<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Antalya Haber | Son Dakika, Yerel Haberler ve Güncel Gelişmeler</title>
    <link>https://www.antalyahaber.net</link>
    <description>Antalya Haber, Antalya’nın en güncel ve güvenilir haber kaynağıdır. Son dakika gelişmeleri, gündem, ekonomi, spor ve yerel haberleri takip edin.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.antalyahaber.net/rss/kultur-sanat" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2010. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 04 Aug 2026 15:46:56 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.antalyahaber.net/rss/kultur-sanat"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Tralleis’te 2 bin yıllık antik havuz restore edildi]]></title>
      <link>https://www.antalyahaber.net/tralleiste-2-bin-yillik-antik-havuz-restore-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyahaber.net/tralleiste-2-bin-yillik-antik-havuz-restore-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aydın’daki Tralleis Antik Kenti’nde Geleceğe Miras Projesi kapsamında 2 bin yıllık, 300 kişilik antik havuzun kazı ve restorasyonu tamamlandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Aydın'daki Tralleis Antik Kenti'nde yürütülen Geleceğe Miras Projesi kapsamında Hamam Gymnasium kompleksinde yer alan 2 bin yıllık, yaklaşık 300 kişilik ve 37 metre uzunluğundaki antik havuzun kazı ve restorasyon çalışmalarının tamamlandığını açıkladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bakan Ersoy, sanal medya hesabından yaptığı açıklamada, 'Aydın Tralleis Antik Kenti'nde Geleceğe Miras Projemiz kapsamında önemli bir çalışmayı daha tamamladık. Hamam Gymnasium kompleksinin frigidarium (soğukluk) bölümünde yer alan, 37 metre uzunluğunda ve 12 metre genişliğindeki, yaklaşık 300 kişilik 2 bin yıllık antik havuzun kazı ve restorasyon çalışmalarını tamamlayarak gün yüzüne çıkardık. Bu kıymetli çalışmada emeği bulunan Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğümüzün tüm çalışanlarına, kazı ekibimize, akademisyenlerimize ve katkı sunan herkese gönülden teşekkür ediyorum. Medeniyetimizin izlerini bilimsel çalışmalarla koruyacak, geçmişin mirasını geleceğe taşımaya kararlılıkla devam edeceğiz' dedi.</p>

<p>Öte yandan Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre; Tralleis Antik Kenti'nde Kültür ve Turizm Bakanlığı, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü ile Aydın Adnan Menderes Üniversitesi iş birliğinde, Prof. Dr. Murat Çekilmez başkanlığında yürütülen kazılar kapsamında ortaya çıkarılan havuzun, gymnasiumda eğitim gören gençler tarafından kullanıldığı değerlendiriliyor. Yaklaşık 40 bin metrekarelik Hamam Gymnasium kompleksi içerisinde caldarium, tepidarium ve frigidarium gibi Roma hamam mimarisinin önemli bölümleri yer alırken, frigidarium bölümünde 2022 yılında başlayan kazı ve restorasyon çalışmaları Geleceğe Miras Projesi kapsamında tamamlandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat</category>
      <guid>https://www.antalyahaber.net/tralleiste-2-bin-yillik-antik-havuz-restore-edildi</guid>
      <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 13:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyahabernet.teimg.com/crop/1280x720/antalyahaber-net/uploads/2026/08/6a7199d8a75b47f11edf4bda.webp" type="image/jpeg" length="69038"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sardes Antik Kenti’nde 2 bin 500 yıllık heykel bulundu]]></title>
      <link>https://www.antalyahaber.net/sardes-antik-kentinde-2-bin-500-yillik-heykel-bulundu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyahaber.net/sardes-antik-kentinde-2-bin-500-yillik-heykel-bulundu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Manisa’daki Sardes Antik Kenti kazılarında yaklaşık 2 bin 500 yıllık genç erkek heykeli bulundu. Eser, restorasyonun ardından Manisa Müzesi’nde sergilenecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, 'Manisa'daki Sardes Antik Kenti'nde yürütülen kazılarda, milattan önce 5'inci yüzyılın ilk yarısına tarihlendirilen yaklaşık 2 bin 500 yıllık genç erkek heykelini gün yüzüne çıkardık' dedi.</p>

<p>Bakan Ersoy, sanal medya hesabından yaptığı açıklamada, 'Sardes'te Anadolu arkeolojisine ışık tutacak eşsiz bir keşif! Manisa'daki Sardes Antik Kenti'nde yürütülen kazılarda, milattan önce 5'inci yüzyılın ilk yarısına tarihlendirilen yaklaşık 2 bin 500 yıllık genç erkek heykelini gün yüzüne çıkardık. 2,2 metre yüksekliğindeki mermer heykel; anıtsal boyutu, iyi korunmuş yapısı ve dikkat çekici ayrıntılarıyla dönemin heykeltıraşlık sanatının nadir örnekleri arasında yer alıyor. Roma Dönemi'nde sütunlu caddenin döşemesinde devşirme taş olarak kullanılan eser, yüzü aşağıya bakacak şekilde yerleştirilmesi sayesinde yüzyıllar boyunca önemli ölçüde korunmuş. Üzerindeki alışılmadık giysi detayları ise Lidya kültürünün izlerini taşıyor. Elinde bir meyve tuttuğu görülen heykel; dönemin Sardis'indeki yaşamı, inanç dünyasını ve kültürel etkileşimi anlamamıza katkı sağlayacak önemli veriler sunuyor. Titizlikle yürütülecek bilimsel inceleme ve konservasyon çalışmalarında, eserin yüzeyinde günümüze ulaşmış olabilecek boya izleri de araştırılacak. Çalışmaların tamamlanmasının ardından bu nadide eser Manisa Müzemizde ziyaretçilerle buluşacak. Bu kıymetli eserin gün yüzüne çıkarılmasına katkı sağlayan Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğümüze, akademisyenlerimize, uzmanlarımıza ve sahada titizlikle çalışan tüm ekip arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum' ifadelerini kullandı.</p>

<h2><strong>2 BÜYÜK PARÇA HALİNDE HEYKEL</strong></h2>

<p>Öte yandan Kültür ve Turizm Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre; insan boyutlarını aşan ölçüleriyle döneminin nadir örnekleri arasında yer alan eser, 2 büyük parça halinde bulundu. Heykelin ayakları ile bazı küçük parçalarının ise eksik olduğu tespit edildi. Roma Dönemi'nde Sardes'in girişindeki sütunlu caddenin döşemesinde devşirme taş olarak kullanılan heykelin yüzü aşağıya gelecek şekilde yerleştirildiği belirlendi. Bu durum, eserin yüz hatları ile ayrıntılarının yüzyıllar boyunca büyük ölçüde korunmasını sağladı. Kazı çalışmalarında çevresi dikkatle temizlenen heykel, uzman ekip tarafından bulunduğu yerden güvenli şekilde kaldırıldı.</p>

<h3><strong>LİDYA KÜLTÜRÜNÜN İZLERİNİ TAŞIYOR</strong></h3>

<p>Heykel, dik duruşu ve uzun saçlarıyla milattan önce 6'ncı yüzyıl örneklerini anımsatırken yüz hatları, ellerindeki anatomik ayrıntılar ve diğer özellikleri milattan önce 5'inci yüzyılın ilk yarısına işaret ediyor. Genç erkeğin üzerinde kalın bir himation, ince bir chiton ve bunların altında yatay çizgiler taşıyan farklı bir giysi bulunuyor. Anadolu ve Yunanistan'daki benzer heykellerde karşılaşılmayan bu giysi biçimi, eserin yerel özelliklerini ve Lidya kültürüyle bağını ortaya koyuyor. Heykelin sağ elinde ise bir tanrıya ya da tanrıçaya adak olarak sunulmak üzere taşıdığı düşünülen bir meyve bulunuyor. Söz konusu meyvenin ayva olabileceği üzerinde duruluyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>SARDES'İN SEÇKİN KESİMİNE IŞIK TUTACAK</strong></h3>

<p>Eser, Sardes'in Ahameniş Pers İmparatorluğu'nun batı eyaletinin satrap başkenti olduğu döneme tarihleniyor. Anıtsal heykel, Ege'de gelişen klasik sanat anlayışı ile Lidya'nın giyim geleneklerini ve görsel dilini bir araya getirmesi bakımından öne çıkıyor. Akdeniz coğrafyasında erken dönemlere tarihlenen bu büyüklükte ve iyi korunmuş anıtsal heykellere nadiren rastlanması, buluntunun Anadolu arkeolojisi açısından önemini artırıyor. Eserin, milattan önce 5'inci yüzyılın başlarında Sardes'te yaşayan seçkin kesimin kültürü, inançları ve gündelik yaşamına ilişkin yeni veriler sunması bekleniyor.</p>

<h3><strong>BOYA İZLERİ BİLİMSEL YÖNTEMLERLE ARAŞTIRILACAK</strong></h3>

<p>Antik Çağ'da bu tür mermer heykellerin çoğunlukla boyalı olduğu biliniyor. Uzun yıllar toprak altında kalan Sardes heykelinin yüzeyi ise kalın ve sert bir birikinti tabakasıyla kaplı bulunuyor. Konservasyon ekibi, eserin üzerinde günümüze ulaşmış olabilecek pigmentlere zarar vermeden temizlik yapılması için kapsamlı bir bilimsel çalışma yürütecek. Antik polikrom heykel uzmanlarının da katkı sunacağı çalışmalar kapsamında heykelin yüzeyindeki ve çevresindeki toprakta bulunabilecek boya izleri incelenecek. Temizlik, bilimsel inceleme ve restorasyon işlemlerinin tamamlanmasının ardından eser, Manisa Müzesi'nde sergilenecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat</category>
      <guid>https://www.antalyahaber.net/sardes-antik-kentinde-2-bin-500-yillik-heykel-bulundu</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 12:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyahabernet.teimg.com/crop/1280x720/antalyahaber-net/uploads/2026/08/1cda98dd-94f8-41be-9880-d86024feb4d7.webp" type="image/jpeg" length="12885"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yurt dışına kaçırılan 28 bin 811 eser Türkiye’ye getirildi]]></title>
      <link>https://www.antalyahaber.net/yurt-disina-kacirilan-28-bin-811-eser-turkiyeye-getirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyahaber.net/yurt-disina-kacirilan-28-bin-811-eser-turkiyeye-getirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kültür ve Turizm Bakanlığı, 1980’den bu yana yurt dışına kaçırılan 28 bin 811 tarihi eser ve kültür varlığını Türkiye’ye iade ettirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü'ne bağlı kültür varlığı kaçakçılığıyla mücadele ekiplerinin 1980 yılından beri izini takip ettiği, yurt dışına kaçırılan 28 bin 811 kültür varlığının Türkiye'ye iadesi sağlandı.</p>

<p>Çok sayıda medeniyetin kalıntılarını barındıran açık hava müzesi niteliğindeki Anadolu'dan yurt dışına kaçırılan eserlerin ana vatanına getirilmesi amacıyla Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın çalışması sürüyor. Yurt dışında tarihi eser niteliğindeki varlıkların izini sürüp envantere kazandırmak için mücadele eden kültür varlığı kaçakçılığı ekipleri tarafından 1980 yılından itibaren 20 ülkede 176 çalışma yapıldı.</p>

