong></h2>

<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, '6'ncı seneyi devriyesini şu anda yaşadığımız 6'ncı seneyi devriyesiyle müşerref olduğumuz Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi'nin hamdolsun tüm İslam alemine hayırlı olması onun yeniden ibadete açılması bize nasip oldu. Bundan dolayı tabii ki biz çok çok mutluyuz. Üstat Necip Fazıl'la orada yapmış olduğumuz mitinglerde rahmetli Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi'ni göstererek 'Ayasofya açılacak, Ayasofya bir gün açılacak' derdi. Ben de takdimini o zaman yapmak bana nasip olmuştu. Biz bırakın açmayı onu şu anda alemi İslam'a kavuşturma şerefine nail olduk. Ve üstadın da o zaman o söylemiş olduğu gerçekten yüreğinden gelen o ifadeleri biz İslam alemine hamdolsun kavuşturduk. Bundan dolayı da ayrıca mutluyuz. 6'ncı seneyi devriyesinde böyle bir mutluluğu hep beraber yaşadık, yaşıyoruz. Bir taraftan restorasyonlarını bir taraftan renovasyonunu bütün bunları da yapmaya devam ediyoruz. Bir an önce gerek İslam dünyasına gerekse tüm insanlığa Hristiyan, Müslüman hepsine kapılarını açan Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi tabii ki hepimizi çok çok mutlu ediyor. Şu anda da onun heyecanı içerisinde bizler gerçekten gururluyuz. Gerçekten mutluyuz. Bu mabet tabii mimari özellikleriyle olsun, dünyadaki konumuyla olsun çok farklı bir eser, çok farklı bir mabet. Bundan dolayı da alemi İslam'ın içinde Türkiye'nin lideri olarak bu süreci yaşamak bizlere nasip oldu. Bundan dolayı da rabbimize hamdediyoruz. Tüm alemi İslam'a en kalbi selam sevgi saygılarımızı gönderiyoruz' diye konuştu.</p>

<h3><strong>'ANKARA'DAKİ ZİRVE BİZLER İÇİN AYRI BİR ZENGİNLİK OLDU'</strong></h3>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'Doğrusu geri dönüşler çok çok olumluydu. Sürekli gerek teşekkür telgrafları, gerek telefonlar. Tüm bunlarla beraber özellikle de o açılış günündeki kendilerine yaptığımız ikram, izzet. Bütün bunlar gelen misafirlerimizi hoşnut etti. Bundan dolayı da başta Donald Trump olmak üzere bütün liderler hakikaten çok farklı bir duygu içerisindeydiler. Bu duygularını da gerek yemekte, gerek yemek sonrası, hatta eşleriyle gelenler eşimle birlikte yaptıkları defilede olsun, yemekte olsun onlar da mutluluklarını gerçekten çok farklı bir şekilde bizimle paylaştılar. Bu mutluluğu çifte yaşadık. Bundan dolayı da ayrıca mutluyuz. Tabii 20 yıldan sonra İstanbul, arkadan bu Ankara'daki zirve her ikisi de bizler için ayrı bir zenginlik oldu, ayrı bir mutluluk vesilesi oldu. Bütün gelen misafirlerimize NATO Liderler Zirvesi'nden sonra doğrusu ben de teşekkürü bir borç biliyorum' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>'TÜRKİYE'YE ŞAMPİYONLUK ÇOK YAKIŞIR'</strong></h3>

<p>İspanya'nın dünya kupası şampiyonluğu sorulması üzerine konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'Siz zaten hepsini söylediniz. Sanchez böyle bir mutluluğu hakikaten bir Dünya Şampiyonu ülkenin başbakanı olarak yaşaması onun en doğal, en tabii hakkıdır. İnşallah bizlere de böyle bir şampiyonluk nasip olur. Biz de böyle bir Dünya Şampiyonluğunu yakalarız. İyi başladık ama sonu iyi gelmedi. İnşallah bundan sonra önümüzde Avrupa Şampiyonlukları olabilir, tekrar Dünya Şampiyonlukları olabilir. Bu tür şeyleri yakalayabilirsek bu da Türkiye'ye çok çok yakışır. İnşallah biz de buna hazırız' dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.antalyahaber.net/erdogan-ayasofyanin-acilmasi-bize-nasip-oldu</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 16:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyahabernet.teimg.com/crop/1280x720/antalyahaber-net/uploads/2026/07/agency/dha/erdogan-ayasofyanin-acilmasi-bize-nasip-oldu.jpg" type="image/jpeg" length="80114"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