<p>Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü'nün 'Yurt Dışından İadesi Sağlanan Eserler' verilerine göre, 46 yılda yurt dışına kaçırılan 28 bin 811 tarihi eser ve kültür varlığı Türkiye'ye getirildi. En çok tarihi eserin getirildiği ülkeler sıralamasında Almanya, Hırvatistan, Bulgaristan, İngiltere, ABD ve Sırbistan yer aldı. Listeye göre; Almanya'dan 8 bin 670, Hırvatistan'dan 4 bin 147, İngiltere'den 3 bin 750, Bulgaristan'dan 3 bin 61, ABD'den 2 bin 747, Sırbistan'dan 1865 eser getirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bakanlık tarafından yurt dışındaki eserlerin Türkiye'ye iadesi amacıyla çalışmalar, bu yıl da aralıksız sürdü. 2026'da Smyrna Agora kazılarında ele geçirildiği tespit edilen mermer heykel başının ABD'den gönüllü iadesi sağlandı. Ayrıca Adana Ulu Camii'nden 2002 ve 2003 yıllarında çalınan çiniler İspanya'dan, İstanbul Sultanahmet Camisi ve Rüstem Paşa Camisi'nden çalındığı tespit edilen İznik çini karonun İngiltere'den iadesi sağlandı. ABD'den de Zeugma Antik Kenti kökenli mozaik pano Türkiye'ye getirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat</category>
      <guid>https://www.antalyahaber.net/yurt-disina-kacirilan-28-bin-811-eser-turkiyeye-getirildi</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 10:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyahabernet.teimg.com/crop/1280x720/antalyahaber-net/uploads/2026/08/b41443ba-haber-gorseli-1920x1080.webp" type="image/jpeg" length="32647"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kitap okumak isteyip bir türlü başlayamayanlara öneriler]]></title>
      <link>https://www.antalyahaber.net/kitap-okumak-isteyip-bir-turlu-baslayamayanlara-oneriler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyahaber.net/kitap-okumak-isteyip-bir-turlu-baslayamayanlara-oneriler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Okumak isteyip sürekli erteleyenlerin sorunu irade değil, yanlış başlangıçtır. Okuma alışkanlığını gerçekçi biçimde kazanmanın pratik yolları neler?]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><em>Başucunda aylardır aynı sayfada duran bir kitap, her yıl "bu sene çok okuyacağım" diye verilen ve tutulmayan sözler... Okumayı gerçekten isteyip bir türlü başaramıyorsanız, sorun sizde değil, denediğiniz yöntemde olabilir. Okuma da bir kas gibi çalıştırılıyor.</em></p>

<h2><strong>Kitap okumak isteyip bir türlü başlayamayanlara öneriler</strong></h2>

<p>Başucunuzda aylardır aynı sayfada açık duran bir kitap. Her yılbaşı verilen 'bu yıl çok kitap okuyacağım' sözü ve şubatta unutulan o hedef. Telefonda saatler geçerken bir kitaba on dakika ayıramamak... Okumayı gerçekten isteyip bir türlü başaramayan pek çok insan, bunu bir <strong>irade eksikliği</strong> sanır. Oysa sorun çoğu zaman iradede değil, yanlış beklentiler ve yanlış başlangıçtadır. Okuma da tıpkı bir kas gibi, doğru yöntemle çalıştırıldığında güçlenir.</p>

<h3><strong>Neden başlayamıyoruz?</strong></h3>

<p>Okuma alışkanlığı edinememenin birkaç yaygın sebebi vardır. Birincisi, <strong>çok iddialı başlamaktır</strong>: 'Ayda dört kitap okuyacağım' gibi ulaşılması zor hedefler, ilk başarısızlıkta pes etmeye yol açar. İkincisi, <strong>yanlış kitap seçimidir</strong>.</p>

<p>'Okumuş görünmek' için sevmediğimiz, ağır kitaplarla başlamak, okumayı bir <strong>zevk değil, angarya</strong> haline getirir. Bir de dikkat dağıtıcıların (özellikle telefon) sürekli araya girmesi eklenince, okuma bir türlü oturmaz. Yani sorun 'okumayı sevmemek' değil, çoğu zaman yanlış koşullarda denemektir.</p>

<h3><strong>Küçük ve gerçekçi başlamak</strong></h3>

<p>Okuma alışkanlığının sırrı, <strong>küçük ama düzenli</strong> başlamaktır. 'Günde bir saat okuyacağım' yerine, 'günde birkaç sayfa' ya da 'on dakika' demek çok daha sürdürülebilirdir. Amaç başta çok okumak değil, <strong>okumayı bir alışkanlık haline getirmektir</strong>.</p>

<p>Beyin, kolay ve keyifli bulduğu şeyi tekrarlar. Az ama her gün okumak, zamanla doğal bir rutine dönüşür ve bu rutin oturduktan sonra süre kendiliğinden artar. Bir kitabı bitirmek zorunda hissetmemek de önemlidir; sevmediğiniz bir kitabı bırakıp başkasına geçmek, okuma sevgisini korur.</p>

<h3><strong>Doğru kitabı seçmek</strong></h3>

<p>Yeni başlayanlar için en önemli tavsiye: <strong>gerçekten ilginizi çeken</strong> kitapları seçmek. 'Herkesin okuduğu klasik' ya da 'okumuş görünmek için gereken kitap' baskısını bir kenara bırakmak gerekir. İlgi duyduğunuz bir konu, sevdiğiniz bir tür, sizi içine çeken bir hikâye en iyisidir.</p>

<p>Sürükleyici ve akıcı kitaplarla başlamak, okuma zevkini keşfetmenizi sağlar. Merakınızı canlı tutan bir kitap, sizi 'okumaya devam etmek isteyen' biri yapar. Okuma sevgisi bir kez oturduğunda, farklı ve daha zorlu türlere doğal olarak yönelirsiniz. Önce zevk, sonra çeşitlilik gelir.</p>

<h3><strong>Okumayı hayata yerleştirmek</strong></h3>

<p>Okumayı sürdürülebilir kılmanın yolu, onu <strong>günlük hayatın içine yerleştirmektir</strong>. Belirli bir zamanı okumaya ayırmak (yatmadan önce, sabah kahvesiyle, yolculukta), okumayı bir rutine bağlar.</p>

<p>Kitabı <strong>görünür ve erişilebilir</strong> bir yerde tutmak da yardımcı olur; çantada, başucunda, elin altında. Ayrıca telefon yerine kitaba uzanmayı kolaylaştırmak için, yatak odasında telefonu uzağa koymak etkili bir yöntemdir. Kâğıt kitap, e-kitap ya da sesli kitap; hangisi hayatınıza uyuyorsa o değerlidir. Önemli olan format değil, süreklilik.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Okumanın getirdikleri</strong></h3>

<p>Okuma alışkanlığı, sadece bilgi edinmek değildir. Düzenli okumak; <strong>dikkat süresini, kelime dağarcığını, hayal gücünü ve empatiyi</strong> besler. Ekranların böldüğü dikkatimizi yeniden toparlamanın da güçlü bir yoludur.</p>

<p>En önemlisi, okuma zamanla bir 'zorunluluk' olmaktan çıkıp bir 'kaçış ve keyif' alanına dönüşür. Bu noktaya ulaşmanın yolu, kendinizi baskı altına almadan, küçük adımlarla ve sevdiğiniz kitaplarla ilerlemekten geçer. Sabırlı olun; okuma sevgisi zamanla kök salar. Kültür ve sanat gündemini <a href="https://www.antalyahaber.net/"><strong>Antalya Haber</strong></a> üzerinden takip edebilirsiniz.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat</category>
      <guid>https://www.antalyahaber.net/kitap-okumak-isteyip-bir-turlu-baslayamayanlara-oneriler</guid>
      <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 20:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyahabernet.teimg.com/crop/1280x720/antalyahaber-net/uploads/2026/07/kitap-okumak-isteyip-bir-turlu-baslayamayanlara-oneriler.jpg" type="image/jpeg" length="59053"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Karataş Mağarası’nda planlanan DJ etkinliği yeniden gündemde]]></title>
      <link>https://www.antalyahaber.net/karatas-magarasinda-planlanan-dj-etkinligi-yeniden-gundemde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyahaber.net/karatas-magarasinda-planlanan-dj-etkinligi-yeniden-gundemde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya’daki Karataş Mağarası’nda ağustosta düzenlenmesi planlanan DJ etkinliği yeniden tartışma yarattı. Organizatörler gerekli izinlerin alındığını açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Antalya'nın Aksu ilçesinde Büyük İskender'in savaşta silahlarını saklayıp, askerlerini çamuruyla tedavi ettirdiği ve Aziz Paulos'un Hristiyanlığı yaymak için toplantılar yaptığı gibi efsanelere konu olan özel mülkiyet Karataş Marağası'nda ağustos ayında yeni bir DJ ve müzikli eğlence düzenlenecek. Daha önce de duyurusu yapılan tekno partinin tepkiler nedeniyle iptal edildiği mağarada planlanan yeni partinin temasının, 'Antik Yunan' olduğu duyuruldu.</p>

<p>Aksu ilçesi Yeşil Karaman Mahallesi'nde milattan sonra 930 yılına kadar Aziz Paulos Mağarası olarak bilinen, 1081 yıl kapalı tutulduktan sonra 2011 yılında yeniden ziyarete açılan Karataş Mağarası'nda yeni bir müzikli eğlence partisi düzenlenecek. Daha önce 10 Ocak'ta yapılacağı duyurulan 'tekno parti' organizasyonu tartışmalara yol açmış ve ilgili kamu kurumları tarafından mağara içerisinde düzenlenecek etkinlik iptal edilmişti.</p>

<p>Bu kez 8 Ağustos'ta düzenlenecek 'Temple of Rising' isimli ve 'Antik Yunan' konseptli etkinlik için hazırlanan reklamlarda, 'Bazı geceler yaşanır, bazıları ise efsane olur. 8 Ağustos'ta, Antalya'nın en gizemli noktalarından biri bambaşka bir dünyaya dönüşüyor. Burası sadece bir etkinlik değil. Temple of rising. Antik Yunan'ın büyüleyici atmosferi. Meşalelerin aydınlattığı yollar. Mitolojik heykeller. Doğanın kalbinde, dev bir mağaranın içinde unutulmaz bir deneyim. Gecenin ritmini yükseltecek iki özel DJ. Işık şovları. Dekorlar. Her ayrıntısı özenle hazırlanmış mistik bir atmosfer. Mağaranın her köşesinde keşfedecek yeni bir hikâye. Dış alanda müzik, lezzet durakları ve sosyal alanlar. İçeride ise sizi gerçek dünyadan uzaklaştıracak eşsiz bir atmosfer' gibi ifadelerle çağrıda bulunuluyor. Biletler ise 1800 TL'yi buluyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>'YASAL İZİNLERİ ALINDI'</strong></h2>

<p>Bilet satışlarına yönelik sanal medya hesapları üzerinden yapılan reklam paylaşımlarına bir kişi tarafından, 'Boşa bilet almayın daha önce de mağarada etkinlik denildi, etkinlik günü iptal edildi. Mağarada bu tarz yüksek sesli etkinliğe izin çıkmaz çıkmamalı' yorumu yapıldı.</p>

<p>Bu yoruma karşı etkinliğin düzenleyicileri yasal izinlerin alındığını öne sürerek, 'İptal olma söz konusu değildir ve söz konusu mağaranın doğal oluşumlarına zarar verilmemesi adına DJ etkinliğimiz mağara girişinin önünde yapılacaktır. Misafirlerimiz gönül rahatlığıyla biletlerini alabilir ve eşsiz konseptli eğlencenin bir parçası olabilir' karşılığını verdi.</p>

<h3><strong>EFSANELERE KONU OLAN MAĞARA</strong></h3>

<p>Karataş ailesinin 1998 yılında ihale ile satın aldığı 30 dönümlük arazi içerisinde bulunan mağara, restorasyonu sonrasında işletme amaçlı bir firmaya kiraya verildi. İçerisi ışıklandırılan, 213 metrelik kısmı ziyarete açılan 500 metre uzunluğundaki mağarada, göl ve küçük bir şelale de bulunuyor. Büyük İskender'in savaşta silahlarını saklayıp, askerlerini çamuruyla tedavi ettirdiği, Aziz Paulos'un milattan sonra 46 ve 47 yıllarında Aspendos'tan Aksu nehri boyunca, Yalvaç'a giderken Hristiyanlığı yaymak için çevre halkıyla iki kez toplantı yaptığı belirtilen mağara, aynı zamanda yarasaların da doğal yaşam alanı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat</category>
      <guid>https://www.antalyahaber.net/karatas-magarasinda-planlanan-dj-etkinligi-yeniden-gundemde</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Jul 2026 12:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyahabernet.teimg.com/crop/1280x720/antalyahaber-net/uploads/2026/07/agency/dha/karatas-magarasinda-planlanan-dj-etkinligi-yeniden-gundemde.jpg" type="image/jpeg" length="70612"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[UNESCO Dünya Miras Komitesi 2027’de İstanbul’da toplanacak]]></title>
      <link>https://www.antalyahaber.net/unesco-dunya-miras-komitesi-2027de-istanbulda-toplanacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyahaber.net/unesco-dunya-miras-komitesi-2027de-istanbulda-toplanacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dışişleri Bakanlığı, UNESCO Dünya Miras Komitesi’nin 49’uncu Oturumu’nun 2027 yılında İstanbul’da düzenlenmesinin kabul edildiğini açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dışişleri Bakanlığı, Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Teşkilatı (UNESCO) Dünya Miras Komitesi'nin (DMK) 49'uncu Oturumu'nun Türkiye'de yapılacağını açıkladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, 'UNESCO Dünya Miras Komitesi'nin Kore Cumhuriyeti'nin Busan kentinde gerçekleştirilen 48'inci Oturumu'nda, DMK'nın 2027 yılında düzenlenecek 49'uncu Oturumu'na ülkemizin ev sahipliği yapması kabul edilmiştir. Komite'nin 49'uncu Oturumu'nun 27 Haziran-7 Temmuz 2027 tarihlerinde İstanbul'da düzenlenmesi öngörülmektedir. Türkiye, insanlığın ortak mirası olarak kabul edilen kültürel ve doğal varlıkların korunmasına yönelik uluslararası iş birliğine katkı sunmayı sürdürecektir' ifadelerine yer verildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat</category>
      <guid>https://www.antalyahaber.net/unesco-dunya-miras-komitesi-2027de-istanbulda-toplanacak</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Jul 2026 18:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyahabernet.teimg.com/crop/1280x720/antalyahaber-net/uploads/2026/07/images-1.jpeg" type="image/jpeg" length="16086"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ayasofya kubbesindeki restorasyonda yeni aşama başladı]]></title>
      <link>https://www.antalyahaber.net/ayasofya-kubbesindeki-restorasyonda-yeni-asama-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyahaber.net/ayasofya-kubbesindeki-restorasyonda-yeni-asama-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ayasofya-i Kebir Camii’nin ana kubbesindeki restorasyonda koruyucu branda uygulamasına başlandı. Çalışmalar bilim kurulunun gözetiminde sürüyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ayasofya-i Kebir Camii'nde sürdürülen restorasyon çalışmalarında yeni bir aşamaya geçildi. Ana kubbenin üzerinde daha önce kurulan geçici çelik çatının, kubbeyi ve iç bölümde yer alan mozaikleri iklim koşullarına karşı koruyacak özel branda ile kaplanmasına başlandı. Konu ile ilgili bilgilendirmelerde bulunan Tarihi yapıların bakımı ve onarımı alanında uzman inşaat mühendisi Mehmet Selim Ökten, 'Bilim kurulumuz sizin de bildiğiniz gibi sanat tarihçisi, mimarlardan ve malzeme uzmanlarından ve inşaat mühendislerinden oluşmakta. Kubbenin üstünü 8 dilim membranla bu ay sonuna doğru kapladıktan sonra hızlı bir şekilde kurşun örtüyü ve alttaki katmanı kaldıracağız ve daha sonra yerinde tespit yapacağız. Yapıda ilk defa bütüncül şekilde çalışılıyor. Birtakım varsayımlar, çeşitli taramalar üzerine bu projeyi oluşturuyoruz. Şimdi kubbenin gerçek halini göreceğiz ve sanki bir arkeolojik alan gibi çok nitelikli ve dikkatli bir çalışma yapabileceğiz. Buradaki membran da ileri bir teknoloji membran, üzerinde alev yürümez, hem yangın güvenliği olan hem de atmosferik etkilere karşı önlemi alınmış bir membran olacak. Bir arkeolojik alanda çalışma hassasiyetiyle burada çalışma imkanı bulacağız</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ayasofya-i Kebir Camii'nde, restorasyon çalışmalarınında gelinen aşamayı anlatmak için Ayasofya Bilim Kurulu'ndan tarihi yapıların bakımı ve onarımı alanında uzman inşaat mühendisi Prof. Dr. Mehmet Selim Ökten bilgi verdi. Restorasyon kapsamında uygulamaya alınan koruyucu branda sistemiyle, ana kubbede yürütülecek güçlendirme ve onarım çalışmalarının hava koşullarından etkilenmeden güvenli şekilde sürdürülmesi hedeflendiğini belirtti. Uygulamanın aynı zamanda kubbenin iç kısmındaki tarihi mozaiklerin yağmur, rüzgar ve diğer dış etkenlerden korunmasına katkı sağlaması amaçlandığını ifade etti.</p>

<h2><strong>'PROJEMİZDE KUBBENİN GÜÇLENDİRİLMESİ VAR'</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mehmet Selim Ökten, 'Bakanımızın bahsettiği gibi şu anda yapılan çalışmalar Ayasofya-i Kebir Camii için Cumhuriyet tarihinin en kapsamlı çalışmalarından bir tanesi. Bu kapsamda veya buna yakın bir çalışma daha önce 1850'lerde Fossati tarafından yapılmış bir çalışma. Biz de deprem bölgesinde olduğumuz ve caminin strüktürel güvenliğini en ileri seviyeye çıkartmak durumunda olduğumuz için bu çalışmalar kapsamında güçlendirme projesi ve onarım projesi hazırladık. Bu projelerin neticesinde yapıda bir çelik iskele yapılması hasıl oldu. Dolayısıyla çelik iskele 2025 yılının Eylül ayında sizlerin de gördüğü gibi caminin içinde ayaklar, çelik ayaklar kurulmaya başlandı. Daha sonra bu, geçtiğimiz Ramazan ayının öncesinde iç çelik iskelenin kurulumu tamamlandı ve daha sonra kubbe üstündeki çelik iskelenin inşasına başlandı. Bu çelik iskelenin tamamlanması da Şubat ayında ve daha sonrasında havalar güzelleşince şu anda Temmuz ayında tamamlanmış oldu. Bu çok önemli bir aşama, çünkü bizim güçlendirme projemizde kubbenin güçlendirilmesi var. Ve yapılan analizlerde bu müdahaleleri yapabilmek için kurşun örtünün kaldırılması gerekiyor. Dolayısıyla kurşun örtüyü kaldırdığımız zaman kontrollü bir ortam yaratmamız lazım, dış etkilerden yapıyı korumamız lazım. Ve bu minvalde gördüğünüz ve bu ayın başında tamamlanan çelik iskeleyi görüyorsunuz. Şimdiki aşama çelik iskelenin 8 dilim membranla üstünü kapatacağız ve 7/24 çalışma ortamı, kontrollü, güvenli bir çalışma ortamı sağlayacağız. Bu şekilde güçlendirme çalışmaları hızlı bir şekilde başlayacak ve devam edecek' dedi.</p>

<h3><strong>'ARKEOLOJİK ALAN GİBİ ÇOK DİKKATLİ ÇALIŞILMASI GEREKİYOR'</strong></h3>

<p>Ökten, 'Kubbenin hemen altında eşsiz mozaikler var. Bir, bunlara bizim alttan müdahale etmemiz gerekiyor çeşitli yöntemlerle. Dolayısıyla caminin içinde platform var. Bu platformdan çıkan kirişlerle, kubbe pencerelerinden çıkan kirişlerle üst örtü sisteme bağlı. İkinci sebebi, bizim kubbeyi güçlendirmek için üstten bir sargılama yapmamız lazım. Son teknoloji lifli polimer teknolojisi ile bu, deprem bölgesinde de çok uygulanan bir teknoloji. Kurşun kaplamayı kaldırmamız lazım. O kaplamayı kaldırdığımız zaman da yapıyı dış etkilerden korumamız lazım. Düşünün, kurşun kaplamayı kaldırdığımız zaman bir yağmur veya bir başka ekte olduğunda mozaiklere zarar gelebilir. Birinci etki, atmosferik etkilerden yapıyı korumak. İkincisi ve bizi çok heyecanlandıran, bütüncül olarak kurşun kaplamayı ve toprak katmanını aldığımızda dönem içinde hasar görmüş kubbenin bölümlerini de göreceğiz. Yani biz birtakım varsayımlar, çeşitli taramalar üzerine bu projeyi oluşturuyoruz, şimdi kubbenin gerçek halini göreceğiz ve sanki bir arkeolojik alan gibi çok nitelikli ve dikkatli bir çalışma yapabileceğiz. Buradaki membran da ileri bir teknoloji membran, üzerinde alev yürümez, hem yangın güvenliği olan hem de atmosferik etkilere karşı önlemi alınmış bir membran olacak. Tekrar özetlemek gerekirse, bir arkeolojik alanda çalışma hassasiyetiyle burada çalışma imkanı bulacağız 'şeklinde konuştu.</p>

<h3><strong>'BU ÇALIŞMANIN ARDINDAN KUBBE İLE İLİGİLİ BAZI BİLGİLERE İLK DEFA ULAŞACAĞIZ'</strong></h3>

<p>Ökten, 'Bilim kurulumuz sizin de bildiğiniz gibi sanat tarihçisi, mimarlardan ve malzeme uzmanlarından ve inşaat mühendislerinden oluşmakta. Biz bu şimdi arkada gördüğünüz veya fotoğraflarını, videolarını verdiğiniz kubbenin üstünü 8 dilim membranla bu ay sonuna doğru kapladıktan sonra hızlı bir şekilde kurşun örtüyü ve alttaki katmanı kaldıracağız ve daha sonra yerinde tespit yapacağız. Bizim tahmin ettiğimiz, uygulayacağımız projeyle yerinde yapacağımız projenin, uygulayacağımız projenin gerçekliğine bakacağız. Hızlı bir şekilde burada kararları vereceğiz ve uygulamaları yapacağız. Bilimsel yöntemler aynı zamanda yapı radarı tarama sistemleriyle kubbe üzerinde ilk defa bu kadar detaylı bir nevi röntgenini çekmek gibi detaylı bilgilere sahip olacağız. Bu hem bilimsel veriler açısından hem de uygulama açısından bizim için son derece heyecan verici ve güzel bir yöntem olacak' diye konuştu.</p>

<h3><strong>'İLK DEFA BÜTÜNCÜL ŞEKİLDE ÇALIŞILIYOR'</strong></h3>

<p>Mehmet Selim Ökten ,'Yapı ilk defa bütüncül şekilde çalışılıyor. Mesela şu anda yer altında da çalışma var, yer üstünde de çalışma var, kuzey cephesinde de çalışma var. Arkamda gördüğünüz Beyazıt Minaresi'nin güçlendirilmesi tamamlandı. Şimdi sırasıyla Fatih Minaresi ve Sinan Minarelerinin güçlendirilmeleri ve kubbe güçlendirilmeleri başlayacak. Özellikle cephelerde sıva uygularımız, uygulamalarımız hızlı bir şekilde devam ediyor. Her bir sıvanın numunesini deneysel olarak çalışıyoruz. İçeriğine, su iticiliğine, uygunluğuna, özgünlüğüne bakarak devam ediyoruz. Dolayısıyla Sayın Bakanımızın da dediği gibi bu sürekli bir bakım. Artık dünyadaki konsept de yapıları sürekli olarak restore etmek, bakmak ve bunu aynı zamanda bir sanat eseri gibi paylaşmak. Bu yaptığımız sistem de bunun bir parçası. Dolayısıyla devamlı bu müdahaleler devam edecek. Tabii ki iskelenin işi bitince onu sökeceğiz ama şimdi bunun için tarih vermek için erken' dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat</category>
      <guid>https://www.antalyahaber.net/ayasofya-kubbesindeki-restorasyonda-yeni-asama-basladi</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 15:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyahabernet.teimg.com/crop/1280x720/antalyahaber-net/uploads/2026/07/agency/dha/ayasofya-kubbesindeki-restorasyonda-yeni-asama-basladi.jpg" type="image/jpeg" length="79125"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ayasofya’nın ana kubbesinde yeni restorasyon aşaması]]></title>
      <link>https://www.antalyahaber.net/ayasofyanin-ana-kubbesinde-yeni-restorasyon-asamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyahaber.net/ayasofyanin-ana-kubbesinde-yeni-restorasyon-asamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ayasofya-i Kebir Camii’nin ana kubbesindeki restorasyon kapsamında geçici çelik çatı koruyucu branda ile kaplanmaya başlandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ayasofya-i Kebir Camii'nde sürdürülen koruma, restorasyon ve güçlendirme çalışmalarında yeni bir aşamaya geçildi. Ana kubbedeki restorasyonun güvenli koşullarda sürdürülebilmesi amacıyla kurulan geçici çelik çatının yüksek güvenlik standartlarına sahip koruyucu branda ile kaplanmasına başlandı. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy da hem çalışmalara ilişkin hem de Ayasofya'nın ibadete açılışının 6'ncı yılı dolayısıyla sanal medya hesabından açıklamada bulundu.</p>

<p>Kültür ve Turizm Bakanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından Ayasofya-i Kebir Camii'nde yürütülen Cumhuriyet tarihinin en kapsamlı koruma, restorasyon ve güçlendirme çalışmalarında önemli bir aşama daha tamamlandı. Ana kubbede gerçekleştirilecek güçlendirme ve restorasyon çalışmalarının güvenli, sağlıklı ve kesintisiz şekilde yürütülmesi amacıyla kurulan geçici çelik çatının yüksek güvenlik standartlarına sahip koruyucu branda ile kaplanmasına başlandı.</p>

<p>Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda çalışmalara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bakan Ersoy, Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen restorasyon çalışmalarında yeni bir aşamaya geçildiğini belirterek, 'Vakıflar Genel Müdürlüğümüz tarafından Ayasofya-i Kebir Camii'nde yürütülen Cumhuriyet tarihinin en kapsamlı koruma, restorasyon ve güçlendirme çalışmalarında önemli bir aşamayı daha başlattık.' ifadelerini kullandı.</p>

<p>Ana kubbede gerçekleştirilecek güçlendirme ve restorasyon çalışmalarının güvenli şekilde sürdürülebilmesi amacıyla kurulan geçici çelik çatının koruyucu branda ile kaplanmaya başlandığını aktaran Ersoy, Bilim Heyeti rehberliğinde yürütülen uygulamayla tarihi yapının iklim koşullarına karşı korunduğunu, eşsiz mozaiklerin güvence altına alındığını ve tüm çalışmaların özgün dokuya zarar verilmeden büyük bir hassasiyetle sürdürüldüğünü vurguladı.</p>

<h2><strong>KUBBE DIŞ ETKENLERE KARŞI KORUNACAK</strong></h2>

<p>Yapılacak uygulamaların hassasiyeti nedeniyle, kubbenin kurşun örtüsü kaldırılırken yapının mevsimsel hava şartlarından etkilenmemesi ve iç kısımda bulunan mozaiklerin zarar görmemesi için koruma tedbirleri değerlendirildi. Gerçekleştirilen Bilim Heyeti toplantılarında, kubbe yüzeyinin geçici olarak kapatılması gerektiği kararlaştırıldı. Bu doğrultuda kubbenin üzerinin geçici çelik konstrüksiyon ve uygun nitelikte koruyucu branda ile kapatılmasının ardından imalatlara başlanması uygun bulundu.</p>

<h3><strong>BRANDA İLE KAPLAMA İŞLEMİNE BAŞLANDI</strong></h3>

<p>Ana kubbenin gelecek nesillere güvenle aktarılması amacıyla yürütülen çalışmalar kapsamında, alanın dış etkenlerden korunması için kurulan geçici çelik çatının branda ile kapatılması aşamasına gelindi. Kubbe üzerindeki restorasyon çalışmalarının iklim koşullarından etkilenmeden ve güvenli bir ortamda sürdürülebilmesi amacıyla, geçici çelik çatının koruyucu branda ile kaplanması işlemine başlandı.</p>

<h3><strong>YÜKSEK GÜVENLİK STANDARDINA SAHİP MALZEME SEÇİLDİ</strong></h3>

<p>Proje kapsamında kullanılacak koruma örtüsü, alanında uzman akademisyenler ile koruma uzmanlarından oluşan Bilim Heyeti tarafından gerçekleştirilen detaylı teknik incelemeler sonucunda belirlendi. Kubbenin kurşun görünümüyle uyum sağlaması amacıyla gri renkte seçilen branda, yangın risklerine karşı en yüksek güvenlik standartlarını karşılayan alev yürütmez malzemeden üretildi. Uygulama öncesinde kubbenin mevcut yük dengesi ve geçici çelik konstrüksiyonun taşıma kapasitesi dikkate alınarak mimari ve mühendislik gereklilikleri doğrultusunda ağırlık ve rüzgâr yüküne ilişkin hesaplamalar tamamlandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>ÖZGÜN DOKUYA ZARAR VERİLMEYECEK</strong></h3>

<p>Geçici koruma uygulaması, tarihi yapının özgün dokusuna ve malzeme bütünlüğüne zarar vermeyecek şekilde titizlikle planlandı. Uygulama sayesinde hem kubbenin iç ve dış yüzeylerinde yürütülecek restorasyon çalışmaları hava koşullarından korunacak hem de çalışma alanındaki iş güvenliği en üst seviyede tutulacak. Restorasyon süreci boyunca Ayasofya-i Kebir Camii, ibadete ve ziyaretçilere açık olmaya devam edecek.</p>

<h3><strong>FATİH'İN EMANETİ AYASOFYA'NIN YENİDEN İBADETE AÇILIŞININ 6. YILI</strong></h3>

<p>Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi'nin yeniden ibadete açılışının 6. yılını kutladı.</p>

<p>Ayasofya'nın Fatih Sultan Mehmet Han'ın emaneti ve İstanbul'un fethinin en büyük nişanesi olduğunu belirten Bakan Ersoy, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın tarihi kararıyla mabedin yeniden asli hüviyetine kavuştuğunu ifade etti. Ersoy, Ayasofya'nın özgün dokusunun korunduğunu ve bu eşsiz mirasın gelecek nesillere aktarılması için çalışmaların kararlılıkla devam ettiğini kaydetti.</p>

<p>Paylaşımında Ayasofya'nın ecdadın emaneti olduğunun altını çizen Bakan Ersoy, 'Fatih'in emaneti Ayasofya, ezanla, dua ile ve tüm ihtişamıyla ilelebet yaşamaya devam edecek.' ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat</category>
      <guid>https://www.antalyahaber.net/ayasofyanin-ana-kubbesinde-yeni-restorasyon-asamasi</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 11:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyahabernet.teimg.com/crop/1280x720/antalyahaber-net/uploads/2026/07/agency/dha/ayasofyanin-ana-kubbesinde-yeni-restorasyon-asamasi.jpg" type="image/jpeg" length="86965"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Korkuteli’nde trafo duvarları sanatla yeniden hayat buluyor]]></title>
      <link>https://www.antalyahaber.net/korkutelinde-trafo-duvarlari-sanatla-yeniden-hayat-buluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyahaber.net/korkutelinde-trafo-duvarlari-sanatla-yeniden-hayat-buluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya’nın Korkuteli ilçesinde 6 trafo merkezi, Atatürk, Türk bayrağı ve Yörük kültürü temalı grafiti çalışmalarıyla estetik görünüme kavuşuyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Antalya'nın Korkuteli ilçesinde, kent estetiğini güçlendirmek amacıyla trafo duvarları grafiti çalışmasıyla sanat eserine dönüştürülüyor.<br />
<br />
Korkuteli Belediyesince yürütülen proje kapsamında, ilçe genelinde belirlenen 6 trafo merkezi, mahallelerin kültürel değerlerini ve kimliğini yansıtan grafiti çalışmalarıyla yeniden düzenleniyor.<br />
<br />
Aşağıpazar Mahallesi'ndeki Şehitler Parkı'nda bulunan trafo merkezinde başlayan çalışmada, duvara Atatürk ve Türk bayrağı teması işlenerek parkın taşıdığı anlama uygun bir tasarım yapıldı.</p>

<p>Korkuteli Belediye Başkanı Saniye Caran, gazetecilere, ilçeyi daha estetik, renkli ve yaşanabilir hale getirmek amacıyla çalışmalarını sürdürdüklerini belirtti.</p>

<p>Beton yüzeyleri sanatsal dokunuşlarla kent yaşamının bir parçası haline getirdiklerini belirten Caran, 'Her mahallemiz için o bölgenin ruhunu yansıtan özel tasarımlar hazırlıyoruz. İlk uygulamamızı Atatürk ve Türk bayrağı temasıyla Şehitler Parkı'nda başlattık. Diğer noktalarda ise başta Yörük kültürü olmak üzere ilçemizin kültürel değerlerini ve ortak hafızasını yansıtan farklı temalara yer vereceğiz.' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Proje kapsamında etaplar halinde 6 trafo binasının farklı konseptlerle görsel düzenlemeye tabi tutulacağını ifade eden Caran, çalışmalar tamamlandığında hem görsel kirliliğin azaltılacağını hem de ilçenin sokaklarının kültürel kimliğini yansıtan sanat eserleriyle buluşacağını kaydetti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat</category>
      <guid>https://www.antalyahaber.net/korkutelinde-trafo-duvarlari-sanatla-yeniden-hayat-buluyor</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 11:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyahabernet.teimg.com/crop/1280x720/antalyahaber-net/uploads/2026/07/agency/aa/korkutelinde-trafo-duvarlari-sanatla-yeniden-hayat-buluyor.jpg" type="image/jpeg" length="28567"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Artik & Asti, Antalya Manavgat’ta konser verdi]]></title>
      <link>https://www.antalyahaber.net/artik-asti-antalya-manavgatta-konser-verdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyahaber.net/artik-asti-antalya-manavgatta-konser-verdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ukraynalı müzik grubu Artik & Asti, Antalya’nın Manavgat ilçesinde hayranlarıyla buluşarak sevilen şarkılarını seslendirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ukraynalı müzik grubu Artik &amp; Asti, Antalya'nın Manavgat ilçesinde konser verdi.</p>

<p>Kızılağaç Turizm Merkezi'ndeki bir otelin futbol sahasında düzenlenen konserde grup, yaklaşık bir saat boyunca sevilen şarkılarını seslendirdi.</p>

<p>Tesiste konaklayan misafirlerin yoğun ilgi gösterdiği konserde, özellikle Rus turistler grubun şarkılarına eşlik ederek müzik eşliğinde eğlendi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Grubun solisti Seville Velieva, konser öncesinde AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye'de ve Antalya'da bulunmaktan mutluluk duyduğunu söyledi.</p>

<p>Türkiye'nin sıcak ve misafirperver atmosferini çok sevdiğini belirten Velieva, 'Bugün yeniden Türkiye'de sahne almak bizim için büyük bir keyif. Dinleyicilerimizle buluşacak olmanın heyecanını yaşıyoruz. Sosyal medyada da konserimize yoğun ilgi olduğunu gördük. Büyük bir mutlulukla sahneye çıkıyoruz.' ifadelerini kullandı.</p>

<p>Köklerinin Kırım Tatarlarına dayandığını dile getiren Velieva, bu nedenle Türkçeye yabancı olmadığını da sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat</category>
      <guid>https://www.antalyahaber.net/artik-asti-antalya-manavgatta-konser-verdi</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 09:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyahabernet.teimg.com/crop/1280x720/antalyahaber-net/uploads/2026/07/agency/aa/artik-asti-antalya-manavgatta-konser-verdi.jpg" type="image/jpeg" length="71713"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Troya Müzesi’nden Christopher Nolan’a ‘Odyssey’ çağrısı]]></title>
      <link>https://www.antalyahaber.net/troya-muzesinden-christopher-nolana-odyssey-cagrisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyahaber.net/troya-muzesinden-christopher-nolana-odyssey-cagrisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Troya Müzesi’nde sergilenen dönem teknesiyle Homeros’un denizcilik mirası tanıtılıyor. Christopher Nolan’a yazılan mektupla kültürel mirasa dikkat çekildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Enerjisa Üretim'in desteklediği Troya Projesi Denizcilik Alanı Sergisi kapsamında Odyssey destanındaki epik deniz yolculuğunun simgesi dönem teknesi, Troya Müzesi'nde sergileniyor. Christopher Nolan'a 'Unuttuğun gemi Troya'da, her yolculuk Troya'da başlar' temasıyla yazılan mektupla Troya Müzesi'nde sergilenen kültürel mirasa ve hikayenin doğduğu topraklara dikkat çekiliyor.</p>

<p>Christopher Nolan'ın Homeros'un Odyssey destanından uyarladığı yeni filmi The Odyssey, dünyanın birçok ülkesinde antik çağ anlatılarını yeniden gündeme taşıdı. Filmle birlikte Homeros'un destanlarına, Akdeniz'in denizcilik kültürüne ve anlatıların şekillendiği coğrafyaya yönelik ilgi de yeniden yükselişe geçti. Türkiye'de yürütülen bir kültürel miras projesi ise Homeros'un anlatılarının denizcilik boyutuna farklı bir perspektif kazandırıyor.</p>

<p>Enerjisa Üretim'in desteğiyle 360 Derece Tarih Araştırmaları Derneği ve Troya Müzesi iş birliği ile hayata geçirilen Troya Müzesi Denizcilik Sergi Alanı antik denizcilik geleneğini deneysel arkeoloji yöntemiyle yeniden yorumluyor. Antik dönem tekniklerine uygun olarak yeniden canlandırılan dönem teknesi, özel bir operasyonla Troya Müzesi'ne taşınarak kalıcı serginin önemli parçalarından biri haline geldi. Bugün ziyaretçiler, Homeros'un dünyasına ilham veren denizcilik kültürünü bu özgün yeniden yapım üzerinden yakından inceleyebiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Şirketten yapılan açıklamaya göre bu çalışma, Homeros'un destanlarının şekillendiği dönemin denizcilik kültürünü, gemi yapım tekniklerini ve Akdeniz uygarlıklarının ortak mirasını deneysel arkeoloji yaklaşımıyla yeniden görünür kılıyor. Böylece sinemayla yeniden canlanan Homeros ilgisi, Troya'nın denizcilik geçmişini, rüzgarla olan sıkı bağını ve Akdeniz'in ortak kültürel mirasını keşfetmeye uzanan yeni bir yolculuğa dönüşüyor. Troya denildiğinde akla çoğunlukla Truva Savaşı ve mitolojik anlatılar geliyor. Oysa bölge, tarih boyunca Ege ile Çanakkale Boğazı arasındaki stratejik konumu sayesinde Akdeniz'in önemli denizcilik merkezlerinden biri olarak kabul ediliyor. Troya Projesi tam da bu noktaya odaklanıyor. Odyssey destanındaki epik deniz yolculuğunun simgesi Hippoi teknesi; kavela-zıvana tekniğiyle, metal bağlantı kullanılmadan yeniden inşa edildi. Baş kısmındaki karakteristik at figürüyle dikkat çeken tekne, yalnızca dönemin gemi yapım bilgisini değil, denizcilik kültürünün simgesel yönlerini de ziyaretçilerle buluşturuyor.</p>

<h2><strong>CHRİSTOPHER NOLAN'A YAZILAN MEKTUP</strong></h2>

<p>360 Derece Tarih Araştırmaları Derneği'nin Urla'daki yerleşkesinde tamamlanmasının ardından Troya Müzesi'ne taşınan dönem teknesi, bugün müzenin kalıcı sergi alanındaki yerini alarak ziyaretçileri karşılıyor. Antik dönem gemi yapım teknikleriyle yeniden inşa edilen tekne, Homeros'un destanlarına ilham veren denizcilik kültürünü somut bir deneyime dönüştürüyor.</p>

<p>The Odyssey'nın vizyona girmesiyle filmin yönetmeni Christopher Nolan'a yazılan mektupta ünlü yönetmene 'Gemini arıyorsan Türkiye'de, Troya Müzesi'nde' şeklinde bir hatırlatma yapılarak 'her yolculuğun Troya'da başladığı' vurgulanıyor. Türkiye'nin sahip olduğu kültürel mirasın görünürlüğünü artıracak bir fırsat potansiyeli taşıyan The Odyssey filmiyle başlayan yolculuk Troya Müzesi'nde devam ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat</category>
      <guid>https://www.antalyahaber.net/troya-muzesinden-christopher-nolana-odyssey-cagrisi</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 14:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyahabernet.teimg.com/crop/1280x720/antalyahaber-net/uploads/2026/07/agency/dha/troya-muzesinden-christopher-nolana-odyssey-cagrisi.jpg" type="image/jpeg" length="94267"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Syedra Antik Kenti’nde kazı ve restorasyon sürüyor]]></title>
      <link>https://www.antalyahaber.net/syedra-antik-kentinde-kazi-ve-restorasyon-suruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyahaber.net/syedra-antik-kentinde-kazi-ve-restorasyon-suruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya’daki Syedra Antik Kenti’nde Geleceğe Miras Projesi kapsamında kazı ve restorasyon çalışmaları devam ediyor. Kent, gece müzeciliğine de hazır hale getirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Antalya'nın Alanya ilçesindeki Syedra Antik Kenti'nde, Kültür ve Turizm Bakanlığının 'Geleceğe Miras Projesi' kapsamında yürütülen kazı ve restorasyon çalışmaları sürüyor.</p>

<p>Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi Turizm Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ertuğ Ergürer başkanlığındaki ekip tarafından yürütülen çalışmalarda, bölge halkının da istihdamıyla antik kentin tarihi dokusu gün yüzüne çıkarılıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Helenistik, Roma, Bizans ve Anadolu Selçuklu dönemlerinin izlerini taşıyan kent, stadyumu, tiyatrosu, meclis binası, hamamı, gelişmiş su altyapısı, sütunlu caddesi, vaftiz mağarası ve zeytin işlikleriyle dikkati çekiyor.</p>

<p>Kentte son yıllarda uygulanan 12 aylık kesintisiz çalışma programı sayesinde kazılarda büyük ivme yakalandı.</p>

<p>Antik kentte son dönem çalışmaları, kent yaşamının önemli merkezlerinden olan ve kamuoyunda 'Kıskanan Çatlasın' adıyla bilinen mozaiğin yer aldığı büyük ev yapısında yoğunlaştı.</p>

<h2><strong>- Gece müzeciliğine hazır hale getirildi</strong></h2>

<p>Öte yandan, Syedra'nın turizm potansiyelini artırmak amacıyla altyapı ve aydınlatma projeleri tamamlanarak antik kent 'gece müzeciliği' konseptine hazır hale getirildi.</p>

<p>Biletli ziyaretçileri ağırlamaya başlayan antik kentte, yürütülen kazı ve koruma çalışmaları sayesinde yıllık ziyaretçi sayısı 100 bine ulaştı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat</category>
      <guid>https://www.antalyahaber.net/syedra-antik-kentinde-kazi-ve-restorasyon-suruyor</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 13:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyahabernet.teimg.com/crop/1280x720/antalyahaber-net/uploads/2026/07/agency/aa/syedra-antik-kentinde-kazi-ve-restorasyon-suruyor.jpg" type="image/jpeg" length="67705"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Phaselis Antik Kenti tarih ve doğayı buluşturuyor]]></title>
      <link>https://www.antalyahaber.net/phaselis-antik-kenti-tarih-ve-dogayi-bulusturuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyahaber.net/phaselis-antik-kenti-tarih-ve-dogayi-bulusturuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya’daki Phaselis Antik Kenti, tarihi kalıntıları, eşsiz koyları ve devam eden kazı çalışmalarıyla yerli ve yabancı ziyaretçilerin ilgisini çekiyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Antalya'nın Kemer ilçesinde Helenistik, Roma ve Bizans dönemlerinin izlerini taşıyan Phaselis Antik Kenti, yeşil ve mavinin tarihle buluştuğu ender güzellikler arasında yer alıyor.</p>

<p>Ev sahipliği yaptığı uygarlıklar dolayısıyla 'medeniyetler beşiği' olarak nitelendirilen Antalya'daki bazı antik kentler deniz kıyısında bulunuyor.</p>

<p>Bunların en dikkat çekicileri arasında Helenistik, Roma ve Bizans dönemlerinin izlerini taşıyan Pamfilya sınırındaki Likya'nın son kenti özelliğini taşıyan Kemer ilçesindeki Phaselis Antik Kenti yer alıyor.</p>

<p>Tarih ile doğanın iç içe geçtiği kente gelen ziyaretçiler, yemyeşil ağaçların arasındaki liman, agora ve tiyatro gibi antik kalıntıların arasından yürüyerek mavinin her tonunu sunan denize ulaşıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ziyaretçiler, burada da tarihi kalıntılar arasında yüzerek eşsiz bir deneyim yaşıyor.</p>

<h2><strong>- 'Phaselis'i özellikle yerli turistlerin gelip görmesi gerekiyor'</strong></h2>

<p>Antalya Valisi Hulusi Şahin, AA muhabirine, Antalya turizminden bahsederken doğal ve tarihi güzelliklerden bahsedildiğini, Phaselis'te ise bu iki durumun yan yana yaşandığını ifade etti.</p>

<p>Phaselis'in iki limanlı antik bir şehir olduğunu ifade eden Şahin, 'Phaselis'e gelenler 2 bin yıllık bir limanın merdivenlerinden inip denize girebiliyorlar. Bu çok özel bir deneyim. O yüzden çok ilgi görüyor. Antik dünyanın önemli bir liman kenti. Geleceğe Miras Projesi kapsamında da yoğun bir kazı faaliyeti devam ediyor. Toprak altında olan şehrin yeni caddeleri hızla gün yüzüne çıkarılıyor.' dedi.</p>

<p>Phaselis'in bu özellikleriyle dünyadaki ender örneklerden biri olduğunu aktaran Şahin, 'Phaselis'i özellikle yerli turistlerin gelip görmesi gerekiyor. Burası Türkiye'nin en güzel yerlerinden birisi. Burada antik kalıntılar arasında denize girme deneyimini herkesin yaşamasını diliyoruz.' diye konuştu.</p>

<h3><strong>- Büyük İskender'in yürüdüğü 2 bin yıllık cadde</strong></h3>

<p>Kültür ve Turizm Bakanlığınca sürdürülen kazı çalışmalarıyla Büyük İskender ve İmparator Hadrianus gibi birçok tarihi şahsiyetin yürüdüğü 2 bin yılı aşkın geçmişe sahip cadde gün yüzüne çıkarılmıştı. Phaselis'e giriş yolunu takiben tapınak alanı da tüm görkemiyle kente giren ziyaretçileri karşılar duruma getirilmişti.</p>

<p>Kentin panoramasında en önemli simgelerinden biri olan su kemerlerinin (aquaeductus) ayaklarında da kazı ve onarım çalışmaları yürütüldü.</p>

<p>Doğal güzellikleri ve tarihi kalıntılarıyla Akdeniz kıyılarına güzellik katan antik kenti, araçlarıyla bölgeye gelenlerin yanı sıra teknelerle mavi tura çıkan turistler de ziyaret ediyor.</p>

<p>Kıyısı ailelerin yanlarında getirdikleri kamp sandalyeleri ile oturma alanı, kumsalı ise plaj olarak kullanılan antik kentte yaz boyunca yoğunluk yaşanıyor.</p>

<p>Kültür ve Turizm Bakanlığının 'Geleceğe Miras Projesi' kapsamında kazı, onarım ve düzenleme çalışmalarının yapıldığı antik kentte görevliler, ziyaretçilerin tarihi yapılara ve endemik bitkilere zarar vermemesi için 24 saat görev yapıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat</category>
      <guid>https://www.antalyahaber.net/phaselis-antik-kenti-tarih-ve-dogayi-bulusturuyor</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 11:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyahabernet.teimg.com/crop/1280x720/antalyahaber-net/uploads/2026/07/agency/aa/phaselis-antik-kenti-tarih-ve-dogayi-bulusturuyor.jpg" type="image/jpeg" length="14541"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Aspendos’ta 2 bin yıllık tiyatro caddesi ortaya çıkarıldı]]></title>
      <link>https://www.antalyahaber.net/aspendosta-2-bin-yillik-tiyatro-caddesi-ortaya-cikarildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyahaber.net/aspendosta-2-bin-yillik-tiyatro-caddesi-ortaya-cikarildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya’daki Aspendos Antik Kenti’nde tiyatro ile akropolisi birbirine bağlayan yaklaşık 2 bin yıllık tiyatro caddesi kazılarla gün yüzüne çıkarıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Antalya'nın Serik ilçesindeki Aspendos Antik Kenti'nde, tiyatro ile akropolisi birbirine bağlayan yaklaşık 2 bin yıllık 'tiyatro caddesi' gün yüzüne çıkarıldı.</p>

<p>Pamphylia'nın en önemli antik kentlerinden biri olan Aspendos'ta Afyon Kocatepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa Bilgin başkanlığında 2022'den bu yana sürdürülen kazılar, Kültür ve Turizm Bakanlığının 'Geleceğe Miras Projesi' kapsamında hız kazandı.</p>

<p>Kazılar sonucunda antik tiyatroyu akropolise bağlayan yaklaşık 300 metrelik cadde ortaya çıkarılırken, güzergah üzerinde iyi korunmuş bir ekmek fırını, kamu yapıları, sivil konutlar, anıtsal kapı ve gelişmiş altyapı sistemine ait önemli bulgulara ulaşıldı.</p>

<p>Aspendos Antik Kenti Kazı Başkanı Doç. Dr. Mustafa Bilgin, AA muhabirine, bugüne kadar tiyatrosu ve su kemerleriyle tanınan antik kentin, akropoliste yer alan anıtsal yapılarıyla da ziyaretçilere yeni bir deneyim sunacağını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tiyatro Caddesi'nde iki yıldır yürüttükleri çalışmaların tamamlanma aşamasına geldiğini belirten Bilgin, 'Yaklaşık 300 metrelik bölümü ortaya çıkardık. Ziyaretçilerimiz artık tiyatrodan antik bir yolu takip ederek akropolise çıkabilecek. Burası antik dönemde Aspendos'un en yoğun kullanılan şehir içi ulaşım arterlerinden biriydi. Cadde boyunca kamu yapıları, sivil konutlar ve anıtsal kapıyı büyük ölçüde ortaya çıkardık.' dedi.</p>

<p>Bilgin, caddenin doğu sur kapısının dışında antik kentin doğu nekropolisini de tespit ettiklerini ifade ederek, burada bulunan Klasik Dönem'e ait mezarın, alanın MÖ 5. yüzyılın sonlarından itibaren mezarlık olarak kullanıldığını gösterdiğini anlattı.</p>

<h2><strong>- 'Fenike sikkesi ile bölgeye özgü cam koku kapları bulundu'</strong></h2>

<p>Doğu Meydanı'nda mozaikli bir yapı kalıntısına ulaştıklarını aktaran Bilgin, caddenin mühendislik özelliklerinin dikkat çekici olduğuna işaret ederek, 'Caddenin genişliği 3 ila 5 metre arasında değişiyor. Altında yaklaşık 1 metre derinliğinde kanalizasyon sistemi bulunuyor. Taş döşemelerin eğime uygun yerleştirilmesi sayesinde depremlere rağmen zeminde kayma yaşanmamış.' diye konuştu.</p>

<p>Kazılarda Aspendos'un ticaret hayatına ilişkin önemli bulgular da elde ettiklerini bildiren Bilgin, iki katlı dükkanlar ve stoa kompleksinde Fenike sikkesi ile bölgeye özgü cam koku kapları bulunduğunu belirtti.</p>

<p>Bu bulguların Aspendos'un Suriye ve Filistin gibi Doğu Akdeniz coğrafyalarıyla ticari ilişkilerini ortaya koyduğunu vurgulayan Bilgin, ortaya çıkarılan ekmek fırınının ise antik dönemdeki günlük yaşam ve mimariye ilişkin önemli bilgiler sunduğunu sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat</category>
      <guid>https://www.antalyahaber.net/aspendosta-2-bin-yillik-tiyatro-caddesi-ortaya-cikarildi</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 11:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyahabernet.teimg.com/crop/1280x720/antalyahaber-net/uploads/2026/07/agency/aa/aspendosta-2-bin-yillik-tiyatro-caddesi-ortaya-cikarildi.jpg" type="image/jpeg" length="78215"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nde 288 eser ilk kez sergilenecek]]></title>
      <link>https://www.antalyahaber.net/anadolu-medeniyetleri-muzesinde-288-eser-ilk-kez-sergilenecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyahaber.net/anadolu-medeniyetleri-muzesinde-288-eser-ilk-kez-sergilenecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, yenilenen Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nde 288 eserin ilk kez ziyaretçilerle buluşacağını açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Anadolu Medeniyetleri Müzesi'nin çağdaş müzecilik anlayışı doğrultusunda yeni bir vizyonla geleceğe taşındığını belirterek, yenileme çalışmaları kapsamında 288 eserin ilk kez ziyaretçilerle buluşturulacağını açıkladı.</p>

<p>Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Anadolu Medeniyetleri Müzesi'nde incelemelerde bulunarak müzenin yenilenen teşhir düzenlemelerine ilişkin açıklama yaptı. Bakan Ersoy, Anadolu Medeniyetleri Müzesi'nin kültürel mirasa verilen önemin en güçlü örneklerinden biri olduğunu belirtti. Müzenin Fatih Sultan Mehmet döneminde inşa edilen Mahmut Paşa Bedesteni ile Kurşunlu Han gibi iki önemli Osmanlı yapısında hizmet verdiğini kaydeden Ersoy, yaklaşık altı asırlık bu tarihi yapıların Cumhuriyet'in ilk yıllarında Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün talimatları doğrultusunda müzeye dönüştürüldüğünü, böylece Anadolu'nun binlerce yıllık kültürel mirasının bilimsel bir anlayışla korunmaya ve gelecek nesillere aktarılmaya başlandığını söyledi.</p>

<p>Anadolu Medeniyetleri Müzesi'nin 1921 yılında 'Eti Müzesi' fikriyle temellerinin atıldığını belirten Ersoy, 1938 yılında başlayan uzun restorasyon sürecinin ardından bugünkü kimliğine kavuştuğunu, 1997 yılında ise 'Avrupa'da Yılın Müzesi' seçilerek Türkiye'nin kültürel mirasını uluslararası alanda başarıyla temsil ettiğini dile getirdi. Bugün Anadolu Medeniyetleri Müzesi'nin Paleolitik Çağ'dan başlayarak Anadolu uygarlıklarının kesintisiz hikayesini anlatan, dünyanın en saygın arkeoloji müzelerinden biri olmayı sürdürdüğünü ifade eden Ersoy, '2026 Mayıs ayında başlattığımız teşhir yenileme çalışmalarıyla müzemizi çağdaş müzecilik anlayışı doğrultusunda yeniden ele aldık' dedi.</p>

<h2><strong>'ZİYARETÇİ DENEYİMİNİ GÜÇLENDİRECEK DÜZENLEMELER YAPILDI'</strong></h2>

<p>Bakan Ersoy, mevcut müze yapısının önünde grup ziyaretçileri için uygun bir toplanma alanı oluşturulduğunu, toplu gezilerde rehber anlatımlarını destekleyecek durak noktalarının planlanarak ziyaretçi deneyimini iyileştirecek bir tasarım anlayışının benimsendiğini söyledi. Giriş bölümüne Anadolu uygarlıkları isimlerinin yer aldığı totemlerin yerleştirildiğini belirten Ersoy, ziyaretçi dolaşımını kolaylaştıran yeni mekansal düzenlemelerin de gerçekleştirildiğini ifade etti. Kronolojik anlatımı güçlendiren sergiler arası yeni geçiş kurgusuyla ziyaretçilerin Anadolu tarihini daha anlaşılır, bütüncül ve kesintisiz bir akış içerisinde takip edebilmelerinin amaçlandığını kaydeden Ersoy, Göbeklitepe kültüne ilişkin canlandırma düzenlemesi ile Ana Tanrıça Kibele Heykeli'nin yenilenen kaidesi ve aydınlatması sayesinde Anadolu uygarlıklarının simge eserlerinin daha etkileyici ve güçlü bir anlatımla ziyaretçilerle buluşturulduğunu söyledi.</p>

<p>Ersoy, müze bahçesinde sergilenen taşınır kültür varlıklarının ziyaretçiler tarafından daha nitelikli ve zengin bir deneyimle keşfedilebilmesi amacıyla anıtsal yapının mimari kimliğini ön plana çıkaracak şekilde peyzaj alanının yeniden düzenlendiğini de belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>'288 ESER İLK KEZ SERGİLENECEK'</strong></h3>

<p>Bakan Ersoy, Ankara ve klasik dönem seksiyonlarının güncellenerek bodrum kat sergi alanlarının sergi kurgusuna dahil edilmesine yönelik çalışmaların da planlandığını açıkladı. Bu düzenlemeler kapsamında gün yüzüne çıkarılacak yeni eserlerle ziyaretçilere daha zengin, kapsamlı ve etkileyici bir müze deneyimi sunulacağını belirten Ersoy, 'Bu yenileme çalışmalarının en önemli kazanımlarından biri de 288 eserin ilk kez ziyaretçilerle buluşturulmasıdır' ifadelerini kullandı.</p>

<p>Ersoy, Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın yürüttüğü kaçakçılıkla mücadele faaliyetleri sonucunda Türkiye'ye yeniden kazandırılan kültür varlıklarının da ilk kez bu yeni teşhir düzeni içerisinde yerlerini aldığını ifade etti. Ersoy, 'Her biri ait olduğu medeniyetin sessiz tanığı olan bu eserler, yalnızca geçmişimizi anlatmakla kalmayacak; kültür varlıklarımızın korunması konusunda toplumumuzda farkındalık oluşturacak önemli bir görev de üstlenecektir' dedi.</p>

<h3><strong>'MÜZELER YAŞAYAN KÜLTÜR MERKEZLERİDİR'</strong></h3>

<p>Müzelerin artık yalnızca eserlerin sergilendiği mekanlar olmadığını vurgulayan Ersoy, günümüzde müzelerin eğitimin, araştırmanın, kültürel diplomasinin ve dijital teknolojilerin buluştuğu yaşayan kültür merkezleri olduğunu söyledi. Gerçekleştirilen yenileme çalışmalarının da bu anlayışın bir ürünü olduğunu belirten Ersoy, hedeflerinin geçmişi korurken onu günümüz insanına daha etkili anlatabilen, her yaştan ziyaretçiye hitap eden, erişilebilir ve sürdürülebilir bir müzecilik anlayışını güçlendirmek olduğunu ifade etti. Çalışmada emeği bulunan Kültür ve Turizm Bakanlığı, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü başta olmak üzere tüm paydaşlara teşekkür eden Ersoy, yenilenen teşhir düzenlemeleriyle Anadolu Medeniyetleri Müzesi'nin Türkiye'ye ve kültür hayatına hayırlı olmasını diledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat</category>
      <guid>https://www.antalyahaber.net/anadolu-medeniyetleri-muzesinde-288-eser-ilk-kez-sergilenecek</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 10:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyahabernet.teimg.com/crop/1280x720/antalyahaber-net/uploads/2026/07/agency/dha/anadolu-medeniyetleri-muzesinde-288-eser-ilk-kez-sergilenecek.jpg" type="image/jpeg" length="59035"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ayasofya’yı anlatan koleksiyon eseri yayımlanıyor]]></title>
      <link>https://www.antalyahaber.net/ayasofyayi-anlatan-koleksiyon-eseri-yayimlaniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyahaber.net/ayasofyayi-anlatan-koleksiyon-eseri-yayimlaniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Demirören Yayınları’nın ‘Fethin Mührü: Ayasofya-i Kebîr Câmi-i Şerîfi’ adlı koleksiyon eseri, 24 Temmuz’da okuyucularla buluşacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ayasofya’nın tarihini bilimsel kaynaklar, arşiv belgeleri ve özgün görsellerle ele alan <strong>‘Fethin Mührü: Ayasofya-i Kebîr Câmi-i Şerîfi’</strong> adlı koleksiyon eseri, 24 Temmuz’da yayımlanarak kültürel miras meraklılarının beğenisine sunulacak.</p>

<p>Ayasofya'nın yeniden ibadete açılış yıl dönümünde kültürel mirasın korunması ve gelecek nesillere aktarılmasına katkı sunan önemli bir eser okuyucuyla buluşmaya hazırlanıyor. Demirören Yayınları'nın yeni koleksiyon eseri, 'Fethin Mührü: Ayasofya-i Kebîr Câmi-i Şerîfi', 24 Temmuz Cuma günü itibariyle okuyucularıyla buluşuyor.</p>

<p>İnsanlık tarihinin en önemli kültür miraslarından biri olan Ayasofya'nın tarihini bilimsel kaynaklar, özgün fotoğraflar, tarihi gravürler ve zengin arşiv belgeleriyle kayıt altına alan 'Fethin Mührü: Ayasofya-i Kebîr Câmi-i Şerîfi' adlı koleksiyon eserinde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın takdim yazısı bulunuyor. Eserin ortaya çıkmasıyla ilgili yapılan hazırlıkların da anlatıldığı eserde, Demirören Holding Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Meltem Demirören'in kaleme aldığı sunuş yazısı da yer alıyor.</p>

<p>Türkçe, İngilizce ve Arapça olarak hazırlanan seçkin eser; Ayasofya'nın Bizans döneminden Osmanlı'ya, Cumhuriyet döneminden günümüze uzanan tarihsel yolculuğunu mimari, sanat tarihi ve kültürel miras perspektifiyle ele alıyor. Ayasofya'nın mimarisi, kubbesi, mozaikleri, restorasyon süreçleri ve yüzyıllar boyunca şekillenen kültürel ve manevi birikimi, alanında uzman isimlerin katkılarıyla tek ciltte bir araya getiriliyor.</p>

<p>Fatih Sultan Mehmed Han'ın İstanbul'un fethiyle Ayasofya'yı camiye dönüştürmesi, eserin merkezinde yer alırken; 24 Temmuz 2020'de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yeniden ibadete açması ise Ayasofya'nın yakın tarihindeki en önemli dönüm noktalarından biri olarak değerlendiriliyor. Eserin, Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından 6 yıl önce Ayasofya'da cuma namazı kılınmasıyla birlikte yeniden ibadete açılmasının yıl dönümünde yayımlanması da bu tarihsel dönüşümü yeniden pekiştiriyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Büyük boy tasarımı, özenli baskısı ve zengin görsel içeriğiyle 'Fethin Mührü: Ayasofya-i Kebîr Câmi-i Şerîfi', yalnızca bir kitap değil; araştırmacılar, akademisyenler, sanat tarihçileri ve kültürel mirasa ilgi duyan okurlar için uzun yıllar başvurulacak referans niteliğinde bir koleksiyon eseri olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Demirören Yayınları, 'Fethin Mührü: Ayasofya-i Kebîr Câmi-i Şerîfi' isimli yeni bir seçkin eseriyle Türkiye'nin kültürel mirasını uluslararası yayıncılık standartlarında kayıt altına alırken Ayasofya'nın tarihini, mimarisini ve medeniyet birikimini gelecek kuşaklara taşıyan kalıcı bir kültür hizmetine de imza atıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat</category>
      <guid>https://www.antalyahaber.net/ayasofyayi-anlatan-koleksiyon-eseri-yayimlaniyor</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 12:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyahabernet.teimg.com/crop/1280x720/antalyahaber-net/uploads/2026/07/agency/dha/ayasofyayi-anlatan-koleksiyon-eseri-yayimlaniyor.jpg" type="image/jpeg" length="53517"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Aspendos’taki Genç Eurymedon mozaiğine yoğun ilgi]]></title>
      <link>https://www.antalyahaber.net/aspendostaki-genc-eurymedon-mozaigine-yogun-ilgi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyahaber.net/aspendostaki-genc-eurymedon-mozaigine-yogun-ilgi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aspendos Antik Kenti’nde gün yüzüne çıkarılan 3. yüzyıla ait Genç Eurymedon mozaiği, yerli ve yabancı ziyaretçilerin ilgi odağı oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Antalya’daki Aspendos Antik Kenti’nde kazılarla ortaya çıkarılan 3. yüzyıla ait Genç Eurymedon mozaiği, ziyaretçilerin en çok ilgi gösterdiği eserlerden biri haline geldi. Nadir nehir tanrısı tasvirlerinden biri olan mozaik, Roma dönemi sanatına ışık tutuyor.</p>

<p>Antalya'nın Serik ilçesindeki Aspendos Antik Kenti'nde gün yüzüne çıkarılan 3. yüzyıla ait nehir tanrısı 'Genç Eurymedon' tasviri, antik kent ziyaretçilerinin uğrak adresi haline geldi.</p>

<p>Belkıs Mahallesi'ndeki antik kentte Kültür ve Turizm Bakanlığının 'Geleceğe Miras Projesi' kapsamında kazı çalışmalarının sürdüğü Tiyatro Caddesi'nin doğu meydanında bulunan mozaiğin merkezinde, kente hayat veren Eurymedon Nehri'ni simgeleyen 'Genç Eurymedon' tasviri yer alıyor.</p>

<p>Nehir tanrısı tasvirinin başında ve elinde saz yaprakları betimlenirken, amphora ve balık figürleriyle zenginleşen mozaikteki renk geçişleri de dikkati çekiyor.</p>

<p>Aspendos'un sanatsal zenginliğini ortaya koymanın yanı sıra Roma Dönemi Anadolu mozaik sanatı hakkında da bilgi veren mozaik, antik kente olan ilgiyi artırdı.</p>

<p>Anadolu'da örneğine az rastlanan nehir tanrısı mozaiği, antik kente gelenlerin uğrak adresi oldu. Antik tiyatroyu gezdikten sonra bölgeye gelen turistlerin ilgiyle incelediği mozaik çevresinde de arkeologlar temizlik ve çevre düzenlemesi çalışmalarını sürdürüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>- 'Mozaik sanatında işlenen nehir tanrısı betimlemesi örneği çok az'</strong></h2>

<p>Aspendos Antik Kenti Kazı Başkanı ve Afyon Kocatepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa Bilgin, AA muhabirine, antik dönemde su kaynaklarının önemli olduğunu söyledi.</p>

<p>Aspendos'un bu nedenle günümüzde Köprüçay olarak adlandırılan Eurymedon Nehri kenarına kurulduğunu belirten Bilgin, 'Nehrin bölgeye bereket getirdiğine inanılıyor. Özellikle nehir kenarına konumlandırılan kentler, bu durumu o nehri simgeleyen bir tanrıyla betimliyor. Kazı çalışmalarıyla gün yüzüne çıkardığımız bir havuz alanının tabanındaki bu nehir tanrısı mozaiğini, Aspendos nehir tanrısı Genç Eurymedon olarak isimlendirdik.' dedi.</p>

<p>Bilgin, nehir tanrılarının birçok nehir kenarı kentte bulunduğunu ifade ederek, şöyle devam etti:</p>

<p>'Bunlar genellikle heykel şeklinde kente kazandırılmış ya da kenti betimleyen sikkelerin arka yüzüne basılmış. Bu şekilde mozaik sanatında işlenen nehir tanrısı betimlemesi örneği çok az. Bölgede çalışmalarımız sürüyor. Benzerleri de çıkabilir. Nehir tanrıları diğer kentlerde olgun erkek tipolojisiyle yapılırken Aspendos'taki örnekte ise genç, dinamik, bölgeyi canlandıran, şahlandıran bir nehir tanrısı olarak betimlenmiş. O yüzden de çok önemsiyoruz.'</p>

<h3><strong>- 'Sanatsal anlamda önemli bir tespit'</strong></h3>

<p>Doğu Meydanı'ndaki 7,5 metrelik mozaikli yapının iki panel üzerinde yer aldığını aktaran Bilgin, güneydeki panelin daha çok geometrik şekillendirildiğini belirtti.</p>

<p>Kuzeydeki panelde ise figüratif anlamda bezemelerin olduğu nehir tanrısı mozaiğinin yer aldığını dile getiren Bilgin, şunları kaydetti:</p>

<p>'Bu mozaiğin en dışta bordürler bulunuyor. Küp şeklindeki taşlar anlamına gelen testeraların merkeze, ana panele doğru geldikçe daha küçük yapıldığını görüyoruz. Nehir tanrısını betimlendiği testeraların taş yerine cam hamurundan yapıldığını belirledik. Sanatsal anlamda önemli bir tespit. Figüre renk zenginliğiyle bir boyut kazandırmak amacıyla bunun yapıldığını anladık. Elinde tuttuğu saz yaprakları ve elbisesindeki renk geçişlerinin oldukça zengin olduğu görülüyor. Bunu testeralar üzerindeki cam hamurları ile sağlamışlar. Yüzüne, vücut detaylarına, başındaki sazdan yapılmış taca bakıldığında yeşilin, kırmızının, vücut teninin her türlü tonunu görebiliyoruz. Bu da Aspendos'un o dönemdeki mozaik sanatçılarının bu mozaiği ne kadar özenerek yaparak kente kazandırmak istediğini gösteriyor.'</p>

<p>Mozaiğin ziyaretçilerin büyük ilgisini çektiğini aktaran Bilgin, 'Buraya gelen ziyaretçiler bize ilk olarak 'Mozaik nerede?' diye soruyor. Gelenler ilgiyle mozaiği inceliyor.' ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat</category>
      <guid>https://www.antalyahaber.net/aspendostaki-genc-eurymedon-mozaigine-yogun-ilgi</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Jul 2026 11:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyahabernet.teimg.com/crop/1280x720/antalyahaber-net/uploads/2026/07/agency/aa/aspendostaki-genc-eurymedon-mozaigine-yogun-ilgi.jpg" type="image/jpeg" length="25628"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Antalya DOB’dan 15 Temmuz’a özel konser]]></title>
      <link>https://www.antalyahaber.net/antalya-dobdan-15-temmuza-ozel-konser</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyahaber.net/antalya-dobdan-15-temmuza-ozel-konser" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya Devlet Opera ve Balesi, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü kapsamında Antalya Nekropol Müzesi’nde kahramanlık türküleri konseri verdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Antalya Devlet Opera ve Balesi, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü kapsamında Antalya Nekropol Müzesi’nde özel bir konser düzenledi. Kahramanlık türküleri ve klasik eserlerin seslendirildiği program, demokrasi ve birlik ruhuna vurgu yaptı.</p>

<p>Antalya Devlet Opera ve Balesi (DOB), 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü dolayısıyla hazırladığı 'Kahramanlık Türküleri ile 15 Temmuz Konseri'ni, Antalya Nekropol Müzesi'nde dinleyicilerle buluşturdu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Antalya DOB'dan yapılan açıklamaya göre, konser, müzede kurulan özel platformda gerçekleştirildi.</p>

<p>Demokrasiye, bağımsızlığa ve birlik ruhuna ithafen hazırlanan programda, Antalya DOB sanatçıları, Türk müziğinin seçkin eserlerini seslendirdi.</p>

<p>Konserde soprano Arzu Yaman ile tenor Engin Yaman solist olarak sahne alırken, sanatçılara piyanist Gökdeniz Cengiz Çakır eşlik etti.</p>

<p>Klasik Türk müziği ve halk ezgilerinin çağdaş düzenlemelerle sunulduğu konserde, Ahmet Adnan Saygun'un düzenlediği 'Bozlak' ve 'Köroğlu', Serdar Yalçın'ın düzenlediği 'Yemen Türküsü', Onur Altıparmak'ın düzenlediği 'Ah Bir Ataş Ver', Erdal Tuğcular'ın düzenlediği 'Çanakkale Türküsü', 'Çökertme' ve 'Sabahın Seherinde', Muhammed Koç'un düzenlediği 'Ayrılık' ile Resul Rıza'nın düzenlediği 'Senede Kalmaz' eserleri seslendirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat</category>
      <guid>https://www.antalyahaber.net/antalya-dobdan-15-temmuza-ozel-konser</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Jul 2026 11:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyahabernet.teimg.com/crop/1280x720/antalyahaber-net/uploads/2026/07/agency/aa/antalya-dobdan-15-temmuza-ozel-konser.jpg" type="image/jpeg" length="78165"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kıraç, Van Kültür Yolu Festivali’nde sahne aldı]]></title>
      <link>https://www.antalyahaber.net/kirac-van-kultur-yolu-festivalinde-sahne-aldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyahaber.net/kirac-van-kultur-yolu-festivalinde-sahne-aldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Kültür Yolu Festivali kapsamında Van’da konser veren Kıraç, sevilen şarkılarını binlerce müzikseverle birlikte seslendirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin Van etabında sahne alan Kıraç, sevilen şarkılarıyla binlerce hayranına unutulmaz bir konser verdi. Festival etkinlikleri 19 Temmuz’a kadar devam edecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından düzenlenen Türkiye Kültür Yolu Festivali kapsamında Van'da sahneye çıkan sanatçı Kıraç, sevilen şarkılarını hayranlarıyla birlikte seslendirdi.</p>

<p>Türkiye Kültür Yolu Festivali'nin 10'uncu durağı olan Van'da, 11-19 Temmuz tarihleri arasında düzenlenen sergi, tiyatro, söyleşi, atölye ve gastronomi etkinlikleri ilgi görüyor. Festival kapsamında gerçekleştirilen konserler de sanatseverleri bir araya getiriyor. Festivalin 3'üncü gününde sahneye çıkan Kıraç, kendine has yorumu ve sahne performansıyla izleyenlere unutulmaz bir konser yaşattı. Alanı dolduran binlerce müziksever, sanatçının seslendirdiği şarkılara eşlik etti. Bölge halkı, keyifli konseri, cep telefonları kameralarıyla da kaydetti. Festival, 19 Temmuz'a kadar farklı noktalarda gerçekleştirilecek kültür, sanat ve gastronomi etkinlikleriyle devam edecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat</category>
      <guid>https://www.antalyahaber.net/kirac-van-kultur-yolu-festivalinde-sahne-aldi</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 11:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyahabernet.teimg.com/crop/1280x720/antalyahaber-net/uploads/2026/07/6a55f4ba5f72d7ec3f7d85d0.webp" type="image/jpeg" length="10111"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Su Yavuz, Boston Pops ile sahne aldı]]></title>
      <link>https://www.antalyahaber.net/su-yavuz-boston-pops-ile-sahne-aldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyahaber.net/su-yavuz-boston-pops-ile-sahne-aldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Genç piyanist ve vokalist Su Yavuz, ABD’deki Boston Pops Fireworks Spectacular konserinde Boston Pops Orkestrası ile aynı sahneyi paylaştı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>20 yaşındaki piyanist ve vokalist Su Yavuz, ABD Bağımsızlık Günü kutlamaları kapsamında düzenlenen Boston Pops Fireworks Spectacular konserinde Boston Pops Orkestrası ile sahne aldı. Genç sanatçı, Wynton Marsalis’in davetiyle seslendirdiği performansıyla uluslararası müzikseverlerden büyük ilgi gördü.</p>

<p>Piyanist ve vokalist Su Yavuz (20), ABD7nin bağımsızlığının 250'nci yıl kutlamaları kapsamında Boston'da 4 Temmuz'da düzenlenen Boston Pops Fireworks Spectacular konserinde, şef Keith Lockhart yönetimindeki Boston Pops Orkestrası ile sahne aldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Konserde caz müziğinin yaşayan efsanelerinden kabul edilen Wynton Marsalis tarafından sahneye davet edilen Su Yavuz, Chick Corea'nın eseri 'Spain'i seslendirdi. Wynton Marsalis; eserin açılışında kısa bir doğaçlama piyano solosu gerçekleştiren genç sanatçıyı, 'Dünya müziğinin heyecan verici genç yeteneklerinden ve yükselen yıldızlarından biri' sözleriyle tanıttı. Marsalis, Su Yavuz'un Boston'daki Berklee College of Music'te eğitim gördüğünü belirterek, çok yönlü müzisyenliğini vurguladı. Su Yavuz, konserin devamında Trombone Shorty ile birlikte sanatçının 'Here Come the Girls' adlı eserinde konuk sanatçı olarak performans sergiledi. Konserde Jane Lynch, Lainey Wilson, Chance the Rapper ve Megan Hilty gibi dünyaca ünlü isimler de sahne aldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat</category>
      <guid>https://www.antalyahaber.net/su-yavuz-boston-pops-ile-sahne-aldi</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 09:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyahabernet.teimg.com/crop/1280x720/antalyahaber-net/uploads/2026/07/agency/dha/su-yavuz-boston-pops-ile-sahne-aldi.jpg" type="image/jpeg" length="23866"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
